theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Haberler

Post image The Reebok x WONDER WOMAN: Modelliğini Hemşirelerin Yaptığı Yeni Kampanya https://www.reebok.com.tr
The Reebok x WONDER WOMAN: Modelliğini Hemşirelerin Yaptığı Yeni Kampanya

MODA

Calendar 14 Eyl, 2020

Reebook yeni koleksiyonu The Reebok x WONDER WOMAN için ilham kaynağı ve modelleri olarak gerçek yaşamın süper kahramanları hemşireleri kullanıyor. 

Kampanyaya eşlik eden belgeselde hemşireler küresel pandemi altında geçirdiğimiz son altı ayın nasıl geçtiğinden, özellikle de yalnız başına tedavi altında kalmak zorunda olan hastaları izlemek zorunda olmanın zorluklarını paylaşıyorlar. Kampanyada yer alan hemşirelerden Pacheco altı dakikalık kısa belgeseli: “Kahraman, daha iyi bir şey adına fedakarlık yapmak demektir. Ben de kendileri için savaşamayanlar adına savaşacağım.” diyerek bitiriyor. Gerçek yaşamın süper kahramalanlarının yer aldığı kampanya videosu için buraya tıklayabilirsiniz.

preloader
Post image 2020 Nobel Kimya Ödülü: CRISPR-Cas9 Nedir? https://www.nobelprize.org/
2020 Nobel Kimya Ödülü: CRISPR-Cas9 Nedir?

BİLİM

Calendar 15 Eki, 2020

7 Ekim 2020’de İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından verilen Kimya 2020 Nobel Ödülü’nü, CRISPR-Cas9 ismindeki genetik mühendisliği tekniği ile Almanya Berlin Max Planck Patojen Bilimi Bölümü’nden Emmanuelle Charpentier ve ABD Kaliforniya Üniversitesi’nden Jennifer A. Doudna aldı.

CRISPR / Cas9 genetik makas genom düzenleme yönteminin geliştirilmesi...

7 Ekim 2020’de İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından verilen Kimya 2020 Nobel Ödülü’nü, CRISPR-Cas9 ismindeki genetik mühendisliği tekniği ile Almanya Berlin Max Planck Patojen Bilimi Bölümü’nden Emmanuelle Charpentier ve ABD Kaliforniya Üniversitesi’nden Jennifer A. Doudna aldı.

CRISPR / Cas9 genetik makas genom düzenleme yönteminin geliştirilmesi üzerine bir teknik ve bu teknik aracılığı ile hayvanların, bitkilerin ve mikroorganizmaların DNA’sının değiştirilebilmesi mümkün. Bu da yeni kanser tedavileri ve kalıtsal hastalıkları iyileştirilmesi konusunda umut vadediyor. Nobel Kimya Komitesi başkanı Claes Gustafsson, CRISPR-Cas9’a ilişkin olarak: “Bu keşif sadece temel bilimde devrim yapmakla kalmadı, aynı zamanda yenilikçi mahsullerle sonuçlandı ve çığır açan yeni tıbbi tedavilere yol açacak” ifadelerini kullanıyor.

Post image El Yazısı ve Klavye Kullanımı: Beyin Fonksiyonları Farklılık Gösteriyor https://unsplash.com/@thoughtcatalog
El Yazısı ve Klavye Kullanımı: Beyin Fonksiyonları Farklılık Gösteriyor

BİLİM

Calendar 05 Eki, 2020

Hem çocuklar hem de yetişkinler üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki elle yazı yazma ile klavye kullanarak yazı yazma esnasında  beyin fonksiyonları farklılık gösteriyor. 

Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Audrey van der Meer, uzun süredir bu iki yazım biçiminin beyin aktiviteleri ve modelleme bakımından farkları üzerine çalışıyor. Meer çocuklar için elle yazı yazmanın...

Hem çocuklar hem de yetişkinler üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki elle yazı yazma ile klavye kullanarak yazı yazma esnasında  beyin fonksiyonları farklılık gösteriyor. 

Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Audrey van der Meer, uzun süredir bu iki yazım biçiminin beyin aktiviteleri ve modelleme bakımından farkları üzerine çalışıyor. Meer çocuklar için elle yazı yazmanın önemli olduğunu vurguluyor ve bunun nedenini: “Elle yazarken harflerin kıvrımlarını ve çizgilerini oluşturabilmek için farklı hareketler kullanırsınız oysa bu durum klavyede tek harekete indirgenir. Elle yazmak motor fonksiyonlarınızı ve duyularınızı kullanmanıza yardımcı olur. Beyni bu öğrenme noktasında mümkün oldukça sık bırakmak önemlidir.” ifadeleri ile açıklıyor. Bununla birlikte araştırmacılar, teknolojik cihazlar kullanarak yazmanın da önemini reddetmiyor. Klavyede yazmak da elle yazı yazmak ya da çizim yapmaktan tamamen farklı bir bilişsel süreç olduğundan. Elle çizim, elle yazı yazılması ve klavye ile yazılması tekniklerinin her birinin farklı faydaları bulunduğundan eğitimsel anlamda bu farklı yöntemlerin birlikte kullanılmasının doğru bir yaklaşım olacağı belirtiliyor.

Post image Yeni Bir Araştırma: LSD, Morfin ve Diğer Ağrı Kesicilere Alternatif Olarak Kullanılabilir https://www.wikimedia.org/
Yeni Bir Araştırma: LSD, Morfin ve Diğer Ağrı Kesicilere Alternatif Olarak Kullanılabilir

BİLİM

Calendar 02 Eyl, 2020

Son birkaç yıldır psikodeliklerin faydaları sıkça konuşulan konulardan biri olmaya başladı. LSD, magic mushroom, MDMA gibi maddelerin yaşama pozitif etkileri olduğu ve uzun vadede depresyon, sosyal anksiyete gibi sorunlara çözüm sundukları belirtiliyor. 

Journal of Psychopharmacology dergisinde yayınlanan ve Beckley Foundation ile Maastricht Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen...

Son birkaç yıldır psikodeliklerin faydaları sıkça konuşulan konulardan biri olmaya başladı. LSD, magic mushroom, MDMA gibi maddelerin yaşama pozitif etkileri olduğu ve uzun vadede depresyon, sosyal anksiyete gibi sorunlara çözüm sundukları belirtiliyor. 

Journal of Psychopharmacology dergisinde yayınlanan ve Beckley Foundation ile Maastricht Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen araştırmada 5,10 ve 20 mikrogram LSD ya da placebo etkisi yaratacak başka şeyler verilen 24 gönüllüden ellerini soğuk bir suda uzun bir süre tutmaları istendi. 20 mg verilen hastaların hem ellerini soğuk suda en uzun süre tuttukları hem de daha düşük seviyede stres, acı ve rahatsızlık hissi deneyimledikleri kaydedildi.

Araştırma sonucunda sunulan veriler psikodeliklerin yalnızca acıyı önlemek anlamında değil, hastanın rahatsızlığına bakış açısını da değiştirebilmek açısından da ağrı kesicilere bir alternatif olabileceğini gösteriyor.

Post image Yeni Bir Test Yöntemi: Kalp Rahatsızlıklarını 10 Dakika İçinde Tespit Etmeyi Vadediyor https://tr.depositphotos.com/
Yeni Bir Test Yöntemi: Kalp Rahatsızlıklarını 10 Dakika İçinde Tespit Etmeyi Vadediyor

BİLİM

Calendar 31 Ağu, 2020

İsrail’deki Soroka Universitesi Tıp Merkezi’nde bulunan araştırmacılar kalp krizi riski gibi kalp rahatsızlıklarının bir tükürük testi aracılığı ile 10 dakika gibi kısa bir sürede tespit edilmesi üzerine çalışıyorlar.

Genel anlamda kalp krizi olarak bildiğimiz miyokard enfarktüsü sırasında hastaların kanında troponin ismi verilen bir protein hızla yükseliyor. Pek...

İsrail’deki Soroka Universitesi Tıp Merkezi’nde bulunan araştırmacılar kalp krizi riski gibi kalp rahatsızlıklarının bir tükürük testi aracılığı ile 10 dakika gibi kısa bir sürede tespit edilmesi üzerine çalışıyorlar.

Genel anlamda kalp krizi olarak bildiğimiz miyokard enfarktüsü sırasında hastaların kanında troponin ismi verilen bir protein hızla yükseliyor. Pek çoğumuzun bildiği gibi her kalp krizi ise anında belirgin olmayabiliyor. Göğüs ağrısı, yogunluk, mide bulantısı gibi genel bazı belirtiler rahatsızlığın tespiti adına yeterince spesifik olmayabiliyor. Bu gibi durumlarda hastalardan kan alınarak kandaki troponin seviyesi ölçüyor. Soroka Universitesi tarafından yürütülen araştırmada ise bunu kan yerine tükürük üzerinden bakılarak bir saat yerine 10 dakika gibi kısa bir sürede tespit edilebilmesi ve bu sayede hastalara daha hızlı tanı konarak acil tedavilere başlanması hedefleniyor.

Post image Sülfür Tüketen Bakteriler: Fosil Yakıtsız Plastiğe Giden Adım https://tr.depositphotos.com/28383903/stock-photo-industrial-plastic-granules.html
Sülfür Tüketen Bakteriler: Fosil Yakıtsız Plastiğe Giden Adım

BİLİM

Calendar 28 Ağu, 2020

Plastik kullanımının yarattığı çevre kirliliği ve olumsuz etkilere değinmeye artık gerek bile olmadığını düşünüyoruz ancak dilerseniz theMagger’da yer alan bu yazıdan plastiğe ilişkin daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Bilim insanları uzun süredir doğadaki parçalanma sürecinde deniz ve toprakta kalan partiküllerle kirliliğe neden olan plastiğe karşı alternatifler üretmeye...

Plastik kullanımının yarattığı çevre kirliliği ve olumsuz etkilere değinmeye artık gerek bile olmadığını düşünüyoruz ancak dilerseniz theMagger’da yer alan bu yazıdan plastiğe ilişkin daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Bilim insanları uzun süredir doğadaki parçalanma sürecinde deniz ve toprakta kalan partiküllerle kirliliğe neden olan plastiğe karşı alternatifler üretmeye çalışıyor. Ohio Üniversitesi’ndeki bilim insanları tarafından yapılan bir araştırma da neredeyse tüm plastiklerin başlangıç noktası olan kimyasal etilen üzerinde yoğunlaşıyor. Ekip, buldukları bakteri sisteminin etilen üretmek için oksijene ihtiyaçları bulunmadığını ve bunu kendilerine büyük bir teknolojik avantaj sağladığını belirtiyor.

Rhodospirillum rubrum ismi verilen bakteri türü sülfürü metabolize ediyor ve bu işlemin doğal bir sonucu olarak etilen üretiyor. Araştırmalar devam ediyor olmakla birlikte ekip, plastiğin ana maddesini üreten bu doğal kaynağın ileride doğa dostu plastik üretimi için bir adım olabileceğine inanıyor.

Post image Kalp Atışları Olan Bir Bulut: Umulmadık Bir Uzay Keşfi https://www.dazeddigital.com/
Kalp Atışları Olan Bir Bulut: Umulmadık Bir Uzay Keşfi

BİLİM

Calendar 19 Ağu, 2020

Bilim insanları yakın zamanda umulmadık bir keşif yaptılar; uzayın derinliklerinde, kendisine komşu bir kara deliğin ritmiyle atan kozmik gaz bulutu.

Uzmanların NASA uzay teleskobu tarafından kaydedilen 10 yıllık verinin incelemesinin ardından, uzayda bulunan gaz ve tozun birleşimi ile ortaya çıkan kozmik bulutun bir “kalp atışı” olduğu keşfedildi. Araştırmayı yürüten Dr Jian Li konuya...

Bilim insanları yakın zamanda umulmadık bir keşif yaptılar; uzayın derinliklerinde, kendisine komşu bir kara deliğin ritmiyle atan kozmik gaz bulutu.

Uzmanların NASA uzay teleskobu tarafından kaydedilen 10 yıllık verinin incelemesinin ardından, uzayda bulunan gaz ve tozun birleşimi ile ortaya çıkan kozmik bulutun bir “kalp atışı” olduğu keşfedildi. Araştırmayı yürüten Dr Jian Li konuya ilişkin olarak: “Bir bulutun merkezi bir kara deliğin devinim periyodundaki gama ışınlarında atması nadir görülür, bunu ilk kez görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

15.000 ışık yılı ötede yaşanan bu olaylar Dünya adına bir tehdit oluşturmuyor, bu nedenle endişelenmemizi gerektiren bir durum söz konusu değil. Bununla birlikte çeşitli maddeleri içine çekerek varlığını sürdüren bir kara deliğin bulutun enerji kaynağı olduğuna ilişkin veriler bulunması ve bu ikilinin arasındaki bağlantıya ilişkin teoriler uzay keşiflerinin geleceği adına önem taşıyor.

Post image Kapta Üretilen Beyin: Beynin Çalışma Prensiplerinin Çözülmesi için Bir Adım
Kapta Üretilen Beyin: Beynin Çalışma Prensiplerinin Çözülmesi için Bir Adım

BİLİM

Calendar 11 Ağu, 2020

Evrim Ağacı’nın haberine göre Florida Üniversitesi’nden bir bilim insanı, bir uçuş simülasyonunu kullanabilen canlı bir “beyin” üretti. 

Beyin olarak tanımladığımız bir farenin beyninden alınıp cam bir kapta kültürlenmiş 25,000 canlı nöron topluluğu, bilim insanlarına, beyni hücresel seviyede gerçek zamanlı olarak inceleme fırsatı veriyor. Beyin hücrelerinin etkileşimini incelemeye...

Evrim Ağacı’nın haberine göre Florida Üniversitesi’nden bir bilim insanı, bir uçuş simülasyonunu kullanabilen canlı bir “beyin” üretti. 

Beyin olarak tanımladığımız bir farenin beyninden alınıp cam bir kapta kültürlenmiş 25,000 canlı nöron topluluğu, bilim insanlarına, beyni hücresel seviyede gerçek zamanlı olarak inceleme fırsatı veriyor. Beyin hücrelerinin etkileşimini incelemeye imkan tanıyan nöron topluluğu sayesinde epilepsi gibi sinirsel bozukluklara nelerin sebep olduğunun anlaşılması ve bunlara cerrahi olmayan müdahaleler yapılabilmesi hedefleniyor.

Çalışmayı yürüten Florida Üniversitesi (UF) Biyomedikal Mühendisliği profesörü Thomas DeMarse araştırmanın önemi ve hedeflerini: “Bilgisayarlar bazı tür bilgileri işleme konusunda çok hızlı olsalar da, insan beyninin esnekliğine yaklaşamazlar. Özellikle, beyinler evdeki bilinmeyen bir eşyayı masa ya da lamba olarak tanıma gibi bazı işlemleri kolayca yapabilirken, bunları günümüzün bilgisayarlarına programlamak oldukça zordur. Eğer bu nöral (sinirsel) ağların, örüntü tanıma gibi işlemleri nasıl yaptıklarının kuralını çıkarabilirsek, bunu alışılmamış bilgisayarlar yaratmak için kullanabiliriz.” şeklinde ifade ediyor.

Post image Mars Hakkında Yeni İddialar: Geçmişte de Sıcak ve Islak Bir Gezegen Olmayabilir
Mars Hakkında Yeni İddialar: Geçmişte de Sıcak ve Islak Bir Gezegen Olmayabilir

BİLİM

Calendar 11 Ağu, 2020

Soğuk ve tozlu bir gezegen olan Mars’ın yüzey özelliklerinin artık var olmayan nehir ve okyanuslarla oluştuğu yıllardır düşünülüyordu.

Ancak Nature Geoscience dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma gezegenin geçmiş dönemlerinde de bilim insanlarının daha önce düşündükleri kadar sıcak ve ıslak olmayabileceğini dile getiriyor. 66 farklı vadi ağında bulunan 10.000’den fazla vadi...

Soğuk ve tozlu bir gezegen olan Mars’ın yüzey özelliklerinin artık var olmayan nehir ve okyanuslarla oluştuğu yıllardır düşünülüyordu.

Ancak Nature Geoscience dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma gezegenin geçmiş dönemlerinde de bilim insanlarının daha önce düşündükleri kadar sıcak ve ıslak olmayabileceğini dile getiriyor. 66 farklı vadi ağında bulunan 10.000’den fazla vadi üzerinde yapılan analizi temel alan yeni hipoteze göre Mars’ın yüzeyinde bulunan vadiler buzulların altında oluşmuş olabilir. Yani henüz oluşum yıllarında kısmi olarak donmuş olabilir.

Post image Deneme ve Tescil Süreci Tamamlanan İlk Covid-19 Aşısı: Bilmeniz Gerekenler
Deneme ve Tescil Süreci Tamamlanan İlk Covid-19 Aşısı: Bilmeniz Gerekenler

GÜNDEM

Calendar 11 Ağu, 2020

Vladimir Putin 11 Ağustos tarihinde, Rusya’da üretilen, Gamaleya Research Institute tarafından gerliştirilen Covid-19 aşısının deneme ve tescil süreçlerinin tamamlandığını açıkladı. 

Küresel pandeminin sona ermesine katkıda bulunacağı umut edilen aşının dağıtımı öncelikle en çok ihtiyacı gruplara verilmek üzere yakın zamanda başlatılacak. Sputnik’in haberine göre aşıya...

Vladimir Putin 11 Ağustos tarihinde, Rusya’da üretilen, Gamaleya Research Institute tarafından gerliştirilen Covid-19 aşısının deneme ve tescil süreçlerinin tamamlandığını açıkladı. 

Küresel pandeminin sona ermesine katkıda bulunacağı umut edilen aşının dağıtımı öncelikle en çok ihtiyacı gruplara verilmek üzere yakın zamanda başlatılacak. Sputnik’in haberine göre aşıya dair bilinenler ise şu şekilde:

-Aşı enjekte edilmesinden itibaren kişiyi 2 yıl süreyle Covid-19’a karşı koruyacak.

-İki yıl gibi uzun bir koruma süresi hastalığın viral kaynaklı olması itibariyle mümkün. Aşının çalışma prensibi ile aşina olduğumuz şekilde uygun bir miktar Covid-19 virüsünün kişiye verilmesi ve böylece vücudun hastalığa karşı bağışıklık tepkisi oluşurmaya zorlanmasından ibaret.

-Aşı aralarında üç hafta ara bulunan iki enjeksiyon şeklinde verilecek.

-Tescil süreci hayvanlar ve 38 gönüllü insan üzerinde gerçekleştirilen deneylerin ardından, aşının hem zararsız hem de Covid-19’a karşı etkili olduğunun ispatlanması üzerine tamamlandı.

-18-60 yaş arasında içeriğinde bulunan maddelere alerjisi bulunmayan ve hamile olmayan herkes aşı için uygun adaylar olarak değerlendiriliyor.

-İlaç ilk olarak Covidli hastalarla ilgilenmekte olan sağlık çalışanlarına sunulacak. 1 Ocak 2021 tarihi itibariyle ise geniş kullanıma açılacak.

-Aşının toplu üretimi, geliştirildiği Gamaleya Research Institute’ün yanı sıra yılda 1.5 milyon doz üretme sözü veren Rus şirket  AFK Sistema tarafından gerçekleştirilecek.

-Moskova şimdiden beş ülke ile ilk 12 ay içerisinde 500 milyon doza kadar üretim yapmaları için anlaşma imzaladı.

-Tescili “Gam-COVID-Vac” ismi altında yapılan aşı “Sputnik V” ismi ile dağıtıma çıkacak.

Post image NASA; Artemis, Lunar Geteway ve Space Station Projelerinin Kordinasyonu için Japonya ile Sözleşme İmzaladı https://www.nasa.gov/
NASA; Artemis, Lunar Geteway ve Space Station Projelerinin Kordinasyonu için Japonya ile Sözleşme İmzaladı

GÜNDEM

Calendar 10 Tem, 2020

NASA yöneticisi Jim Bridenstine, Japonya’nın Eğitim, Kültür, Spor, Bilim ve Teknoloji bakanı Koichi Hagiuda ile sözleşme imzaladı.

Sözleşmenin konusu, iki ülkenin (Ay’da gerçekleştirilecek insanlı ve robotlu keşifler de dahil olmak üzere) pek çok uzay projesinde birlikte çalışmak üzere planlarının temelini oluşturması. Japonya NASA’nın Lunar Gateway projesine ilgisini dile getiren ilk...

NASA yöneticisi Jim Bridenstine, Japonya’nın Eğitim, Kültür, Spor, Bilim ve Teknoloji bakanı Koichi Hagiuda ile sözleşme imzaladı.

Sözleşmenin konusu, iki ülkenin (Ay’da gerçekleştirilecek insanlı ve robotlu keşifler de dahil olmak üzere) pek çok uzay projesinde birlikte çalışmak üzere planlarının temelini oluşturması. Japonya NASA’nın Lunar Gateway projesine ilgisini dile getiren ilk ülkeler arasında yer alıyordu. Bu anlaşma ile tarafların birlikte çalışacakları projeleri belirlemeleri ve detayları üzerinde çalışabilmeleri için yol açılmış oldu. Japonya’nın 2024 yılında Mars’ın bilinen en büyük uydusu Phobos’a inceleme yapılması ve örnek getirilmesi için robot uzay aracı gönderme planı bulunuyor.

preloader Lütfen bekleyin...
Toplam 582 Magger. Siz de Magger olabilirsiniz! Nasıl mı?
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.