fbpx
theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement.
Advertisement.
Advertisement.
Advertisement.
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Haberler

Post image Serpenti Metamorphosis: Bulgari ve Refik Anadol İş Birliği
Serpenti Metamorphosis: Bulgari ve Refik Anadol İş Birliği

TASARIM

Calendar 15 Eki, 2021

Bulgari, ikonik Serpenti Koleksiyonunu kutlamak için medya sanatçısı ve yönetmen Refik Anadol ile bir iş birliği gerçekleştiriyor.

Artfulliving’in haberine göre Anadol’un markanın ikonik yılanı Serpenti’den ilhamla ürettiği üç boyutlu ve çok algılı yapay zekâ heykeli Serpenti Metamorphosis 31 Ekim’e kadar Milano’nun kalbi Duomo Meydanı’nında sergilenecek. Metamorfoz kavramını temele alan bu çalışma için 120.000’den fazla yılan görüntüsü üzerinde eğitilmiş bir makine öğrenimi algoritmasını kullanarak özel bir sanat eseri geliştiren Anadol, çalışmasına ilişkin olarak: “Metamorfoz kavramı benim için gerçekten ilham verici, çünkü makine zekâsı doğanın renklerini, desenlerini ve şekillerini alıp sadece zihninde var olan yeni formlara dönüştürme kapasitesine sahip. Makineyi iş birlikçi olarak kabul etmem görünmezi görünür yapmamı sağlıyor. Metamorfoz, bizi çevreleyen dünyadaki evrim, büyüme ve hassasiyet fikirlerini temsil etmek için gerçekten mükemmel bir semboldür. Bu hassasiyet Bulgari’nin yaptığı her şeyde yansımasını buluyor, bu yüzden sanat eserlerimizin ve Bulgari mücevherlerinin yaratılmasındaki işçiliğin, bu metamorfoz hassasiyeti ile çok fazla benzerlik içerdiğini görüyorum.” ifadelerini kullanıyor.

preloader
Post image Workspitality: Ofisler Artık Verimlilik Değil İletişim Odaklı
Workspitality: Ofisler Artık Verimlilik Değil İletişim Odaklı

BUSINESS

Calendar 21 Oca, 2022

Uzun süren ve hâlâ hibrit formlarda devam etmekte olan ‘home-office’ kültürünün ardından çalışanları yeniden fiziksel olarak bir araya getirmek isteyen ofislerin oyunlarını geliştirmeleri gerektiği düşünülüyor. 

İş (work) ve misafirperverlik (hospitality) kelimelerinin birleşiminden oluşan ‘workspitality’ de, çalışma alanlarından beklenen konforu ifade etmek için...

Uzun süren ve hâlâ hibrit formlarda devam etmekte olan ‘home-office’ kültürünün ardından çalışanları yeniden fiziksel olarak bir araya getirmek isteyen ofislerin oyunlarını geliştirmeleri gerektiği düşünülüyor. 

İş (work) ve misafirperverlik (hospitality) kelimelerinin birleşiminden oluşan ‘workspitality’ de, çalışma alanlarından beklenen konforu ifade etmek için kullanılıyor. Artık ofislerin verimlilikten ziyade, çalışanları bir araya getirmek ve yaratıcılığı tetiklemek üzere var oldukları düşünülüyor. Dolayısıyla da çalışanlara anlamlı deneyimler sunmaları isteniyor. Londra’daki Hoxton Otel bir bölümünü çalışma alanı olarak açarak evi anımsatan bir iç mimari, çalışanların masalarına getirilen sağlıklı atıştırmalıklar ve yaratıcılığı tetikleyecek aktiviteler sunuyor. Mimari şirketi Snøhetta ise alıştığımız anlamda ofis mobilyalarının tamamen ortadan kalktığı, Japon stili sedirler kullanılarak çalışanların rahatça çalışmasına alan tanınan ofisler tasarlıyor.

Post image 3D Yüz Tanıma Teknolojisi ile Ödeme: ‘Self Check-out’ın Bir Adım Ötesi
3D Yüz Tanıma Teknolojisi ile Ödeme: ‘Self Check-out’ın Bir Adım Ötesi

TEKNOLOJİ

Calendar 01 Eki, 2021

Rusya kökenli parakende yiyecek şirketi X5, süpermarketlerde müşterilerin ‘self-check-out’ kasalarında yüz tanıma teknolojisi ile ödeme yapmalarına imkan tanıyor.

Böylece aslında sürekli geliştirilen ‘self-check-out’ teknolojilerinde Amazon Fresh’in getirmiş olduğu, kullanıcıların Amazon app aracılığıyla sepetlerine ekledikleri ürünleri tarayabildikleri ve ardından kapıdan...

Rusya kökenli parakende yiyecek şirketi X5, süpermarketlerde müşterilerin ‘self-check-out’ kasalarında yüz tanıma teknolojisi ile ödeme yapmalarına imkan tanıyor.

Böylece aslında sürekli geliştirilen ‘self-check-out’ teknolojilerinde Amazon Fresh’in getirmiş olduğu, kullanıcıların Amazon app aracılığıyla sepetlerine ekledikleri ürünleri tarayabildikleri ve ardından kapıdan çıkarken ürünlerin ücreti ilgili Amazon hesaplarından ödendiği sistemin de bir adım ötesine gidilmiş oluyor. Müşterilerin yalnızca bir bakışla ödeme yapmasına olanak sağlayan bu sistemde, Sberbank kullanıcıları online aplikasyonu kullanarak ödeme yapmak için kartlarını bu sisteme entegre edebiliyorlar. Böylece ödemede kredi kartı, akıllı telefon ve benzerinin kullanılması gerekmemesinin yanı sıra 3D kamera ile yapılan biyometrik ödeme sayesinde güvenlik de artırılmış oluyor. X5 ayrıca kasalarda ödeme aşamalarını azaltarak hızın da sağlanmış olduğunu belirtiyor.

Post image Nostalgia Marketing: Pandemi Nostaljinin Pazarlamadaki Önemini Arttırdı
Nostalgia Marketing: Pandemi Nostaljinin Pazarlamadaki Önemini Arttırdı

BUSINESS

Calendar 22 Eyl, 2021

‘Nostalgia marketing’ içinde bulunduğumuz dönemde Y kuşağına seslenerek 90’lı yıllara odaklanmış durumda. Mintel’den Melanie Bartelme bu konu üzerine hazırladığı yazıda markaların daha geniş müşteri portföylerine ulaşabilmek için bu nostalji alanını genişletmeleri gerektiğini belirtiyor. 

2011’deki ekonomik gerilemeye benzer biçimde pandemi de insanların anksiyete...

‘Nostalgia marketing’ içinde bulunduğumuz dönemde Y kuşağına seslenerek 90’lı yıllara odaklanmış durumda. Mintel’den Melanie Bartelme bu konu üzerine hazırladığı yazıda markaların daha geniş müşteri portföylerine ulaşabilmek için bu nostalji alanını genişletmeleri gerektiğini belirtiyor. 

2011’deki ekonomik gerilemeye benzer biçimde pandemi de insanların anksiyete hissini çok daha yoğun yaşamalarına neden oldu. Bu da onları kendilerini güvende ve iyi hissettikleri geçmişe ve anılara odaklanmaya teşvik ediyor. Bu durumun reklamcılık ve pazarlamadaki yansıması da ‘nostalgia marketing’. 25-44 yaş arasındaki Y kuşağı çocukluğunu geçirdiği 90’lı yıllaraı kendilerine hatırlatan şeylerden keyif aldıklarını belirtiyorlar. Durum böyle olunca yeme-içmeden giyime markalar, 90’lı yılları anımsatacak bazı ürünler ve reklamlar kullanmaya başladılar. (Örneğin; Lipton’un 90’lı yıllar sitcom’larını anımsatan tanıtım serisi. ) Bartelme yazısında, Z kuşağını da 90’ların güzellik ve moda trendleriyle ilgilenmeye başladığının ve ‘nostajgia marketing’i farklı kitleler için daha da ilgi çekici kılmak isteyen markaların bu nostalji etkisini teknolojiyle birlikte sunmasının (özelikle oyunlar) etkili olabileceğini belirtiyor.

Post image Pandemi Sonrası Ofis Kültürü: Değişen Beklentiler ve Esneklik
Pandemi Sonrası Ofis Kültürü: Değişen Beklentiler ve Esneklik

BUSINESS

Calendar 16 Eyl, 2021

Devam eden pandemi süreci şüphesiz iş yaşamı adına da pek çok şeyi değiştirdi. 18 aydan gibi bir süre boyunca evden çalışma imkanı bulan insanlar artık pandemi öncesi dönemde benimsenen abartılı “çalışma tutkusu”ndan çok  “iyi olmak” ve “aile ile zaman geçirebilmek” gibi kavramları önemsiyorlar. Bu da pandemi sonrası ofis kültüründe çalışanların spesifik ihtiyaçlarının belirenmesi ve bunlara uygun...

Devam eden pandemi süreci şüphesiz iş yaşamı adına da pek çok şeyi değiştirdi. 18 aydan gibi bir süre boyunca evden çalışma imkanı bulan insanlar artık pandemi öncesi dönemde benimsenen abartılı “çalışma tutkusu”ndan çok  “iyi olmak” ve “aile ile zaman geçirebilmek” gibi kavramları önemsiyorlar. Bu da pandemi sonrası ofis kültüründe çalışanların spesifik ihtiyaçlarının belirenmesi ve bunlara uygun değişikliklere gidilmesi için yolu açıyor. 

Pandemi döneminde kazanılan mobiliteni kaybedilmemesi hedefleniyor ve TrendHunter gibi kaynaklara göre artı işverenlerin sistemi sürdürülebilir kılmak için çalışanlarının ihtiyaçlarına kulak vermek ve çalışan temelli anlayışı benimsemeleri gerekiyor. Jaime Neely, vaka çalışmaları ve veri güdümlü bir anlayışla bu çalışan temelli yeni dünyada beklentilerin neler olduğunu ve şirketlerin bunları nasıl kendilerine adapte edebileceklerini anlatıyor. Neely’nin üzerinde durduğu konular arasında; Y ve Z Kuşağının talep ettiği yeni beklentilere açık, esnek bir anlayışının benimsenmesi, açık alanlarda ofisler, online işe alım ve işe alıştırma ve doğum süreci/izinleri konusunda açık fikirli ve kapsayıcı olunması yer alıyor.

Post image Evcil Hayvanlara Yönelik Ürünler: Büyüyen Bir Pazar ve Benzer Beklentiler
Evcil Hayvanlara Yönelik Ürünler: Büyüyen Bir Pazar ve Benzer Beklentiler

İYİ YAŞAM

Calendar 10 Ağu, 2021

Covid-19 onlarca sorunu ve endişeyi beraberinde getirirken nadir de olsa bazı iyi gelişmelerin de sebebi oldu. Bunlardan en belirgini ise “pet boom” olarak adlandırılan, evcil hayvan sayısının ve sahiplenmelerin artması. 

Robeco’ya göre küresel evcil hayvan pazarı 2025 yılına kadar neredeyse %5 büyüyecek. Bu da hayvanlara yönelik ürünler üreten firmalar için çeşitli fırsatlar doğduğunu ve...

Covid-19 onlarca sorunu ve endişeyi beraberinde getirirken nadir de olsa bazı iyi gelişmelerin de sebebi oldu. Bunlardan en belirgini ise “pet boom” olarak adlandırılan, evcil hayvan sayısının ve sahiplenmelerin artması. 

Robeco’ya göre küresel evcil hayvan pazarı 2025 yılına kadar neredeyse %5 büyüyecek. Bu da hayvanlara yönelik ürünler üreten firmalar için çeşitli fırsatlar doğduğunu ve iş yaşamında dahi çeşitli uyarlamalar yapılacağını gösteriyor. Pandemdi sürecinde bu denli çok hayvanın sahiplendirilebilmesinin en önemli nedenleri arasında ruh sağlığına olan olumlu etkileri yer alıyor. “Tüylü Xanax’lar” benzetmesi yapılan kedi ve köpekler, dış dünyayla iletişimimiz çok sınırlı olduğu bu dönemde bize eşlik eden ve sevgimizi gösterebildiğimiz dostlar olarak hayatlarımıza girdiler. Buna ek olarak iki yıllık bu süreçte tüylü dostlarımızla ilişkilerimiz geçmiştekinden dahi sıkı hale geldi. Bu durumun bir sonucu olarak ofise dönüldüğü senaryoda dahi iş yerlerinin artık çok daha hayvan dostu olacağı ve tüylü dostlarından ayrılmak istemeyenleri anlayışla karşılayacağı öngörülüyor. Evcil hayvan ürünleri pazarına döndüğümüzde ise WGSN Beauty’den Clare Varga, insanların kendileri için aldıkları ürünlerde dikkat ettikleri unsurlara evcil hayvanları için aldıkları ürünlerde de dikkat ettiklerini, dolayısıyla markaların bu konu üzerine çalışabileceklerini belirtiyor. Örneğin, sürdürülebilirliğe önem veren bir kişi evcil hayvan ürünlerinde de üretim sürecinden paketlemeye bu konudaki hassasiyetin korunmasını bekliyor, doğal ve organik içeriklere önem veren bir kişi evcil hayvanı için aldığı ürünlerde de aynı özeni gösteriyor.

Post image Who's Weekly: Yeni Nesil Ün Kavramını Merceğe Alan Podcast https://www.newyorker.com/
Who's Weekly: Yeni Nesil Ün Kavramını Merceğe Alan Podcast

BUSINESS

Calendar 04 Haz, 2021

Ün kavramı her geçen gün farklılaşıyor. 90’larda modellerin iş başarılarının yanı sıra karakterleriyle de öne çıkmasıyla değişim geçirmeye başlayan “ünlü olmak” anlayışı 2000’lerle birlikte Youtube, Vine, Instagram ve şimdi de TikTok ile geçmiştekinden çok farklı bir noktaya erişti. 

Sadece 6. sn gibi kısa sürelerde herhangi bir ‘catch-phrase’e dönüşecek...

Ün kavramı her geçen gün farklılaşıyor. 90’larda modellerin iş başarılarının yanı sıra karakterleriyle de öne çıkmasıyla değişim geçirmeye başlayan “ünlü olmak” anlayışı 2000’lerle birlikte Youtube, Vine, Instagram ve şimdi de TikTok ile geçmiştekinden çok farklı bir noktaya erişti. 

Sadece 6. sn gibi kısa sürelerde herhangi bir ‘catch-phrase’e dönüşecek cümleyle milyonların dikkatini çekmek hatta devamında bu tanınırlık sayesinde ciddi miktarda gelir elde etmek mümkün. Asıl soru ise bu ünün ne denli sürdürülebilir olduğu. Bobby Finger ve Lindsey Weber tarafından hazırlanan “Who, Weekly” isimli podcast bu yeni nesil ün kavramını konu ediniyor. Bunu yaparken de tanınır isimleri “who”lar (kim’ler) ve “them”ler (onlar) olarak sınıflandırıyor. ‘Who’ internet ünlülerini, Marvel filmlerinde birkaç dakika yer alan oyuncuları, eski çocuk oyuncuları tanımlamak için kullanırken ‘them’ler sektörde başarı elde etmiş kalıcı isimleri ifade ediyor. Yani Beyonce, Julia Robets gibi isimleri ‘them’ler olarak düşünebiliriz. Podcast, spesifik isimler üzerinde durmaktan ziyade ömrü kısalan “ün” kavramını ve artık pek çok geleneksel medyada ünlü ismin bile ‘them’ değil ‘who’ oluşunu konu ediniyor. Ek olarak artık insanların geçmiştekinin aksine ünü elde etmek ve korumak için izleyicilerle mesafe yaratmaktan kaçınıp abartılı bir transparanlık politikası izlediğine değiniliyor.

Post image Bectu: Moda Sektöründe Çalışanların Haklarını Savunmayı Hedefleyen Platform
Bectu: Moda Sektöründe Çalışanların Haklarını Savunmayı Hedefleyen Platform

BUSINESS

Calendar 03 Haz, 2021

The Devil Wears Prada ya da Ugly Betty gibi yapımlar pek çok kişiye uzaktan ışıltılı görünen moda dünyasının asistanlar ve freelancer çalışanlar için aslında ne anlama geldiğini hafifletilmiş bir biçimde de olsa sunan yapımlardı. Bectu ise bu alanda çalışanlara destek sunmayı hedefleyen yasal bir platform. 

Projenin arkasında ise “Moda dünyası yararıcı ve heyecan...

The Devil Wears Prada ya da Ugly Betty gibi yapımlar pek çok kişiye uzaktan ışıltılı görünen moda dünyasının asistanlar ve freelancer çalışanlar için aslında ne anlama geldiğini hafifletilmiş bir biçimde de olsa sunan yapımlardı. Bectu ise bu alanda çalışanlara destek sunmayı hedefleyen yasal bir platform. 

Projenin arkasında ise “Moda dünyası yararıcı ve heyecan vericidir ancak bundan sabit bir kariyer elde edemezseniz ve müşterileriniz tarafından ödeme yapılmaması riskiyle karşılaşırsnız sürdürülebilir değildir” diyen, Fashion Roundtable’ın CEO’su Tamara Cincik var. Moda sektöründe çalışan asistanları ve freelancer’ları sendikalaşmaya davet eden Bectu, onları temsil ederek çalışma koşullarının ve çalışan haklarının iyileştirilmesi için çalışacak.

 

preloader Lütfen bekleyin...
theMagger Banner
Advertisement
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.

Advertisement.
Advertisement.
Advertisement.
Advertisement.
Advertisement
Advertisement
Advertisement