Carpi, Modena ilinin kalbinde, örme ve hazır giyimde uzmanlaşmış İtalya’nın en köklü endüstriyel moda bölgelerinden biri. İlçede 1.000’in üzerinde firma, 7.000’e yakın çalışan ve yaklaşık 1,5 milyar avroluk bir cirodan söz ediliyor; “Carpi Fashion System” denilen ağ, üretimin farklı fazlarına dağılmış KOBİ’leri aynı ekosistemde birleştiriyor.  Bu uzmanlık, 1950’lerden itibaren hasır şapka işçiliğinin becerilerini kazak ve triko üretimine dönüştüren bir tarihsel dönüşümle başladı. Ünlü İtalyan markası Liu Jo da 1995 yılında Marco ve Vannis Marchi kardeşler tarafından Carpi’de doğdu.

img_7021-2
Carpi – Liu Jo Genel Merkez | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Markanın DNA’sı sıcak, samimi ama bir o kadar da rafine olarak belirleniyor. Bir aile markası olarak doğan Liu Jo, kadın figürünü kutlayan, feminenliği günlük zarafetle harmanlayan koleksiyonlar sayesinde kısa sürede Carpi sınırlarını aşıyor. 2011’de Kate Moss’lu kampanyasıyla küresel ölçekte anılır oluyor. Yıllar içinde hazır giyimden aksesuara, ayakkabıdan iç giyime, hatta ev koleksiyonlarına kadar uzanan bir evrene dönüşüyor.

Bugün Marco Marchi yalnızca Liu Jo’nun kurucusu değil, aynı zamanda Holding çatısı altında Blumarine, Blugirl ve Liu Jo Living gibi markaları bir araya getiren vizyoner bir isim. Marchi’nin hayali gerçekleşiyor: “İtalyan mükemmeliyetini” koruyarak, çağdaş bir moda ekosistemi yaratmak. Onun bu yaklaşımı aslında Carpi’nin ruhuyla tamamen örtüşüyor: Üretim zanaatkârlığını ve yerel kimliği küresel bir estetikle buluşturuyor.

img_7039
Liu Jo Genel Merkez | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Geçtiğimiz ay Milano Moda Haftası’nda Bluemarine SS26 / Spring-Summer 2026 koleksiyonunu izledim. Büyüleyici bir şovdu. Defile öncesi ise bir gece Carpi’de kalarak Liu Jo genel merkezini gezdim. Şirketin düzenli, şık ve profesyonel yapısı hemen göze çarpıyordu. Firma içinde dolaşırken markanın yalnızca dışarıya gösterdiği parıltının değil arka planındaki saklı işçiliğin güçlü bir şekilde hissedildiğini düşündüm. Çevresine inanılmaz güzel bir enerji yayan Marco Marchi ile tanışma fırsatı yakaladım.

img_8061-2
Marco Marchi | Fotoğraf: Preziosa Magazine

Ardından Carpi’nin büyük meydanı ‘Piazza dei Martiri’ ve çevresinde bir yürüyüş yaptım. Bu meydan Emilia-Romagna bölgesinin ve hatta İtalya’nın en geniş meydanlarından biri. Yaklaşık 20.000 metrakarelik bir alanı kaplıyor. Çevresi portikolarla çevrili. Tam ortasında da tarihi yapılar bulunuyor.

img_7121
Piazza dei Martiri | Fotoğraf: Damla Anol Erol

‘Cattedrale di Santa Maria Assunta’ muazzam etkileyici bir katedral. Hele bir de bir ayine denk gelirseniz muhteşem bir deneyim yaşıyorsunuz. Yağmurlu bir gündü ve portikoların altında yürüyerek vitrinlere bakmak, gelip geçen insanları izlemek, Carpi’nin sessiz zerafetini gözlemlemek çok keyifliydi.

img_7095
Cattedrale di Santa Maria Assunta | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Aslında Carpi için yaptığım bu ‘sessiz zarafet’ tanımını Marco Marchi için de kullanmalıyım. Hatta bu tanım Marchi’nin markaları ile de tamamen örtüşüyor. ‘Sade ama etkileyici, gösterişsiz ama rafine’ yani yeni lüks anlayışının merkezinde duran bir kavram. Carpi, Marco Marchi ve markaları birbirinin aynası gibi diyebiliriz bence. 

img_7107
Carpi | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Keyifli yürüyüşün ardından küçük, samimi bir restoranda, Marco Marchi ve Liu Jo Türkiye ekibi ile birlikte unutulmaz bir yemek yedik. Carpi’ye yolunuz düşerse bu restoranı ‘Osteria del Pane’ mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Deniz mahsülü tabakları inanılmaz lezzetli ve şampanya eşliğinde bir şölene dönüşüyor.

img_7140
Osteria del Pane | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Gece Marchi’nin restore ettirdiği villasında konakladım. Art Nouveau çizgilerini koruyan ama zamana meydan okuyan bu villa, artık zarif bir B&B olarak misafirlerini ağırlıyor. Her köşesinde hem Carpi’nin dokusu hem Marchi’nin vizyonu hissediliyor.

img_7165
Villa Benatti | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Ertesi gün Bluemarine defilesi için Milano’ya doğru yola çıkıyoruz. 

Milano Eylül 2025: Blumarine’in Yaz Vitrini

Eylül 2025’te Milano Moda Haftası’nda Blumarine, SS26 / Spring-Summer 2026 koleksiyonunu sahneledi. Defile Palazzo Isimbardi’nin büyülü atmosferinde gerçekleşti. Koleksiyon, “dark romanticism” temasını sürdürüyor; ışık ile gölge, narin feminenlik ile dramatik imgeler arasında dalgalanan bir estetik sunuyor. 

img_7418
David Koma | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Kreatif Direktör David Koma, Blumarine çatısı altında romantik kodlarla gotik esintileri bir araya getiriyor. Koleksiyonda fırfırlar, danteller, transparan kumaşlar, üç boyutlu kelebek aplikeler, uçuşan tül katmanları ve metalik aksesuarlar öne çıkıyor “hafifliğin içindeki karanlık, karanlığın içindeki ışıltı” denge oyunu sürüyor. 

img_7374
Blumarine | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Renk paleti soft pastel tonlar, kirli pembe ve açık mavi gibi romantik tonlarla banyolanmış. Ancak koleksiyonda daha güçlü dokular, koyu kontrastlar da mevcut; örneğin koyu akorlar, siyah detaylar, transparan siyah katmanlarla ritim tutulmuş. 

img_7372
Blumarine | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Kumaş işçiliği açısından koleksiyon; asimetrik kesimler, tül katları arasında kontrast, kelebek ve yusufçuk motifleriyle zenginleştirilmiş aplike detaylar kullanıyor. Bazı parçalar “yarı yırtık” kenarlar, beklemeyen kumaş geçişleriyle konstrüktif bir yaklaşım da gösteriyor. 

Defilede dikkat çeken motiflerden biri kelebekti (Blumarine markasının sembolü). Bazı elbiselerde kelebek aplikeleri, kristal detaylarla hareket kazanıyor. 

img_7285-2
Palazzo Isimbardi | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Bu defileyle birlikte Blumarine’in sezon stratejisi, romantik feminen imgeyi modern bir masalsılıkla yeniden yorumlama ve marka mirasını bugüne çekme yönünde ilerliyor.

Liu Jo, Türkiye’de Yeni Dönemini Başlatıyor

Ve şimdi o zarafet, Türkiye’ye geliyor…

Liu Jo kısa süre önce Nişantaşı’nda olağanüstü şıklıkta bir showroom açtı. Modern İtalyan feminenliğini, İstanbul’un şehirli enerjisiyle buluşturan bir showroom. Marka, bu showroomu Türkiye’deki genişleme stratejisinin ilk adımı olarak konumlandırıyor. Önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde de yeni mağazalar açarak Türkiye’de kalıcı bir moda varlığı oluşturacağına gönülden inanıyorum.

Kapak Fotoğrafı: Liu Jo

İlginizi çekebilir: Şevval Tabak’tan Kopenhag Moda Haftası 2025: Podyumdan Sokaklara Sezonun Trendleri