Masego ile: Müziğiyle Kendi Hikâyesini Yaratmak Üzerine
Masego, PSM Loves Summer by %100 Müzik sunumuyla 6 Ağustos’ta Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileriyle buluşacak. R&B, Hip-Hop ve cazı harmanlayan tarzıyla tanınan Masego, Micah Davis, küçük yaşlarda piyano çalmaya başlamış ve lisesinde müzik prodüksiyonuna adım atmıştır. 2015 yılında ilk EP’si The Pink Polo EP’yi yayınlayan Masego, 2016’da prodüktör FKJ ile YouTube’da 200 milyonun üzerinde izlenmeye ulaşan “Tadow” adlı tekliyi çıkarmıştır.”Tadow”un başarısı üzerine 2018’de ilk tam albümü Lady Lady’i yayımlayan Masego, ardından 2021 yılında Studying Abroad: Extended Stay adlı bir EP ve 2023’te Masego adlı bir albüm çıkarmıştır. Masego, Don Toliver, Kaytranada, Yussef Dayes, SiR ve JID gibi birçok sanatçıyla iş birliği yapmıştır. Genellikle “trap house jazz” olarak tanımlanan müziği, yenilikçi tarzı ve enerjik canlı performanslarıyla 6 Ağustos 2025’te Turkcell Sahnesi’nde sahne alacak Masego ile müzikal yaşamına dair bir sohbet gerçekleştirdik.
Biraz sizi şimdiki zamanınız içinde tutarak başlamak istiyorum. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Hayatınızın ve müziğinizin hangi evresindesiniz? Her şey yolunda mı?
Tam olarak olmam gereken yerdeyim. Hem müzisyen hem insan olarak gelişiyorum. Solo Leveling animesindeki gibi seviye atlıyorum.
İnsan kendini anlatmaya ve tanımlaya çalışırken söylediklerini eksik ya da fazla bulur. Böyle zamanlarda üretimde bulundukları sanat ürünleri onlar adına konuşur. Sizce müziğiniz sizin adınıza ne söylemek istiyor? Hangi özelliklerinizin yansımalarını müziğinizde duyuyoruz?
Müziğimden en çok siyahi kültürüne olan sevgim, müzikal derinlik, felsefi bir bakış ve hikâye anlatıcılığı anlaşılıyor bence. En çok da çekiciliğim hissediliyor.
Nasıl bir ailede büyüdünüz? Jamaika kökenli olmanız sizce müziğinize neler kattı?
Ben biraz seyahat biraz da internet çocuğuyum. SocialCam, Vine, Facebook derken Bandcamp ve SoundCloud’a geçtik, şimdi de Spotify’dayız. Bu platformlar ve onların sınırları, bana hep yaratıcı yollar buldurdu. Küçüklüğümden beri farklı ülkeleri gezdiğim için de müziğe bakışım hep global oldu. Küçüklüğümden beri seyahat ettiğim için müziğe hep evrensel bir bakışım oldu. Müziğim çevremi yansıtıyor, çevrem de müziğimi.
Masego, isminin anlamını birçok kez anlattığınıza eminim. Yine de bunu sormazsam biraz eksik kalır bu söyleşi. Müziğiniz ve kişisel yaşamınız için bu isim ne ifade ediyor? Müziğiniz bu ismin anlamından nasıl besleniyor?
Masego “bereket” ve “refah” demek. Benim için, “kendi hikâyeni kendin yaz” anlamına geliyor. Başkalarının seni fark etmesini bekleme, kendini önce sen tanı. Zaten kim olduğunu en iyi sen bilirsin.
Yaratıcılığınızın duygusal ve zihinsel pusulası nedir merak ediyorum. Sizi hayatta ve müzikte yönlendiren belli düşünceler, anılar ya da deneyimler var mı?
Bu soru biraz derin… Ama evet, kesinlikle var.
Size neler ilham oluyor? Gündelik hayatın hangi alanlarından besleniyorsunuz?
Gittiğim ülkelerde en yerel yemeği ararım, Afrika ya da siyahi kültürüne dair bir iz bulmaya çalışırım. Ya da sadece kadınların ne dinlemekten hoşlandığını dinlerim.
Hayatın bize verdiği en önemli bilgilerden bir tanesi onun bir sonu olduğu. Bir zaman çizgisi üzerinde bize verilen zamanı yaşarken kendimizi yaşamın geçirdiği değişimler ve dönüşümlerden uzak tutamayız. Bu da zamanla ve mekânla kurduğumuz ilişkinin niteliğini her an değiştirir. Sizin zaman ve mekânla nasıl bir ilişkiniz var?
Bir şarkımda “Müzik, zaman okyanusunda bir can simididir,” demiştim.
Instagram profilinizin bio kısmına “storyteller” yazmışsınız. Kendisini bir hikâye anlatıcısı olarak nitelendiren kişi, hikâyelerin kıymetini çok iyi bilir. Sizce hikâyelere neden ihtiyacımız var? Müziğiniz aracılığıyla hikâyeler anlatmak nasıl bir şey sunuyor size?
Hikâyeler ilham verir, insanlara rüya gibi şeyleri bile ulaşılabilir hale getirir. Hikâyeler aynı zamanda tarihtir. Ve hikâyeyi nasıl anlattığın, kimin anlattığı da çok önemli. Aynı şarkının demo versiyonunu başkası söylesin, bir de sanatçının kendi versiyonunu dinle—farkı hemen anlarsın.

Müzik, insanın bedeninde ve zihninde yarattığı titreşimle başka iletişim dili imkânı sunar. Müziğinizin dilini ve şarkılarınızda kullandığınız sözleri düşündüğünüzde nasıl iletişim dili yarattığınızı düşünüyorsunuz? Dinleyicinizle nasıl bir iletişim zemini yaratmak istiyorsunuz?
Ben sadece kadınların müziğimle dans edip hayatı yaşamalarını istiyorum. Hepsi bu. En güçlü iletişim zaten sözsüz olan.
R&B, Hip-Hop ve cazı harmanlayan bir tarzınız var. Siz tarzınızı nasıl tanımlarsınız? Müziğinizde neleri denemekten, keşfetmekten keyif alıyorsunuz?
Sadece siyahi müziği. Son zamanlarda grup vokalleri çok seviyorum. Büyük korolar ve benzeri şeyler.
6 Ağustos’ta Zorlu PSM’de gerçekleşecek olan konserinizde dinleyicilerinizi nasıl bir akşam bekliyor?
Müzisyenlik, tutku ve nostalji…
Sizi tanımayanlara ve ilk kez dinleyecek olanlara bir davette bulunmak isteseydiniz onlara ne söylerdiniz?
“Duyduğuma göre Masego konserinde bedava para dağıtıyorlarmış” derdim.
Kapak Fotoğrafı: Zorlu PSM
İlginizi çekebilir: Enes Kudu’dan Jasper Høiby ile: İnsanlarla Ortak Bir Bağ Yaratma Üzerine

Enes Kudu 









Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!