Güçlü gelgitlerin ardında gizlenen bir manastırın gölgesinde tarifi bir sır gibi nesillerdir saklanan omlet, uçsuz bucaksız bir sahil kasabasını bütün dünyaya hazırladığı deniz ürünleri ile tanıtan Maurice Hanım’ın meşhur yemeği… Hep; çok mu gezen yoksa çok mu okuyan bilir diye düşünüyoruz. Fakat bazen, bir yeri anlamak için önce yemeğini tatmak gerekiyor. Biz de tam olarak böyle bir yerle sizi tanıştırmak istiyoruz. Şeflerin, menüdeki değişimleri patronlarından önce çiftçilere söyledikleri; günün ilk saatlerini heyecanla pazarda en iyi malzemeyi araştırarak geçirdikleri bir yerden bahsediyoruz: Normandiya! Bir kez daha Mastercard’ın indirimlerinden aldığımız ilhamla, gastronomi dünyasının efsanelerini ilk tadan olma ayrıcalığını yaşıyoruz. Gelin, siz de bu lezzetleri deneyin.

Normandiya | Fotoğraf: Audric Wonkam – unsplash.com

Fransa’nın eski başbakanı Charles de Gaulle dahi 246 çeşit peyniri olan bir ülkeyi bir insan nasıl yönetebilir diye soruyordu. İşte, gastronomi sahnesindeki çeşitliliğin yüksek olmasının asıl sebebi olan yere gidiyoruz: Normandiya! Mastercard’ın Silver logolu Mastercard sahiplerine özel sunduğu, 30 Haziran’a kadar yurt dışındaki tüm restoranlarda ve kafelerde 150 $ ve üzeri harcamalarımızda geçerli %15 indiriminden aldığımız ilhamla pastoral esintili leziz bir yolculuğa çıkıyoruz. Görkemli tepelerdeki uçurumlardan geçmeye, devasa çayırlarda dolaşmaya hazır mısınız?

Rouen

Rouen | Fotoğraf: Bally Talley – unsplash.com

Normandiya’daki rotamızın ilk sırasında Rouen bulunuyor. Rouen’i bu kadar özel yapan detay ise UNESCO tarafından Fransa’daki ilk gastronomi şehri seçilmiş olmasından kaynaklanıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir beslenmeye katkılarından dolayı bu ödülü kazanan Rouen; Gotik detayları ile Normandiya’nın en keyifli ve dikkat çekici noktalarından biri. Buraya geldiğinizde Fransa’nın en eski hanlarından biri olan, 1345 yılından beri devam eden La Couronne’a mutlaka gitmelisiniz. Ayrıca ördek ile hazırlanan ve şehrin imza lezzeti olan canard au sang’ı mutlaka denemelisiniz!

Dieppe

Dieppe | Fotoğraf: Gleb Kozanko – unsplash.com

Şimdi de sizi Normandiya’nın en etkileyici kıyılarından birine götürmek istiyoruz: Dieppe. Burası uçsuz bucaksız sahillerin falezlerle çevrili olduğu bir yer. Fakat Dieppe’nin küçük bir komün olmasına aldanmayın. Çünkü burada bütün dünyanın konuştuğu ikonik bir lezzet bulunuyor: Marmite Dieppoise. Normandiya’nın efsanevi lezzetlerinden biri olan Marmite Dieppoise’ın hikâyesi ise 1960’lı yıllara dönüyor. Bu kasabada yaşayan Maurice Hanım’ın avdan kalan balıkları karides ve midye ile birleştirerek hazırladığı bu sürdürülebilir lezzet, zamanla o kadar popüler oluyor ki her yıl on binlerce gezgin gurme, yalnızca bu tarifi denemek için yola çıkıyor. Ayrıca, Dieppe’ye geldiğinizde, 2020 yılında Fransa’nın en iyi pazarı seçilen şehrin ünlü cumartesi pazarını mutlaka denemelisiniz!

Trouville-sur-Mer

Trouville-sur-Mer | Fotoğraf: Pascal Bernardon – unsplash.com

Normandiya’nin sahil lezzetlerine yakışacak bir rota ile yolumuza devam ediyoruz: Trouville-sur-Mer. Normandiya’nın gotik ruhunun biraz daha dışına çıkan bu kasaba, kendinizi bir Kuzey masalında gibi hissetmenizi sağlayacak noktalardan biri! Neo Norman mimari tarzının sıklıkla kendini gösterdiği bu köyde; bütün dünyanın konuştuğu çok ünlü bir balık pazarı bulunuyor. Marché aux Poissons; her gün taze taze tutulan karidesleri, ıstakozları, istiridyeleri bir araya getiriyor. Üstelik, bu balık pazarı 1936 yılında inşa edilen tarihî bir yapının içerisinde kalıyor. Normandiya’nın geçmişi ile lezzetlerini bir araya getiren Marché aux Poissons kesinlikle ziyaret edilmesi gereken noktalardan biri.

Barfleur

Barfleur | Fotoğraf: Chloe Renaud – unsplash.com

Şimdi de sizi Fransa’nın en güzel balıkçı kasabalarından birine götürmek istiyoruz: Barfleur. Üstelik, bu bizim yorumumuz değil. Fransa’nın kasaba kültürünü korumak adına çalışan Les Plus Beaux Villages de France bağımsız kuruluşu tarafından Barfleur’e verilen bir ünvan. Burası, taze midyeleri ve istiridyeleri ile bütün dünyanın gözü üzerinde olan noktalardan biri. Her sabah taze taze denizden çıkarılan midyelerini; balık suyu, krema, tereyağı ve yumurta sarısı ile hazırlanan  à la normande versiyonuyla mutlaka denemelisiniz.

Mont-Saint-Michel

Mont-Saint-Michel | Fotoğraf: Andre Oullet – unsplash.com

Sırada, Fransa’nın en gizemli noktalarından biri var. Güçlü gelgitlerin ilerisinde saklanan bu ada komününde, 2009 yılından beri yalnızca 44 kişi yaşıyor. Fakat bu ada, Paris’ten sonra Fransa’daki en fazla turist alan ikinci destinasyon olarak dikkat çekiyor. Her yıl Mont-Saint-Michel’e 3 milyondan fazla ziyaretçi geliyor! Evet, Normandiya’ın en popüler noktalarından biri olan Mont-Saint-Michel’den bahsediyoruz! 1979 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak kabul edilen Mont-Saint-Michel’de 60’tan fazla tarihi bina bulunuyor. Ama söylemeliyiz ki Mont-Saint-Michel’i bu kadar özel yapan detay, büyüleyici atmosferi ile sınırlı değil. Burada açık ateşteki bakır tavalarda pişirilen çok ünlü bir omlet tarifi bulunuyor. Fransa’nın tarihindeki en önemli aşçılardan biri olan Anne Boutiaut Poulard tarafından hazırlanan bu omletin tarifi onlarca yıldır bir sır gibi saklanıyor!

Bonus: Normandiya’da Peynir Rotası

Peynir Rotası | Fotoğraf: Eric Prouzet – unsplash.com

Yazımızın başında Charles de Gaulle’un bir sözünden bahsetmiştik, hatırlıyor musunuz? Fransa; 200’den aşkın peynir türüne sahip olan çok özel bir ülke. Peynir çeşitliliğindeki zenginliklerinin ise çok önemli bir kısmını Normandiya bölgesine borçlular. Tam da bu noktada peynir severlerin Normandiya seyahatleri sırasında rotalarını değiştirmelerini hak edecek birkaç noktaya değinmek istiyoruz. Normandiya seyahatiniz sırasında; dünyanın en popüler peynirlerinden biri olan Camembert için aynı ismi taşıyan kasabaya mutlaka uğramalısınız. Ayrıca Normandiya’nın en eski peynirlerinden biri olarak bilinen ve kare formu ile dikkat çeken Pont-l’Évêque için de peynirle aynı ismi taşıyan kasabaya mutlaka gitmelisiniz. Son olarak gurme peynir sevenlerin keskin tadıyla ilgisini çeken Livarot için Livarot-Pays-d’Auge kasabasını radarınıza alabilirsiniz.

Baharın tadını Mastercard’ın Silver logolu kartlara özel, tek seferdeki 150$ ve üzeri harcamalarınız için yurt dışındaki restoran ve kafelerde geçerli %15 indirim fırsatından faydalanarak çıkarabilirsiniz. Ayrıcalıklı bir şekilde yola çıkacağımız diğer yazılarımızda görüşmek üzere!

Kapak Fotoğrafı: Dan Wilding – unsplash.com

İlginizi çekebilir: Wander Magger’dan Avrupa’daki En İyi Raclette’in Peşinde