17. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde Aşk & Başka Bi’ Dünya Yarışması’nı kazanan Primas, iki kuzenin geçmişlerindeki fiziksel ve ruhsal yaralarına rağmen hayaller kurma, hayata tutunma ve yeniden başlama öyküsünü anlatıyor.

primas

Arjantin asıllı Kanadalı yönetmen Laura Bari’nin sinema kariyeri, Montréal’deki Québec Üniversitesi’nde pedagoji eğitimi aldıktan sonra, Québec televizyonları için çocuklar, eğitim ve psikoloji odaklı belgeseller yönetmesiyle başlamış. Belgesel film üçlemesinin ilk filmi Antoine (2008), görme engelli bir çocuğun eğitim sistemine entegre olmasını, ikinci film Ariel (2013) iki kolunu birden kaybetmiş bir genç adamın hasar görmüş kimliğini yeniden oluşturmasını ele almış. Üçlemenin son filmi olan Primas (2018) ise, Arjantinli iki genç kadının maruz kaldıkları şiddet olaylarının ardından fiziksel ve ruhsal yaralarını nasıl sardıklarını, hayallerine ve hayata nasıl tutunduklarını izleyen, şiirsel bir büyüme hikayesi anlatıyor. İki kuzen, Rocío ve Aldana, Arjantin’den Montreal’deki teyzelerinin yanına giderek bedenlerini, ruhlarını, yaratıcılıklarını ve hayata bakışlarını yeniliyorlar. Rocío ve Aldana’nın hikayeleri, onların geçmişte yaşadıklarını tüm zorlu detaylarıyla içtenlikle anlatışı yeterince çarpıcı ve sarsıcı. Fakat Laura Bari’nin belgeselde kullandığı şiirsel dil, ışıklar ve seslerle oynayışı, yarattığı metaforlar her şeyi daha da etkileyici hale getiriyor.

primas

Bir yandan bir büyüme hikayesi olarak okunabilecek Primas, bir yandan da insanların acımasızlığıyla çok erken yaşta tanışmış iki genç kadının hayatın, mutluluğun ve belki de çocukluğun frekansını silbaştan yakalayışının hikayesi aslında. Bunu dansla, mimle, tiyatroyla, sirkle ve görsel sanatlarla başarıyorlar. Bunu yanlarında olan ailelerinin, travmalarını atlatmalarını sağlayan arkadaşlarının, yaralarını saran doktorların desteğiyle başarıyorlar. Ama belki de bunu en çok kendilerine şu soruyu sorarak, sorma cesaretini göstererek, sorabilerek başarıyorlar: “Geçmişin tüm hayatımız boyunca bizi kontrol etmesine izin mi vereceğiz, yoksa büyümeye mi karar vereceğiz?”

primas

Primas, 2018’in ilk aylarında, !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde gösterilmiş ve festivalin Aşk & Başka Bi’ Dünya Yarışması’nı kazanan belgesel seçilmişti. İşte bu yaratıcı, yeniden başlamak üzerine güç ve cesaret verici belgeseli izlemek için şimdi bir şansınız daha var: Yeni !f²… 9 yıl önce festival kapsamında, !f² adıyla başlattığı proje aracılığıyla, Türkiye’nin dört bir yanında ve komşu ülkelerdeki bazı kentlerde eşzamanlı olarak festival filmlerini izleme imkanı sunmuştu. !f², Yeni !f²’ye evrildi ve her ayın son cumartesi günü 40’tan fazla farklı noktaya sinema ve sohbeti taşıyan bir ‘sinema kulübüne’ dönüştü.

29 Eylül 2018 Cumartesi günü saat 16.00’da Primas gösterimiyle başlayacak Yeni !f²’nin Eylül 2018 etkinliği, 18.00’deki, filmin gösterildiği tüm şehirlerde de canlı yayınlanacak sohbetle devam edecek. Sohbetin konukları, oyuncu ve yönetmen Ayça Damgacı, kolektif hafıza, dışavurumcu sanat ve çatışma dönüşümü alanlarında çalışmalar yürüten akademisyen Aylin Vartanyan ve oyun yazarı, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kültürel çeşitlilik eğitmeni Ebru Nihan Celkan. Filmin hep birlikte yorumlanacağı, izleyicinin de soru ve yorumlarıyla zenginleşecek bu ilham verici sohbetin Rocío ve Aldana’nın hikayelerini daha da etkileyici kılacağı kesin.

İstanbul’da Cinemaximum City’s’de gerçekleşecek gösterim ve sohbete başvuruları buradan yapabilir, diğer şehirler ve gösterim yerlerini de öğrenebilirsiniz.

!f | IMDb

Emre Eminoğlu

theMagger Editörü, Kültür ve Sanat Yazarı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN