Sorry, Baby, 2025’te Sundance’te prömiyer yaptı. Tek cümleyle tanımlayacak olursam: Bağımsız sinemanın o kendine has kırılganlığını taşıyan bir dram-komedi. Hem yazıp hem yöneten Eva Victor, aynı zamanda filmin ana karakteri Agnes’e de hayat veriyor. Filmde ona Naomi Ackie, Lucas Hedges, Louis Cancelmi ve John Carroll Lynch gibi isimler eşlik ediyor; yani oyuncu kadrosu çok popüler isimlerden oluşmuyor hatta bu durum hikayenin verdiği gerçeklik hissini artırıyor sanırım, ya da bana öyle geldi bilemedim. Hikaye, Agnes’in yaşadığı travmanın gölgesinden çıkmaya çalışırken kurduğu bir silkelenme sürecini takip ediyor.

Sorry, Baby | Fotoğraf: Letterbox

Film, travmanın bizzat kendisini anlatmaktan özellikle uzak durup, onun yörüngesindeki detaylarda geziniyor. Filmin zaman çizelgesi de lineer anlamda dümdüz ilerlemiyor; Agnes’in ruh haline göre dalga dalga açılıp kapanıyor ve ritmini tamamen karakterin kendisine teslim ediyor. İzleyiciyi tatmin etmek için herhangi bir çaba göstermediğini söyleyebilirim. 104 dakikalık süresi boyunca film, karanlık bir iyileşme hikayesi gibi gösteriyor kendini çoğu yerde de şaşırtıcı şekilde komik olabilen bir tavır takınıyor. Ben abartısız şekilde gerçekten çok güldüm. Karışık hisler yaşamaya hazır olun yani…

Sorry, Baby | Fotoğraf: Empire Magazine

Agnes’in okul arkadaşının kendisini ziyarete gelmesiyle başlıyor her şey. Aralarında bir geçmiş olduğunu anlıyoruz, zaten film kronolojik ilerlemediği için de geçmişlerini de pek zorlanmadan çözebiliyoruz. Film, yaşanan travmaya kadar hiç acele etmeden ilerliyor. Travmanın yaşandığı anda da kamerasını olay yerine konumlandırmıyor. Göstermeden anlatıyor. Bu anlamda sinema dilinin güçlü olması çok büyük bir artı. Zira bu tarz filmlerde filmin kırılma noktası olacak o anı görmediğimizde hikayeden kopabiliyoruz, bunun örnekleri var. Sorry, Baby’nin şahsına münhasır bir çok özelliği var bu arada. Mesela rıza kavramını o kadar hassas ve özgün bir şekilde ele alıyor ki, günümüzde yüz farklı açıdan tartışılmış bir meseleyi her şeye rağmen yepyeni bir dille anlatıyor bize. Çabasız yenilikçiliğine bayıldım filmin özetle.

Sorry, Baby | Fotoğraf: seattletimes.com

Mental anlamda yıkık dökük olmadığınız bir dönemde izlerseniz muhtemelen daha iyi olacaktır. Zira filmde tetikleyici unsurlar mevcut. Herkesin travmalarla baş etme süreci de bu filmdeki Agnes karakterinin olgunluğunda olmayabiliyor, olmak da zorunda değil tabii ki ama ben yine de bir çok insanın bu hikayeden bir şeyler alabileceğini, gülebileceğini, üzerine düşünüp iyileşebileceğini hissettim. Hislerim çok güçlüdür… Neyse uzatmıyorum, sevgiler.

Sinema dünyasına ve filmlere dair paylaşımlarıma Instagram üzerindeki film blogumdan (@atıptutuyorum) ulaşabilirsiniz.

Kapak Fotoğrafı: Empire Magazine

İlginizi çekebilir: Eralp Alper’den The Salt Path