Görsel sanatlar alanında hem akademik hem de sanatsal üretimlerini sürdüren Soyhan Baltacı, doğa ve insan ilişkilerini çağdaş bir yorumla yeniden ele alıyor. Kâğıt üzerindeki büyük ölçekli işlerinde hem içsel dünyasının izlerini hem de doğa ile ilgili algı kırılmalarını görünür kılıyor. Baltacı ile sanat pratiğini, ilham kaynaklarını ve eserlerinin ardındaki düşünsel süreç üzerine sohbet ettik.

img_2811-2
İsimsiz, 135x135cm  kağıt üzerine kömür, 2025 | Soyhan Baltacı

Işık Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesinde öğretim görevlisi olan Soyhan Baltacı, akademik çalışmalarının yanı sıra Şile’deki atölyesinde sanatsal üretimlerine devam ediyor. Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Kültür yönetimi lisans programında geçmişte eğitim vermiş olan sanatçı zengin bir profile sahip. 1989 doğumlu sanatçı 2018’de Radar bağımsız sanat inisiyatifi’nin kurucu direktörlüğünü üstlendi. Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Kültür Yönetimi bölümünde bir dönem dersler verdikten sonra 2023’te Işık Üniversitesi, Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde dersler vermeye başladı. 17 yılı aşkın süredir Şile’de çalışmalarına devam eden Baltacı’ya sanatının motivasyon kaynaklarını, üretim pratiklerini ve gelecek perspektiflerini sordum.

Yüzleşmemiz gereken mekânlar var derken eserlerinin çıkış noktasını anlatır mısınız? Çalışmalarınızı nasıl tanımlarsınız? 

Kırsal ile çocukluktan kalan bir iletişimim var, çocukluğumun da büyük bir kısmını Şile’de yazları toprağa basarak geçirdim. Şehir ile iletişim sürecim kırsala nazaran daha az. 2018’de askerlik görevimi yaptığım Diyarbakır Çınar’daki gözlem süreçlerim, bana kendi yolumu çizme konusunda daha bağımsız bir yol açtı diyebilirim. Bu yolda tanık olduğum, doğanın salt bir görünümünden ziyade, izleyici gözünde bir anlatım dili oluşturabileceği idi. Çalışmalarımı bu yönde birer “anlatı” olarak tanımlıyorum.

img_2810
Toprağın Astronotları, 95×125 cm, kağıt üzerine kömür, 2026 | Eser: Soyhan Baltacı

Üretim süreciniz nasıl işliyor? Mevcut pratiklerinizden bahsedebilir misiniz? 

Doğrudan gözlem, biraz da işin içerisinde resim yapmayı sevmeyi de katarsak vaktimin çoğunluğunu atölyede geçiriyorum. Doğa, spiritüalizm ve teknik samimiyetin ötesinde bana ifade etmek istediğim anlatı için bir sahne gibi görünüyor. Ben her defasında bu sahneyi yeniden oluşturup zaman zaman insana dair ögeleri de katarak bir tür insan-doğa etkileşimi resmetmeye çalışıyorum. 

İnsan – doğa etkileşiminden bahsettiniz. Odak noktanız çoğunlukla bu eksende mi bulunuyor? 

Kesinlikle. Aslında yapmak istediğim şey insanın doğa ile yüzleşmesi… Doğa başlangıçta insan için türlü imkânları barındıran bir alan iken insanların yıkımı ile kaynaklar azalmış. Sonuç olarak insanoğlu kendi yarattığı yıkım ile karşı karşıya kalmış. Son yüzyılda karşılaşılan pek çok manzara doğrudan insan müdahalesinin çevreye vermiş olduğu deformasyondan kaynaklanıyor. Tüm bu eylemler sonucunda insanın yarattığı yıkım ile karşı karşıya kalma durumunu resmetme fikri uzun zamandır beni cezbediyor. Kısaca yüzleşmemiz gereken mekânlar var. 

7cbf8a80-fafb-48bb-9ade-0f194d7d1122
Prometheus, 192x132cm, kağıt üzerine kömür, 2025 | Eser: Soyhan Baltacı

Eserlerinizin izleyici ile buluşma noktasına herhangi bir beklentiniz var mı?

Bir beklentiyle değil, bir merakla buluşuyorum izleyiciyle. Çünkü her eser, kendi yolculuğunu tamamladığında artık bana ait olmaktan çıkıyor. İzleyiciyle karşılaştığı an, onun gözünde ve belleğinde yeniden doğuyor. Benim için önemli olan, işin tek bir okuması değil; farklı bakışların, kişisel deneyimlerin, hatta çelişkili yorumların ortaya çıkması. Sanatı yaşayan kılan şey de bu çoğulluk zaten. Dolayısıyla beklentiden çok, karşılaşmaların sürprizlerine açık olmayı önemsiyorum.

img_2807-2
İsimsiz, 90x90cm, kağıt üzerine kömür, 2026 | Eser: Soyhan Baltacı

Sergileme, sanat dünyasında bir sanatçının en çok arz-talep ilişkisinde bulunduğu alan diyebiliriz. Bu konuda okurlarımızı bilgilendirmek adına yakın tarihteki projelerinizi sorabilir miyim?

Uzun süren bir üretim sürecim oldu. Bu bağlamda eserlerimi izleyiciler ile buluşturma imkânım oldu. Yaklaşık 3 yılı aşkın bir süredir Nisa Taşyar önderliğinde Vision Art Platform bünyesindeyim. Beşiktaş Akaretler’de yer alan mekân ile uzun süredir etkileşim kurmaktayım. Üretim ve hazırlık süreçlerimi tamamladım. Kişisel sergi projemiz olacak. En yakın zamanda hazırlıklarımı sona erdirip duyurmaktan mutluluk duyacağım.

Kapak Fotoğrafı: Soyhan Baltacı

İlginizi çekebilir: Artsy Magger’dan İstanbul’da Yeni Sergiler