Şubat ayı kapılarını yepyeni ve heyecan verici sergilerle açtı! Ay boyunca Sakıp Sabancı Müzesi’nde performans sanatının dev ismi Marina Abramovic’in Türkiye’deki ilk büyük ölçekli retrospektifi ile perdormans sanatını yakından tanıyabilir, Mixer’in Biz Aslında sergisi ile bir ilişkinin aşamalarına on iki sanatçının gözünden sinematografik bir bakış atabilir, Salt Beyoğlu’nun Bauhaus Imaginista sergisi ile Bauhaus akımı ve başlangıcından bu yana katettiği yolu tanıyabilirsiniz . Şehrin her zamanki gibi sanat dolu olduğu bu günlerde işte güncel İstanbul sergileri…

İstanbul Sergi Takvimi

Akış/Flux, Sakıp Sabancı Müzesi | 31 Ocak – 26 Nisan

Akış/Flux, Sakıp Sabancı Müzesi

Daha önce Miro, Mack ve Monet gibi sanatın önemli isimlerini konuk eden Sakıp Sabancı Müzesi bu kez de performans sanatının öncü ismi Marina Abramovic’in Türkiye’deki ilk büyük ölçekli retrospektifini bizlerle buluşturuyor. Üç bölümden oluşan serginin ilk bölümünde Marina Abramović’in yaklaşık elli senelik kariyeri boyunca ürettiği ikonik performanslar, özel koleksiyonlar ve kurumlardan ödünç alınan eser ve dökümantasyonlarla temsil ediliyor. Serginin ikinci bölümünde, Ağustos 2019’da her tür performansla uğraşan sanatçılara yönelik yapılan açık çağrıya proje teklifleriyle cevap veren ve projeye davet edilen sanatçıların performansları  sunuluyor. Üçüncü ve son bölüm ise ziyaretçilerin bizzat katılımıyla farklı tecrübeler yaşayacağı “Abramović Metodu”na ayrılmış. Performans sanatının cesur ismi Marina Abramoviç’i konu edinen bu heyecan verici sergiyle yolunuz mutlaka kesişmeli.

Biz Aslında, Mixer | 18 Ocak – 22 Şubat

Biz Aslında, Mixer

Biz Aslında sergisi ile Mixer, bu defa küratör koltuğuna bir yönetmeni oturtuyor ve izleyiciyi unutamayacakları bir sergi/film deneyimine ortak ediyor. Yönetmen Can Kılcıoğlu’nun senaryosunu yazıp, yönettiği ‘’Biz Aslında’’ sergisi, on iki sanatçının senaryodaki sahnelerin akışına göre ürettikleri ve birbirlerini tamamlayan bir hikaye döngüsünü izleyiciye sinematografik bir bakış ile sunuyor.  Bazı filmlerin hayatımıza olan etkisinden ve karakterler ile kendimiz arasında kurduğumuz ilişkiden yola çıkan sergide; bir çiftin tanıştıkları ilk andan, ayrılık sonrasında karşılaştıkları ilk zamana kadar olan süreç on iki adımda anlatılıyor. Aşkı, aşka ortak olma halini, birlikte kalabilmeyi veya yeri geldiğinde ayrılabilmeyi izleyiciyle içtenlikle paylaşan bu sergiyi kaçırmamanızı öneriyoruz.

Detaylı bilgi…

Alexis Gritchenko – İstanbul Yılları, Meşher | 7 Şubat – 10 Mayıs

Gritchenko,Meşher

Meşher bu yeni sergisinde 1919-1921 yılları arasında Moskova’dan kaçıp İstabul’a sığınan usta bir ressam, sanat eleştirmeni ve yazar Gritchenko’nun İstanbul günlerine odaklanıyor. Gritchenko’nun kariyerinde bir mihenk taşı olarak değerlendirilebilecek bu iki yıl İstanbul’da ürettiği eserlerin yanı sıra ressam, yazar ve sanatçılarla kurduğu bağlantılar ile de onun tanınan bir sanatçı olmasına aracı olmuştur. Sanatçının İstanbul’da kaldığı süre boyunca, işgal döneminin zorlu şartlarına rağmen elinde not defteri, kalemi ve fırçasıyla sokak sokak gezdiği şehrin canlı limanları, pazarları, ibadethaneleri ve görkemli anıtlarında gözlemlediği hareketi yansıttığı eserleri 10 Mayıs’a kadar görülebiliyor.

Bauhaus Imaginista: Uzaklarda. İstanbul, Salt Beyoğlu | 28 Ocak – 3 Nisan

Bauhaus Imaginista, Salt Beyoğlu

28 Ocak itibariyle görülebilen sergi ile Salt Beyoğlu, modernleşmenin tasarımı olarak tanımlanan Bauhaus akımını konu ediniyor. Sanat, zanaat, tasarım ve mimarlığı bir araya getiren Bauhaus okulu yeni bir tasarım eğitimi ve üretiminin önünü açan fikirleri Almanya’dan bütün dünyaya yaymıştı. Bauhaus imaginista sergisi de Bauhaus’un kuruluşundan bir yüzyıl sonra, okulun öncüsü olduğu fikirleri güncel bir yorumlama ile bizlere sunuyor. Bauhaus anlayışının farklı siyasi ve kültürel bağlamlarda geçirdiği değişimlere odaklanan sergiye, bauhaus imaginista incelemelerinin derlendiği “Toplu Araştırmalar” ile “Türkiye Tasarım Eğitiminden Örnekler” eşlik ediyor.

Detaylı bilgi…

Andy Warhol, UNIQ Expo | 7 Kasım – 29 Mart

Andy Warhol, UNIQ Expo
Andy Warhol, UNIQ Expo

2017 Aralık ayında, Leonardo Da Vinci: Dahi İstanbul’da sergisiyle açılışını yapan UNIQ Expo, Belçika’dan sonra dünyanın en kapsamlı Da Vinci sergisine ev sahipliği yapmıştı. Ardından Joan Miro, Cezeri ve Antonio Nunziante gibi sanatın dahilerini sanatseverlerle buluşturan UNIQ Expo bu kez, Pop Art sanatının öncüsü Andy Warhol ile kapılarını açıyor. 7 Kasım’dan 29 Mart’a kadar görülebilecek sergide Andy Warhol’ün 60 orijinal eseri yanında Linchtenstein, Indiana, Rosenquist, Mel Ramos gibi farklı Pop Art sanatçılarının eserleri de sergiye eşlik edecek.

İlginizi çekebilir: Pop Art Hakkında Her Şey

Detaylı bilgi…

Hafta Sonu, The Pill | 16 Ocak- 16 Şubat

Hafta Sonu, The Pill

The Pill, Aykan Safoğlu’nun Türkiye’deki ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Hafta sonu sergisi, sanatçının ölüm üzerine yoğunlaşan üçlemesinin ikinci essay filmi olan ziyaret/visit ’in yanı sıra son döneme ait üretimlerini bir araya getiriyor. Analog fotoğrafçılığın temel ilkelerinden yola çıkarak kuir, göç ve mülksüzlükle ilgili sorunları gündeme getiren sanatçı; temel olarak direnç, kutlama ve son dönemde ise yas kavramlarını inceliyor. Sergiye aynı zamanda “Senin Fotoğrafını Çekmek İstedim” başlıklı ve sanatçının Denise Helene Sumi ile gerçekleştirdiği geniş kapsamlı bir sohbetten oluşan metin yayını eşlik ediyor. Salı ve Cumartesi günleri 10.00 -18.00 saatleri arasında gezilebilen sergi, Pazartesi günleri ise ancak randevusu olan ziyaretçileri kabul ediyor.

Detaylı bilgi…

Works, Hood Base| 17 Ocak- 13 Şubat

Works, Hood Base

Yaratıcı fikirlerin bir araya geldiği, birbirinden beslendiği ve birbirini desteklediği ortak bir zemin olmayı planlayan ve kendini çalışma, sergi, atölye, buluşma, paylaşım, ifade ve ilham alanı olarak tanımlayan Hood Base, Alternatecyborg’un (Dilara Özden) Works sergisi ile kapılarını açtı. . Sanatçının anime kültürü ve cyber-punk estetiğinden ilham alan ve teknolojik dejenerasyon ve yapay zekanın evrimi gibi temaları işleyen eserlerine yer verdiği ilk kişisel sergisini 13 Şubat’a kadar ziyaret etmek mümkün.

Detaylı bilgi…

Portreler, İstanbul Modern | 21 Aralık- 3 Mayıs

Portreler, İstanbul Modern

İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi Türkiye’den çıkan en tanınmış portre fotoğrafçılarından biri olan Lütfi Özkök’ün hayatını geçirdiği Stockholm, İsveç’teki arşivinden derlenen bir portre seçkisine ev sahipliği yapıyor. Tesadüflerle dolu bir yaşam öyküsüne sahip olan sanatçının Stockholm ve İstanbul çevrelerinde edindiği tanışıklıklar ile arşivine eklediği fotoğraflarda 50’lerden 90’lara kadar olan dönemde sanat ve edebiyatın önemli isimlerini hatırlıyoruz. Beckett’ın belki de en çok kullanılan pozlarından birinin de yer aldığı sergiyi 3 Mayıs’a kadar ziyaret edebilirsiniz.

Detaylı bilgi

Söylenir ve Yarım Kalır Bütün Aşklar Yeryüzünde II, Borusan Contemporary | 14 Eylül – 8 Mart

Söylenir ve Yarım Kalır Bütün Aşklar Yeryüzünde II, Borusan Contemporary
Söylenir ve Yarım Kalır Bütün Aşklar Yeryüzünde II, Borusan Contemporary

Adını, Turgut Uyar’ın şiirinden alan Söylenir ve Yarım Kalır, Bütün Aşklar Yeryüzünde II sergisi, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu için Necmi Sönmez küratörlüğünde hazırlanmış. Uluslararası sanatçıların bir araya geldiği sergide, şiir ile görsel formların imgesel birlikteliğinden hareket edilerek çağdaş sanat koleksiyonuna farklı bir bakış açısı getirilmesi hedeflenmiş. Video-heykelden fotoğrafa, neonlardan interaktif dijital çalışmalara birçok “deneysel” yaklaşımı ön planda tutan sergiyi Turgut Uyar’ın dizeleri görselleştiriyor. 8 Mart’a kadar görebileceğiniz bu çağdaş sanat çalışmalarıyla yolunuz mutlaka kesişmeli.

İlginizi çekebilir: Ahmet Rüstem Ekici’den Borusan Contemporary, Perili Köşk

Detaylı bilgi…

Bir Yol Öyküsü: Fotoğrafın Ardında 180 Yıl, Pera Müzesi |  5 Aralık – 1 Mart

Bir Yol Öyküsü, Pera Müzesi

Engin Özendes’in üstlendiği sergide yer alan on fotoğrafçı Coşkun Aral, Laleper Aytek, Ali Borovalı, Murat Germen, Sinan Koçaslan, Yusuf Sevinçli, Alp Sime, Lale Tara, Serkan Taycan ve Cem Turgay; bilinen ilk grup fotoğraf gezisinin gerçekleşmesinin 180. yıldönümünde aynı rotayı günümüz teknikleri ile yeniden yorumluyor. 1839 yılında Marsilya limanından yola çıkıp fotoğraf çekmek üzere yirmiyi aşkın şehri ziyaret eden Émile Jean Horace Vernet , Charles Marie Bouton ve Frédéric Auguste Antoine Goupil-Fesquet’in altı aylık yolculuğuna güncel bir övgü niteliği de taşıyan sergiyi 1 Mart’a kadar görebilirsiniz.

Detaylı bilgi...