The Assessment: İklim Krizinin Verdiği Yetkiye Dayanan Çarpıcı Bir Distopya
Geleceğimizin sterilize edilmiş distopik bir versiyonu gibi görünen The Assessment, Fleur Fortuné’nin yönetmenliğinde 2025’in en huzursuz edici bilim kurgu anlatılarından biri olabilecek potansiyelde. Başrollerinde Alicia Vikander ve Elizabeth Olsen’ın yer aldığı film, iklim felaketlerinin ardından inşa edilen ‘yapay’ bir düzende geçen ebeveynlik değerlendirme sürecini konu alıyor. Tüm doğal döngülerin yerini kontrollü algoritmaların aldığı bu dünyada, çocuk yapmak lüks değil; izin gerektiren bir ayrıcalık. Mia ve Aaryan adlı çiftin evine bir hafta kalmak üzere gönderilen ‘görevli’, yalnızca onların ebeveynlik potansiyelini değil, insanlık algılarını da teste tabi tutuyor. Film, minimal mekan tasarımı, rahatsız edici sessizlikleri ve klinik atmosferiyle izleyiciyi ilk dakikadan itibaren içine alıyor. Bir yanıyla kontrollü, diğer yanıyla duygusal olarak çökmekte olan bir dünya tahayyülü sunuyor.

Editör Notu: Yazının devamı spoiler içermektedir.
Filmin distopyası, klasik “kıyamet sonrası” toz bulutlarının ötesinde; varlıklı, havalı ve steril. Ne var ki bu sterilite, filmin en kanlı ve kişisel çatışmalarını da besliyor. Mia’nın serasında yanan bir çiçek yalnızca bir bitki değil; bir nesilden diğerine aktarılan belleğin yok oluşu. Aaryan’ın kodladığı yapay varlıklar arasında bir kedinin ya da maymunun olması, yalnızca kaybedilmiş türlerin simülasyonu değil, gerçek sevgiyi taklit etme çaresizliğidir. Film, bu noktada yalnızca doğayla değil, duygularla da olan bağımızı sorgulatıyor. Sanki her dokunuş, her duygu, her karar önceden test edilmiş bir sürüm gibi. Özgür Demirtaş’ın ıslak rüyaları gibi, yazılım, yazılım, yazılım…
Virginia karakteri filmin anahtarı. Yalnızca bir değerlendirici değil, sistemin bizzat kendisi gibi. Onun çocuk gibi davranması, Mia’nın rahmini değil zihnini hedef alıyor. Film boyunca Virginia’nın Mia ile Aaryan arasındaki sınırları sürekli ihlal etmesi, yalnızca ahlaki değil, varoluşsal bir tehdit olarak büyüyor. Ve finalde gelen “uygun değilsiniz” cümlesi, yalnızca sistemin kararı değil, izleyicinin de kalbine yöneltilmiş bir tokat oluyor. Deliriyoruz nasıl uygun olamazlar diye.

Mia, karakterinde kırılganlığı ve direnci aynı anda taşıyor. Özellikle sera sahnelerinde gözle görülür bir duygu durumu mevcut. Virginia ise tam anlamıyla tedirgin edici; tatlı yüzlü, ölçülü kelimelerle gelen bir kaos gibi. Oyunculuklar, filmin atmosferini inşa eden en önemli yapıtaşlarından biri. Mia’nın, kokusuz yapay bebeğe bakarken gözlerinde beliren boşluk, filmin tüm duygusal yükünü tek sahnede topluyor nerdeyse. Gerçek ile taklit arasındaki çizgi öyle inceliyor ki o anda, izleyici olarak biz de neye bağlanmamız gerektiğini sorguluyoruz.
Filmin finali, distopik anlatılarda görmeye alıştığımız o “umut kapısı”nı sunmuyor ama onun yerine gerçekliği seçen bir kadının hikayesini önümüze bırakıyor. Mia’nın eski dünyaya geçişi, yalnızca bir kaçış değil, doğaya, zamana ve anneliğe duyduğu inançla bir direnişe dönüşüyor. Yol üzerindeki kuş ölüsü, bir çok kadrajdan daha etkili. Aaryan’ın yapay çocuğuyla kurduğu ilişki, teknolojinin sonsuz olanakları içinde bile duygusal bir çöplükte kalmış erkekliği temsil ediyor. Filmin distopyası, çığlık atmayan ama içten içe çürüyen bir sistem üzerine kurulu. Ve Mia’nın son gülümsemesi, tüm bu sessizliğin içinde duyulan en net ses.

The Assessment, büyük efektler ya da dev final sekanslarıyla değil; küçük kırılmalar, bastırılmış travmalar ve sessiz çatışmalarla izleyicide kalıcı bir iz bırakıyor. Belki de bu yüzden bir bilim kurgu olarak kodlamak doğru olmayabilir. Distopya, burada yalnızca bir fon değil; insanlığın duygusal evrimini test eden bir laboratuvar. “Uygun değilsiniz” cümlesinin altındaki gerçek soru şu: Bu kadar yapaylaşmış bir dünyada hala çocuk büyütmeye gerçekten kim uygun olabilir ki? Film yalnızca ebeveynliği değil, sevgiyi, kaybı ve umut etme yetimizi sınava sokuyor özetle…
Kapak Fotoğrafı: hollywoodreporter.com
İlginizi çekebilir: Sine Magger’dan Netflix’te Bu Ay Neler Var

Eralp Alper







Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!