2025 Cannes Film Festivali’nin izleyiciler tarafından en çok övgü alan filmlerinden “The Love That Remains”i 13. Boğaziçi Film Festivali’nde izleme fırsatı bulmuşken filmle ilgili hissettiklerimi paylaşmak istedim. İzlandalı yönetmen Hlynur Pálmason bu kez, İzlanda’nın sert doğasını ve sıra dışı imgelerini kullanarak bitmiş bir evliliğin geride bıraktıklarını anlatıyor.

the-love-that-remains_nyff63_1-scaled
The Love That Remains | Fotoğraf: IMDb

Bir grup aile ferdinin uzunca bir sofra etrafında yemek yeme sahnesiyle başlayan filmin ilerleyen sahnelerinde balıkçı teknesinde çalışan Magnus ile sanatçı Anna’nın boşanmış bir çift olduğunu anlıyoruz. Magnus, çocuklarıyla zaman geçirebilmek için eski evine sık sık uğruyor; ayrılıklarına rağmen aile olma hâlinin kırıntıları hâlâ sürüyor. Aslında film boyunca ortak anılara tutunarak hayatta kalmaya çalışan bir ailenin dağılışına seyirci oluyoruz.

Pálmason bu dağılmayı, İzlanda’nın uçsuz bucaksız doğasından mantar fotoğraflarına, ortadan ikiye ayrılan bir balığın metaforundan mevsim geçişlerine kadar geniş bir görsel şiirsellikle anlatıyor. Kimi zaman gerçek dışı görünen imgeler, karakterlerin duygularından daha somut hâle geliyor.

the-love-that-remains_nyff63_4
The Love That Remains | Fotoğraf: IMDb

Filmin anlatısı bize hiçbir zaman Magnus ve Anna’nın ayrılma sebebini vermiyor; kaldı ki yönetmenin derdi de bu değil gibi. Gemideki arkadaşları Magnus’a neden ayrıldıklarını sorduğunda bilmediğini söyleyip öfkeleniyor. Çocuklarını ziyarete gittiğinde orada kalmak, Anna’yla yeniden yakınlaşmak istiyor. Aslında Magnus da izleyici gibi bu ayrılığı anlamlandırmakta güçlük çekiyor. Anna ise çocuklarının bakımını üstlenirken, bir yandan da sanatını hayatının merkezine alıyor. Magnus’un hayatındaki varlığını ailecek geçirilen zamanla sınırlıyor. Anna bu durumdan pek şikayetçi gibi durmasa da paslı metallerden yaptığı topraksı eserler bu ayrılışın onun üzerinde görünenden daha derin etkiler bıraktığını hissettiriyor.

the-love-that-remains_nyff63_3
The Love That Remains | Fotoğraf: IMDb

Pálmason’ın neredeyse absürt sayılabilecek diyalogları ve lirik dil tercihi, her ailenin kendine özgü tuhaflıkları olduğunu ve büyüyen çocukların ebeveynleri hakkında giderek artan kafa karışıklığını da yansıtıyor. “The Love That Remains”, ayrılığın açıklanabilir bir olay değil, yaşanabilir bir süreç olduğunu hatırlatıyor. Aşk biçim değiştirerek anılarda, dile getirilmeyen bakışlarda, çocukların oyun oynama biçiminde ve sıradan bir ilginin ısrarında yankılanmaya devam ediyor.

the-love-that-remains_nyff63_2
The Love That Remains | Fotoğraf: IMDb

Bu yıl sonunda Avrupa’da vizyona girecek olan filmin ülkemizdeki vizyon tarihini bilmemekle birlikte filmde oynayan iki erkek çocuğun yönetmenin kendi öz oğulları olduğu fun fact bilgisiyle yazıma son vermek istiyorum. İzleme listenize aldığınız bir film olması dileğiyle…

Kapak Fotoğrafı: IMDb

İlginizi çekebilir: Eralp Alper’den 2025 Cannes Film Festivali’nden Notlar