Yaklaşık üç yıl önce “Hackney Diamonds” isimli son albümlerini incelediğimiz, zamana meydan okuyan efsane grup The Rolling Stones, temmuz ayında “Foreign Tongues” isimli yeni bir albüm çıkardı. Biz 80’li yıllara şahit olduğumuz için kendimizi yaşlı hissederken bu Süper Dedeler, 80’li yaşların ortalarına doğru yol almalarına rağmen hala muhteşem albümlere imza atıyorlar.

Bir önceki albümde olduğu gibi yapımcılığını Andrew Watt’ın üstlendiği albümün kapağındaki görselde, Amerikalı ressam Nathaniel Mary Quinn’in “Trinity” isimli çalışması yer alıyor. Görselde grubun üç üyesinin yüzleri, kolaj benzeri bir teknikle tek bir yüze dönüşmüş gibi tasvir edilmiş. İçinde on dört parça bulunan albümün dört parçası, “Hackney Diamonds” albüm seansları sırasında kaydedilmiş. “Hackney Diamonds”da pop rock klasik rock hakimken, bu albümde kirli blues rock sound’u biraz daha fazla. 

youtube play youtube play

Albümün konuk listesi de hayli kabarık. Grubun turnelerde ve stüdyoda beraber çalıştığı Darryl Jones, Steve Jordan, Matt Clifford gibi isimler dışında Paul McCartney, Robert Smith, Steve Winwood, Bruno Mars, Chad Smith ve Benmont Tench albümde yer alan konuk sanatçılar. 2021 yılında hayatını kaybeden grubun efsane davulcusu Charlie Watts’ın, ölümünden kısa bir süre önce grupla kaydettiği kayıtlar da albümdeki bir parçada kullanılmış.

youtube play youtube play

Albümün açılışını “Rough And Twisted” isimli parça yapıyor. Girişi George Thorogood’un “Bad To The Bone” parçasını anımsatan şarkı albümdeki en blues parça. Sözlerinde Muddy Waters’a gönderme olan “Rough And Twisted”, ilk olarak The Cockroaches adıyla sınırlı sayıda beyaz plaklarda yayınlandı. The Cockroaches, grubun 70’li yıllarda küçük mekanlarda gizli konserler vermek için kullandığı takma isimdi.

youtube play youtube play

İkinci parça “In The Stars”, albümden çıkan ilk single. Klasik 80’ler The Rolling Stones havası veriyor. Pop-rock karışımı parça bir önceki albüm olan “Hackney Diamonds”ın sound’unda. Bu yönüyle muhtemelen o dönemki çalışmalardan kalan parçalardan biri.

youtube play youtube play

Üçüncü parça albümdeki favorilerimden olan “Jealous Lover”, albümün funk parçalarından biri. Jagger’ın falsetto vokali yine harika. Şarkıdaki hammond ve rhodes piyanoyu çalan isim ise ünlü müzisyen Steve Winwood. Ardından gelen “Mr. Charm”, klasik The Rolling Stones rock ‘n’ roll sound’unu dans ritmiyle birleştirmiş. Parçada Elon Musk’a gönderme var. Ayrıca “Call me Mr. Charm” sözlerinin geçtiği yer bana 90’lar eurodance klasiklerinden Culture Beat’in “Mr. Vain” şarkısını hatırlattı.

youtube play youtube play

Beşinci parça “Divine Intervention”, kıyamet temalı bir blues rock şarkısı. Southern boogie ritmi ile ZZ Top şarkılarına da benzeyen “Divine Intervention”da The Cure’un solisti Robert Smith de gitar çalıyor. Mick Jagger, Robert Smith’i kayda nasıl davet ettiğini Vulture dergisine verdiği röportajda şöyle anlattı: “Stüdyoda arkası dönük uzun pelerinli bir adam duruyordu. Döndüğünde her yeri ruj içindeydi. Birbirimizi hiç tanımıyorduk. Madem buradasın boş durma içeri geç de bir şeyler çal dedim. İş birlikleri bazen böyle gelişir.”

youtube play youtube play

Yine öne çıkardığım parçalardan biri “Ringing Hollow”, bir nevi Amerikan rüyasının çöküşünü anlatan bir country rock şarkısı. Nakarat kısmını beraber söyleyen Mick Jagger ve Keith Richards, çocukluklarından beri hayran oldukları Amerika’nın yozlaşmasını özellikle “Lady Liberty don’t look so good when there’s a tear in her grown” (Cübbesinde bir yırtık varken Özgürlük Heykeli pek iyi görünmüyor) dizesiyle anlatıyor.

youtube play youtube play

Hemen ardından gelen “Never Wanna Lose You” bir başka favorim. Herkesi dans ettirebilecek bu enerjik parça albümün adeta disko bölümü. Zaten albüme katkıda bulunan isimlerden Bruno Mars’ı da bu şarkıda cowbell çalarken görüyoruz. Ayrıca synthesizer ve back vokallerde Robert Smith, piyanoda yine Steve Winwood var.  

youtube play youtube play

Charlie Watts’ın ölümünden önce kaydedilmiş davul kayıtlarının kullanıldığı, rock ‘n’ roll-punk karışımı “Hit Me In The Head” şarkısını bir cover parça takip ediyor. Neo soul klasiklerinden Amy Winehouse’un “You Know I’m No Good” parçası, Mick Jagger’ın mızıkasıyla güzel bir blues parçası haline gelmiş.

youtube play youtube play

Onuncu parçayla beraber albümün öne çıkardığım şarkılarından üçü arka arkaya geliyor. “Some Of Us”, Keith Richards’ın mikrofonda olduğu, albümün en duygusal parçalarından biri. Bu güzel baladın sonunda Mick Jagger’a Keith Richards da eşlik ediyor ve parça harika bir düete dönüşüyor.

youtube play youtube play

Basta Paul McCartney’in olduğu “Covered In You”, özellikle Mick Jagger’ın rap’e yakın vokaliyle oldukça isyankâr bir havada. “Hackney Diamonds” döneminden kalan parçada, Paul McCartney’in funk tarzındaki bas yürüyüşü isyankâr havayı daha da arttırmış.

youtube play youtube play

Ardından gelen “Side Effects” çok güzel bir klasik rock parçası. Parçanın sözlerini Jagger, Richards ve Andrew Watt birlikte yazmış. Keith Richards’a, Amerikan televizyonlarında gösterilen ilaç reklamlarının sonundaki uzun yan etki uyarıları ilham vermiş. Parça ilaçlar üzerinden toksik bir ilişkideki saplantılı bağımlılığı anlatıyor.

youtube play youtube play

Ronnie Wood’un güzel bir gitar solosunun olduğu balad parça “Back In Your Life” albümün en uzun şarkısı. Albüm, Chuck Berry’nin “Beautiful Delilah” parçasının cover’ı ile kapanıyor. Chuck Berry ve Muddy Waters’ın grubun müziğinde büyük etkisi var. The Rolling Stones’un ilk single’ı olan 1963 tarihli “Game On” da bir Chuck Berry parçasıydı. Bu bağlamda “Beautiful Delilah” albümü kapatmak için özellikle seçilmiş.

youtube play youtube play

Üç sene içinde gelen iki harika albüm bize gösteriyor ki Süper Dedelerin durmaya niyetleri yok. Kendilerine uzun ömürler dileyerek yeni albümlerini dört gözle bekliyoruz. Sonraki yazıda görüşmek üzere.

Kapak Fotoğrafı: rollingstones.com

İlginizi çekebilir: Gürkan Sonat’tan Müzik Dünyasının Günceli: Son Haberlere Bakış