Bu listedeki filmleri IMDb Puanı’na göre değil, 20-25 yıl önceki halinizin gönlündeki puanına göre değerlendirin! Hazır Power Rangers filmi vizyona 90’lar nostaljisini taşımışken, bu hamleyi gördük ve arttırmak istedik.

_KF17640.NEF

90’larda bayılarak izlediğimiz çizgi filmlerden biri daha sinemaya uyarlandı ve bu hafta karşımıza çıkıyor. Power Rangers, bizi yepyeni genç oyuncularla tanıştıracağı kadrosunda ayrıca Bryan Cranston, Elizabeth Banks ve Bill Hader’ı da barındırıyor. Filmin vizyonda yarattığı nostaljik heyecanı fırsat bilerek, yeri hiçbir zaman dolmayacak 90’lar filmlerini hatırlamak istedik:

Bu hafta vizyonda Power Rangers dışında izleyebileceğiniz diğer yeni filmler ise şunlar: Jake Gyllenhaal ve Ryan Reynolds’lı bilimkurgu Life (Hayat), Felicity Jones ve Nicholas Hoult’lu aksiyon Collide (Otoban), aykırı sinemacıya adanmış belgesel David Lynch: The Art Life (David Lynch: Yaşam Sanatı) ve yerli yapımlar Beyaz Balina ile Sonsuz Aşk.

***

90’lar Nostaljisi: En İyi 90’lar Filmleri

My Girl | 1991, Howard Zieff

Annesini kaybetmiş, hayatı ise cenaze levazımatçısı babasıyla geçtiğinden her yanı ölümle çevrili Vada, babasının yeniden aşık olmaya başlamasıyla iyice umutsuzluğa sürüklenmiştir. Bu umutsuzluğu atlatmasına ve hayatı sevmesine ise en yakın arkadaşı Thomas yardımcı olur. 90’ların yıldız çocuk oyuncusu Macaulay Culkin’in başrollerini Anna Chlumsky ile paylaştığı My Girl, hangimizi gözyaşına boğmamış, aşık olmaya heveslendirmemişti ki?

Beethoven | 1992, Brian Levant

90’larda büyümüşler olarak hatırlarsınız dinozorlardan arda kalan zamanımızda önce “Lassie” ardından St. Bernard, en sonunda da Dalmaçyalı cinsi köpekleri öğrenmiş, saplantılı bir şekilde onları sevmiştik. Bu köpek sevgisinin St. Bernard ayağının kaynağıysa kuşkusuz Beethoven serisiydi. Sevgi dolu bir ailede ilgi odağı olan Beethoven adındaki köpeğin mahallenin kötü kalpli veterinerinin yarattığı tehlikeden kaçışını anlatan ilk filmi 1993 ve 2000 yıllarındaki devam filmleri izlemişti.

Free Willy | 1993, Simon Wincer

Yunus ve balina parklarında özgürlükleri ellerinden alınan hayvanlar hakkında bilinçlenmemizi ta çocukluktan sağlayan (fakat bir yandan da yıllar sonra düşününce, filmin çekimleri sırasında gerçek bir balina kullnılmış olmasının etikliğini sorguladığımız) seri “Özgür Willy”, bir katil balina ve onu akvaryum sahiplerinden kurtarmaya çalışan bir çocuğun dostluğunu konu alıyordu.

Mrs. Doubtfire | 1993, Chris Columbus

90’larda iz bırakmış en büyük oyunculardan, usta komedyen Robin Williams’ın en akılda kalıcı rollerinden biri olan Mrs. Doubtfire, eşinden boşandıktan sonra çocuklarıyla vakit geçirmeye devam edebilmek adına yaşlı bir çocuk bakıcısı kılığına giren bir babanın komedi ve dramı iç içe geçiren ikili yaşamını konu alıyordu. Defalarca izlenecek bir aile filmi haline gelen Mrs. Doubtfire, En İyi Makyaj dalında Oscar kazanmıştı.

The Mask | 1994, Chuck Russell

90’lar dendiğinde akla gelen bir diğer komedyen ve onunla özdeşleşmiş karakter, Jim Carrey ve Maske… The Mask, sıradan bir bankacı olan Stanley Ipkiss’in bir gün sokakta gizemli bir maske bulması sonucu, o maskeyi her taktığında özgüven patlaması yaşayan, yeşil suratlı, hırçın, kibirli ve saldırgan bir adama dönüşmesini anlatıyordu. Jim Carrey ve Cameron Diaz’a eşlik eden sevimli köpeği de unutmak mümkün değil!

Maverick | 1994, Richard Donner

Hayvanlarla, dinozorlarla, çizgi roman uyarlamaları ve romantik hikâyelerle büyümüş 90’lar çocuklarını western türüyle tanıştıran film, Mel Gibson, Jodie Foster ve James Garner’lı Maverick olmuştu diyebiliriz. Aksiyon ve komediyi iç içe geçiren bu dolandırıcılık hikâyesi kimin doğru kimin yalan söylediğinin bir türlü anlaşılamadığı bir üçlünün, bir poker turnuvasına katılmak için başvurduğu hileleri anlatıyordu.

Clueless | 1995, Amy Heckerling

90’ların Mean Girls’ü diyebileceğimiz, romantik-komedi türündeki başarısı kadar çağdaş kostümleriyle de dikkat çeken Clueless, Beverly Hills’li bir liseli olan Cher’in ergenlikle ve romantik ilişkilerle başa çıkma çabalarına odaklanıyordu.

Jumanji | 1995, Joe Johnston

Ne yaparsa yapsın, bu yılın sonunda izleyeceğimiz yeni Jumanji’nin Robin Williams’lı bu klasiğin yerini tutamayacağı bir gerçek. Fantastik bir dünyanın kapılarını aralayarak koca bir nesli masaüstü oyunlar oynamaya heveslendiren (ya da oynamaya korkutan?) Jumanji, yeraltından çıkan gizemli ve büyülü bir masaüstü oyunun atılan her zarla tehlikeli sonuçlar doğurduğu bir macera filmiydi.

The First Wives Club | 1996, Hugh Wilson

Başroldeki üç divası (Goldie Hawn, Bette Midler, Diane Keaton) ve eğlenceli müzikleriyle unutulmaz bir feminist öykü anlatan The First Wives Club, kendilerini genç kadınlar için terk eden eski kocalarından intikam almak için birleşen üç üniversite arkadaşının çılgın planlarını konu alıyordu.

Space Jam | 1996, Joe Pytka

Sıradaki filmimiz Türkiye’de basketbol oynamaya hevesli çocukların sayısında gözle görülür bir artışa neden olmuş, Michael Jordan’ın ülkemizde herkesçe tanınmasını sağlamıştı. Çünkü Bugs Bunny ve arkadaşlarının farklı bir evrendeki savaşı ve özgürlüklerini kazanmak için bir basketbol maçını kazanması gerekiyordu ve yardımına ihtiyaç duydukları isim Michael Jordan’dı!

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN