İstanbul’da ilk kez 2017 yılında gerçekleşen, her sene merakla beklenen ve ve Avrupa’nın en prestijli müzik festivallerinden biri olarak kabul edilen Sónar’ın %100 Müzik katkılarıyla BtcTurk, Kia ve Pegasus’un alt sponsorluğunda gerçekleştirilecek İstanbul ayağının dokuzuncu edisyonu 9- 10 Mayıs tarihlerinde Zorlu PSM’de gerçekleşecek. Elektronik müziğin dünyaca ünlü dev isimlerinin sahne alacağı festival, yerli sahnemizin başarılı ve yükselen yıldızlarını da konuk ediyor. İki günlük harika bir keşif maratonu sunan Sónar İstanbul‘un geçmişini, bugününü ve yarınını Zorlu PSM Genel Müdür Yardımcısı Levent Dokuzer‘e sordum. 

zorlu-psm_sonar_afis_1000041294
Zorlu PSM Sónar İstanbul 2025 | Fotoğraf: Zorlu PSM

Sónar İstanbul’da bu yıl; big beat türünü global sahneye taşıyan Grammy ödüllü İngiliz ikili The Chemical Brothers DJ set, minimal techno’nun öncüsü olarak kabul edilen ve  teknolojik yenilikleriyle tanınan Kanadalı efsanevi DJ ve prodüktör Richie Hawtin DEX EFX X0X, Mercury Ödüllü The xx grubunun üyesi, hem bireysel hem kolektif üretimleriyle Florence + the Machine’den Drake’e birçok sanatçıyla çalışarak çağdaş müzikte iz bırakan 2 Grammy adaylığı bulunan müzisyen Jamie xx, Berlin çıkışlı elektronik müzik ikilisi, IDM ve dubstep’i harmanlayarak dinleyicilere farklı bir deneyim sunan Modeselektor DJ set, modern house ve rave sahnesinin yükselen yıldızlarından Kettama ile İngiliz prodüktör Special Request’in enerjik ve nostaljik dokular taşıyan ortak performansı Kettama b2b Special Request, Kanadalı vokalist ve prodüktör özellikle “Working Class Woman” albümüyle tanınan Marie Davidson live, Berlin’in avangart elektronik sahnesinin yenilikçi temsilcilerinden biri; techno, pop ve deneysel sesleri harmanlayarak enerjik performanslarıyla Dj Gigola, İngiltere’nin elektronik müzik sahnesinde kendine özgü bir yer edinen, enerjik setleri ve müzik keşifleriyle dinleyicilere yeni sesler sunan Emerald, Japonya’nın elektronik müzik sahnesinin ilham verici sanatçılarından olup deneysel yaklaşımı ve eşsiz müzik tarzıyla ¥ØU$UK€ ¥UK1MAT$U, afro ritimleri modern elektronik unsurlarla birleştirerek özgün bir tarz yaratan Kilimanjaro, Fransız elektronik müzik sahnesinin dikkat çeken, setlerinde house ve techno’nun melodik unsurlarını öne çıkaran Jersey live, Sónar Istanbul’da sahne alacak yabancı isimler olarak dokuzuncu edisyonuna damga vurmaya hazırlanıyorlar. Türkiye’nin elektronik müzik sahnesinin parlayan yıldızlarından olup dinamik ve enerjik setleriyle dikkat çeken BASHKKA, Türkiye’nin yerel sahnesinde öne çıkan DJ ve prodüktör olan ve kendine has tarzıyla Serenay Alkan, İstanbul’un sahnelerinin dikkat çeken isimlerinden olarak eklektik setleri ve egzotik dokularıyla fark yaratan Venus Exotica, house ve techno müziğin melodik yönlerini öne çıkaran bir DJ olarak setlerinde duygusal geçişlere yer veren Manthem,  progressive house alanında  genç yeteneklerinden TimuÇin Coşkun, enerjik setleriyle dans pistlerini hareketlendiren Marc Gonen, doğal sesleri elektronik alt yapılarla birleştirerek etkileyici bir atmosfer yaratan Gaia Ekho, İstanbul elektronik müzik sahnesinin tanınan isimlerinden Evrim De Evrim ve house ve techno müziğin enerjik tarafını temsil eden genç DJ Just D, Sónar Istanbul 2025’in line-up’ında yer alacak yerli isimlerden bazıları oldu. 9 -10 Mayıs tarilerinde gerçekleşecek etkinlikte Sónar+D Istanbul kapsamında paneller, konuşmalar, atölyeler ve masterclass’lar ücretsiz olarak katılım sağlayabileceğiniz program detaylarına buradan ulaşabilirsiniz. 

d25_lineup_post
Sónar+D İstanbul Afiş | Fotoğraf: Zorlu Psm

Sónar İstanbul’un ilk gününden bugüne kadarki yolculuğunu anlatabilir misiniz? Bugüne kadar Sónar İstanbul bünyesinde kaç sanatçıyı, kaç etkinliği ve kaç müzikseveri Zorlu PSM sahnelerinde ağırladınız? Bu verilere baktığınızda nasıl bir büyüme ve dönüşüm hikâyesi görüyorsunuz?

Sónar, sadece bir müzik festivali değil; sesin, görüntünün, teknolojinin ve deneyimin kesiştiği bir kültür platformu. Barselona’dan dünyaya yayılan bu vizyonun İstanbul ayağında, biz de 9 yıldır Zorlu PSM çatısı altında bu kültürü sahipleniyor ve sürekli dönüştürüyoruz. İlk kez 2017’de 17 sanatçıyla başladık; bugün 200’e yakın sanatçıyı ağırlamış, 50 bini aşkın müzikseveri Zorlu PSM’de buluşturmuş durumdayız. Ama sayıların ötesinde, Sónar Istanbul’un dokusu çok katmanlı: Elektronik müziğin öncülerinden deneysel ses sanatçılarına, sahnede yalnızca ritim değil, bir vizyon da var. Her yıl sadece müzik değil; teknoloji, yaratıcılık ve dijital kültür alanlarında da fikir alışverişinin yapıldığı Sónar +D kapsamında paneller, söyleşiler ve interaktif işler sunuyoruz. Yani bu festival, yalnızca dinlenen değil, düşünülen ve hissedilen bir festival. Ve evet Sónar Istanbul köklerini clubbing kültüründen alıyor, oradan besleniyor ama asla bir clubbing etkinliği değil. O kültürün enerjisini, estetiğini ve hikâyesini alıp sahnede bambaşka bir disiplinlerarası deneyime dönüştürüyor. Bu anlamda Sónar Istanbul, İstanbul’un elektronik müzikle kurduğu en rafine ve en vizyoner bağlardan biri.

Festivalin bugününden neler bekliyorsunuz? Sizin için bu seneyi özel kılan bir şeyler var mı?

Sónar İstanbul’u %100 Müzik’in katkılarıyla 9–10 Mayıs tarihlerinde 9. kez Zorlu PSM’de gerçekleştireceğiz. Yarın saat 18.00’de kapılarımızı açıyoruz. İki gün boyunca Zorlu PSM’nin tüm alanlarından elektronik müziğin en yenilikçi, en vizyoner sesi yükselecek.Bu yıl Sónar İstanbul’da sadece ses değil, aynı zamanda görsel deneyim de öne çıkıyor. 24 metre uzunluğundaki SonarScreen’i, açık çağrıyla başvuran sanatçıların enstalasyonlarına ve canlı performanslarına ayırdık. Sónar +D kapsamında gün boyu paneller, deneyim alanları ve Marshmallow Laser Feast gibi çarpıcı projelerle içerik derinliği yüksek bir program sunuyoruz.

Line-up’a gelirsek: Jamie xx ve The Chemical Brothers gibi iki dev ismin aynı gün ve aynı sahnede yer alması, sadece Sónar Istanbul’a özgü bir deneyim. Türkiye’de ilk kez sahne alacak Jamie xx, Yousuke Yukimatsu ve Jersey, uzun bir aradan sonra dinleyiciyle buluşacak The Chemical Brothers, ve Sónar’ın imzası haline gelen B2B ve AV şovlar… İlk gün Jamie xx, The Chemical Brothers, Emerald, ve Kettama b2b Special Request ile sahne zirveye çıkacak. İkinci gün ise Richie Hawtin’in çığır açan “DEX EFX XOX” şovu, Marie Davidson, DJ Gigola, Modeselektor, Yousuke Yukimatsu ve teatral elektronik müziğiyle dikkat çeken Plus44Kaligula izleyicilerle buluşacak. Sónar Istanbul 2025, Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en kapsamlı ve kurgu açısından en yoğun elektronik müzik festivali olarak öne çıkıyor. Sadece müzik değil; dijital sanat, teknoloji ve yaratıcılık da bu deneyimin ayrılmaz bir parçası.

3-levent-dokuzer-2
Levent Dokuzer | Fotoğraf: Levent Dokuzer

Zorlu PSM gibi bir mekânın fiziksel ve teknik imkânları, sanatçılar için nasıl bir alan yaratıyor? Bu yapının festivalin ruhuna nasıl katkı verdiğini düşünüyorsunuz?

Zorlu PSM olarak sadece bir etkinlik mekânı değil, müziğin geleceğini şekillendiren uluslararası bir sahne olmayı sürdürüyoruz. Her sene sahip olduğumuz ileri sahne teknolojisini daha da geliştirerek ve esnek mekân kullanım olanaklarımızla sanatçılara hayallerini özgürce gerçekleştirebilecekleri bir alan sunuyoruz. Ses, ışık ve görsel altyapının kalitesi, performansların sınırlarını genişletirken bu teknik güç, Sónar İstanbul’un deneysel ve yenilikçi ruhunu destekliyor ve her yıl katılımcılar için unutulmaz bir atmosfer yaratmamıza olanak tanıyor. Aynı zamanda bu atmosfer Türkiye’de izleyici alışkanlıklarını ve kalite beklentisini dönüştürüyor, yükselmesine katkı sağlıyor. Müzikseverlerin 9 senedir Sónar Istanbul’a bu kadar ilgi göstermesinin sebeplerinden birinin de bu olduğunu düşünüyorum.

İnsan, içinden geçip gittiği zamana uyumlanmaya teşne bir varlık. Öte yandan da zaman, kendi ritminde değişimini, dönüşümünü gerçekleştiriyor. O yüzden insanın ilgisi hep bir koşturma halinde. Zaman içerisinde değişen, dönüşen toplumsal ve kültürel atmosfer festivalin yapısına nasıl yansıdı? Sónar İstanbul’un yapısı, değişen dinleyici alışkanlıklarına ve yeni üretim süreçlerine nasıl uyum sağlıyor? Dinleyicilerin ilgisini diri tutmak için nasıl bir strateji izliyorsunuz?

Hem birey olarak hem de bir kültür sanat kurumu olarak zamanın ritmine uyum sağlamak, hatta ürettiğiniz içeriklerle o ritmin ötesine geçmek ve aynı zamanda o ritmi yorumlayarak yeni seslere dönüştürmek bizi hep daha ileriye taşıyor.  Sónar İstanbul’un temel refleksi bunun farkında olarak ona göre şekillenen dinamik yapısı. Elektronik müzik gibi günümüzün dinamikleriyle sürekli evrilen bir disiplinin içinde var olduğunuzda, sadece müzikal değişimle değil, toplumsal ve kültürel dönüşümlerle de yakından temas halinde oluyorsunuz. Çünkü Sónar festivali katılımcısının beklentisi artık sadece bir “konser deneyimi” değil, hikâyesi olan, düşünsel bir çerçeveye oturan, hepimizin fazlaca aşina olduğu dijital dünyayla fiziksel olarak temas etme halimizi iç içe geçiren çok katmanlı bir buluşmaya dahil olmak. Biz de Sónar Istanbul’un yapısını bu beklentilere göre sürekli yeniden tasarlıyoruz. Yeni nesil prodüktörlere alan açmak, disiplinlerarası işlere yer vermek, ses teknolojisi ve sahneleme olanaklarını zorlamak, küratöryel seçimlerimizde en öncelikli başlıklar arasında… İzleyici alışkanlıklarındaki değişimi, sosyal medya dinamiklerinden biletleme tercihlerine kadar sezon içinde yaptığımız gibi mikro düzeyde analiz ediyoruz. Her yıl dinleyiciyle kurduğumuz bağın yeniden tarif edilmesini bir zorunluluk değil, yaratıcı bir fırsat alanı olarak görüyoruz.

Şehrin içinde zaman algısını en derinden hissettiğimiz şey mekânla kurduğumuz ilişkinin niteliği oluyor. Bazen sadece bir mekânda bulunarak anın tadını çıkarırken geçmiş senelerde oralarda gerçekleşen bir şeylerin tadını da hatırlayabiliyoruz. Yıllardır süregelen bir festivalle yılın belli tarihlerinde insanları buluşturan bir etkinliğin organizasyonunda bulunan biri olarak, bir müzik festivaliyle insanları bir araya getiriyor olmak sizin ve kurumunuz için ne ifade ediyor?

En temelde ortak hafıza yaratmak ve kollektif olarak bir dünyanın parçası olduğunu hissetmek diyebilirim. Bir müzik festivaliyle insanları bir araya getirmek sadece eğlenceyle tanımlanmamalı bence. Geçirilen zaman diliminde yaratılan ortak duygu zamana bir iz bırakmakla ilgili bir şey. Her yaştan, farklı milletlerden, farklı eğitim durumlarından, farklı sosyo ekonomik duruma sahip insanların yıllar içinde Sónar Istanbul’da biraraya gelerek ortak hafıza oluşturması sayesinde biz bugün Sónar Istanbul’u 9.kez gerçekleştiriyoruz. Hatta gelecek yılı, yani festivalin 10. yılının planını yapabiliyoruz.

Sónar, müziği de içine katarak tüm deneyim alanlarıyla yıllar içinde sanki bir ritüele dönüştü diye düşünüyorum. Bu ritüel sayesinde sadece bugünü değil, geçmiş yılların duygusunu da ortaklaştırıyoruz. Bu şekilde, Zorlu PSM’nin büyük mekanının da katkısıyla kente dair kolektif bir belleğin parçası oluyor ve müzik aracılığıyla insanlarla kalıcı bağlar kurabiliyoruz.

zorlu-psm_sonar_afis_1000041288
Zorlu PSM Sónar İstanbul 2025 Afişi | Fotoğraf: Zorlu PSM

Sónar İstanbul 2025, ilgililerinin ve meraklıların dışında festivali bu yıl ilk kez deneyimleyecek olanlar için ne gibi keşifler sunmayı hedefliyor?

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Sónar İstanbul’u yalnızca bir elektronik müzik festivali değil; müzik, sanat ve teknolojinin bir araya geldiği çok katmanlı bir deneyim alanı olarak kurguladık. 9-10 Mayıs’ta gerçekleşecek 2025 edisyonu, önceki yıllardan aldığı ilhamı daha da derinleştirerek izleyicilere sabahtan geceye uzanan bir festival deneyimi sunacak. Festival, yalnızca sahnede çalan müzikle değil, katılımcının gün boyunca etkileşime girebileceği içeriklerle de dikkat çekiyor. Gündüz saatlerinde Sónar+D kapsamında gerçekleştirilecek paneller, söyleşiler ve sunumlar; yaratıcı teknolojiler, müzik endüstrisinin geleceği, yapay zekâ, ses tasarımı, yeni medya ve dijital kültür gibi başlıklara odaklanıyor. Türkiye’den ve dünyadan yaratıcı endüstrilerin önemli isimlerini ağırlayan bu program, festivalin düşünsel ve entelektüel boyutunu oluşturuyor. Sadece eğlendiren değil düşündüren ve ilham veren bir festival olma iddiamızı da burada pekiştiriyoruz. Bu yıl ayrıca festival mekânında farklı dijital sanat enstalasyonları yer alacak. Görsel-işitsel üretimlerin sınırlarını zorlayan projeler, katılımcılar için sürprizli ve interaktif bir atmosfer sunacak. Yeme-içme alanımız da bu deneyimin ayrılmaz bir parçası. Bu yıl ilk kez festivalin açık hava bileşeni olarak Vestel Amfi’de konumlandırdığımız Bites & Beats, müziği dünya mutfağının eşsiz sokak lezzetleriyle buluşturuyor. Meksika’dan Hindistan’a, Kore’den Amerika’ya uzanan tatlar eşliğinde müzik aralarında dinlenebilecek, sosyalleşilebilecek bir alan yaratıyoruz. Yenilenen Vestel Amfi’nin mimarisi ve atmosferiyle, katılımcılara daha uzun süreli ve konforlu bir festival deneyimi sunmayı hedefliyoruz.

Sónar İstanbul 2025’in her alanında, katılımcıyı pasif bir izleyici değil; aktif bir deneyim ortağı olarak gören bir anlayışla hareket ediyoruz. Bu yüzden yalnızca müzik dinlemeye değil, düşünmeye, keşfetmeye ve ilham almaya da davet ediyoruz.

Sanatçı ve performans seçim süreçleriniz nasıl işliyor? Çalışmalarınız ne zaman başlıyor, hangi kriterlere özellikle dikkat ediyorsunuz? Ve bu organizasyonun arkasındaki ekipten de biraz söz edebilir misiniz?

Zorlu PSM’de sezon boyunca tüm programımızı oluştururken yaptığımız gibi esasında kültürel trendleri, güncel ve dönemsel eğilimleri yakından takip ediyoruz. Bu sayede, hem bugünün ihtiyaçlarına cevap veren hem de gelecekte iz bırakacak yenilikçi içerikler oluşturabiliyoruz. Sónar’da görsel veya müzikal çalışmalarıyla yer alacak isimleri belirlerken hem müzikseverlerin sevdiği isimlere hem de yeni isimlere yer vermeye gayret ediyoruz. Çünkü yıllar içinde festivalde sahne alan sanatçılar ve performanslar İstanbul’un elektronik müzik sahnesinin gelişimine ve uluslararası sahnelere de ulaşarak katkıda bulunuyorlar. Dolayısıyla Sónar Istanbul’u bir festivalden öte, yaratıcı müziğin ve her türlü sanatsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sunan bir platform olarak da konumlandırıyoruz. Tüm bunları planlamada ve hayat geçirme noktasında yüzlerce kişinin emeği var desem abartmış olmam.

levent-dokuzer-sahne
Levent Dokuzer | Fotoğraf: Levent Dokuzer

İstanbul, kültürel çeşitliliği ve konumu gereği her zaman kendini yenileyen özel bir şehir. İstanbul’un ruhu, dinamizmi ve kültürel çeşitliliği festivalin yıllar içindeki gelişimini nasıl etkiledi sizce?

Sónar gibi global ölçekte bir festivali İstanbul’da düzenlemek, şehri sadece Türkiye içinde özel bir yere koymakla kalmıyor, uluslararası elektronik müzik haritasına da güçlü şekilde yerleştiriyor. Sónar İstanbul, şehrin kültürel çeşitliliği ve dinamizmiyle doğrudan etkileşim içinde şekillenen bir festival. İstanbul’un çok katmanlı yapısı, festivalin içeriğine ve atmosferine yansıyor. Bu yılki programda, The Chemical Brothers ve Richie Hawtin gibi efsanevi isimlerin yanı sıra, İstanbul sahnesinin güçlü temsilcileri Evrim de Evrim ve Ece Özel’in B2B performansı gibi yerel unsurlar da bulunuyor. Bu çeşitlilik, festivalin hem küresel hem de yerel bir buluşma noktası haline gelmesini sağlıyor. Ayrıca, Sónar+D programı kapsamında gerçekleştirilen paneller ve atölyeler, müzik ve teknolojiyi bir araya getirerek şehrin yenilikçi ruhunu yansıtıyor. Ayrıca İstanbul’u da bir kenara bırakarak ifade edersem Türkiye’de en çok dinlenen müzik türlerine baktığımızda, elektronik müzik dünyadaki trende paralel şekilde, her geçen gün dinleyici kitlesini artırıyor. Bu durumun içinde Sonar Istanbul’un payı büyük… Sonuç olarak, İstanbul’un kültürel zenginliği ve festivalin yenilikçi yaklaşımı, Sónar İstanbul’un yıllar içindeki gelişimini ve evrimini doğrudan etkiliyor.

Sónar müzik, inovasyon ve yaratıcılık festivali dünyanın birçok yerinde düzenlenen uluslararası bir yapıya sahip Sónar İstanbul’u uluslararası Sónar ailesi içinde nasıl bir yerde görüyorsunuz? İstanbul’un Sónar dünyasına kattığı özel bir şeyler var mı? Başka şehirlerdeki Sónar festivalleriyle nasıl bir iletişim içindesiniz?

Sónar Istanbul, uluslararası Sónar ailesi içinde sadece bir durak değil, kendine özgü kimliğiyle ayrışan çok özel bir bileşen. İstanbul’un haritadaki gibi doğu ile batıyı birleştiren kültürel katmanları, enerjisi yüksek genç sahnesi ve farklı izleyici profili, festivalin yaratıcı DNA’sını besleyen çok kıymetli kaynaklar sunuyor. Bu yönüyle İstanbul, Sónar evreninde sadece 9 senedir kesintisiz devam eden bir festival olarak karşımıza çıkmıyor, hem yenilikçi hem de benzersiz bir perspektif kazandırıyor. 2017’den bu yana attığımız her adım, bu küresel yapının bir parçası olmanın ötesine geçip, Sónar İstanbul’un kendi sesini ve etkisini üretmesini sağladı. Etkinliği hem yerel hem uluslararası alanda merakla takip edilen bir festivale dönüştürdü.

2025 yılında Sónar İstanbul katılımcılarını neler bekliyor, neler vaat ediyorsunuz?

Festivalimizde başta Türkiye olmak üzere Birleşik Krallık, Fransa, Japonya, Kanada gibi çeşitli ülkelerden 25’ten fazla elektronik müzik sahnesinde öne çıkan birbirinden başarılı yerli-yabancı müzisyen/sanatçı yer alıyor.Programımızda yer verdiğimiz 25’ten fazla sanatçı arasında Jamie xx, Yousuke Yukimatsu ve Jersey Türkiye’de ilk defa Zorlu PSM’de müzikseverlerle buluşacak. Bu isimlerin yanında, efsane isim The Chemical Brothers Dj set, Richie Hawtin DEX EFX X0X, Modeselektor DK set, Kettama b2b Special Request, Marie Davidson live, Dj Gigola, Emerald, KILIMANJARO, BASHKKA, Serenay Alkan, Venus Exotica, Manthem, Timucin Coskun, Marc Gonen, Gaia Ekho hybrit set, Evrim de Evrim B2b Ece Özel ve Just D yer alıyor. Katılımcıların yalnızca müzik değil aynı zamanda paneller, konuşmalar, atölyeler, masterclass’lar, AV gösterimleri gibi diğer etkinliklerle hem yenilikleri keşfetmesine hem de eğlenceli aktiviteler ile güçlü sosyal bağlar kurmasını hedefliyoruz. Öte yandan bu yılki festivalde henüz kapılarını açan yemek alanımız “Bites & Beats” ile dünya mutfaklarını ve müziği bir araya getiriyoruz. Müzikseverler yoğun bir müzik maratonunun yanı sıra Meksika, Amerika, Hindistan ve Kore mutfaklarından seçkin sokak lezzetleriyle de benzersiz bir gastronomik deneyim de yaşamış olacaklar.

youtube play youtube play

Kişisel olarak en merak ettiklerinizi de sormak isterim. Festivalin perde arkasında çalışan biri olarak hangi sanatçıları merakla bekliyorsunuz?

Sanatçısından çalışanına kadar verilen emeğe en yakından şahit olan ve her detayına hakim biri olarak benim için en zor soru bu herhalde 😊 2 gün boyunca 5 farklı sahnemizde müzik kesintisiz devam edecek bu sebeple duyduğumda beni müziğiyle çağıran sahneye doğru tüm gece boyunca yolculuk edeceğim. Bir müziksever olarak Jamie xx ve The Chemical Brothers gibi iki dev ismin aynı gün ve aynı sahnede yer alması, sadece Sónar Istanbul’a özgü bir deneyim. Bunu kaçırmak istemem.

youtube play youtube play

Gelecek sene için biraz heyecan yaratmak ister misiniz? Şimdiden biraz heyecan dalgası yaratmak ister misiniz?

Gelecek sene Sonar Istanbul’un 10. senesi olacak. Bizim gibi büyük kurumlar ve organizasyonlar için 10 çok önemli ve unutulmayacak bir yaş oluyor. Hem kendimiz hem de müzikseverler için 10. yılımıza yakışır bir program hazırlayacağız. Hazırlayacağız diyorum ancak belli olan isimler var, sadece Sónar Istanbul 2025’in keyfini rahatça çıkaralım diye bu isimleri şimdilik söylemiyorum 😊 Her sene yaptığımız gibi gelecek sene de katılımcılar dünya çapında sanatçıları Zorlu PSM’de dinleme fırsatı bulacaklar diyebilirim.

Kapak Fotoğrafı: Levent Dokuzer

İlginizi çekebilir: Özge Bal’dan Dünyadan Popüler Müzik Festivalleri