Season Seven'dan Japon Meyhanesi: Lezzetli Bir Pop-Up’a Düşmek
Şehrin en lezzetli tatlarını kaçırmak konusunda FOMO(Fear Of Missing Out – Kaçırma Korkusu) yaşayanlar, merak etmeyin, yalnız değilsiniz! Kendisine güvendiğim damak tadım ve ben, keşiflerle ara sıra burada olacağız. Serimize ilk olarak Season Seven’ın “Japon Meyhanesi” konseptli tadım etkinliği ile başlıyoruz. Japon Meyhanesi bir pop-up mutfak ve “kaçırdım anksiyetesini” tetikleyecek türden! Uzak Doğu’nun rafine lezzetleri, küçük meyhane dokunuşlarıyla birleşince ortaya unutulmaz bir akşam çıktı. Suadiye’deki Machi’de gerçekleşen bu özel geceye dair gusto detayları aşağıda.
Season Seven’in “Japon Meyhanesi” etkinliğinde masalardan biri bizimdi. İlk olarak, Umut Şef’in, Oğuz Şef’in ve tüm ekibin ellerine sağlık diyerek başlamak istiyorum.
Detaylara gelecek olursak:
Etkinlik Suadiye’de yer alan Uzak Doğu restoranı Machi‘de gerçekleşti. Ortam ambiyans olarak çok güzel; şık bir ortamda casual vakit geçirmek ve özel anları paylaşmak için harika. Ben şahsen bir date’imde buraya gelmek isterim. Mekan tasarımına ek olarak aldığımız servis de çok keyifliydi. Garsonlar, bus-personlar, restoran müdürü ve kısacası tüm ekip bir fine dining disipliniyle her ayrıntıyı takip etti. Burak Bey de alçak gönüllülüğüyle deneyimi akılda kalıcı bir noktaya taşıdı.

Menü toplam beş course’tan oluşuyordu. Başlangıç olarak mini bir sürpriz daha eklendi menüye: Season Seven’in imzası Ramen Shot. Damak tadım yumuşak bir giriş istediği için bu kez pas geçtim ama aklım orada kaldı. Bir sonraki etkinlikte ilk onu deneyeceğim, söz.
Tadıma, daha doğrusu deneyimimize, bir “hoşgeldin içkisi” ile başladık. O günkü moduma uygun, soft bir başlangıç oldu. Peru Maki ile tat yolculuğuna başladım. Tempura Kuşkonmaz ve Akya Ceviche birbirine inanılmaz yakışmış. Makilerin altında yer alan aguancile sosta kullanılan kişniş, sevmeyene sevdirecek şekilde zekice hazırlanmış.
Daha sonra masaya Balıkçı Sezar ve Mangolu Köz Biber Tartar geldi. Uzak Doğu havasını meyhane kültürüyle füzyon etme konusunda doğru bir hamle olmuş. Köz biber tartardaki acılı ezme esintisi, kokteyllerimizi rakıyla değiştirme fikrini aklımıza soksa da yoldan çıkmadık. Ben şahsen bazı tatları birleştirmeyi sevdiğim için ikisinden de birazcık ana yemek için ayırdım. Ama gelen ana yemek aklımı başımdan aldı, doğruyu söylemek gerekirse: Akya & Rezene.
Tabak tasarımı hem dengeli hem de gerçekten çok şıktı. Miso ile marine edilmiş akya, esmer tereyağlı rezene sosu, patlıcanlı patates püresi ve bok-choy ile servis edildi. Üzerindeki somon havyarları, damak tadında ihtiyaç duyulan umami dengesinde harikalar yarattı. Son parçasına kadar tabağı silip süpürdüm ki normalde ben akya ve palamut türü balıkların aşırı hayranı değilimdir. Ona rağmen defalarca yemek isteyeceğim tabaklar arasına girdi.
Tatlı kısmında kendimi yemeğe kaptırmışım fotoğraf çekmeyi unutmuşum; şeflerden rica etmek zorunda kaldım. Coconut Sticky Rice. Güzeldi. Tatlıda pirinç kullanılması bize çok tanıdık geldiği için yabancılık çekecek biri olacağını sanmıyorum. Tabak, mango dondurma ve Hindistan cevizi crumble ile birlikte servis edildi. Lime kabuğunun her zaman sihirli bir gücü vardır, bu sefer de günün yorgunluğunu bir kenara bıraktıran, damakta kalan tatları ferahlatan harika bir bitiriş oldu.
Bir sonraki etkinliği kaçırmamak için Season Seven sayfasını takip etmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Ben doğum günümü de onların lezzetleriyle kutladığım için zaten bir müptelayım ama siz de mutlaka deneyimlemelisiniz. Machi’yi ayrıca ayrı bir not olarak düşüyorum — Anadolu Yakası’ndaki en özel restoranlardan biri. Google Maps & TikTok Maps listelerine eklensin, gelecekteki date’ime de buradan mesajı yolluyorum!
Kapak Fotoğrafı: Karya Erdem
İlginizi çekebilir: Tuba Nil Dengiz’den Zensational Dokunuşlar: İsokyo’da Asya Mutfağına Yenilikçi Bir Bakış

Karya Erdem 










Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!