Ayvalık ve Cunda’dan Öneriler: Kuzey Ege’nin Keşif ve Gastronomi Rotası
Kuzey Ege, yıllar geçtikçe, belki de sen ona yaklaştıkça kendini sana daha çok açan, hâlâ keşfedilmemiş onlarca rotasıyla her defasında heyecanlandıran bir yer. Ayvalık ve Cunda ile hikâye ise kalabalıktan uzaklaşıp gerçek dokusuyla buluştuğunda başlıyor. Üreticileriyle tanıştıkça hikâyelerine ve ürünlerine bağlanıyor, eve dönerken götürmek istediğin onlarca lezzeti fark edip bir sonraki ziyareti dört gözle bekliyorsun. Bu yazıda üç güne sığdırılmış bir Ayvalık-Cunda deneyimi bulacaksınız.
Ayvalık
Kürşat Zeytin Evi
Her Ayvalık yolculuğunun mutlaka uğranması gereken duraklarından biri, Kürşat Zeytin Evi. Zeytinyağı fabrikası, kafesi ve Kürşat’ın hemen hemen tüm ürün seçkilerini bulabileceğiniz bu mekân, sadece alışveriş yapmak için değil; zeytinyağı üretimini öğrenmek ve keyifli zaman geçirmek için de ideal. İş birliği yaptığı markaların kişisel bakım, aksesuar, kitap gibi birçok farklı ürünü de uyum içinde sergileniyor. Kürşat Zeytin ve Zeytinyağları’na Cunda, Ayvalık ve İstanbul başta olmak üzere pek çok yerden ulaşabilirsiniz ancak yılın ilk hasadına her zaman önce burada ulaşabileceğinizi unutmayın. Favorilerim: Biberiye çeşnili zeytinyağı, erken hasat ve organik zeytinyağı.
İlginizi çekebilir: Miray Süer’den Bir Zeytin Hasadı Hikâyesi
Tik Mustafa’nın Yeri
İstanbul’dan Ayvalık’a geldiğinizde birinin size hızlıca “Ege’ye hoş geldin” sofrası kurmasını istiyorsanız, günün her saati Tik Mustafa’nın Yeri‘ne yerine uğrayabilirsiniz. Sizi karşılayan zeytinyağlılar dolabında karar vermek zor olsa da ne seçerseniz seçin sıcak karşılamayı hissedeceğiniz kesin. Börülce, kabak, enginar, soslu midye ve ciğer, bizim favorilerimiz oldu.
Melin Cafe
Belki de son yıllarda beni en çok mutlu eden yerlerden biri oldu. Bu seyahatimde yeni tanıştık; kısa bir kahve molası için uğradık ancak tüm günü burada geçirmek isteyecek kadar büyüledi beni. Melin Cafe, ASKEV’in (Ayvalık Sanat Kültür Eğitim Vakfı) botanik bahçesi içinde yer alan taş binalar arasında kurulmuş. İçinde 65 farklı bitki türü ve 16 tropikal bitki bulunan bu harika bahçe sadece bir kafe değil; aynı zamanda elde ettiği tüm geliri gençlerin eğitimine burs olarak aktaran sosyal bir girişim. Burada içilen her kahve, yenen her yemek biraz da geleceğe katkı. Menüsü kurucu şef İrem Aksu’ya emanet. Sade, lezzetli ve özenli bu menü özel günlerde de tercih edilecek kadar şık.
Trata Ayvalık (Lokasyon: Doğa o gün nereye gün batımını uygun görüyorsa!)
Bu başlık, bilenlerin aklına hemen “Trata Ayvalık“ı getirecektir. Trata Ayvalık, gezici bir restoran. Şef Tayfun Gökşin her gün farklı bir mekânda – kimi zaman bir koyda, kimi zaman bir zeytinlikte; bazen doğanın tam ortasında ya da kültürel bir mirasın yanında – hava ve rüzgâr koşulları nereye işaret ediyorsa sofrayı oraya kuruyor. Misafirlerine gün içinde konum bilgisiyle davet gönderiyor. Her şeyin taptaze ve yerel olduğu bu sofrada 10 farklı yemek sunuluyor. En iyi eşlikçiler ise doğanın sesi ve gün batımı.
Menü mevsime göre şekilleniyor ama deniz ürünleri daima başrolde. Benim için kaya levreği, pancar, peynir karışımı ve ahtapot unutulmazdı. Trata, sadece lezzetli yemekler için değil; farklı coğrafyaları keşfetmek ve geçmişle bugün arasında kültürel bir köprüde yer almak için de etkileyici bir deneyim. Bu ziyaretimizde beni Pateriça mevkii ve köyleriyle tanıştırdığı için Trata’ya sonsuz teşekkürler!
İlginizi çekebilir: Kübra Kağan’dan Trata Ayvalık
Cunda
Ayna Restaurant
Ayna’ya adımınızı attığınız ilk anda şıklık, sadelik ve samimiyeti hissedersiniz. Kaçıncı ziyaretim olduğunu hatırlamıyorum ama her seferinde beni ilk defa gelmişim gibi heyecanlandırmayı başarıyor. Çok özenli ve özgün bir menüsü var. Bu yazıyı yazarken burnuma “şımarık pilav”ın kokusu geliyor sanki. Sütte balık, kekikli ballı lorlu börek, Cunda tazesi, şımarık pilav ve tatlı sevmeyenleri bile mutlu edecek lorlu pasta ile tuzlu karamelli çikolatalı tart… Eğer Cunda’yı gastronomi rotasına çevirmek istiyorsanız Ayna mutlaka listede olmalı.
L’Arancia
L’Arancia‘nın en özel yanı, İtalyan pişirme tekniklerini ve soslarını Ege’nin lezzetleriyle buluşturması. Cunda merkezde, mimarisiyle hemen dikkat çeken ve oldukça popüler bir yer. Kahvaltıdan akşam yemeğine kadar uzanan geniş bir menüsü var. Ege’nin peyniri, reçelleri, zeytinleri, sebzeleri zaten kahvaltıya ayrı bir lezzet katarken; L’Arancia’nın dokunuşlarıyla bu deneyim daha da özel hale geliyor.
Frenk Cunda
Cunda’nın taş sokaklarında, Rahmi Koç Müzesi’ne giderken Taksiyarhis Kilisesi Sokağı’nda karşınıza çıkan Akdeniz esintili bir kokteyl bar. Eğer merkezden biraz uzaklaşmak ama müzikten kopmak istemiyorsanız Frenk ideal bir adres. Sabah erken saatlerde Cunda uykudayken sokaklarda gezmek isterseniz, burada kitabınızı okuyup karadutlu limonatanızı yudumlayabilirsiniz.
Atölye Patika
Doğayla uyum içinde yaşamayı amaçlayan çok yönlü bir sanat ve zanaat atölyesi. Doğadan ilham alan bu mekânda sanat, zanaat ve bitki şifası aynı çatı altında. 2012 yılında sanatçı ve otacı Emine Boyner Kürşat tarafından kurulan Atölye Patika’ya adım attığınızda farklı bir dünyaya geçiyorsunuz. Eğer sizin de benim gibi ilgi alanlarınız arasında bitkiler, kokular, ritüeller ve sanat varsa buraya kelimeler yetmeyebilir. Atölye Patika’yı kendi anlatımıyla keşfetmek isterseniz linke göz atabilirsiniz. Bana en güzel hediyesi “Cadı Kazanı” oldu. Burada kişisel bakım ürünleri, doğal yağlar, tuzlar, sabunlar, kokular ve el işi tasarımlarla tanışabilirsiniz.
İlginizi çekebilir: Eylül Aytan’dan Emine Boyner ile Röportaj
Bonus: Cunda Rahmi M. Koç Müzesi
Taksiyarhis Kilisesi’nin 2014 yılında Koç Müzecilik Vakfı tarafından başlatılan iki yıllık restorasyon çalışması sonucunda Cunda Rahmi M. Koç Müzesi açıldı. İstanbul ve Ankara’daki örneklerinde olduğu gibi; denizcilik, sanayi, ulaşım ve iletişim temalı zengin bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Sabah erken saatlerde ziyarete gelirseniz, vitraylardan süzülen gün ışığıyla oluşan renk paleti görülmeye değer. Seyahat amacınız ne olursa olsun, müzeler her zaman radarınızdaysa bu mekânı da mutlaka listenize alın.
Kapak Fotoğrafı: Trata
İlginizi çekebilir: Gastro Magger’dan Çeşme’de Lezzet Peşinde

Miray Süer 










Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!