Avusturya’da neredeyse 50 yıldır teknolojik sanatlar alanında dünyanın en saygın festivali ve platformu olarak kabul edilen Ars Electronica, bu yıl Zorlu PSM ve Piksel.Creative Solutions partnerliği, Diageo Türkiye desteğiyle 21-28 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor. Medya sanatının en ilgi çekici örneklerinden Cod.Act’in titreşen kinetik heykeli Cycloïd-E, Marc Vilanova’nın elektromanyetik şelalesi Cascade, Universal Everything’in bedene tepki veren dijital evreni, Martyna Marciniak’ın yapay zekâ ve gerçeklik sınırlarını sorgulayan Anatomy of Non-Fact’ini görme şansını bence kaçırmamalısınız. Özcan Ertek, İmelda Kuyumcu & Gözde Betülay Yorulmaz, Ceren Su Çelik gibi Türkiye’den genç yetenekler de bu uluslararası platformda yer alacak. Ars Electronica İstanbul 2025; sergilerden canlı performanslara, çocuk atölyelerinden sanatçı konuşmalarına uzanan zengin programıyla 8 gün boyunca Zorlu PSM’de her yaştan misafire benzersiz bir dijital sanat deneyimi sunuyor. Bu vesileyle Ars Electronica İstanbul 2025’in şehrimize gelmesi zihnimin kapılarını açtı. İlham verdiklerini yazmaya çalıştım. Keyifli okumalar.

ars-electronica
ARS ELECTRONICA Afişi | Fotoğraf: Zorlu PSM

E.M. Ciroan, Var Olma Eğilimi kitabında “Hangi seviyede cereyan ederse etsin, yaşamımız ancak görünür formları parçalamak için gösterdiğimiz çabalar oranında gerçekten bizim yaşamımız olacaktır. Can sıkıntısı, umutsuzluk, hatta iradesizlik bize bu konuda yardım edecek, ama onları eksiksiz bir deneyime dönüştürmek, başarısız olma tehlikesini de göze alarak ayağa kalktığımız ve bu olumsuzlukları yaşamsallığımızın yardımcıları haline dönüştürdüğümüz zamana kadar onları yaşamak koşuluyla.” sözleriyle içinde bulunduğumuz bedenin ve ruhun içerisinde kendimizi bulabilme ve gerçekleştirebilme ihtimaline dair yol haritası veriyor.

Hiçbir Şey, Yaşamın Kendisi Kadar Anlam İmkânı Barındırmaz

Dünya bir bilinmez. Biz onun tarafından kuşatılmış durumdayız. Parçası olduğumuz bütünden azade ya da değil onunla etkileşim haline girmeden yaşamla uyumlanmanın bir yolu yok. Algılanan, gerçekte var olan, algılamak istenilen dünya kavramları, gerçeğin bulunduğu düzlemde insanı hareketsiz de bırakabilir, durmaksızın bir hareket halinin içine de sokabilir. Yaşamımızın bir gün sonlanacağını biliyoruz. Yaşama dair yegâne olarak bildiğimiz şey bu. Bu bilginin varlığıyla hayatla ilişkilenirken bin bir bilinmezin içine girer çıkarız. Tüm bu bilinmezin içinde hiçbir şey, yaşamın kendisi kadar anlam imkânı barındırmaz.

Günümüz dünyasında formumuzu oluştururken başkalarının filtrelerinden sıyrılamadığımız, onların gözüne göre şekillenmekten kurtulamadığımız, zamanın telaşına yenik düşmemek için kendimizi açıklama, anlama ve anlamlandırma yetilerimizi neredeyse yitirdik. Her şeyin ve insanın bu dünyadaki varlığı insana çok şey söylüyor. Benliğimiz türlü meselelerden dolayı parça parça. O yüzden yaşamın her saniyesini sonmuş ama aynı zamanda ilk kez yaşıyormuş gibi yaşamak bu dünyaya dair bir merak ve farkındalık yaratıyor. Bu nesnelerle ve insanlarla kurduğumuz ilişkilerin boyutunu değiştiriyor. Her şeye rağmen insan, kendi varlık alanını yaratmak için anlam dünyalarının kapılarını insanlarla, nesnelerle, düşüncelerle zorluyor… Tüm bu ilişkilenme biçimleri bazen bizi bir eserin üreticisi, bazen de eşlikçisi oluyor… Bunca sözü, 21- 28 Ekim tarihleri arasında Zorlu PSM’de gerçekleşecek, eşlikçisi olabileceğiniz bir etkinliği sizinle paylaşabilmek için yazdım. Detayları aşağıdaki satırların arasında bulabilirsiniz.

cascade-by-marc-vilanova-in-gnration-braga-photography_adriano-ferreira-borges-2023-1
 Cascade by Marc Vilanov | Fotoğraf: Adriano Ferreira Borges

Festival hakkında biraz daha detay vermemiz gerekirse; teknolojik sanatlar alanında dünyanın en saygın festivali ve platformu olarak kabul edilen Ars Electronica; tarih boyunca teknolojik gelişmelerin sanata nasıl yeni boyutlar kazandırdığını görmek için değerli bir alan yaratıyor. Sanat, teknoloji ve toplumsal dönüşümün kesişim noktasında duran Ars Electronica, 1987’dan beri Linz kentinde gerçekleşiyor. Festivalde; yapay zekâ ile üretilmiş sanat eserlerinden etkileşimli enstalasyonlara, DJ setlerinden çocuklar özel yaratıcı atölyelere uzanan geniş bir program bulunuyor.

flock-of_bitstudio_3
Flock Off | Fotoğraf: bit.studio

Festivalin programında birçok dikkat çeken detay bulunuyor. Mesela; Cycloïd-E ile Cod.Act adeta canlıymış gibi hareket eden bu hipnotik kinetik heykel mekânı titreşim ve rezonansla dönüştürüyor. Elektromanyetik dalgaları bir şelaleyi andıran bir ışık ve ses performansına dönüştüren Marc Vilanova’nın Cascade’inden hiper-gerçeklik ve yaoay zekâ üzerine düşündüren Martyna Marciniak’ın Anatomy of Non-Fact’e kadar yerel ve uluslararası isimler 8 gün boyunca Zorlu PSM’de bir araya geliyor. Çocuklar ise teknoloji ile yaratıcı ilişkiler kurmanın yollarını keşfediyor.

Kapak Fotoğrafı: bit.studio

İlginizi çekebilir: Emre Eminoğlu’ndan Noise Media Art Kurucuları ile Röportaj