Caz davulcu Öner Karaçuha, keyboard & synth’de Çağkan Irmak Koç, bas gitarda Enver Ferah, trompette Oğuz Can Bilgin ile birlikte kaydettiği yepyeni albümü “a new era begins” ile dinleyicisiyle buluştu. No Land, Dipnot ve Manthis gibi gruplarla yürüttüğü projeler devam ederken Karaçuha’nın yeni albümü, kurduğu döngüsel anlatı ve içerdiği müzikal keşiflerle dikkat çekici bir yolculuğa dönüşüyor.Bugüne kadar İstanbul, Ankara, Eskişehir gibi pek çok şehirde ve Bozcaada Caz Festivali gibi etkinliklerde sahne alan Öner Karaçuha, Hayyam Stüdyoları’nda sekiz saat gibi bir sürede canlı kaydettiği 11 parçalık albümü “a new era begins” ile yola çıkmayı, yolda olmayı ve yeni başlangıçları sorguluyor. Öner Karaçuha ile müziğinin geçtiği yollara dair sohbet ettik.

5993f322-557a-47a7-99aa-7a038d4c595e
“A New Era Begins” albüm kapağı | Fotoğraf Kaynağı: Öner Karaçuha

“A New Era Begins” albümünü yolda olmak üzerine inşa etmişsin. Müzikle kurduğun ilişkiye dönüp baktığında müzikal yaşamının nasıl bir yolculuğu olduğunu ve olacağını düşünüyorsun?

Müzik ve davul benim tutkum.  Tutkumun içinde kendimi, evreni ve çevremi keşfetmeye çalıştım hep. Sabırlı , heyecanlı ve meraklı bir yolculuktu. Üreterek devam eden bir yolculuğumun olacağını düşünüyorum her zaman. Ürettiğim şeyleri canlı olarak performansa  dökmek , yolculuğumun her zaman en zevkli kısmı olduğunu ve olacağını düşünüyorum. 

Albüm, senin ve müziğin açısından nasıl bir dönemin ifadesi olarak ortaya çıktı?

Aslında albüm ismini koyarken çağımızın ve bireysel hayatlarımızın ortak bir değişim içinde olduğunu hissettim hep. Hem hayatlarımızın  ve yaşadığımız çağın ortak bir devinim ve değişim içinde olduğu kanısı beni bunu düşündürmeye itti. Her şey bir döngünün için de, belki de kendi döngümü kırmak çabası…  ama hayatın döngüsünden de ilham alarak. 

youtube play youtube play

Kimlerle birlikte çalıştın? Albümünün nasıl bir kayıt yolculuğu oldu?

Albümü Quartet olarak çaldık. Kayıtları Hayyam stüdyoların live olarak kaydettik. Sonradan üstüne eklediğimiz kayıtlar oldu tabi. Trompet de Oğuzcan Bilgin, Bas gitarda Enver Ferah ve Klavye ve synth da Çağkan Irmak Koç ile bütün temaları hep beraber işleyerek ve prova ederek son haline getirdik. Sin parçasında Sahand Lesani ve New Try parçasında Gökhan Ulusoy gitarlarıyla eşlik ettiler. Albümün mix ve masteringi Ertuğrul Güdül’e ait.

Albümde nasıl bir anlatı dünyası kurmayı hedefledin? Müziğin anlatmak ve vurgulamak istediğin meselelere nasıl bir altyapı sağladı? Ya da müzik nasıl bir yol gösterici oldu sana?

Albüm aslında intro ve outro ile birlikte geleneksel bir kurgu taşıyor. Bir yandan da Konsept bir yolculuk ve sıra var. Yaşanılan ve devam eden bir hikaye ve yolculuğun müzikal bir anlatımı var.  Müzikleri hep beraber düzenledik , dolayısıyla hep beraber bir yolculuğun izleri de var. Müzikal ve hisli bir paylaşımın içinde bir sürü duyguyu barındırıyor. İsyan var, keşif var, hayal kırıklıkları var…. Telaşlı ve gergin bir intro ile daha huzur ve sakinlik dolu bir outro arasında ki onlarca insani duygunun anlatımları var. Yolu görmeye çalıştık belki de, yolda olmaya çalıştık…

0fd0db4c-3582-4dfe-8822-9db19d7a2e3b
Öner Karaçuha, Çağkan Irmak Koç, Enver Ferah,Oğuz Can Bilgin | Fotoğraf Kaynağı: Öner Karaçuha

Evden her çıkışımızın yeni başlangıçlara, yeni ihtimallere gebe olması fikriyle oluşturulan konseptin etrafında şekillenen bir albüm bu. Albüm özelinde ve kişisel olarak “ev” kavramı senin için ne ifade ediyor? Albümde şarkıların aracılığıyla “ev” kavramına nasıl bir bakış açısı oluşturmaya çalıştın?

Ev herkesin sahip olduğu bir evren aslında. Hep benzer duygular benzer hisler yaşıyoruz. Ama yolculuklarımız farklı. Ev anlatacak bir şeylerimizi biriktirdiğimiz bir fanus gibi. Başlangıçlar ve bitişler arasında geçen zaman dilimi ve içeriği çok da farklı sayılmaz hayatlarımızda . Fakat o zaman dilimini anlatma isteği, üretime dökme isteği bence bunu benzerlik hissinden ayırıyor. Yani özgün olma arzusu gibi. Sonra yolculuk ama tek başına değil, hep beraber bir yolculuğun içindeyiz zaten. Yolculuk için tercih ettiğimiz bir sürü ruh ve insan oluyor, bazıları kalıyor bazıları gidiyor. Ev tam olarak bu döngünün için de nefes alıp duygularımı tekrar ve tekrar dinlediğimiz fanus gibi. Tabi ki yolculukları,  hissiyatları anlatabilmek için tekrar bir yolculuğa çıkmak lazım . Tam da bu noktada gerçek yol arkadaşları bulmak gerekiyor. “A new era begins” işte bu fikirle kafamda oluşmaya başladı. Dört müzisyen yol arkadaşı olduk ve bu albümü ortaya çıkardık. Tabii ki bu da bir yolculukta iyi, kötü, zor ve kolay; her durum ve duygu yaşandı, kalanlar ve gidenler oldu. Sonra evlerimize geri dönebildiklerimizle geri döndük. Yeni yolculuklar için…..

1eae1db8-4e9d-42df-9c3f-4e9715f84e79
Öner Karaçuha | Fotoğraf Kaynağı: Öner Karaçuha

Caz, hayatın şeklinden ve akışından en çok etkilenen müzik türü. Gündelik yaşamın hangi unsurları, ritimleri ve duyguları albümünde kendine yer buldu? 

Nefes almak , korkmak, keşfetme isteği, heyecan, stress, ölümden korkmak, yalnızlık, huzur…. İnsani duyguların çoğu yer buldu diye düşünüyorum. Body parçası  babamın şiirlerinden biri olan Unutma için yaptığım bir düzenlemeydi. Kamil Hajiyev babamın şiirine nefes olmuştu. 2020 yılında yayımlanmıştı. Body parçasını bu albümde tekrar beraber düzenledik. Yol arkadaşlarıma minnettarım her cümleleri için. Ve Erkan Oğur’un MorDağlar parçası tabi ki. Renkler  de var hislerde , ritimlerde. 16 parçası da bu açıdan , 13/16’lık bir ritim figürüne sahip. Konserlerde özellikle 16 parçasında akışın içinde olmak ayrı bir haz veriyor bana.

Dinleyicine ya da müziğinle ilk kez karşılaşacak olanlara bir şeyler söylemeni isteyeceğim. Bu albüm nasıl bir dinleme deneyimi vaat ediyor? Neler söylemek istersin?

Yolculuklar güzeldir. Yolda olmak da… Cesaret ister, dinginlik ister, üretmek ve ifade etme arzusu ister. Dinlemek ve sindirmek çok zor artık hayatta. O yüzden nasıl bir deneyim olur bilemiyorum. Ama hissedebilmeyi vaat ediyor olabilir. Eve ve huzura bir şekilde geri dönebilmeyi vaat ediyor olabilir bence. 🙂 Hisler ve yolculuklar dünyasında yeni bir çağ her zaman başlayacak. Bizler olmasak da. 

Kapak Fotoğrafı Kaynağı: Öner Karaçuha

İlginizi çekebilir: Enes Kudu’dan Soft Analog Röportajı