Pop müzik dediğimizde eminiz ki hepimiz aynı ismi düşünürüz: 50 yıldan fazla zamandır içinde bulunduğu sanat dünyasına adını altın harflerle yazdıran, ülkemizin süperstarı Ajda Pekkan! Neredeyse bir günde popüler olup yine bir günde hafızalardan silininen isimlerle dolu günümüzün müzik dünyası içerisinde, gerçekten de “kimler geldi, kimler geçti” ama yıllar “Ajda Pekkan” ismini eskitemedi. Tam da Ajda Pekkan’ın zamansızlığını yansıtan müthiş bir çekimden bahsedelim öyleyse. Gelin, önce pop müziğin yaşayan efsanesi Ajda Pekkan ile birlikte dünden bugüne ilham ve haz peşinde yaşanmış bir hayata dair nostaljik bir yolculuğa çıkalım, ardından da yolculuğumuzu yazının sonunda karşınıza çıkacak harika bir haber ile noktalayalım, ne dersiniz? 

Ajda Pekkan şarkıları deyince, eminiz ki çoğumuz hemfikirizdir; biraz kederli ve nostaljik hissettiğimizde de, tam tersine yerimizde duramadığımız ve doya doya dans etmek istediğimiz zamanalarda da en güzel eşlikçilerimiz olur o şarkılar. Bir hayli kırılgan olduğu her halinden belli ama aynı zamanda isyankarlığından ödün vermeyen ve cesur o ses, Ajda Pekkan’ın sesi. Hepimiz onu eşsiz sesiyle tanıyor, muhteşem şovlarıyla biliyoruz; peki ya 50’li yılı aşkın kariyer yolculuğu?

Ajda Pekkan’ın şarkıcılık tutkusu Çamlıca Kız Lisesi’ndeki öğrencilik dönemlerine dayanıyor aslında. Tutkusunun hayata geçmesi ise, kardeşi Semiramis’in de desteğiyle, kendisini “Il Cielo In Una Stanza” şarkısıyla kabul ettirdiği, dönemin en popüler gece kulübü Çatı’da sahne almasıyla oluyor. Ajda Pekkan’ın müzik kariyerinin tam da bu noktada başlayıp ilerlediğini düşünebilirsiniz ancak pek çok sanatçının aksine, Pekkan sahnelerden sinemaya değil, sinemadan sahnelere geçiyor. 1963 yılında Ses dergisinin, sinemaya yeni yüzler kazandırmak amacıyla açtığı kapak yıldızı yarışmasına katılıyor ve birinci seçiliyor. Ajda Pekkan’ın profesyonel kariyeri bu noktadan sonra başlıyor diyebiliriz.

Avrupai görünümü ve tavırlarıyla Yeşilçam’ın gözde oyuncularından biri olan Pekkan’ın ses yeteneği çok geçmeden fark edilince, rol aldığı pek çok filmde çeşitli şarkılar seslendiriyor. İlk filmi “Adanalı Tayfur”da seslendirdiği “Göz Göz Değdi Bana” şarkısı 45’lik plak olarak yayınlandıktan bir süre sonra, 1965 yılında, kendine ait ilk plağı olan “Her Yerde Kar Var – 17 yaşında” piyasaya sürülüyor. Peşpeşe yayınlanan birden fazla plaktan sonra, 1967 yılında çıkardığı “İki Yabancı – Bang Bang” 45’liği ile aranjman dalında satış rekoru kırıyor ve başarılarının ardı arkası kesilmiyor.

1980 yılında Eurovision Şarkı Yarışması’nda ‘Petrol’ şarkısı ile ülkemizi temsil eden Ajda Pekkan’ın müzik dünyasındaki yılların eskitemediği ve her döneme hitap eden yeri, 60’lardan başlayarak müziğe getirdiği Batı atmosferine dayanıyor, şüphesiz. Pekkan, bir röportajında şöyle söylüyor: “Eskiden “Ajda Pekkan ne yapmaya çalışıyor?” derlerdi. Bu tarz bir pop müziği yoktu. Etnik müzikler vardı veya Barış Manço, Ersen ve Dadaşlar, Moğollar vardı. Ben onların arasından böyle bir anda “İki Yabancı” ile falan çıktım. Sonra pop müziğinin bir anlamda başlangıcı oldum.” Tam da bu yüzden Türk Pop Müziği’nin süperstarı olarak tanıdığımız Ajda Pekkan, Hoş Gör Sen‘den Ya Sonra‘ya, Haykıracak Nefesim Kalmasa Bile‘den Bambaşka Biri‘ne, Palavra‘dan Yeniden Başlasın‘a; hepimizin hayatında iz bırakan unutulmaz parçaların sahibi. O kadar ki, bir şarkısının adını duyalım, hepimiz başlarız içimizden mırıldanmaya, o kadar aşinayızdır, o kadar tanıdıktır ki Ajda Pekkan şarkılarının melodileri bizlere. Onu farklı kılan en önemli özelliklerinden biri de bu, özgün ve farklı oluşundan ödün vermeyerek herkese bu denli hitap etmeyi başarmış olması.

Pop müziğin ülkemizde sektörel hale dönüşmesinde hep onun şarkılarının; yalnızca şarkılarının da değil, sürekli kendini yenileyen görünümünün ve şık giyiminin payı var. 1978 yılında Paris’in ünlü Olympia müzikholünde, Enrico Macias ile verdiği konserlerden söylediği Fransızca, İtalyanca, Arapça ve Japonca şarkılara o hepimizin süperstarı ve Türk pop müzik tarihinin bir numaralı yorumcusu. Üstelik yalnızca müziğin de değil, Ajda Pekkan kuşkusuz, modanın da süperstarı. Cesur ve farklı tarzı ve zamanın ötesindeki kendine özgü stiliyle de onu her dönemin stil ikonu olarak tanıyoruz. Pop müziğin yalnızca şarkılarla değil; imaj, görünüm, sahne performansları ve bitmek bilmeyen bir enerji ile tamamlanması gerektiğinin en başarılı örneği kendisi.

50 yılı aşkın kariyer yolculuğu boyunca tutkularından hiç vazgeçmeyerek, kendi hazzının peşinde koşan ve bu yolda karşılaştığı engellerin ayağına takılmasına izin vermeyen, tersine hep daha güçlü bir şekilde ayağa kalkan Ajda Pekkan, özgüvenli duruşuyla da hepimize ilham veren efsanevi bir isim.

Ve işte harika haberimiz; Magnum’un bu seneki yüzü Ajda Pekkan oldu! Bu özel haberle bağlantılı olarak, moda dünyasının dahi fotoğrafçıları Mert & Markus ile müthiş bir çekim gerçekleştirildi. Çekim boyunca Ajda Pekkan’ın yıllar geçse de bitmek bilmeyen enerjisi, özgün tarzı ve ilham dolu ruhu adeta konuştu diyebiliriz. Ortaya çıkan efsane kareleri sizlerle paylaştığımız için çok heyecanlıyız:

 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

imgimg