Kral Günü’nde Amsterdam: Wings’lenin, Şehrin En Eğlenceli Gününü Keşfediyoruz!
Bir tarafta her gün bisiklet kullanacak kadar akışın tadını çıkaran, diğer yanda ise dünyanın ne dediğine bakmadan kurallarını kendi belirleyecek kadar özgür bir destinasyondan bahsedeceğiz. Fakat dürüst olmamız gerekiyor: Çünkü bazı şehirler, gerçek yüzünü dışarıdan gelenlere göstermek istemez. Doğru zamanını yakalamanız gerekir. Biz de Amsterdam’ı keşfetmek için en eğlenceli günde yola çıkıyoruz. O usul usul gitmesi gereken bisikletlerin destinasyonuna ulaşmak için nasıl birden hızlanmaya başladığını izleyip günün ilk ışıklarına kadar devam eden o gecelerin aslında bir bardak matcha ile yoga stüdyosunda bittiğine tanık oluyoruz. Müziğin son ses olduğu sokaklarda hayallerinizi gerçeğe çevirmeye hazırsanız Wings’lenin, gerçek Amsterdam’ı Kral Günü’nde keşfediyoruz.

Hollandalı tasarımcı Marcel Wanders, “Amsterdam, yaratıcılıkla yaşayan ve nefes alan bir şehir. Bir an 17. yüzyıldan kalma bir binaya giriyorsunuz; bir sonraki an kendinizi start-up şirketlerinin olduğu bir merkezde buluyorsunuz.” diyor. Hayalleri konusunda sınır tanımayan özgür ruhları, kendileri gibi insanlar ile tanışıp sokaklarda eğlenecekleri bir güne davet etmek istiyoruz. Amsterdam’ı keşfetmek için en keyifli zaman olan Kral Günü’nü, en ayrıcalıklı şekilde deneyimlemek istiyorsanız Wings’in fırsatlar sunan dünyası ile hayallerinize bir bir tik atabilirsiniz.
Amsterdam 101

“Biri” olmanız gerekmeyen ama olmak isterseniz de bütün imkânlara sahip olduğunuz Amsterdam’a hoş geldiniz! Bu şehrin ruhunda; özgürce hayal kurmak ve bu hayalleri dolu dolu yaşamak var. Özellikle Kral Günü’nde bütün şehrin bir sokak partisine dönüştüğü Amsterdam’ın onlarca etkinliği arasından hangisini seçeceğinize karar vermeye çalışırken FOMO yaşamamak için minimum dört gününüzü bu şehre ayırmanızı öneriyoruz! Gelin, Wings’in dünyasından aldığımız ilhamla Amsterdam’ın en iyilerini keşfedelim; hayallerimize ayrıcalıklı bir şekilde tik atalım.
Seyahat programınızı yapmadan önce hatırlatalım; Wings ile Amsterdam’ın tüm otellerini %10’a varan indirim ayrıcalığıyla deneyimleyebilirsiniz.
Nerede Konaklayalım?

Amsterdam’ın her mahallesi farklı bir deneyim sunuyor. Tam da bu noktada nerede konaklayacağınıza karar verirken nasıl bir deneyim yaşamak istediğinizi göz önünde bulundurmanız önem taşıyor. Turistik noktalara yürüyüş mesafesinde olmak isterseniz Centrum’u tercih edebilirsiniz. Eğer Amsterdam deneyimini tam anlamıyla yaşamak isterseniz; mutlaka Jordaan ya da De Pijp’de kalmanızı öneriyoruz. Jordaan, otantik bir Amsterdam deneyimine sanat galerileri ve butik kafeleri ile şık bir şekilde cevap verirken De Pijp sizi şehrin enerjik yüzü ile tanıştırıyor. Gastronomi ve miksoloji sahnesinin en eğlenceli örneklerini keşfedebileceğiniz bu mahalle; şehrin en genç ruhlu noktası.
Kral Günü

Sizi hemen Hollanda’nın en eğlenceli vakti olan Kral Günü ile tanıştırmak istiyoruz! Öncelikle bu gün Amsterdam’da olacaksanız valizinize mutlaka Hollanda Kraliyet ailesinin rengi olan turuncu bir kıyafet koymayı unutmayın! Kral Willem-Alexander’ın doğum gününü kutlamak adına sokakların bir parti alanına dönüştüğü 27 Nisan bayram günü, aslında bir akşam önceden başlıyor. Yani Hollanda’ya gittiğinizde bu bayramı kutlamaya 26 Nisan’dan başlayacağınızı haber verelim! Bol bol dans edilen ve hep beraber şarkıların söylendiği bu bayramda, Hollandalı aileler eski eşyalarını satmak için sokaklara bit pazarı da kuruyor. Şimdiden iyi eğlenceler!
Amsterdam’ı Kral Günü’nde keşfederken Wings ile yapacağınız alışverişlerde yurt içine kıyasla %50 daha fazla Mil Puan kazanabilirsiniz.
Mutlaka Görülmesi Gerekenler
Kanal Turu

Amsterdam’a özellikle Kral Günü için geliyorsanız asla kanal turunu atlamamanız gerekiyor. Başta, kanal turu yapmak kulağa çok turistik geliyor olabilir fakat bazı aktivitelerin turistik olmasının bir sebebi var! Kanal turu, özellikle şehirde yürürken gözünüzden kaçabilecek gizli bahçelere, su üstü evlerine ve tarihi antrepolar için size bir keşif alanı taşıyor. Kral Günü’nde ise sokak partisinin kanala taştığını söylemeliyiz! Bu dönemde doğrudan parti tekneleri de kiralanabiliyor. Fakat bu özel turlar için önden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.
Rijksmuseum

Amsterdam’da bulunan dünyaca ünlü modern sanat müzelerine gitmeden önce ülkenin sanat tarihini anlamak için mutlaka Rijksmuseum’a uğramalısınız. Hollanda’nın Altın Çağı’na dair geniş bir koleksiyon sunan bu müze; ülkenin kültür belleğinde önemli bir görev üstleniyor. Ayrıca her kat belirli bir temaya göre planlandığı için bu müzeyi gezmek çok keyifli. Özellikle Hollanda sanat tarihinde önemli yere sahip olan Rembrandt, Johannes Vermeer ve Frans Hals’ın eserlerini de bu müzeye gittiğinizde incelemelisiniz.
Van Gogh Müzesi

Sırada, Hollanda’nın en keyifli ve en önemli müzelerinden biri var: Van Gogh Müzesi! Fırça darbeleri ve renk kullanımı ile sanat tarihinde unutulmaz bir yer edinen Van Gogh’u tanımak ve gerçekten anlamak adına bu müze önem taşıyor. Kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplar ile iç dünyasına bir kapı aralayan Van Gogh Müzesi, sanatçının 200’den fazla orijinal tablosuna, 500’den fazla çizim, mektup ve eskizine yer veriyor. Müzede, özellikle Van Gogh’un Ayçiçekleri, Patates Yiyenler, Çiçek Açan Badem Ağaçları, Arles’daki Yatak Odası gibi ikonik eserlerini görme imkânı bulunuyor.
De 9 Straatjes

Amsterdam’ı yereli gibi deneyimlemek istiyorsanız mutlaka elinize bir matcha alıp De 9 Straatjes’de bir yürüşe çıkmalısınız. Birçok restoran ve butiğin bulunduğu bu bölge; hem alışverişe çıkmak hem de oturup günün tadını sakince çıkarmak için çok keyifli bir seçenek. Ayrıca bu sokağa uğradığınızda, şehrin ilk fotoğraf müzesi olarak geçen Huis Marseille’i ziyaret etmenizi de öneriyoruz.
Vondelpark

Eğer daha önce Hollanda’ya gittiyseniz veya giden biri ile konuştuysanız bu ülkede parkların ne kadar önemli olduğunu mutlaka duymuşsunuzdur! Bize göre parkta piknik yapılmadan dönülen bir Amsterdam gezisi, kesinlikle eksik kalmıştır. Özellikle Amsterdam’a havalar ısındığı zaman gidiyorsanız şehrin en ünlü parkı Vondelpark’a mutlaka uğramalısınız. Eğer deneyiminizi biraz daha lokalleştirmek istiyorsanız Sarphatipark’a da şans vermenizi öneriyoruz!
Mutlaka Yapılması Gerekenler

Amsterdam’da daha uzun kalmayı planlayanlar ve şehri yereli gibi deneyimlemek isteyenler için listemize devam ediyoruz! Öncelikle Amsterdam’ı yereli gibi deneyimlemenin altın kuralı bisiklete binmek! Fakat bu sırada dikkat etmeniz gereken birçok detay bulunuyor. Öncelikle Amsterdam’da bisikletlerin sinyal vermesi ve trafik ışıklarına dikkat etmesi çok önem taşıyor. Özellikle bisiklet kullanmak konusunda kendinizi çok atik hissetmiyorsanız; bu deneyimi şehrin daha sakin kısmı olan Oost bölgesinde ya da Vondelpark’ta gerçekleştirebilirsiniz. Jordaan bölgesinde bulunan antik pazar Noordermarkt’a pazartesi sabahı veya cumartesi günü uğramalısınız. Ayrıca eski bir tersaneyi dönüştürerek bir kültür merkezi yaratan NDSM Wharf’a mutlaka gitmeniz gerekiyor! Son olarak adrenalin tutkunlarını ‘DAM Toren’in çatı katında yer alan salıncağa alabiliriz.
Amsterdam’da Ne Yenir?

Öncelikle, bir liman kenti olan Amsterdam’da harika deniz ürünleri yemek için hazırlanmanızı öneriyoruz. Çok kültürlü yapısı ile katmanlı bir gastronomi deneyimi sunan Amsterdam’ın şeflerinin ise çok iddialı olduğunu söylemeliyiz. Malzemeye farklı bakış açıları ile yaklaşarak kuralları yıkan şeflerden stroopwafel gibi etkisi Hollanda sınırlarını aşan tatlılara kadar çok lezzetli bir gastronomi turuna çıkıyoruz.
Kahvaltı & Brunch

Amsterdam’a özel kahvaltı & brunch listesini sizinle paylaşmak için çok heyecanlıyız. Çünkü söz konusu modern bir kahvaltı anlayışı olduğunda, farklı kültürleri bir araya getiren Amsterdam, bu konuda gerçekten harika bir iş çıkarıyor. Amsterdam’da ilk sabahınıza biraz geç başlamak isterseniz romantik atmosferi ile Cafe Ami’de nefis bir Egg Benedict yemelisiniz! Ayrıca eklektik bir kahvaltı menüsü için Bakers & Roasters’a, hafif sandviçleri ve tatlı fırın ürünleri için Bakhuy’s Amsterdam’a uğrayabilirsiniz. Olur da canınız bir Türk kahvaltısı çekerse şef Esra Acar Koç’a Belly Pepper’da merhaba demeyi atlamayın. Ayrıca brunch’ınızı nefis kokteyller eşliğinde gerçekleştirmek isterseniz Ted’s All Day Brunch’a, çeşitli menüsü ile yerellerin popüler noktası Dignita’ya mutlaka bir şans tanıyın. Farklı mutfakları ön plana alan Little Collins’e de mutlaka uğramanızı öneriyoruz! Son olarak vegan besleniyor veya yeni tatlar denemek istiyorsanız sizi Koffie ende Koeck’e alalım.
Ayrıca kahvaltıdan önce veya sonra tatlı eşliğinde leziz bir nitelikli kahve içmek isterseniz; şehrin kahve kültürüne yenilik getiren Yusu, özellikle muzlu ekmeğinin yanına matcha’larını çok sevdiğimiz Toki’yi mutlaka öneriyoruz!
Öğle Yemeği

Amsterdam’ın gastronomi sahnesi çok yaratıcı olduğu için öğle yemeklerinizi genellikle geleneksel reçeteleri keşfetmeye ayırmanızı öneriyoruz. Bu noktada; özellikle haziran ayından itibaren tezgâhta daha fazla görmeye başladığımız şarküteri ürünü Herring için mutlaka Vishandel MOP’a uğramalı geleneksel Hollandse Nieu yanına Kibbeling söylemelisiniz. Ayrıca Herring’i lokallerin favorisi olan Frens Haringhandel’de sandviç şeklinde denemeden Amsterdam’dan ayrılmamalısınız.
Herkesin konuştuğu Hollanda’nın geleneksel lezzetlerinden Bitterballen’ı yemek için de BallenBar’a, güveç Hachée’yi denemek için The Pantry’e, leziz bir köfte için ise gezgin gurmanların sıklıkla bahsettiği t’Heemelrick’e uğrayın deriz.
Ayrıca öğle yemeği için organik ürünleri ile lokallerin bir klasiğine dönüşen Gartine’ye gidebilir; The Duchess’in hafif ve modern sofralarına konuk olabilirsiniz.
Akşam Yemeği

Gelelim, gastronomi turumuzun en heyecanlı noktasına! Çünkü Amsterdam’ın gastronomi sahnesi, genç şefler ile gerçekten çok iddialı bir portre çiziyor. Öncelikle Amsterdam biletinizi aldıktan hemen sonra malzemeleri sabah toplanıp akşam sofranıza koyan Restaurant de Kas’a rezervasyon mutlaka yaptırmanız gerekiyor. Ayrıca birçok kişinin neredeyse Amsterdam’a gelmesinin ana sebeplerinden olan Dennis Huwaë’nin Michelin yıldızlı restoranı Daalder’e gitmenizi öneriyoruz. İki yıldızlı sofrasında gastronominin tiyatral versiyonunu unutulmaz bir şekilde yaşayacağınız 212’yi ve geleneksel Hollanda mutfağını Top 50 listesinin önerilerinden biri olan Breda’da denemelisiniz. Ayrıca Hollanda mutfağına egzotik bir dokunuş getirerek sınırları zorlayan Joris Bijdendijk’in övgüler ile bahsedilen restoranı RIJKS’e mutlaka uğramanızı öneriyoruz.
Geleneksel Tatlılar

Amsterdam’dan bahsedip tatlıları anmadan yazıyı bitirmemiz doğru olmazdı! Öncelikle lezzeti Hollanda’nın sınırlarını aşan Stroopwafels için üç tane harika önerimiz var. Amsterdam geziniz boyunca mutlaka Van Wonderen, Rudi’s ve Melly’s noktalarından Stroopwafels yemelisiniz! Ayrıca Amsterdam’ın en ünlü lezzetlerinden biri olan Appletaart için mutlaka denemeniz gereken noktanın Winkel 43 olduğunu da belirtelim. Son olarak Hollanda’da özellikle yılbaşı gecelerinde yenen Oliebol’u denemek isterseniz uğramanız gereken geleneksel adres Hartog’s Volkoren.
Amsterdam’ın tüm lezzetlerini Wings ile tüm restoranlarda %15’e varan indirim ayrıcalığıyla deneyimleyebilirsiniz.
Bonus: Hediye Köşesi

Bizim için tatilde gezdiğimiz yerler ve denediğimiz yemekler kadar kendimize neler aldığımız da çok önemli. İşte bu noktada, kendinize veya sevdiklerinize özel hediyeler almak istiyorsanız aşağıdaki listemizi mutlaka bir kenara not almalısınız.
Bu noktada Hollanda’nın lezziz peynirleri için sizi Amsterdam Cheese Company’e yönlendirelim. Tabii ki Amsterdam’ın ikonik hediyelerinden biri olan Tony’s Chocolate’a uğrayabilirsiniz. Özellikle şehirde yaşayan sanatçıların ve tasarımcıların eserlerini almak isterseniz X BANK’a bakabilir; harika kırtasiye ürünleri için Miscellanaeous’a gidebilirsiniz. Ayrıca Van Stapele Koekmakerji’nin hem kurabiyelerinin hem de kutularının çok güzel olduğunu da belirtelim!
Bir şehri en iyi zamanında, en çok konuşulan deneyimleri ile keşfetmek istiyorsanız, Wings’in ayrıcalıklar dünyası ile hayallerinize tik atabilirsiniz.
Kapak Fotoğrafı: Rita Candeias – unsplash.com
İlginizi çekebilir: Wander Magger’dan Tasarım Haftası’nda Milano

Wander Magger
Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!