Genel olarak beni bilenler bilir (ki siz bilmemektesiniz) ben küçüklüğünden beri midye dolmayı ana besini yapmış bir canlıyım. Geçenlerde burnumun dibinde oturmasına rağmen aylardır görmediğim arkadaşım Selin ile buluşmaya karar verdik ve üstelik bunu başardık. Biraz takıldık, ettik, gün nasıl çabuk bittiyse akşam oldu anlamadık bile ve doğal olarak karnımız acıktı. İkimiz de meyhane muhabbetini çok severiz. Dedi ki Selin, benim evimin altında bir meyhane var, oraya gidelim. Hele bir de midye dolmaları var ki sanat eseri diye seyredersin!

Dedim, abartma; yok dedi, valla çok iyi. Neyse bir güzel gittik meyhaneye, ne göreyim dersiniz… Ben meyhanede satıyorlar sandım sadece Selin bana öyle deyince, kapının orada bildiğin midye dolması, tezgahı ve önünde de midye tezgahıyla midyeciye benzemeyen bir tip. Hayırlısı diye geçirdim içimden. Girdik içeri, verdik siparişimizi. Bir baktım ki bu benim midyeciye benzemeyen tip içeride, arada gelip-gidip garsonluk yapıyor. Sonra kendisinden öğrendim ki kendisi şef komiymiş :)

22 Nisan

Yedik, içtik, sohbetimizi ettik Selinle. Fakat beni bir merak aldı, gittim midye dolmacının yanına. Başladım midye dolmaları yemeye. Nasıl güzeldi anlatamam. Bir kere deniz kokusu geliyor burnunuza. İçinin pilavı tam kıvamında. Doğal olarak midye dolmacımızın beynini yemeye başladım; kimsin, bu dolmalar nereden geliyor vs. Öğrendim ki adı Onur. İlginç de bir kişiliği var. Bir kere Ortaköylü, bildiğiniz Boğaz çocuğu. Üstelik kendisi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğrafçılık bölümü mezunu, senelerce fotoğraf sanatı ile uğraşarak hayatını kazanan, görüntü yönetmenliği yaptığı bir filmle uluslararası bir film festivalinde ödül kazanmış bir tip. Sordum tabii ki ne alaka? (İşin doğrusunu söylemek gerekirse muhabbette iyiydi, hatta öyle ki Selin de yanımıza geldi hesabı kapatıp, çünkü kızı yalnız bıraktım, başladık üçümüz sohbet etmeye.)

9 Nisan

 

“Ben senelerce bu ülkede sanatımı yaparak hayatta kalmaya çalıştım. Bir şekilde geçimimi sağladım. Ama sen de biliyorsun ki ülkemiz ne sanata ne de sanatçıya gerektiği değeri vermeyen bir yer. Öyle ki ben yurt dışında bilinen bir sanatçıyken, ülkemde çevrem hariç çok bilinmeyen ve butik işler yapan biriyim. O yüzden baktım olmayacak, hem sanatımdan hem ülkemden soğuyorum; hayatımla ilgili radikal bir karar aldım: Yaptığım sanat fahişeliğine son verip kendi işimi yapmaya başlamalıyım dedim. Tabii belirli bir süre araştırmayla geçti. Sonunda, ben de senin gibi midye dolma delisiyim, üstelik yarı Bodrumlu sayılırım, dedim ki ben en güzeli midye dolma satayım, kendime bir marka yaratayım. Araştırmamı yaptım, bu işi yapabileceğime karar verdikten sonra kendime bir marka yarattım “Bi’ Midye” diye. Sonrasında tezgahımı ayarladım, midye dolmaları alacağım yerle anlaştım vesaire derken sıra geldi yer bakmaya. Yer bakma aşamasında ise şanslıydım, çok uğraşmadım; sağ olsun yemek yediğiniz meyhanenin ortakları arkadaşlarım bana burada durma izni verdiler. Daha çok yeniyim ama en azından böylelikle bir şekilde hem kendi işimi yapıp paramı kazanıyorum hem de onlara yardım ederek gelecekteki hayallerimi gerçekleştirmek adına işi öğreniyorum” diye anlattı Onur hikayesini.

8 Nisan

Yolunuz Ataşehir taraflarına düşerse, üstelik canınız midye dolma çekerse hem ilginç bir kişiliğe sahip midye dolmacı Onur Ercoşkun ile tanışır hem de leziz mi leziz midye dolmalarından tadarsınız.

16 Nisan

Not: Piyasaya göre biraz pahalı olsa da Onur’un dolmalarının yedikten sonra aklınıza fiyat filan gelmiyor. Şöyle diyim o gün karnım midye dolma ile doydu ve midye fesadı geçiriyordum resmen. O günden beri evime de yakın olduğu için arada sipariş hattından Onur’u arayıp sipariş  veriyorum. Çok mutluyum. Midye dolma FOREVER!

30 Nisan

Adres: Barbaros Mah. Ihlamur Blv. Leylak Sok. Ağaoğlu My World Andromeda, Batı Ataşehir, Ataşehir / İstanbul

Görseller: Bi’Midye Instagram Hesabı

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN