Atlas okyanusunda bulunan ve Portekiz’e bağlı 9 volkanik adadan oluşan Azorlar Avrupa’nın Hawaii’ye cevabı sloganıyla tanımlanıyor. Eğer muhteşem okyanus ve dağ manzaralarının eşlik ettiği uzun doğa yürüyüşleri yapmayı ve volkanik oluşumları (krater gölleri, lav tüpü mağaraları, vb.) keşfetmeyi seviyorsanız, biraz da değişik kültürlere ilginiz varsa Azorlar tam da gitmeniz gereken yerlerden biri.

Atlas okyanusunun kuzey kısmında bulunan 9 volkanik adadan oluşan Azorlar “Avrupa’nın Hawaii’ye cevabı” sloganıyla da tanımlanıyor. Böyle demişken adalardaki iklimin Hawaii’den farklı olduğunu belirtmek lazım. Nemli ve ılıman bir iklime sahip adaları ziyaret etmek için en güzel zaman yaz ayları (en yüksek sıcaklık 25°C). Diğer bir uyarı da turkuaz mavi sular ve beyaz kumlu sahiller ikilisi beklentisi içinde olanlara gelsin çünkü bu adaların bazılarında denize girmeye müsait bir sahil bile yok. Öte yandan eğer muhteşem okyanus ve dağ manzaralarının eşlik ettiği uzun doğa yürüyüşleri yapmayı ve volkanik oluşumları (krater gölleri, lav tüpü mağaraları, vb.) keşfetmeyi seviyorsanız, biraz da değişik kültürlere ilginiz varsa Azorlar tam da gitmeniz gereken yerlerden biri. Merak etmeyin eğer seyahatinizi yaz aylarında yapıyorsanız bazı noktalarda siyah kumlarla kaplı sahillerde suya girme imkanı bulabilir ya da bizim yaptığımız gibi bir krater gölünde yüzebilirsiniz. Ama hangi mevsimde giderseniz gidin yağmurluğunuzu bavulunuza koymayı unutmayın.

Gelelim adalara… Adalar 15.yy’da Portekizli denizciler tarafından keşfedilmiş ve o tarihten sonra ana karadan başlayan göçlerle yerleşik hayata geçilmiş. Adalar günümüzde çok yeşil olmasına rağmen maalesef bu bitki örtüsü adaların orijinal bitki örtüsü değilmiş. Gelen insanlar ormanları ev, tekne, aletler, vb. yapmak ya da tarımsal alanlar yaratmak için katletmişler. Bu yüzden pek çok bitki ve hayvan grubu yok olmuş. Gene de adalarda ‘endemik’ diye tabir edilen ve o bölgeye özgü pek çok bitki ve hayvan çeşidi hala bulunmakta. Adalarda dikkati en fazla çeken şeyse yoğun bir biçimde bulunan ortancalar. Ortancalar da gene bu adalara insan eliyle getirilmiş ve yayılmacı bir tür olduğundan pek çok yeri kaplamışlar. Adanın bitki örtüsüne bazı zararları olsa bile muhteşem manzaralara ayrı bir güzellik kattıklarını söylemeden geçemeyeceğim.

Faial adasından Pico’ya bakış

São Miguel adası

Biz 10 gün süren gezimizde bu 9 adadan 5 tanesini ziyaret etme fırsatı bulabildik. Bu yazımda size en büyük ve turistik ada olan São Miguel hakkında bilgi vermeye çalışacağım. São Miguel adalar grubunun başkenti olan Ponta Delgada’nın da bulunduğu ada, dolayısıyla Avrupa ya da Kuzey Amerika’dan gelirken en çok uçuş seçeneğini bulabileceğiniz yer. Ponta Delgada Azorlardaki en kalabalık şehir ve nüfusu yaklaşık 69,000 (2011). Adadaki ikinci büyük şehir ise Ribeira Grande. Biz bu iki şehirde de konakladık ama zamanımızı şehirlerde gezmekten çok adanın doğal güzelliklerini keşfetmek için kullandık. Kaldı ki zaten şehirler küçük ve turistik olarak yapılabilecek çok fazla aktivite de yok. Aşağıda São Miguel adasında görülmesi gereken yerleri kısa özetlerle anlatmaya çalıştım. Adalara ulaşımla ilgili detayları yazının sonunda bulabilirsiniz. Adalarda yapabileceğiniz doğa yürüyüşleriyle ilgili haritalara ulaşmak için http://trails.visitazores.com/en/trails-azores sitesinden yararlanabilirsiniz. Ayrıca Sunflower Books’un Azorlar için hazırladığı araba ve yürüyüş turlarını içeren kitabı bütün gezi boyunca bizim elimizden düşmedi tavsiye ederim.

Sete Cidades 

Adanın batısında yer alan Sete Cidades şehrinin ve aynı adı alan volkanın bulunduğu bu bölgede birden fazla krater (Portekizcede “caldeira”) gölü ile karşılaşacaksınız. Bunlardan en ünlü olanları ise yan yana bulunan Lagoa Verde (yeşil göl) ve Lagoa Azul (mavi göl). Efsaneye göre bu göller imkansız aşk yaşayıp birbirine kavuşamayan bir çoban ve prensesin gözyaşlarıyla oluşmuş. Prenses yeşil gözlü olduğu için onun gözyaşları yeşil gölü, mavi gözlü çobanınkilerse mavi gölü oluşturmuş. Santiago krater gölünü de içine alan en güzel manzara için Grota do Inferno seyir terasına çıkmak şart ancak bu manzarayı yakalamak sis yüzünden her zaman mümkün olmuyor. Daha aşağıda bulunan Vista do Rei seyir terası ise güzel bir manzara için daha kolay bir alternatif. Ayrıca macera sevenler için bu seyir terasına yürüme mesafesindeki terkedilmiş Monte Palace oteli de ilgi çekici olabilir. İçeriye girmeden önce iki kere düşünün derim.

Sete Cidades’in yeşil ve mavi gölleri

Lagoa do Fogo 

Adanın orta kesiminde yer alan bu krater gölü aynı zamanda adadaki en genç volkanik oluşumlardan. Bu muhteşem krater gölüne sadece yukarıdan bakmakla kalmayıp o buz gibi sularında yüzebilirsiniz de (kapak resmi). Aşağıdaki plaja ulaşmak için 15-20 dakikalık kısa bir yürüyüş yapmanız yeterli. Ancak fiziksel olarak formda olmak gerekli çünkü geri dönüş yolu yokuş yukarı ve açıkçası biraz zorlayıcı. Kıpkırmızı bir suratla yukarı çıktığımda kendime gelmem biraz zaman almıştı ama buna kesinlikle değdi.

Furnas

Türkçede “furnas” ocak-fırın demek ve adından da anlaşılabileceği üzere bu bölge jeotermal aktivitenin oldukça yüksek olduğu bir yer. Burada fümerollar (sıcak gaz çıkışı görülen açıklıklar) ve kaynayan çamur havuzları görebilir, termal havuzlara sahip parklardan birini ziyaret edebilir (mesela Terra Nostra termal parkı) ya da çukurlarda pişirilmiş “cozido” (Türkçesi “pişmiş”) isimli yerel et yemeğinden tadabilirsiniz. Biz Furnas gölünde (Lagoa das Furnas) kano yapıp, “cozido”ların piştiği bölgeyi gördükten sonra öğle yemeğinde bu et yemeğinden yedik. Çok özel bir tadı olduğunu söyleyemeyeceğim ama yeraltında maruz kaldığı gazlardan dolayı garip bir kokuya sahipti. Eğer Furnas’tayken cozido yemek isterseniz gideceğiniz restoranda önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor çünkü pişmesi 6 saat süren bu yemek her sabah alınan sipariş sayısına göre hazırlanıyor.

Furnas’taki çukurlarda jeotermal enerjiyle pişen “cozido”lar

Caldeira Velha

Lagoa do Fogo’nun yakınlarında ormanın içinde çeşitli sıcaklıklarda su havuzlarının bulunduğu küçük bir park burası. Parka giriş ücretli ve eğer arabayla geliyorsanız park yeri bulma açısından sabahın erken saatlerinde gelmekte fayda var. İçeride soyunma odaları ve tuvaletler mevcut. Suya kırmızımsı rengini veren demir mayonuzu ve kıyafetlerinizi de pas rengine boyayabileceği için koyu renk ya da eski bir mayoyla suya girmekte fayda var.

Caldeira Velha

Gorreana Çay Fabrikası

Avrupa’daki en eski (1883) ve günümüzde de Avrupa’da çay bitkisi yetiştirilen tek yer olarak lanse edilen bu çay fabrikası bir aile şirketiymiş. Fabrikanın içini gezip çay üretimi ve paketlemesinde kullanılan makinaları görebilir ve bu konularda bilgi edinebilirsiniz. Kısa gezinin sonunda çay tarlaları ve okyanus manzarasına karşı ananaslı kekle çayınızı yudumlayabilirsiniz.

Azorlar’a Ulaşım

Birkaç sene önceye kadar ucuz uçak biletinin bulunmadığı Azorlara ulaşım epey zahmetliyken artık düşük maliyetli hava yollarının (Ryanair, EasyJet, Vueling, vb.) Portekiz ve İspanya’dan çok uygun fiyatlara ve sık uçuşlar başlatmalarıyla burası da turizmden nasibini almaya başlamış. Adalar arasında hava ulaşımını sağlayan tek havayolu Azorlar Havayolları (Azores Airlines). Burada eklemek istediğim önemli bir nokta da ana karadan gelirken veya ana karaya geri dönerken adalar arasında yapacağınız uçuşu bedavaya getirebileceğiniz konusunda. Diyelim ki Portekiz’den São Miguel adasına uçuyorsunuz ama asıl hedefiniz Faial adasına gitmek. São Miguel’den Faial’a gitmek için Azorlar Havayolları’ndan yeni bir bilet satın almak yerine online müracaatınızı yapıp São Miguel-Faial arasındaki uçuşunuzu seçip bedava biletinizi tedarik edebiliyorsunuz. Ana karadan adalara indikten sonraki 24 saat içinde transferinizi yapmanız gerekiyor, bu süre içinde olan herhangi bir uçuşu seçebilirsiniz. Biz Portekiz’e dönüş uçağımızı Terceira’dan aldık. Sabah saatlerinde São Miguel’den Terceira’ya bedava uçtuk ve bir araba kiralayıp 6-7 saat boyunca adada zaman geçirdikten sonra Portekiz’e gitmek üzere tekrar yola çıktık. Bu arada adalar arasında feribotla seyahat etmek de mümkün ve birbirine yakın adalar için fiyatlar havayoluyla seyahat etmekten çok daha uygun.

Adalarda gezmek için araba kiralamak en iyi yöntem. Bunu çok spontane bir şekilde uçaktan indiğinizde araba kiralama şirketlerine giderek bile yapabilirsiniz. Biz Faial ve São Miguel gibi görece kalabalık adalarda önceden rezervasyon yaptırarak arabayı kiralamıştık. Ama Terceira’da önceden rezervasyon yapmadan uçaktan indiğimizde en ucuz bulduğumuz araba kiralama firmasını seçtik ve hiçbir sorun yaşamadık. Burada karşılaşabileceğiniz tek sorun yerel firmaların bazen kredi kartı yerine nakit para tercih etmeleri olacaktır. Bu nedenle yanınızda her zaman biraz nakit para bulundurmakta fayda var. Son olarak adalar arasında feribot olmasına rağmen gideceğiniz adada araba kiralamak her zaman en ucuz seçenek olacaktır.

Adalarda otobüs seferleri düzenlenmesine rağmen çok sık olmadığını belirtmek zorundayım. Öte yandan araba kullanmak istemeyenler için taksi bir alternatif olabilir. Binmeden önce fiyatı sorup anlaşarak taksi ayarlayabilirsiniz. Öyle ki biz günübirlik doğa yürüyüşü yapmak için gittiğimiz São Jorge adasında bir noktaya sabah taksiyle gidip günün sonunda aynı taksiyle feribot terminaline geri dönmüştük. Üstelik ücreti de günün sonunda almıştı taksi şoförü. Yani tam bir karşılıklı güven ortamı söz konusu.

Konaklama

Bizim adayı ziyaret ettiğimiz 2016 yazında internetten otel/konukevi baktığımızda São Miguel haricindeki adalarda 3-5 seçenekten fazlasını bulamamıştık. www.visitazores.com sitesinden de yerel konuk evlerine ulaşmaya çalışabilirsiniz.

Portekiz’i daha fazla keşfetmek istiyorsanız; theMagger’da Lizbon yazısına buradan, Porto yazısına da buradan ulaşabilirsiniz. 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN