Bazı romanlar vardır cesaretiyle haklarında yazılacak uzun methiyelere hak ederler. Her konu romana konu olabilir, ancak bazı konuları yazmak farklı bir cesaret örneğidir. Hakkında yapılan tüm eleştirilere rağmen Elif Şafak’ı tam da bu yüzden seviyorum. Çünkü o yazar ki Baba ve Piç gibi bir romanla Türkiye’nin en hassas olduğu birden fazla konuda yazabilme cesaretini gösterebilmiş.

TF_230516_BabavePic_Fotograf_AliGuler-7827

Ermeni meselesi, ensest, bizim toplumumuza has aile ilişkileri hepsi var kitapta. Ancak kitabın bana göre en önemli özelliği Ermenilerle ilgili meselelere getirdiği bakış açısıydı. Bir kere kitap meseleye tamamen tarafsız gözle bakıyor. Üstelik benzerlerinin yapmadığı bir şeyi yapıyor ve diğer tarafın da neler düşündüğünü, neler hissettiğini, meseleye nasıl baktığıyla ilgileniyor. Ve en son olarak aslında zamanında aynı toprakta, aynı gökyüzü altında yaşamış toplumların nasıl da birbirlerine benzeştiğini, karıştığını anlatıyor.

Kitaba bu kadar bayılmışken, geçen yıl İstanbul Tiyatro Festivali’nde Baba ve Piç oyun olarak karşımıza çıktı. Ancak oyuna biletlerin çıktığı ilk günden bilet bulamayınca çok üzülmüştüm. Festival dışında oyunun gösterimi olacak mı öğrenmek için Talimhane Tiyatrosu’na mail atmıştım. Ne yazık ki dönen olmamıştı. O yüzden bu sezonun oyunları çıktığında, hemen yeni oyunları taramaya başladım ve sonunda Baba ve Piç‘e denk geldim, hemen bilet aldım.

TF_230516_BabavePic_Fotograf_AliGuler-8253

İlk defa okuduğum bir kitabı tiyatroda izleyebilmek benim için çok farklı bir deneyimdi. Genelde sinemada rastlarız okuduğumuz kitaplara ve hep filmler hayal kırıklığı olur. Tiyatro için ilk deneyimim hüsranla sonuçlanmadı çok şükür. Kitabın sahneye aktarımını çok beğendim. Herkes kendi hikayesini tek tek bir masal anlatır gibi anlatıyor. Bir ailenin neredeyse bir yüzyıla yayılan hikayesi var Baba ve Piç‘te. İstanbul’dan San Francisco’ya uzanan, Türk-Ermeni kökenli iki ailenin hikayesi. Kökleri birbirine karışmış bir aileden, kökleri karışmış bir ülkenin hikayesi.

2016’da İtalyancaya La bastarda di Istanbul olarak çevrilen oyun İtalya’da En İyi Performans ödülüne layık görülürken, oyunun başrol oyuncusu Serra Yılmaz da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmış. Türkiye’de ilk kez İstanbul Film Festivali’nde oynandı oyun. Festivalde izleyememek beni tek açıdan üzdü, şu an sahnelenen oyunda Serra Yılmaz ve Hande Ataizi yok. Özellikle Serra Yılmaz canlı canlı izlemek istediğim oyunculardandı.

TF_230516_BabavePic_Fotograf_AliGuler-8348

Çok sevdiğim bir kitabın, oyuna dönüştürülmüş halini izleme fikri beni biraz korkutmuştu. Hayal kırıklığına uğramaktan korkuyordum. Ancak karşıma beni utandıran bir oyun çıktı. Bu sezon mutlaka şans verilmesi gereken oyunlardan Baba ve Piç.

Fotoğraflar: İKSV, Ali Güler

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN