Velonotte! İtalyanca’da bisiklet ve gece demek.
Velonotte oluşumunun fikir babası kent bilimci Sergey Nikitin der ki: “Bir şehri keşfetmek için bisiklet ve geceden daha iyi bir ikili var mıdır?”
2007’den beri binlerce kültür meraklısı gece yarısı bisikletleriyle şehir turuna çıkıyor. Organizasyonun bu seneki ev sahibi ise İstanbul!

Velonotte fikrini ilk duyduğumda çok heyecanlandım. İstanbul gibi tarihi zenginliklerle dolu bu şehri saatler gece on ikiyi gösterdiğinde bisikletle dolaşmak fikri kulağa çok orjinal geliyordu.

Etkinliğin amacı şehrin mimarisini, kültürel miraslarını ve dokusunu bisikletle sokak sokak dolaşarak keşfetmek. Gezi sırasında Açık Radyo’dan İlber Ortaylı, Philip Manser ve Afife Batur şehrin tarihi ve mimarisi hakkında katılımcıları bilgilerle besledi.

Bisiklet ile şehir turu gece 12’de Sultanahmet’ten başlayıp 03.00’da Ortaköy’de sonlanıyordu. Ortaköy’den gece 3 buçukta kalkan tekne gezisi ise sabah saat 7’de yine Ortaköy’e bırakıyordu bisikletseverleri.

Velonotte, bir spor etkinliği olmamakla beraber tamamen mimari ve kültürel bir gezi olarak adından bahsettiriyor. Güzergah da bu şekilde seçilmişti. Sultanahmet’te başlayıp tarihi yarımada turu yaparak, Beyazıt üzerinden Unkapanı’ndan Cimali’ye geçerek tarihi mahalle ve ara sokakları gezmek, Karaköy’den Galata’ya çıkmak ve yine Karaköy’den üzerinden sahil yolu ile Ortaköy’e geçmek. Organizasyona daha önceden ev sahipliği yapmış Moskova, St Petersburg, New York, Roma ve Londra’dan katılımcılar da vardı.

Biz ise 9 kişilik bir grup olarak etkinliğin web sitesi üzerinden hemen kayıt olduktan sonra Fenerbahçe’deki “inter bisiklet”ten kiralamış olduğumuz bisikletler ile geziye hazırdık.

Fenerbahçe’den bisikletlerimizi alıp Kadıköy’e kadar cumartesi akşamı araç trafiğinin arasına karışarak vapur iskelesine ulaştık. Eminönü vapuruyla kendimizi Avrupa Yakası’na atar atmaz bisikletlere atladık ve buluşma noktası olan Sultanahmet Meydanı’na geldik. Bizim grubumuz gibi bir sürü bisiklet sever meydanı doldurmuştu.

Sonradan öğrendiğimize göre yaklaşık 2000 kişi etkinliğe web üzerinden kayıt yaptırmış. Kayıtlar belli bir süre sonra kişi limiti sebebiyle kapanmıştı fakat kaçak gelenlerin de olduğunu var sayarsak baya kalabalık olduğumuzu söyleyebilirim.

Bazı dar sokaklarda bu kadar katılımcının bisikletle geçmesi zaman aldı, yer yer bisiklet trafiği oldu (Istanbul bisikletle de Istanbulmuş dedik), kimi zaman ara sokaklarda evlerinde uyuyan insanları uyandırdık, Laleli’de sarhoşların arasından geçtiğimizde bisiklet yarışı sanıp tezahürat yaptılar, kimileri de merakla kalabalık bisikletlilerin fotoğrafını çekmek için telefonlarına koştu… İstanbul’un gece profili de ayrı güzeldi.

Fakat eleştirilere gelecek olursam… Etkinliğin en eksik yanlarından bir tanesi güzergah seçimiydi. Yaklaşık 2000 kişinin kayıt  yaptırdığı bir organizasyonda o kadar bisikletliyi Karaköy’den Galata’ya çıkarma fikri doğru değildi. Kayıt sınırlı tutulabilirdi veya katılımcılar gruplara bölünüp öyle start verilebilirdi.

Diğer eksik yanlarından biri ise trafiğin polisler tarafından yeterince kontrol edilememesiydi. Cumartesi gecesi olan bu etkinlikte araçlar  yeterince kontrol edilemediğinden bisiklet trafiği kaçınılmaz oldu.

Bunların dışında bir grup bisikletli güzergahı şaşırıp Unkapanı ve Galata’ya uğramadan direk Eminönü üzerinden sahilden Ortaköy’e vardı ve erkenden geziyi bitirmek zorunda kaldı. Yönlendirme eksik olduğundan güzergahı şaşıran bisikletliler en önemli yerleri gezemeden etkinliği noktalamak zorunda kaldı.

Tüm bu aksaklıklara rağmen Velonotte Istanbul’un bir parçası olmak çok keyifliydi. Gecenin sonunda çok yorgun olmamıza ve organizasyonun İstanbul ayağının ilki olmasına rağmen benim gibi bir çok bisikletlinin çok keyif aldığını bizzat etkinlik gecesi duydum.

Yanıp sönen bisiklet ışıldaklarını görmek, zır zır bisiklet zilleriyle caddelerde dolaşmak ve sabaha karşı mis gibi boğaz havası almak muhteşemdi!

Bir sonraki İstanbul Velonotte’nin 3 yıl sonra olması planlanıyormuş fakat bazı derneklerin bunu daha erkene almak için yazılar yazacaklarını yine etkinlik sırasında işittim. Bu tarz kültürel organizasyonları Istanbul’da duyuyor ve katılıyor olmak gerçekten keyif verici.

Tüm gece bisiklet ile İstanbul sokaklarında gezmek harikaydı. Bir sonraki Velonotte’yi daha iyi organize edilmiş olarak dört gözle bekliyor olacağız.

Emeği geçenlere teşekkürler…

Bu arada bizi hiç yarı yolda bırakmayan bisikletlerimiz için İnter Bisiklet’e ayrıca teşekkür ederiz.

Fotoğraf: zaman.com.tr

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?