Bor Sanat & EXIT ile: Konuk Sanatçı Programı Üzerine
Bor Sanat ve EXIT iş birliğinde, 2026 yılı Şubat-Mayıs ayları arasında gerçekleşen “Konuk Sanatçı Programı”; bu yıl “Dijital Eşik” başlığıyla odağını Türkiye’nin dijital sanat, yeni medya ve ses tasarımı alanlarında uluslararası ölçekte üretim yapan sanatçılara yöneltti. Programın Exit ve Bor Sanat iş birliğinde Mardin’de gerçekleştirilmesi, kentin güçlü resim geleneğiyle şekillenen üretim ortamına çağdaş sanatın güncel disiplinlerini ve teknolojik ifade biçimlerini dahil etme arzusundan doğdu. Programda şimdiye dek yer alan sanatçılar Sair Sinan Kestelli, Selçuk Artut, Ahmet Rüstem & Hakan Sorar, Bilal Yilmaz & Lydia Chatziiakovou, Erdal İnci, Candaş Şişman, Ecem Dilan Köse oldu. Selçuk Artut ve Bilal Yilmaz & Lydia Chatziiakovou ile Konuk Sanatçı Programı ve Dijital Eşik başlığı üzerine sohbet ettim.
“Dijital Eşik” başlığı sizde nasıl bir karşılık buluyor? Kendi pratiğinizde dijital ile fiziksel, yerel ile küresel ya da analog ile yeni medya arasındaki geçişleri nasıl düşünüyorsunuz?
Selçuk Artut: Dijital Eşik başlığının önemli bir ayrımı ortaya koyduğunu düşünüyorum. Bu konu üzerine bir dönem “figital” diye bir kavramın da tartışıldığı olmuştu. Benzer bir düalite bilinç ve vücut arasında da sorgulanıyor. Bu uç noktalarda zihnimiz oldukça karışıyor. Dijital olanı fiziksel olmayan diye kodlamak yerine birbirleri arasında geçiş sağlayan kavramlar olarak algılamak sanatsal açıdan zengin bir içerik ortamı oluşturuyor.
Bilal Yilmaz &Lydia Chatziiakovou: Pandemi, hem fiziksel hem dijital hem yerel hem de küresel unsurların şekillendirdiği hibrit bir gerçekliğe geçişi hızlandırdı. Gerçeklik doğrusal değil, çok yönlü olduğundan, dijital ve fiziksel, yerel ve küresel arasındaki durumu aşırı basitleştirmek yeni olasılıkları hayal etme yeteneğimizi sınırlar.
CraftNet (https://crafnet.io) tam da bu noktada hayata geçirdiğimiz hibrit bir platform oldu. Geliştirdiğimiz dijital proje, bizi fiziksel dünyadan uzaklaştırmak yerine onunla etkileşimimizi artıran bir araç aslında. Katılımcı saha araştırmalarıyla şehirlerin zanaat haritasını oluşturan, sistematik olarak değersizleştirilen zanaatkarlara dijital bir kimlik kazandıran, şehirlerin zanaat ekosistemini görünür ve ulaşılabilir kılan, zanaatkarlar ile yaratıcı aktörleri bir araya getiren bir aksiyon projesi. Zanaat üzerine çalışan yaratıcı topluluklar ve ağlar kurmayı hedefleyen CraftNet, çalışmalarıyla zanaatın güncel potansiyelini ortaya çıkaran bir sosyal sanat pratiği aynı zamanda. CraftNet sayesinde herkes kendi şehrinde zanaat araştırmacısı olabilir, yerel zanaat atölyelerini ve yaratıcı potansiyellerini keşfedebilir. Zanaat atölyeleri sadece geleneksel üretim tekniklerini barındırmaz, aynı zamanda kent tarihi, yerel kültürler ve kaynaklar, emek ve üretim hakkında içerdiği hikâyeler ile bir çok yaratıcı aktöre ilham kaynağı olabilir. Zanaatı, miadını doldurmuş geçmişe ait bir üretim modelinden öte, şehirlerde varlığını sürdürmesi gereken, kültür ve üretimin bir parçası olarak nesillere aktarılması ve kaybolmadan dönüşmesi gereken değerli bir kaynak olarak görüyoruz.

EXIT Konuk Sanatçı Programı kapsamında Mardin’de üretmek ve paylaşmak, sizin için nasıl bir deneyim oldu?
Selçuk Artut: Konuk Sanatçı olarak Mardin’deki sanatçı ekosistemini tanımaktan mutluluk duydum. Dünyanın farklı yerlerinde atölyeler yapıyor, konuşmalar gerçekleştiriyorum. Kimi zaman yanı başınızda olan bitenden bir haber olabiliyorsunuz. Bu deneyim sayesinde benim için Mardin beklenmedik bir oranda kıymetli bir yere dönüştü.
Bilal Yilmaz &Lydia Chatziiakovou: Mardin’de birkaç gün geçirmek, bu tarihi şehri, eşsiz mimarisini ve zanaatlarını tanımak harika bir deneyimdi. Atölye katılımcılarıyla birlikte zanaat atölyeleri üzerine saha araştırmaları gerçekleştirdik ve şu anda CraftNet’te yayımlanan Mardin Zanaatkarlar Haritası’nı oluşturduk. Bu çalışma sayesinde katılımcılarla yerel zanaat atölyelerinin sahip olduğu bilgi ve beceri zenginliğini keşfetme, yıllar boyunca şehirle kurdukları ilişkiyi öğrenme ve zanaatın bu şehrin geçmişi ve geleceği için ne anlama geldiğini anlama fırsatı bulduk. Mardin Zanaatkarlar Haritası, katılımcıların ve bu çalışmayı mümkün kılan Bor Sanat ve Exit Kollektifin isimleri ile yaşamaya devam edecek.
Atölye ve paylaşım süreçlerinde katılımcılarla kurduğunuz ilişkiyi nasıl tanımlarsınız? Bu tür programların Türkiye’deki çağdaş sanat ve yeni medya üretimi açısından nasıl bir katkı sunduğunu düşünüyorsunuz?
Selçuk Artut: Atölye çalışmasını bizzat iş üretimi üzerinden kurgulamayı doğru buluyorum. Kendi işlerimi gösterip ardından belki siz de yaparsınız demek yerine katılımcılarla ortak bir çaba içine girmeyi önemsiyorum. Mardin özelinde Artuklu dönemine dair birtakım desenleri inceleme şansımız oldu. Buradaki sanatçıların kendi kültürlerine sahip çıkmaları açısından bir farkındalık yaratmış olmayı umuyorum. Türkiye’deki çağdaş sanat üretimi açısından değerlendirecek olursak sanat üretimindeki içerik ve estetik kalitesinin sahip olduğu çıtayı yükseltmek ve eserleri nitelikli bir hale getirmek mecburiyetindeyiz. Bu tür bir kalibre oluşturmak için atölye çalışmalarının yeri şüphesiz bir öneme sahip.
Bilal Yilmaz & Lydia Chatziiakovou: Katılımcıların çoğu resim bölümümde eğitim alan öğrencilerden oluşuyordu. Şimdiye kadar klasik sanat eğitiminden ötesini pek deneyimlememişlerdi. Katılımcılar, farklı disiplinler ve pratikler ile kendi özgün yolunu çizmiş sanatçılara büyük heyecanla yaklaşıyorlardı. Mekânda gerçekleştirdiğimiz sunum ve söyleşinin ardından katılımcılar ile gerçekleştirdiğimiz saha araştırmaları ile şehrin zanaat haritasını çıkardık. Biz gittikten sonra da katılımcıların bir kısmının CraftNet’i kullanarak saha araştırması yapmaya devam etmesi ve şehrin zanaat haritasının sınırlarının geliştiğini görmek bizim için çok değerliydi. Zanaat araştırmaları katılımcılarda bir karşılık bulmuştu, eminiz yakında bu araştırmanın etkilerini katılımcıların çalışmalarında görmeye de başlayacağız. Çalışma sırasında hem zanaatkarlardan hem de katılımcılardan çok güzel geri dönüşler aldık. Zanaatkarlar hikâyelerinin dinlenmesinden, kendilerinin görünür ve ulaşılabilir olmasını sağlayan dijital bir kimliğe kavuşmaktan, bir nevi günümüzde zanaatın toplumsal değerinin tekrardan inşa edilmesine dair bir adım atılmasından dolayı çok mutluydu. Katılımcılar ise bu araştırma sayesinde şehirdeki zanaat atölyelerini ve hikayelerini keşfetmekten, bulundukları şehrin zanaat ekosistemine katkıda bulunmaktan ve zanaatın ihtimallerini görmekten oldukça tatmindi.
Çağdaş sanatı yerel toplumdan ve coğrafyadan ilham alan ve onu yeni formlar ve hikâyeler ile geleceğe taşıyan yaratıcı bir pratik olarak ele aldığımızda, zanaat araştırmalarının birçok sanatçının özgün üretimine katkısı olacağını düşünüyoruz.
Kapak Fotoğrafı: Selçuk Artut – Geomart-ut25 Selçuklu Serisi 2
İlginizi çekebilir: Foto İsmet_Tuğçe Işık’tan 7. Mardin Bienali


Burcu Dimili 








Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!