Bozcaada, dışı boz ama içi üzüm kokan güzel bir ada… İnsanın ömrüne ömür katan bir ada… İlk gittiğimde feribotla yaklaşırken herkes gibi ben de “Nasıl yani Bozcaada bu mu? Ben yeşil bir ada bekliyordum” diye hayal kırıklığı yaşamıştım. Ancak bu hayal kırıklığım adaya ayak basıp Kale’yi, Rum Mahallesi’ni, üzüm bağlarını görüp, güzel yemeklerinden ve şarabından tadıp üstüne bir de buz gibi denizinde serinledikten sonra değişti. “Evet” dedim “insanın burada gerçekten ömrü uzar, hayat sessiz-sakin akar ve herkes her şeyi tam tadında ve kıvamında yaşar.”

Bozcaada

Yaz sona ermeden, hafta sonu kaçamakları için halen şansımız varken ve bu sıcak havalarda denize, tatile tam doyamamışken Bozcaada’ya bir uğramak, İstanbul’dan selam getirmek ve giderken de güzel havasını beraberimizde götürmek vaktidir şimdi. İlk defa  geleceklere anlatmak, daha önce gelmiş olup yeniden gelmek isteyenlere hatırlatmak için Bozcaada’da yapılacaklar listesini paylaşma vaktidir. Bir de, ilk defa ziyaret edeceklere buranın kesinle bağımlılık yaptığı uyarısında bulunma vaktidir.

1. Mümkün olan en şirin pansiyonda konaklamak: (Bozcaada’da Nerede Kalınır?)

Bozcaada Kahvaltı

Bozcaada’da konaklamak için en iyi alternatif pansiyonda kalmak. Zaten bu kadar kendi halinde bir yeri yaşamaya başlamak için önce yine kendi halinde bir pansiyon bulmak gerek. Pansiyon konusunda, eskiye göre oldukça çok seçenek bulunuyor. Neredeyse iki evden biri pansiyon olarak işletiliyor. Oda-kahvaltı şeklinde hizmet veriyorlar ve kahvaltıları kesinlikle ömre bedel. En son Yılmaz Pansiyon’da kalmıştım, kesinlikle tavsiye ederim. Kale’nin arkasında, manzarası çok güzel bir odaydı. Sabah, Kale ve denizle uyanmak ve sonrasında Gülizar Teyze’nin gelincik reçeliyle kahvaltı yapmak mutlu bir güne başlamanın ilk adımı oldu. Otel seçenekleri var ama zaten oteli otel gibi kullanacağınız için pansiyon daha ekonomik ve keyifli olacaktır. Bir de, burada balayı düşüyorsanız Aliki Konukevi alternatifler arasında olmalı, ressam olan sahibinin resim ve rakı keyfine de mutlaka ortak olunmalı.

Aliki Konukevi Bozcaada

2. Bozcaada’nın sokaklarında dolaşmak, evlerin ve çiçeklerin fotoğrafını çekmek: (Bozcaada’da Ne Yapılır?)

Bozcaada Sokakları

Ada, zaten yürüyerek gezme bakımından oldukça ideal, kısa bir turla 10 dakikada bitirebilirsiniz ama asıl keyif yavaş yavaş yürümekte, özellikle Rum Mahallesi’ndeki her evin, pencerelerinden sarkan çiçeklerin fotoğraflarını çekmekte ve kapı eşiklerinde oturan teyzelere selam vermekte. Sokakların birinden diğerine geçerken hangi eve veya pansiyona hayran olacağınızı bilemiyorsunuz, yetmiyormuş gibi ‘çok param olsa kesinlikle bu evi, yok şu evi, hayır ilerideki evi alırdım’ diye iç geçirip duruyorsunuz. Baştan sona gezseniz bile bir sonraki gün geldiğinizde sanki sokakları hiç görmemiş gibi tüm güzellikleri yeni baştan yaşıyorsunuz. Akşamüstü, Kale’yi gezip rüzgarla serinlemek ve rüzgar santrallerinde güneşi batırmak, Ada’daki en önemli görevlerinizden birini daha yerine getirmişsiniz gibi hissettiriyor. Akşamları ise sokak boyunca dizilen masaların arasından geçiyor, oturanların ‘şerefe!’ nidalarına eşlik ediyor, sahile inip keşke hep burada kalsam diye özlemle denizin sesini dinliyorsunuz.

3. Bozcaada’nın buz gibi denizinde serinlemek… Peki Bozcaada Plajları? aada’da erelerde Denize Girilir?

Bozcaada

Adı üstünde, adadayız, yani dört tarafı denizlerle kaplı bir kara parçasındayız dolayısıyla en başta deniz ve güneş keyfi! İlk durağımız, Bozcaadda’nın en önemli ve en büyük plajı Ayazma. Hem tesisi var, hem acıktığınızda veya susadığınızda hizmet ve lezzetiyle 10 puan vereceğiniz Faik’in Yeri isimli restoranı var, hem de istediğiniz zaman otostop veya dolmuşla döneceğiniz merkezi bir konumu var. Şezlongları ve şemsiyeleri kiralamada saat sınırı yok, kalabalık olmasına rağmen herkes kendi halinde dolayısıyla huzursuz olabileceğiniz bir ortamı da yok. Eğer ben daha sakin bir plajda güneşlenmek ve denize girmek istiyorum derseniz,  o zaman istikamet Habbele Plajı, tam yol ileri! Ayazma’ya gelmeden yolun başında inip 200 metre yürüyerek Habbele’ye varıyorsunuz. Yalnız burada tesis yok, gün boyunca pek kalamayabilirsiniz ama yine de sakince güneşlenmek, kitap okumak ve denizde açılabilmek için ideal. Son olarak, Akvaryum da seçenekleriniz arasında olabilir, sadece belli saatlerde dolmuş kalkıyor, buralara kadar gelmişken burayı da görmeyi düşünebilirsiniz.

Denizinin ne kadar soğuk olduğunu bilmeyeniniz veya duymayanız yoktur sanırım. Zaten denize girerken soğukluğundan önce ayaklarınız uyuşuyor, hatta sızlıyor, girmeniz haliyle uzuyor ve tam olarak girdiğinizde de hemen yüzmeye başlıyorsunuz aksi takdirde donmanız an meselesi. Soğuğu tüm iliklerinize kadar hissediyorsunuz ama denizin berraklığı, suyun mavili ve güzelliği tabi ki daha ağır basıyor. Üşümemek olmasa tüm gününüzü denizde geçirmeniz ve hatta evrim geçirip solungaçlarınızın çıkması muhtemel.

4. Yemek, yemek ve her şeyden yemek: (Bozcaada’da Nerede, Ne Yenir?)

Bozcaada Mezeleri

Tatildesiniz; haliyle yiyip, içip yan gelip yatmak amacınız, hedefiniz ve en önemli göreviniz. Bozacada’ya gelmişken de o meşhur mutfağındaki her şeyi silip süpürmemek olmaz! Peki, seçeneklerimiz neler:

a) Balık; Bozcaada’da yemek konusunda ilk akla gelen tabii ki balık ancak yaz döneminde avlanma yasağı olduğu için sezonluk balık yok ama en azından barbun en gözde balık olma özelliğini taşıyor. Sandal’da veya sahilde havasını ve hizmetini sevdiğiniz tüm balıkçılarda balık keyfi yapabilirsiniz.

b) Deniz börülcesi ve kabak çiçeği dolması: Sabah erken vakitlerde börülceler ayıklanıyor, kabak çiçekleri  dolduruluyor  ve Ada’nın halis zeytinyağı ile pişiriliyor. Akşam ise tabii ki tüm restoranlarda sofranın baş tacı oluyor. En güzel yapan yer konusunda en son keşfim Kapı 14 oldu. Sandal’ın bir sokak arkasında yer alıyor, bir gelen ise hem lezzeti hem de servisiyle müdavimi oluyor.

c) Pizza: Ada’dayız, balık ve mezeler varken pizza nereden çıktı, diyeceksiniz. Biraz yerel mutfaktan sıkıldıysanız veya balıktan daha farklı bir şey yiyelim derseniz o zaman pizza imdadınıza yetişecektir. Pizza’yı yapan tek yer var, Tayyare Pizza. Plaja giderken hemen merkezin çıkışındaki benzin istasyonunun yanında. Adaseverlerin oldukça iyi bildiği bir yer ve hatta sucuklu pizzasının ününü de duymadım değil.

d) Sakızlı muhallebi: Ada’nın en güzel tatlısını yemeye başlayınca birden sonuna nasıl geldiğinizi anlamıyorsunuz. Sakız, tarçın ve süt,hiç bu kadar uyumlu olmamıştı dedirtecek cinsten. Bu muhallebi de en iyi tabi ki Ada’nın merkezi, gölgeliği, dinlenme noktası Çınaraltı’nda yenir. Yenirken yanında bir çay söylenir ve gelen geçene bakılıp Ada’daki günlük yaşama tanık olunur

e) Damlasakızlı ve bademli kurabiyeler ve ekmekler: Ada ile özdeşleşmiş bir tat olan bu kurabiye hem çayınızın yanında size eşlik ediyor hem de giderken götürmeniz için bavulunuzda yerini alıyor. Ada’nın ekmekleri de en az kurabiyeler kadar güzel ve lezzetli. Bir oturuşta kaç dilim yediğinizi hatırlamıyorsunuz bile. Tüm bu güzel tatlar için de uğramanız gereken tek bir yer var: Çiçek Fırın. Zaten nedense tüm yollar bir şekilde oraya çıkıyor ya da bir şekilde kendinizi her gün oraya gidip fırından yeni çıkan ne varsa alırken buluyorsunuz.

İlginizi çekebilir: Aslı Yalçın’dan “Maya Bozcada”

5. İçmek, içmek ve güzelce içmek: (Bozcaada’da Nerede, Ne İçilir?)

Corvus Bozcaada

Ada’da yemek yemek ne kadar keyifliyse, Ada’ya özgü güzel tatları da yudumlamak bir o kadar özel ve güzel. Peki, seçeneklerimiz neler:

a) Şarap: Bozcaada demek şarap demek, şarap demek Bozcaada demek! Dolayısıyla her akşam içmeli, her seferinde yeni bir çeşit denemeli ve giderken hem eve hem de eşe dosta götürmeli. Ada’ya özel üzümlerle yapılan Karalahna, Kuntra ve Vasilaki şarapları içilecek listesinde mutlaka en başta olmalı. Bunlar da ya Çamlıbağ, ya Corvus ya da Talay Şarapçılık’tan alınmalı.

Bozcaada Kahve

b) Damlasakızlı Türk Kahvesi: Sabah kahvaltıdan sonra, öğle yemeğinin üstüne, akşam güneş batarken; kısacası ne zaman isterseniz hemen bir bahane yaratıp damlasakızlı Türk kahvesi içebilirsiniz. Kahve ile birlikte sunum da sizi ayrıca cezbediyor. Çınaraltı’nda tabağın üstünde kağıt bir çınar yaprağı ve yanında minik kurabiye ile sunuluyor, sonra o çınar yaprağı da kitap ayracınız oluyor. En güzel sunum ise Kale’nin önündeki Rıhtım Cafe’de. Kahvenin yanında gelen lokum, gelincik şerbeti ve karanfilli sigara, kahveyi adeta bir şölene dönüştürüyor.

c) Gelincik Şurubu: Ada’nın yerlileri, Mart ayından itibaren hummalı bir çalışmaya başlıyor, tarlalara konuşlanıp gelincikleri topluyor. Sonrasında bunlar reçele ve şurubuna dönüşüyor. Gelincik de böylece Ada’nın alametifarikası halini alıyor. Çınaraltı’nın karşısındaki Ada Cafe ise gelincik şurubunun tek merkezi. Beyaz masaların üstünde özel kadehlerdeki bu şurup, akşamüstü sohbetlerinizin en şekerli arkadaşı olacak.

İlginizi çekebilir: Damla İnam’dan “Bozcaada’da Dolu Dolu İki Gün”

Tabii ki Ada’da yapılacaklar sadece bu beş madde ile sınırlı değil. Bir bu kadar daha uzatmak mümkün ama kısıtlı bir zamanda gelip en azından Ada havasını özet bir biçimde alayım derseniz, bunları da es geçmek uygun olmaz.

Gördüğünüz gibi Bozcaada her geldiğinizde size yeni keşif imkanları sunmaya ve her defasında sizi daha çok etkilemeye hazır, siz yeter ki gitmek için her fırsatı kollayın! Unutmayın,  “Bozcaada sizi çağırıyor!”.

Fotoğraflar: Eda Geven
Kapak Görseli: @denizkirikkas

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Gene Bozcaadaya gelecekseniz bu sefere http://www.kemerbag29.com da kalmayı da düşümenizi düşünüyorum. iyi bir düşünce olduğunu düşünüyorum. bi sizde düşünün…

  2. Öneriniz için teşekkürler Rıfat Bey. Notumu aldım bir sonraki gidişimde değerlendireceğim.

  3. Sadece 1 gece ve 2 günüm olacak. Nerede yiyip içmeliyim akşam?
    Cunku anladigim kadariyla gunduz goz acip kapayana kadar bitecek.

  4. Bozcaadamız hakkında güzel ve net bir anlatım olmuş teşekkür ederiz.

  5. Çanakkale’yi tanıtmış olduğunuz için teşekkürler. Profil kısmımızda belirttiğimiz gibi, Çanakkale artık her geçen gün büyümekte olan bir şehir. Ancak Çanakkale haberleri ulusal basında yer almıyor. Bu yüzden yerel medyayı takip etmelisiniz.

    https://canakkale.com/haber/

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?