Bozcaada Gathering, ikinci edisyonuyla 1 Haziran’da, Bozcaada’da sanatseverlerle buluşuyor. 30 Haziran’a dek devam edecek Bozcaada Gathering, sanat ve bilimi birleştirerek, doğayla uyumlu yaşam pratiklerinin uygulanmasından kültürel mirasın korunmasına kadar çeşitli dönüşüm süreçlerini harekete geçirecek. Festivalin geçmiş edisyonu, yola çıkış hikâyesi ve bu sene bizi nelerin beklediğini ekipten dinledim.

Bir deneyim festivali olarak katılımcıların süreçlerin içinde aktif rol almasını amaçlayan Bozcaada Gathering, kamusal alan sergilerinden performatif deneyim alanlarına, gösteri sanatlarından müzik performanslarına, atölyelerden arazi pratiklerine uzanan geniş bir araştırma alanını kapsıyor. “Yerindelik” kavramını merkeze alarak “ada” özelinde yeni bir yaşam pratiğini, kültürel-sanatsal geçmişi yeniden keşfetmeyi hedefliyor.

Bu yıl ikinci edisyonu gerçekleşecek olan Bozcaada Gathering nedir? Nasıl ortaya çıktı? Hikâyeyi sizden dinleyebilir miyiz?

Bozcaada Gathering, doğayla, farklı topluluklarla ve kendimizle yeni bir bağ kurma arzusunun sonucu olarak doğdu. İlk adımını 2023’te attık. Başlangıçta yalnızca bir festival fikriydi belki ama zamanla dönüşerek bir harekete, bir düşünce biçimine, bir yaşam pratiğine evrildi. Bu dönüşümün en büyük ilhamıysa “Bozcaada’nın kendisi” oldu hem coğrafyasıyla hem de taşıdığı çok katmanlı kültürel belleğiyle.

Bugün Bozcaada Gathering, bir “deneyim festivali” olmasının yanı sıra; farklı disiplinleri ve toplulukları buluşturan düşünsel ve üretimsel bir karşılaşma alanı. Sanatla bilimi, yerel hafızayla güncel soruları, üretimle arşivi bir araya getiriyor. Yerindelik, hatırlama, ortak üretim ve diyalog gibi kavramlar etrafında şekilleniyor; her yıl, yeni bir soruyla ve yeni karşılaşmalarla kendini yeniden inşa ediyor.

bozcaada_monocycle_1-1-1
Bozcaada Gathering

Multidisipliner bir yapısı var Bozcaada Gatheringin. Neleri kapsıyor kısaca bahsedebilir misiniz?

Bozcaada Gathering, tüm bu alanların birbirine temas ettiği, kesişim noktalarının yeni bir bütünlüğe dönüştüğü bir buluşma alanı.

Multidisipliner yaklaşım, süreç içerisinde sözlü anlatım biçimleri ve disiplinlerarası ilişkilerin analiziyle birlikte “transthinking” kavramına evrildi. Bu kavramsal genişleme, farklı alanlar arasındaki etkileşimi sabit bir düşünce formu dışında, dönüşüm odaklı bir düşünsel model olarak ele alıyor. Yani mesele, birlikte düşünmekten ziyade birlikte dönüşmek.

Performanslar, sergiler, konuşmalar, atölyeler ve ortak üretim süreçleri bu yapının temel taşlarını oluşturuyor. Bizi özel kılan şey, bir yaklaşım biçimi ve dönüştürücü bir model üzerine çalışıyor olmamız.

bozcaada_monocycle_1-8-3
Bozcaada Gathering

Sizin deyiminizle bir deneyim festivali, bu tanımı biraz daha açmanızı istesek?

“Deneyim festivali” diyoruz çünkü Bozcaada Gathering’de kimse yalnızca izleyici değil. Herkesi birlikte yaşamaya, üretmeye ve dönüşmeye davet ediyoruz. Seyirci olmaktan çok, katılımcı olmayı teşvik eden bir alan burası.

Adada geçirilen süre boyunca herkes kendi ritmini, kendi sorusunu ve kendi alanını buluyor kimi zaman bir performansın içinde, kimi zaman bir zanaat atölyesinde ya da bir sohbet çemberinde. “Deneyim” dediğimiz şey, içeriğe nasıl yaklaşıldığıyla, onunla kurulan bağla ilgili. Bu yüzden insanla, mekânla ve zamanla kurulan ilişkiyi merkeze alıyoruz.

derman-tezgahi
Bozcaada Gathering

Neden Bozcaada? 

Çünkü Bozcaada hem fiziksel hem sembolik olarak sınırda bir yer. Anakaradan kopuk ama tamamen uzak değil. Bu yarı-izolasyon hali, dönüşüm için ideal bir zemin sağlıyor. Aynı zamanda adanın tarihi, kültürü ve ekolojisi; üzerinde yeniden düşünmeyi ve birlikte öğrenmeyi teşvik ediyor. Bozcaada’nın mekânsal özellikleri kadar, ada halkının hafızası, ritüelleri ve gündelik pratikleri de bu dönüşümün taşıyıcısı hâline geliyor.

Yerel ile kurduğunuz iletişim, onların tepkileri ve yaklaşımı nasıl?

Her yeni edisyon, adalılarla kurduğumuz temaslarla şekilleniyor. Geçtiğimiz yıl, atıl bir şarap fabrikasında gerçekleştirdiğimiz “Bağların Sesi” adlı ses ve ışık yerleştirmesi büyük ilgi gördü. Bu yıl da yerel esnaf, üreticiler, gençler ve çocuklarla sürekli diyalog halindeyiz.

Bizi birer misafir değil, birlikte yürüyen yol arkadaşları olarak görmeleri en büyük kazancımız.
Adalıların birikimi, hafızası ve gündelik yaşam pratikleri; yürüttüğümüz araştırma ve yaratım süreçlerinin en güçlü besleyicisi. Her içerik, bu karşılaşmalarla derinleşiyor; her temas, güveni, katılımı ve ortak bir hafıza inşasını mümkün kılıyor.

Merkeze aldığınız yerindelik kavramını da burada konuşabiliriz sanıyorum. Nedir bu kavram ve beraberinde kurguladığınız?

Yerindelik, bizim için yalnızca coğrafi bir konum değil; bir farkındalık hâli. Nerede durduğunu, neye temas ettiğini, neyi dönüştürebileceğini bilmek. Yerinde üretim, yerinde ilişki, yerinde karar… Festivalin tüm içerikleri bu anlayışla şekilleniyor. Her şey, kendi bağlamına saygı duyarak kurgulanıyor.

Bu kavram; bir fikrin, bir etkinliğin ya da bir yaklaşımın, bulunduğu yerle kurduğu bağın derinliğini ifade eder. Fiziksel bir varoluşun ötesinde, mekânın sosyal, kültürel ve tarihsel dokusuyla kurulan aktif bir diyalogdur. Yerel dinamikleri yalnızca gözlemlemekle kalmıyor, onlarla birlikte şekil alıyoruz. Her fikir, ait olduğu coğrafyayla etkileşim hâlinde gelişiyor. Bu sayede ortaya çıkan her üretim; mekânın atmosferiyle birlikte düşünülmüş yaşayan bir bütüne dönüşüyor.

copy-of-dscf4115-2
Bozcaada Gathering

Bozcaada Gathering bir festivalden öte komünite gibi de aynı zamanda. Kaç kişilik bir ekipsiniz, kimler neler yapıyor?

Süreci kurgulayan ve koordine eden çekirdek ekip 5-6 kişi arasında değişiyor ama bu sadece başlangıç. Sanatçılar, araştırmacılar, gönüllüler, yerel üreticiler ve misafir katılımcılarla birlikte yüzlerce kişilik bir topluluğa dönüşüyoruz. Herkesin rolü değişken ama ortak bir amaç etrafında kenetleniyoruz: Ortak noktamız, birlikte düşünmek, üretmek ve hayal ettiğimizi hep birlikte gerçeğe dönüştürme arzusu.

copy-of-img_5185
Bozcaada Gathering

Bu senenin sergileri oldukça dikkat çekici, biraz bahsedebilir misiniz?

Bu yıl Bozcaada Gathering kapsamında iki ana sergi ve performanslar öne çıkıyor. “Link” sergisi, Bozcaada’nın tarihsel, kültürel ve ekolojik katmanlarını sanatçıların ve ada çalışan akademisyenlerin birlikte yürüttüğü saha çalışmalarıyla ele alıyor. Sanatçılar, rezidans süreci boyunca adaya dair yaptıkları araştırmalar doğrultusunda üretimlerini şekillendiriyor ve izleyiciyi, geçmişi sorgularken bugünü yeniden değerlendirmeye ve geleceğe dair yaratıcı vizyonlar geliştirmeye davet ediyor. “Bir Bağ Meselesi” ise sanatçılarla yerel aktörler arasında kurulan çok katmanlı bir işbirliği sürecinin sonucu. Ada halkının bilgi, hafıza ve gündelik deneyimlerinden yola çıkarak şekillenen bu sergi, Bozcaada’nın kültürel mirasını kolektif üretim yoluyla yeniden yorumlama arayışı taşıyor.

Öte yandan, ses temelli projeler ve sahne sanatları da bu yılın dikkat çeken alanlarından. “Dionysos Mirası”, “Gökyüzünün Kodları” ve “Sonik Deneyim” başlıklı performanslar; müzik, kodlama, doğa ve gökyüzü bilgisi gibi alanları bir araya getirerek Bozcaada’nın ses manzarasını yeniden kuruyor. 360° sahnede doğanın seslerinin müzikal nesnelere dönüştüğü bu deneyimler, katılımcıları hem dinlemeye hem hissetmeye çağırıyor. Sahne sanatlarında ise alışılmış formların dışına çıkılıyor; izleyiciler, performansın nerede ve ne zaman gerçekleşeceğini bilmeden, doğrudan deneyimin bir parçası hâline geliyor. Bu yapı, sürprizi, keşfi ve dönüşümü merkezine alarak festivalin temel yaklaşımını pekiştiriyor.

Geçtiğimiz edisyon dikkat çeken Bozcaada Arşiv Deneyinden de bahsetmezsek olmaz. Hem nasıl ortaya çıktığı hem de bu seneki planlarından konuşabilir miyiz?

Bozcaada Arşiv Deneyi, geçmişi sanat yolu ile belgelemek ile birlikte, aynı zamanda hafızayı birlikte üretmeyi amaçlayan deneysel bir bellek çalışması olarak ortaya çıktı. Yazılı olmayan bilgileri, sözlü anlatımları, buluntu objeleri, sembolleri ve haritaları içeren bu deney; sanatın, coğrafyanın ve tarihsel katmanların bir araya geldiği çok yönlü bir araştırma süreci sunuyor. Katılımcı bir modelle yürütülen bu proje, bireysel ve kolektif hafızaları aktif hâle getiriyor ve mekânı arka plan olmaktan çıkarıp, sürecin öznesi olarak ele alıyor.

Geçtiğimiz yıl boyunca adanın kıyılarında yürütülen keşif turları, yerel halkla yapılan sözlü tarih görüşmeleri ve buluntu objelerle geliştirilen haritalama çalışmaları, Bozcaada’nın görünmeyen hafızasını görünür kılmayı hedefledi. Bu yılki edisyonda Arşiv Deneyi, adanın dokularının arşivlenmesi, totem yerleştirmeleri ve katılımcı performanslarla zenginleşerek devam edecek. Yaşamsal öğrenme ve transthinking gibi kavramsal çerçevelerle kurgulanan bu süreç, yeniden ilişki kurmaya ve yeni anlatılar yaratmaya odaklanıyor.

img_3118
Bozcaada Gathering

Ayrıca sizin vurgulamak istediğiniz başka şeyler var mı?

Belki de en çok şunu söylemek isteriz: Bozcaada Gathering bir davet. Sadece bir etkinlik değil, bir arayış. Kendi sesini, kendi adımlarını, kendi sorularını getiren herkese açık. Adada bir iz bırakmak değil, izleri birlikte takip etmek istiyoruz. Ve biliyoruz ki bu yolculuk, birlikte oldukça anlamlı.

Kapak Fotoğrafı: Bozcaada Gathering

İlginizi çekebilir: Burcu Dimili’den Eugenia Vereli ile: Perasma Leros Sergisi Üzerine