İlk yorumu siz yazın!
Chuck Norris’in Ardından: Seksenlerin Önemli İkonunun Anısına
Sosyal medyada 80’lerde çocuk olmak, 90’larda çocuk olmak gibi başlıklar, o dönemin sembollerini, oyuncaklarını, sanatçılarını gösteren videolar sık sık karşımıza çıkar. Bu öğeler bizleri çocukluğumuza, çoğunlukla da en güzel zamanlarımıza götürür. İşte o sembollerden biri olan ve 80’ler denince akla gelen isimlerden Amerikalı oyuncu Chuck Norris, 86 yaşında hayatını kaybetti.

Şimdi aksiyon filmi ismi ile genellediğimiz, dövüş sahnesi bol filmler için eskiden vurdulu kırdılı film tabiri yaygın olarak kullanılırdı. Chuck Norris, seksenlerde ve nispeten doksanların ilk yarısında, Sylvester Stallone, Arnold Schwarzenegger, Jean-Claude Van Damme, Steven Seagal (daha çok 90’lar) ile birlikte bu tarz filmlerin kahramanlarının başında gelenlerdendi. O zamanın Netflix’i, Disney+’ı olan video kaset dükkanlarından yeni gelen filmlerin kasetlerini kiralamak, dükkan sahibinin sizin sevdiğiniz türe göre film önerilerini dinlemek gibi ritüellerin size hatırlattığı isimlerden de biriydi Chuck Norris.
Aynı zamanda karateci olan ve pek çok şampiyonluk kazanan Chuck Norris’in, derin oyunculuk ya da sanatsallıkla hiç alakası yoktu. Zaten filmleri de genelde B-Movie’ydi. Günümüzde aksiyon türünün kült örneklerinden John Wick ya da Jason Statham filmleri gibi yüksek bütçeli de değildi bu filmler. Şimdi Chuck Norris’in tepki çeken politik görüşlerini bir kenara koyup, sadece filmlerinde gördüğümüz haline odaklanalım ve akılda kalan bazı filmlerinden bahsedelim.
Bunların başında 1983 yapımı Lone Wolf McQuade gelir. En yakın dostu bir kurt olan, yalnız çalışmayı seven bir texas ranger’ının silah kaçakçısı bir çeteyle mücadelesini anlatan filmin kötü adam karakterini David Carradine canlandırır. Western havası da taşıyan bu aksiyon filminde vurdu kırdı dışında enteresan sahneler de vardı. Özellikle Chuck Norris’in Dodge Ramcharger SUV ile toprak altından çıktığı sahne, benim gibi araba meraklıları için unutulmaz sahnelerdendir. Hele ki çocuksanız.
1982 yapımı Silent Rage filminde Chuck Norris, üzerinde kullanılan deneysel ilaçlar sonucu süper güçlere sahip olan bir katilin peşindedir. Silent Rage, yer yer klasik Chuck Norris filmlerinin aksiyon öğelerini barındırsa da aslında macera, korku (teen slasher) ve bilim kurgu türlerini kapsayan hibrit bir filmdir. Filmdeki John Kirby karakteri, özellikle Halloween’in bir türlü ölmeyen katili Michael Myers’ı aklınıza getirir.
1977 yapımı Breaker! Breaker! Aktörün pek bilnmeyen filmlerinden. Chuck Norris bu sefer kaybolan kardeşini bulmaya çalışan bir tır şoförüdür. Film boyunca yozlaşmış bir yargıç tarafından yönetilen bir kasabanın insanlarıyla mücadele eder. Tırlara, kamyonlara ilginiz varsa özellikle filmin son bölümü muhtemelen hoşunuza gidecektir. Tır demişken yine seksenlerin ruhunu yansıtan Sylvester Stallone’un Over The Top filmini de unutmayalım.
1972 tarihli The Way Of Dragon filminde ise Chuck Norris kötü adamdır. Finaldeki, normal hayatta yakın arkadaşı olan Bruce Lee ile olan dövüş sahnesi, Roma Kolezyumda çekilmiş. Bu sahne, tarihin en iyi koreografiye sahip dövüş sahnelerinden biri olarak gösterilir. Dizilerde ise 1993 – 2001 yılları arasında 9 sezon yayınlanan Walker, Texas Ranger Amerikalı aktörün en bilinen dizisi.
Chuck Norris, filmleri dışında internetin en ünlü ve uzun süreli mizah akımlarından birinin kahramanıdır aynı zamanda. 2005 yılında başlayan “Chuck Norris Facts (Chuck Norris Gerçekleri)”, ünlü aktörü yenilmez ve insan üstü özelliklere sahip bir karakter olarak gösteren espriler bütünüdür. Filmlerinde tek kişilik bir ordu gibi olması abartılı şekilde düşmanlarını yenmesi bu esprilerin ortaya çıkmasını sağladı. Kendisi de bu akımı benimsedi, hatta 2009 yılında bu esprilerden en beğendikleri ile ilgili The Official Chuck Norris Fact Book isimli bir kitap yazdı. Sylvester Stallone’un The Expendables film serisinin 2. filminde kısa bir rolü olan Chuck Norris, bu esprilerden birini orada da kullanmıştır. Yazıyı bir Chuck Norris gerçeği vererek bitirelim. “Aslında Chuck Norris ölmedi, uçan tekme dersleri vermek için öbür dünyaya taşındı”.
Kapak Fotoğrafı: nbcnews.com
İlginizi çekebilir: Gürkan Sonat’tan Savatage ve Alice Cooper

Gürkan Sonat







Aile Tadında
Haberi duyar duymaz hemen bir yazı planlamıştım ama sonra Netahyahu ile sarmaş dolaş bir fotoğrafını görünce ve özellikle de Golan-Globus Dönemi'nde yaptığı Delta Force filmini yakın zamanda tekrar seyrettiğimde gördüğüm anti-Arap söylemi ve tipik ABD-İsrail ittifakı yüceltilmesi yüzünden elim gitmedi. Yine de benim çocukluk kahramanlarımdan biridir. Özellikle Invasion USA filmini aksiyon dışında politik içeriği ile de ilgi çekici olduğundan öneririm. Bir de Mission in Action var tabi Vietnam'da kalmış savaş esirlerini kurtardığı.
Birebir aynı şeyi düşündüm, o yüzden politik görüşlerini bir yana bırakarak diye yazıda belirttim. Delta Force'u ben de tekrar seyrettim hatırlayayım diye ve yarım bıraktım 🙂 Delta Force çocukken de en sevdiğim filmleri arasında değildi ama tabi o zamanlar yaptığı propagandayı çok anlamamıştım 🙂 Sonuç olarak benim de çocukluk kahramanlarımdandır.