Cinema Akil bir yanıyla Dubai’nin tüm lüks ve görkemli sinemalarının yanında adeta 90lar İstanbul/Beyoğlu’nun festival filmleri ve “entel sanat” filmleri gösteren köhne, sürekli kokan ama sinema ve sanat aşkıyla her şekilde hoş görülen sinema salonlarını andırıyor. Kaliteli kahvenin olmadığı; hele de gece gittiyseniz bazı günlerde kantininde alınacak pek bir şey olmayan  Cinema Akil benim gibi filmlerin peşinde gençliğini bu salonlarda helak eden biri için amiyane tabirle ‘tadından yenmez’ bir nostaljik his sunuyor.

img_5126-2
Angela Davis | Fotoğraf: Bülent Tunga Yılmaz

Dubai’de öyle bir mekan düşünün ki tuvaletinin duvarına üzerinde Amerikalı Marksist ve feminist politik aktivist ve düşünür Angela Davis’in şu sözünün yazılı olduğu bir çıkartma yapıştırılmış olsun: “Irkçılık kapitalizmden ayrılamaz… Sosyalistlere Katılın.” Bir başka odasının duvarında nereden ve nasıl oraya ulaştığını anlayamadığım Türkan Şoray fotoğrafları asılı dursun. Cinema Akil’den bahsediyorum… Dubai’de sadece sinema değil tüm sanat alanlarındaki en alternatif ve özgün mekan ve oluşumlardan birinden.

img_5127-2
Türkan Şoray Cinema Akil’de | Fotoğraf: Bülent Tunga Yılmaz

Pek çok kişinin tahmin edeceği gibi Dubai’nin sinema ortamını ağırlılıklı olarak alışveriş merkezlerinde bulunan ve film seyrederken Michelin yıldızlı restoranlardan bile yemek söyleyebileceğiniz lüks ve ulta-konforlu salonlar ve o salonlarda gösterilen vizyon filmleri oluşturuyor. Yılda bir kaç kere diplomatik temsilcilikler tarafından ülkelerinin kültürel ve sanatsal tanıtımlarına yönelik olarak düzenlenen programlarda gösterilen ulusal sinema örneği filmler de sinemanın sanat/kültür tarafına destek veriyor. İşte tüm bu ortam içinde bir sinema oluşumu ve inisiyatifi Dubai’de alternatif sinema severler için adeta bir vaha işlevi görüyor: Cinema Akil.

img_2239-2
Italyan Sineması ve Cinema Akil | Fotoğraf: Bülent Tunga Yılmaz

Dubai’nin sanayi bölgesi (bir tür Dubai Organize Sanayi de denebilir) Al Quoz’da yer alan ve zamanla gerçekleşen ‘gentrification’ süreci ile kentin en önemli kültürel ve sanatsal merkezlerinden biri haline gelen; özellikle alternatif ve avan-garde sanat ve tasarım ürünlerinin sergilendiği galeriler, dükkanlar ile Dubai’yi ziyaret eden veya orada yerleşik sanatçıların atölye-evlerinin bulunduğu Alserkal Bulvarı kentin genç, dinamik ve alternatif kültür/sanat ortamına ev sahipliği yapan özel bir alan. Cinema Akil de ruhuna uygun olarak Bulvar üzerinde yer alıyor. 2014’de bir tür ‘göçebe sinema’ olarak başlatılan bir inisiyatif olan Cinema Akil 2018’de şimdiki mekanında kalıcı bir kuruma dönüşüyor. Günümüze kadar Dubai, Sharjah ve Abu Dabi’de 60 ‘pop-up’ sinema etkinliğinde 65 binin üzerine seyirciye ulaşan oluşum Körfez Bölgesi’nin de ilk ‘sanat sineması’ özelliğine de sahip.

Eski bir deponun içine kurulan sinemanın ana salonu geleneksel sinema salonu koltuklarından farklı olarak ağırlıklı kırmızı renkteki ev oturma takımlarından oluşuyor. Dolayısıyla da biletlerinde koptuk numarası olmayan sinemanın bu farklı tasarımı, duvarlarını süsleyen ‘vintage’ sinema afişleriyle birlikte bir sinema salonunda değil de adeta aykırı bir sanatçının veya sanat meraklısının salonunda film seyrediyormuşunuz izlenimi veriyor. Benim tek başına oturduğum üç kişilik bir divana hafifçe uzanıp film seyretmişliğim bile var.

unnamed-139
Cinema Akil | Fotoğraf: artsandculture

Cinema Akil Dubai’nin tüm lüks ve görkemli sinemalarının yanında adeta 90lar İstanbul/Beyoğlu’nda festival filmleri ve “entel sanat” filmleri gösteren köhne, sürekli kokan ama sinema ve sanat aşkıyla her şekilde hoş görülen sinema salonlarını andırıyor. Kaliteli kahvenin olmadığı hele de gece gittiyseniz bazı günlerde kantininde alınacak pek bir şey olmayan Cinema Akil benim gibi filmlerin peşinde gençliğini bu salonlarda helak eden biri için amiyane tabirle ‘tadından yenmez’ bir nostaljik his sunuyor.

Websitesinde kendisini “dünyanın farklı bölgelerinden farklı filmleri Birleşik Arap Emirlikleri seyiricisine getirmeyi amaçlayan bağımsız bir sinema platformu” olarak tanımlayan ve bu anlamda da Dubai için bir sinematek işlevi gören Cinema Akil, sene boyunca İtalyan Filmleri Festivali, Hong Konu Filmleri Festivali, Franco Film Festivali gibi etkinlikler düzenliyor. Gazze sonrasında gerçekleştirdiği Filistin Sinema Haftası yanında başta Arap dünyası olmak üzere politik sinemanın ilginç, kimi zaman da sert örneklerine ve özel olarak kadın yönetmenlerin filmlerine (Mart 2025 Programı’nda beş kadın yönetmenden dokuz film yer aldı) programında yer veren Cinema Akil bu anlamda bölge de çok özel ve ayrıksı bir konuma sahip. İran’daki mevcut politik ve toplumsal duruma ve kadınlar üzerindeki etkisine çok cesur ve gerçekçi bir bakış yönelten Steffi Niederzoll’ın Seven Winter in Tehran (2023) başlıklı belgeseli gibi yapıtları seyirci ile buluşturuyor.

cinema-akil-filistin-film-festivali
Filistin Film Festivali | Fotoğraf: Bülent Tunga Yılmaz

25.Saat Programı’nda seyircilerden ilgi gören filmleri ara ara yeniden gösteriyor.  Bu program kapsamında örneğin Fransız sinemasının büyük yönetmenlerinden Claude Sautet’nin önemli klasiklerinden Michel Piccoli ve Romy Schneider’ın unutulmaz oyunculuklarıyla Les Choses de La Vie (1970) filmini seyretme şansı buluyorsunuz.

img_5125-6
Marcello Mio-Haziran Ayı gösterimde olan filmlerden | Fotoğraf: Bülent Tunga Yılmaz

Cinema Akil, çehresi son yıllarda değişen; bir finans, ticaret, turizm ve eğlence merkezi olmanın ötesinde sadece bölgesi için değil küresel ölçekte de bir kültür/sanat merkezine dönüşen Dubai’nin çeşitliliğe verdiği önemli ve desteği gösteren çok iyi bir örnek.

Kapak Fotoğrafı: Bülent Tunga Yılmaz

İlginizi çekebilir: Bülent Tunga Yılmaz’dan Dubai Operası’nda Bir Çağdaş Bale Başyapıtı