Bazı lansmanlar yalnızca yeni bir kitabın etrafında toplanmıyor. Bazen bir sanatçının üretim pratiğini dinlerken, kendi kurmaya çalıştığınız alanın içinden geçmeye başlıyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde Yapı Kredi Kültür Sanat’ta gerçekleşen, Dirimart Publications etiketiyle yayımlanan İnci Eviner: Çizginin Üzerinde ve Ötesinde Hareket lansmanında tam olarak böyle bir atmosfer vardı. Bu, büyük ölçekli bir monografiden fazlasıydı. Çizimlerin, moving image çalışmalarının, kolajların, stüdyo süreçlerinin ve farklı üretim biçimlerinin birbirine karıştığı yaşayan bir üretim arşivi karşımızda duruyordu.

img_1311-2
Çizginin Üzerinde ve Ötesinde Hareket | Fotoğraf: Dirimart

Uzaktan baktığımızda yaratıcı insanların tüm bu katmanları nasıl bu kadar kusursuz kurguladığına şaşırabiliyoruz. O üretime büyük bir hayranlık ve mesafeyle yaklaşıyoruz. Oysa lansmanda sanatçıyı dinlerken zihnimde açılan ilk büyük perspektif, bu büyüleme etkisinin arkasındaki saf gerçeklik oldu. Eviner, bu noktaya kadar gelmesine kendisinin de şaşırdığından bahsetti. Sürecin en başında her şeyi matematiksel olarak planlamadığını; stüdyoya girip üretmeye devam ettikçe işlerin kendi kendine evrildiğini anlattı. “Yarattıkça daha fazla yaratmak” fikri tam olarak burada açılıyordu.

Moving image çalışmalarının teknik süreçlerinden, dijital üretimlerde aldığı üçüncü parti desteklerden ve Türkiye’de bir sanat kitabı üretmenin o ham maliyet gerçekliğinden oldukça dürüst bir şekilde bahsetti. Tam da bu yüzden konuşma, bana göre romantize edilmiş bir “yaratıcı deha” anlatısından çok daha gerçek bir yere oturuyordu. Üretim bazen yalnızca çalışmanın, düşünmenin ve tekrar tekrar stüdyoya dönmenin yarattığı bir akışın içinden çıktığını bize hatırlatıyordu.

img_1309-2
İnci Eviner, Stüdyoda | Fotoğraf: Cornucopia Magazine

Bir Hafıza Anıtı: Monografinin İçinde Ne Var?

Burada biraz durup, elimizde tuttuğumuz bu kalın ve heybetli nesnenin pragmatik dünyasına bakmak gerekiyor. Çünkü bu kitap, bir solukta okunup kütüphane rafına kaldırılacak konvansiyonel bir çalışma ya da bir sergi kataloğu değil. Karşımızdaki tam anlamıyla bir monografi. Sanat terminolojisinde monografi; tek bir sanatçının yaşamını, üretim süreçlerini, felsefesini ve tüm dönemlerini baştan sona, en ince detayına kadar inceleyen tek bir devasa bir kaynak eser anlamına geliyor. Dirimart Publications’ın büyük bir vizyon ve üretim dayanışmasıyla hayata geçirdiği bu 440 sayfalık dev arşiv, İnci Eviner’in 1980’lerden bugüne uzanan yarım asırlık sanatsal genetiğini kayıt altına alıyor.

Peki bu kalın sayfaların içinde neyle karşılaşıyoruz? Kitap, sadece bitmiş işleri sergilemiyor; o işlerin mutfağına, yani stüdyonun o mahrem dürüstlüğüne kapı açıyor. İçeride sanatçının desenleri, daha önce gün yüzüne çıkmamış kişisel eskiz defterleri, desenlerin dijital videolara (moving images) dönüştüğü o sancılı teknik aşamalar ve kavramsal kolajlar yer alıyor. Kitabı arşiv kütüphanemiz için asıl benzersiz kılan şey ise, her bir imgeye eşlik eden kapsamlı sanatsal açıklamalar ve uluslararası küratörlerin metinleri. Bu yüzden bu monografi, multidisipliner (disiplinler arası) alanlarda üretim yapan, çizginin sınırlarını zorlamak isteyen her tasarımcı, mimar, yazar ya da görsel araştırmacı için yaşayan bir başvuru kaynağı niteliğinde.

img_1310-4
Bird Mind serisine ait eserlerden | Fotoğraf: Teşvikiye Patika Kitapevi

Sıkıştırıcı Sorulara Karşı İfade Alanı

Lansmanın en çarpıcı anlarından biri, izleyicilerden gelen politik temsil sorularındandı. Sanatçıların ellerindeki görünürlük alanını hangi kimliklerin veya hangi politik meselelerin temsili için kullanması gerektiğine dair o tanıdık beklenti bir anda salonun içine yayıldı. Eviner’in bu soruya verdiği sakin cevap ise belki de gecenin en güçlü anlarından biriydi.

Eviner, kendisine göre sanatın bir temsil yükümlülüğünden çok, bir ifade alanı olduğunu belirtti. Sanatçının her politik sorunun zorunlu muhatabı olmak zorunda olmadığına inandığını büyük bir sakinlikle söyledi. Bu cevap yalnızca onu değil, salondaki pek çok üreticiyi de sıkıştığı o görünmez köşeden çıkardı gibi hissettim. Çünkü bazen yalnızca üretmek, farklı katmanları bir araya getirmek ve yeni bir anlatı kurmak bile başlı başına güçlü bir alan açabiliyor.

Akademisyenlik pratiğinden ve stüdyoda geçirdiği zamandan bahsederken küresel sanat ağlarının üreticilere açtığı alanlara da değindi. Yerel ekosistemlerin zaman zaman daraltıcı hale gelebilen yapısına karşı, uluslararası temasların üretim üzerindeki besleyici etkisini oldukça açık bir yerden paylaştı.

img_1512-2
Marmara Üniveristesi öğrencileri ile Ortak Eylem Aygıtı: Bir Etüt Workshop Çalışmasından | Fotoğraf: İnci Eviner

Bir Mail, Bir Yol ve Ortak Eylem

Kitabın en etkileyici bölümlerinden biri ise sonlara doğru karşımıza çıkan Ortak Eylem Aygıtı (Co-Action Device) bölümüydü. Sayfalar ilerledikçe kitabın yalnızca tek bir sanatçının pratiğini belgeleyen bir monografi olmadığı daha net hissediliyor. İçeride genç üreticilerle, farklı partnerlerle ve kolektif üretim biçimleriyle kurulan güçlü bir dayanışma ağı var.

Bu bölüm bana, lansmandan bir süre önce İnci Eviner’le yaşadığım kısa ama etkisi büyük bir mailleşmeyi hatırlattı. O dönem görünürlük, açık çağrılar, sponsorluklar ve network ağları arasında yön bulmaya çalıştığım bir süreçteydim. Venedik merkezli bir yapı üzerinden gelen bir teklif konusunda kendisine ulaştığımda, ertesi gün oldukça açık ve koruyucu bir cevap vermişti.

Özellikle işlerin ticari kaygı gütmeyen, üretimi merkeze alan alanlarda görünür olmasının önemini vurgulaması; o sırada düşündüğüm birçok şeyi yeniden çerçevelememi sağlamıştı. Belki de bu yüzden kitapta yer alan “Ortak Eylem Aygıtı” fikri benim için yalnızca teorik bir sanat projesi gibi durmadı. Daha çok, üreticiler arasında gerçekten mümkün olabilen dürüst dayanışma biçimlerinin somut bir karşılığına dönüştü.

youtube play youtube play

Çizginin Ötesine Geçmek

Çizginin Üzerinde ve Ötesinde Hareket, yalnızca estetik olarak güçlü bir sanat kitabının ötesine geçiyor, üretimin nasıl zaman içinde evrildiğini, başka insanlarla temas ettikçe nasıl katmanlandığını ve bazen kendi yolunu kendisinin açtığını hatırlatan bir arşiv aynı zamanda.

img_1517-3
Kadir Has Üniversitesi Öğrencileri ile Stüdyo Çalışmaları | Fotoğraf: İnci Eviner

Bazı üretimlerin etkisi tam burada başlıyor: Her şeyi en başından kusursuzca planlamadan, sadece o stüdyoya girip çalışmaya devam ederek. Geri kalan şey ise bazen gerçekten akışın kendisi oluyor.

Kapak Fotoğrafı: İnci Eviner

İlginizi çekebilir: Çağlar Kaya’dan Ash Thayer ile Kill City Kitabı Üzerine