O, hem deniz kum güneşin tadını çıkartacak, hem lüks tekneleri, spontane plaj partileri, sabaha kadar süren gece hayatıyla kışkırtacak, hem İtalyan esintileri taşıyan şirin kasaba havasıyla masum ve davetkar davranacak, hem de inanılmaz lezzetli Akdeniz mutfağı ve roze şarabın doğduğu bölge olmasıyla kalbe giden yol mideden geçer diyecek. Bununla da kalmayıp, müzeleri, festivalleri ve 2000 yıllık geçmişiyle ruhunuza iyi gelecek, aynı zamanda da semt pazarları, şık butikleriyle dayanılmaz cazibesini kullanacak. Ve karşınızda aşık olunacak keyif şehri: Nice!

Nice Gezi Rehberi:

Nice zamanında Avrupa’nın inanılmaz servetlerine söz geçirmiş elit bir tabakaya bir asır boyunca kışlık başkent yapmış bir şehir. Bunu bilerek beklentim çok yüksekti bu şehirden. Ben daha havaalanından, İzmir’deki Kordona benzettiğim ve sonradan Promenade des Anglais (İngilizlerin yürüyüş yolu) olduğunu öğrendim yola gelirken midemde kelebekler uçuşmaya başladı.  Akşam üzeri, hafif bir Akdeniz esintisi, yol boyunca palmiye ağaçları yolun bir tarafında yol boyunca plajlar, turkuaz pırıl pırıl deniz, denizden dönen keyifli insanlar, diğer tarafında tarihi şık oteller.. Daha o an suratımda kocaman bir gülümsemeyle dedim ki; burası zamanı durduracak tam bir keyif şehri.

Nice’te Ne Yapılır?

Promenades des Anglais’nin en uç tarafında bütün şehri görebilecek, piknik yapıp, o sıcakta şelalenin serinliğini hissettirecek Le Parc du Chateau bulunuyor. Le Parc du Chateau’nun en tepesine çıkıp bütün şehrin muhteşem görüntüsüne hakim olabiliyorsunuz. İnsana inanılmaz bir özgürlük duygusu veriyor. Yeşilin içinde adeta kaybolmuş birbirinden güzel evler, şehre ayrı bir güzellik katmış. Nice o kadar yeşil ki, evlerin damlarına bile çim ekilmiş.

Promenades des Anglais’nin hemen arka tarafında rengarenk küçük panjurlu sempatik evlerin çevrelediği semt pazarları, şık restoranlarıyla daha çok İtalyan kasabasına benzettiğim Cours Saleya var. İnanamıyorum buranın Fransa olduğuna… Ben tam da İtalya’da şirin bir kasabadayım diyorum…

Cours Saleya her sabah erkenden, mis kokan renkli çiçekleri, dumanı tüten fırın mamüllerini, Akdenizin dört bir yanından gelme çeşit çeşit zeytinleri ve dalından yeni kopmuşcasına taze sebze ve meyvelerini bağıra çağıra satan pazarcılarla doluyor. O kadar davetkâr ki karşı koyamıyorsunuz. Salı’dan Pazar’a, dünyaca meşhur en güzel çiçek pazarlarından biri tam burada kuruluyor. Her pazartesi de bitpazarı kuruluyor.

Nice’te Nerede, Ne Yenir?

Burada akşam üzeri şaraplarınızı içmeye başlayarak zamanı durdurabilir, semt pazarında kaybolup orijinal şeyler bulabilir, akşam olduğunda ise canlı müzik eşliğinde muhteşem Akdeniz mutfağıyla doyuma ulaşabilirsiniz. Bu arada Moules Mariniere kesinlikle denenmeli. Kocaman bir tencere içinde 50-60 tane midye geliyor; yanında patates veya salata. Tabii ki yanında ev yapımı roze şarap. Salade Niçoise ise içinde ançüez ve hamsi olan çok lezzetli Nice’e özgü bir salata.

Aslında Nice’te Fransız mutfağından çok İtalyan mutfağına rastlayabiliyorsunuz. O yüzden Cannes’da da bir şubesi bulunan La Pizza Cresci’nin pizza ve makarnalarını yanında Provence bölgesinden bir şarapla kesinlikle denemeli. Kalbe giden yol mideden geçiyor yapacak bir şey yok :)

Nice’te Eğlence ve Gece Hayatı

Cours Selaya’dan hemen Nice’in en ünlü meydanı, her daim turistlerin fotoğraf çektiği, gençlerin akşam çıkarken buluşma noktası olan Place Massena’ya geliyorsunuz. Pub’lar, gece kulüpleri genelde Place Massena’nın çevresinde bulunuyor. Her akşam orada bulunan topluluğa her gece kulübü o günkü özel programını dağıtıp sizi davet ediyor. Bedava içkilerin cazibesine dayanamayıp gidiyorsunuz! Daha yaz gibi yaşamak, spontane plaj partilerine katılıp, şık gece kulüplerinde eğlenmek için yine Promenade des Anglais’ye kadar 5 dakika yürümek gerekiyor. İlginizi çekerse, şık kumarhaneler de yine Promenade des Anglais’de.

Nice’te Alışveriş

Alışveriş için de Place Massena’nın bulunduğu yol boyunca Galeries Lafayette ve Rue de Paradis’deki tasarım butikleri tercih edilinebilir.

Nice öyle bir şehir ki, günün yarısını dolaşıp yeni yerler keşfedip, müzeleri görüp, diğer yarısında denizin ve güneşin tadını çıkarabiliyosunuz. 5 km’lik Promenade des Anglais boyunca yan yana bir sürü plaj bulunuyor ve turkuaz denizi de tek kelimeyle muhteşem! O manzarayla deniz keyfi yapmak ise bambaşka..

Nice’ten Cannes’a…

Nice’e gelip, lüks yatları, şık otelleri, muhteşem denizi ve plajlarıyla ünlü festival şehri Cannes’ı, ben burada ömür boyu yaşarım dediğim Monaco’yu, Picasso’nun şehri Antibes’i görmeden gitmek olmaz. Zaten trenle 20-30 dakika icinde hepsine kolayca ulaşabiliyorsunuz.

Nice’ten St. Tropez’e Nasıl Gidilir?

Bir tek Saint-Tropez’ye gitmek biraz zahmetli. Bir saatlik tren ve ardından 2 saate yakın bir otobüs yolculuğu yapmanız gerekiyor. O yüzden Saint-Tropez’e gitmişken bir gece kalmanızı tavsiye ederim. Hatta hazırlıklı gidip benim gibi balıkçı teknesinde sabahlamak zorunda kalmayın :)

Ama gitmeden dönmeyin. Brigitte Bardot’nun Et Dieu Crea la Femme (Ve Tanrı Kadını Yarattı) filminden sonra şu anki süksesine ulaşan St-Tropez bambaşka kimlikte ve güzellikte bir yer. Lüks teknelerde (ben böyle katlarını sayamadığım, bu kadar lüks tekneleri daha önce canlı görmemiştim) gece özel partilerden şık restoranlarına, gece kulüplerinden masmavi denizi ve plajlarına kadar St-Tropez her şeyiyle görülmesi gerekiyor.

Nice tabii ki bu kadarla bitmez. Nice’te yapılacak, görülecek, keşfedilecek çok şey var.

Özellikle yaz tatili ve keyif için ideal bir yer olduğunu söyleyebilirim. Ben seneler sonra en sevdiklerimle, zamanı durdurup yemyeşil doğanın, turkuaz denizin ve leziz yemeklerin tadını çıkarmaya tekrar geleceğim Nice’e ve Fransız Rivierası’nın diğer şehirlerine.. Aklınızda bulunsun; burası road trip için de çok ideal bir bölge bence. Siz de sevdiğiniz insanlarla, metropol hayatın kargaşasından, rutininden uzaklaşıp sayfiye ve keyif şehri Nice’e denizin, güneşin tadını çıkarıp, muhteşem yemekleri ve şaraplarıyla zamanı durdumaya, aşık olmaya, Fransız’ın içinde saklı bir İtalyan’ı keşfetmeye, sadece keyif yapmaya gelin buraya.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Bu güzel bilgileri paylaştığınız için teşekkür ederim. Gerçekten gidilmesi gereken bir şehir…

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?