Directed by Women Türkiye ile: İlham Verici Bir Dayanışma Ağı
Uluslararası Kadın Kısa Film Yönetmenleri Festivali, 7. yılında İstanbul’da sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Kadın yönetmenlerin kısa film alanındaki üretimlerini görünür kılmayı hedefleyen Directed by Women Türkiye / Uluslararası Kadın Kısa Film Yönetmenleri Festivali, bu yıl 26-27-28 Eylül 2025 tarihlerinde, Kadıköy Belediyesi’nin desteğiyle Sinematek/Sinema Evi’nde gerçekleştirilecek. Yedinci kez düzenlenecek olan festivalde, ulusal ve uluslararası alanda “Ulusal, Uluslararası, Belgesel, Genç Bakış” olmak üzere dört ayrı kategoride kadın sinemacıların imzasını taşıyan filmler izleyiciyle buluşacak. Festivalin her yıl farklı bir ülkeye odaklanan özel bölümü “Bir Ülke 3 Hikâye”de, bu kez Sırbistan’dan üç kadın yönetmenin kısa filmi izleyicilerin karşısına çıkacak. Sinemada kadın emeğine vurgu yapan festivalin jüri üyeleri şu şekilde: Ulusal Kategori’de Serpil Altın, Elif Tekneci, Ekin Fil; Uluslararası Kategori’de Irini Souganidou, Selin Vatansever, Petra Kashmiry; Genç Bakış Kategorisi’nde Seyhan Davarcı, Manolya Maya, Eda Çarıkçı; Belgesel Kategori’de Ruken Tekeş, Ayşe Toy Par, Karen Cirillo, Esra Güzel (Lands of Cinema). Üç gün boyunca İstanbul’da sinemaseverlerle buluşacak festival, kadın yönetmenlerin farklı bakış açılarını bir araya getirerek izleyicilere zengin ve çok yönlü bir sinema deneyimi sunacak. Bu yıl yedinci yaşını kutlayan festivale dair merak ettiklerimi festival ekibine sordum. Keyifli okumalar.
Kadın yönetmenlerin kısa film alanındaki üretimlerini görünür kılmayı hedefleyen Directed by Women Türkiye / Uluslararası Kadın Kısa Film Yönetmenleri Festivali yedinci yılında. Yolculuğunuz nasıl başladı? Bugünden geriye dönüp baktığınızda festival sizce nasıl bir yolculuk geçirdi?
Yolculuğumuz yedi yıl önce, kadın sinemacıların kısa filmlerini hak ettikleri şekilde görünür kılma arzusuyla başladı. Küresel “Directed by Women New York” gösterimlerinden ilham aldık. Onlarla iletişime geçtik ve Türkiye’de kamera arkasındaki kadınların hikâyelerine odaklanan bir alan yaratmak istedik. Küçük bir ekip ile başladık ama daha ilk yılımızda yönetmenlerden ve izleyicilerden gelen inanılmaz bir destek aldık. Geriye dönüp baktığımızda, festivalin farklı seslerden yüzlerce filmi sergileyen canlı bir platforma dönüştüğünü görüyoruz. Bu 7 yıl, yerel ve küresel birçok bağlantı kurduğumuz, bambaşka hikâyeler keşfettiğimiz bir yolculuk oldu. Finansman ya da lojistik gibi zorluklara rağmen kadınların yaratıcılığını ve üretkenliğini vurgulayan, destekleyen bir topluluk haline geldik. Her yıl, kadınların hikâyelerinin çoğaldığını, çeşitlendiğini ve gerçekten değer gördüğünü hissediyoruz.
Ulusal ve uluslararası alanda kadın sinemacıların imzasını taşıyan kısa filmleri bir araya getiren festivalinizle kadınların sinemadaki yaratıcı seslerini duyurma konusunda nasıl bir alan yaratmayı ve ne gibi buluşmalarla ne tür bir diyalog yaratmayı hedefliyorsunuz?
Herkesin kendini ifade edebileceği, kapsayıcı ve sıcak bir alan yaratmayı amaçlıyoruz. Festivalimiz, farklı dillerden, kültürlerden ve türlerden hikayeleri bir araya getirerek evrensel düzeyde bir buluşma gerçekleştiriyor. Gösterimlerin ötesinde, soru-cevap oturumları, paneller ve samimi buluşmalarla diyalog ortamı oluşturuyoruz. Bu etkinlikler, hikâye anlatımı, sektördeki zorluklar ve kadınların seslerini duyurmak üzerine konuşmalara alan açıyor. Yönetmenler ve izleyiciler arasında köprüler kurarak karşılıklı öğrenme ve iş birliğini teşvik edebildiğimizde çok mutlu oluyoruz.

Festival bu yıl 26-27-28 Eylül 2025 tarihlerinde, Kadıköy Belediyesi’nin desteğiyle Sinematek/Sinema Evi’nde gerçekleşecek. İzleyiciler ve katılımcıları nasıl bir program bekliyor?
26-27-28 Eylül 2025’te, Kadıköy Belediyesi’nin desteğiyle Sinematek/Sinema Evi’nde gerçekleşecek festivalde yine heyecan verici bir programla izleyicilerimizle buluşacağız. İzleyicileri, Ulusal, Uluslararası, Belgesel ve Genç Bakış kategorilerinde güçlü hikayeler anlatan kısa filmlerin zengin bir seçkisi bekliyor. “Bir Ülke 3 Hikâye” bölümünde bu yıl Sırbistan’dan üç kadın yönetmenin filmleri öne çıkacak. Her kategoriden özenle seçilmiş filmlerle, farklı bakış açılarını ve duyguları bir araya getiren bir deneyim sunmayı hedefliyoruz. Yönetmenlerimiz ve ekiplerimizi izleyicilerle bir araya getireceğimiz söyleşi ekip söyleşilerimiz de olacak.
Ulusal, Uluslararası, Belgesel ve Genç Bakış olmak üzere dört ayrı kategoride dünyanın dört bir yanından kadın yönetmenlere ait filmler festivalde yer alma imkânı bulacak. Festivalde yer alacak yönetmenlerin nasıl bir başvuru süreci var? Her bir kategori için kaç filmlik alan açıyorsunuz?
Başvuru süreci, yalnızca FilmFreeway üzerinden, Directed by Women Türkiye sayfası aracılığıyla gerçekleşiyor. Yönetmenin kadın olması, filmin 25 dakikadan kısa ve son iki yıl içerisinde yapılmış olması gerekiyor. Kurmaca, belgesel, deneysel ve animasyon türlerinde, konu sınırlaması olmadan başvuru kabul ediyoruz. Tüm filmler İngilizce altyazılı olmalı. Genç Bakış kategorisi için yaş sınırı 20 ve altı. Her kategoride en iyi filme ödül veriyoruz. Bunun yanında dağıtım gibi desteklerimiz de oluyor. Film sayısı kategorilere göre değişiyor, ancak genellikle her kategoride 8-12 film yer alıyor, böylece çeşitliliği ve kaliteyi dengelemeye özen gösteriyoruz.
Festivalin her yıl farklı bir ülkeye odaklanan özel bölümü “Bir Ülke 3 Hikâye”, bu yıl Sırbistan’dan üç kadın yönetmenin kısa filmini izleyicilerle buluşturmaya hazırlanıyor. Bu bölüm için ayrı bir parantez açmak isterim. Bu bölümün amacı, hedefi nedir? Bugüne kadar kaç ülke festivalin bünyesinde yer buldu?
“Bir Ülke 3 Hikâye” bölümü, her yıl farklı bir ülkenin kadın sinemacılarını öne çıkararak onların hikâyelerini Türkiye’deki izleyicilere taşımayı amaçlıyor. Bu bölüm, kültürel çeşitliliği vurgulamak ve farklı coğrafyalardaki kadınların, hikâye çeşitliliğini ve sinema dilini keşfetmek için bir köprü. Sırbistan’dan seçilen üç film, bu yıl o bölgenin kadın yönetmenlerinin bakış açısını yansıtacak. Bugüne kadar festivalde Danimarka, İran, Kosova gibi farklı ülkelerden filmler bu bölümde yer aldı. Amacımız, bu hikâyeler üzerinden evrensel bir bağ kurmak ve izleyicilere yeni perspektifler sunmak.

Directed by Women Türkiye / Uluslararası Kadın Kısa Film Yönetmenleri Festivali aynı zamanda bir buluşma, bir dayanışma alanı. Festival bünyesinde yarattığınız buluşmalar kadın sinemacıların üretimine ve dayanışmasına nasıl bir katkı sağlıyor?
Festivalimiz, sadece film göstermekle sınırlı değil; kadın sinemacıların bir araya gelip deneyimlerini paylaştığı, birbirinden ilham aldığı bir dayanışma alanı. Paneller, atölyeler ve sohbetlerde yönetmenler, hem meslektaşlarıyla hem de izleyicilerle bağ kuruyor. Bu buluşmalar, yeni iş birliklerinin tohumlarını ekiyor ve kadınların sektördeki yalnızlık hissini azaltıyor. Özellikle genç yönetmenler için, deneyimli sinemacılarla tanışmak cesaret verici oluyor. Dayanışma, filmlerin ötesine geçiyor; bir yönetmenin bir sonraki projesine ilham ya da bir başkasıyla ortak bir çalışma fikri buradan doğabiliyor. Bu da hepimizi güçlendiren bir döngü yaratıyor.
Festival alanları ve etkinlikleri dışında yıl içerisinde festivalde yer alan/almayan kadın sinemacılarla bir iletişim ağınız mevcut mu? Diyalogunuzu nasıl diri tutuyorsunuz?
Evet, festival sonrası iletişimimiz devam ediyor. Yıl boyunca yerel yönetimler ya da kültür merkezleriyle etkinlikler ve film gösterimleri düzenliyoruz. Ayrıca, geçmişte festivalde yer alan yönetmenlerle e-posta ve sosyal medya üzerinden iletişim kurarak yeni projelerini takip ediyoruz. Festivalimiz sadece üç günle sınırlı değil, yıl boyu süren bir hareket.

Bir festivalin yeni bir yılına yaklaşırken, bugünden düne ve yarına bakmak için bir ihtimal doğabiliyor. Dünden bugüne inşa etmeye çalıştığınız ve geleceğe taşımayı hedeflediğiniz bu festivalle ilgili nelerin hayalini kuruyorsunuz?
Kadınların sinemadaki seslerini duyurmak için bir alan inşa ettik ve bu bizi çok mutlu ediyor. Gelecekte, festivalde daha çok kadın sinemacıyı bir araya getirmeyi hayal ediyoruz. Daha fazla genç yönetmene ulaşmak, onların hikâyelerini desteklemek istiyoruz. Aynı zamanda, festivalin bir eğitim ve üretim merkezi haline gelmesini, atölyeler ve mentorluk programlarıyla kadınların sinema yolculuğunu güçlendirmeyi çok isteriz. En büyük hayalimiz, Directed by Women Türkiye’nin, kadın sinemacıların kendilerini özgürce ifade edebileceği, global bir dayanışma ağının parçası olduğu bir platform olarak kalıcı bir iz bırakması.
Kapak Fotoğrafı: Directed by Women
İlginizi çekebilir: Enes Kudu’dan Uluslararası Mitoloji Festivali Ekibi ile Röportaj

Enes Kudu 








Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!