Bugünlerde İngiliz ressam William Turner’ın biyografisi Mr. Turner ile karşımızda olan İngiliz yönetmen Mike Leigh’in sinemasına bu liste ile bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?

mike_leigh

İngiliz yönetmenler arasında saygın bir yeri olan Mike Leigh, yönetmenliğe başladığı 1971’den bu yana farklı türlerde birçok sevilen yapıma imza attı. İlk filminden sonra bir süre sinemaya ara vererek sayısız televizyon dizisi ve televizyon filmi yönetemen Leigh, 90’lardan itibaren en tanınan, ünü Avrupa’dan ABD’ye ulaşan en önemli yönetmenlerden biri haline geldi. 2000’lerde de Londra’da ya da İngiliz kırsalında geçen, kimi zaman kişisel ve dramatik yönü güçlü hikayelerle, kimi zamansa incelikli bir İngiliz mizahıyla işlenmiş komedilerle karşımıza çıkmaya devam etti yönetmen.

MR TURNER

Mike Leigh’in 12. filmi, ünlü İngiliz ressam William Turner’ın biyografisi… Geçtiğimiz Cannes Film Festivali’nde Timothy Spall’e En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandıran güçlü bir performansla ekrana yansıyan Turner’ın yaşamı, özellikle sanatsal dallardaki başarılarıyla öne çıkıyor filmde. Dick Pope’un adeta Turner tablolarını beyazperdeye birebir taşıyan görüntü yönetimine özellikle dikkat etmenizi öneriyoruz. Mr. Turner, 22 Şubat’ta dağıtılacak Oscar Ödülleri’ne dört dalda aday: En İyi Orijinal Müzik (Gary Yershon), En İyi Görüntü Yönetimi (Dick Pope), En İyi Prodüksiyon Tasarımı ve En İyi Kostüm Tasarımı.

İşte 1971’den günümüze, Mike Leigh sineması…

Mr. Turner ile birlikte 30 Ocak’ta vizyona giren filmler arasında En İyi Yabancı Film dalında Moritanya’nın Oscar adayı TimbuktuEn İyi Film dahil 5 dalda Oscar adayı, Steve Carell, Channing Tatum ve Mark Ruffalo’yu buluşturan Foxcatcher (Foxcatcher Takımı), Johnny Depp, Ewan McGregor ve Gwyneth Paltrow’lu Mortdecai (Üçkağıtçı Mortdecai), fantastik film The Seventh Son (Yedinci Oğul), animasyon Der 7bte Zwerg (The 7th Dwarf | 7 Cüceler) ve yerli filmler Yapışık Kardeşler ile İçimdeki Ses var.

***

En İyi Mike Leigh Filmleri

Bleak Moments | 1971

Mike Leigh’in Locarno Film Festivali’nin büyük ödülü Altın Leopar’ı kazandığı ilk-filmi Bleak Moments, birbirini tanıyan, farklı insanların yaşamlarından kesitler sunan bir film. Bir sekreter, garip kız kardeşi, öğretmen erkek arkadaşı, iğrenç komşusu ve rahatsız edici iş arkadaşı…

Filmografisine sağlam bir başlangıç yaptıktan sonra televizyon yapımlarına yönelen Mike Leigh’in geri dönüşü için 17 yıl beklemek gerekecekti.

High Hopes | 1988

Leigh sinemasının vazgeçilmezlerinden İngiliz işçi sınıfından bir hikaye… Londralı Shirley ve Cyril’in yaşamına odaklanan High Hopes, Cyril’in 70 yaşındaki annesinin bu yaşamı nasıl zorlaştırdığını mizahi bir dille anlatıyor. Philip Davis, Ruth Sheen ve Edna Doré’nin başrollerini paylaştığı filmin başarısı İngiltere sınırlarını aşmış, Mike Leigh sinemasını Avrupa Film Ödülleri’nde aldığı, 3’ü ödüle dönüşen 4 adaylık aracılığıyla tüm Avrupa’ya duyurmuştu.

Life Is Sweet | 1990

Mike Leigh’ten bir başka işçi sınıfı komedisi… Londra’nın kuzeyinde yaşayan Wendy ve Andy ile ikiz çocukları Natalie ve Nicola’nın aile yaşamları, gündelik uğraşları ve ortaya çıkan sorunlar karlışısında aile bağlarını nasıl kullandıkları/güçlendirdiklerini anlatan film de Jim Broadbent, Alison Steadman, Claire Skinner ve Jane Horrocks’u izliyoruz.

Naked | 1993

Kara komedi türünün örneklerinden Naked, gerek tür gerekse konu açısından Mike Leigh’in o güne dek olan filmlerinden farklı bir noktada duruyordu. Manchester’da evli bir kadınla olan teması tecavüze dönüşen Johnny’nin Londra’ya kaçışını konu alan filmde anitkahramanı David Thewlis canlandırıyordu.

Secrets & Lies | 1996

Mike Leigh’in Akademi Ödülleri ile tanışmasını sağlayan film de olan Secrets & Lies, biyolojik annesini arayan siyahi bir kadının, arayışının sonucunda beyaz bir kadına ulaşmasından doğan duygusal anne-kız ilişkisini merkezine alıyor. Geçmişin sırlarının açığa çıktığı, önyargıların ve farklılıkların devre dışı kaldığı bu filmde başrolleri Brenda Blethyn ve Marianne Jean-Baptiste paylaşıyor.

Topsy-Turvy | 1999

Sanatsal açıdan belki de Mike Leigh’in en renkli, en şaşalı filmi olan Topsy-Turvy, Victoria dönemi İngilteresi’nin en önemli operetlerine imza atan W.S. Gilbert ve Arthur Sullivan’ın yıllar süren işbirliğini anlatan bir biyografik yapım. İkilinin son yapımları başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra başyapıtları “The Mikado” operetini nasıl yarattıklarını anlatan filmde başrolleri Jim Broadbent ve Allan Corduner paylaşıyordu.

All or Nothing | 2002

Bir ailenin hayatlarındaki bir trajedi ile birbirine kenetlenişini konu alan All or Nothing’de kahramanlarımız taksi şoförü Phil, süpermarket kasiyeri Penny, bir huzurevinde temizlikçilik yapan kızları Rachel ve işsiz oğulları Rory… Londra’nın işçi sınıfını bir hafta sonunda incelenebildiği kadar inceleyen filmde başrolleri Timothy Spall, Lesley Manville, Allison Garland, James Corden ve Ruth Sheen paylaşıyor.

Vera Drake | 2004

Kürtajın yasak olduğu 1950’lerin Londra’sında, sevgi dolu, yardımsever ve kendi halinde bir ev kadını olan Vera Drake, boş zamanlarını gizlice, genç kızlara yardım etmeye adamıştır. Kürtaj yasağını eleştirmesinin yanında, iyi niyetli bir insanın ailesini nasıl bir trajediye sürükleyebileceğini de irdeleyen film, Mike Leigh’in olgunlaşan sinemasının da somut bir örneğiydi.

Happy-Go-Lucky | 2008

Mike Leigh sinemasının belki de en hayat dolu karakteri olan ilkokul öğretmeni Poppy Cross, bu filmde Sally Hawkins’in enerjik vücudunda hayat buluyordu. 30 yaşındaki Camden’lı Poppy ve ev arkadaşı Zoe’nin hikayesini anlatan film, gündelik yaşamın fazla üzerinde durmadığınız detaylarını öylesine mizah unsurları olarak kullanıyor ki, kahkahalarınızı tutamayacağınız garanti. Eddie Marsan’ın canlandırdığı direksiyon öğretmeni ve Karina Fernandez’in canlandırdığı flamenko öğretmenine özellikle dikkat!

Another Year | 2010

Mutlu bir evlilik, dört mevsim… Tom ve Gerri’nin bir yılını anlatan Another Year’da, çiftin evliliklerinin yanı sıra dostlukları, arkadaşlarıyla olan ilişkileri, aile ilişkileri ve yaşamlarından gelip geçenler de beyazperdeye taşınıyor. Hepsi, merkezinde mutsuzluk ve melankoli olsa da kendinizden çok şey bulabileceğiniz bir hikayede bir araya geliyor. Jim Broadbent, Lesley Manville ve Ruth Sheen’i bir araya getiren film, Mike Leigh’in Cannes Film Festivali’nde yarışan dördüncü filmi olmuştu.

 

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN