Tilda Swinton, Ralph Fiennes, Matthias Schoenaerts ve Dakota Johnson’ın rol aldığı A Bigger Splash vizyonda, filmde harika bir dans sahnesiyle karşımıza çıkan Ralph Fiennes’ın kariyerinden 10 performans #themaggerda!

bigger splash 1

Geçtiğimiz aylarda !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin Galalar bölümünde yer alan, şimdi de vizyonda izleyebileceğimiz A Bigger Splash, dört ünlü oyuncunun İtalya’daki bir yazlık evde geçirdiği eğlence, lezzet, mizah, şehvet ve gerilim dolu günleri konu alıyor. Daha önce Io sono l’amore (I Am Love / Benim Adım Aşk) filmi ile bir araya gelen yönetmen Luca Guidagnino ve ünlü oyuncu Tilda Swinton’ın bu yeni ortaklığı, Jaques Deray’ın 1969 tarihli La piscine filminden ilham alıyor. Cinsel gerilimi bol filme İtalyan adası Pantelleria’nın muhteşem manzarası, oldukça iştah açıcı yemek sahneleri ve göz kamaştırıcı kostümler eşlik ediyor.

?????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????

İşte, filmin dört başrol oyuncusundan Ralph Fiennes’ın 1990’lardan günümüze, izlemeniz gereken 10 performansı…

Bu hafta  A Bigger Splash (Sen Benimsin) dışında vizyonda izleyebileceğiniz yeni filmler şunlar: Dünyaca ünlü oyundan beyazperdeye uyarlanan Warcraft, İstanbul Film Festivali’nin ardından vizyona konuk olan Lucile Hadzihalilovic imzalı Evolution (Evrim), ı5 yıl sonra bizi yeniden Yunan göçmeni aile ile buluşturan My Big Fat Greek Wedding 2 (Benim Çılgın Düğünüm 2), Nicolas Cage’li suç filmi The Trust (Vurgun), İspanyol korku filmi  Summer Camp (Yaz Kampı) ve yerli yapımlar Arama Motoru, Sokak Köpekleri Bal ile Betty ve Şeytanın Çocukları El- Ebyaz.

***

En İyi Ralph Fiennes Filmleri

Schindler’s List| 1993, Steven Spielberg

Daha önce İzlemeniz Gereken 10 Holocaust Filmi listemizde yer verdiğimiz bir başyapıt… Holocaust sırasında yaklaşık 1100 insanın hayatını kurtaran Oskar Schindler’in gerçek hikayesine dayanan, kendisini Liam Neeson’ın canlandırdığı, ona Ralph Fiennes ve Ben Kingsley’in eşlik ettiği “Schindler’in Listesi”, yalnızca iyi bir Holocaust ya da II. Dünya Savaşı filmi değil, gelmiş geçmiş en iyi filmler arasında üst sıralarda yer alan bir yapım. Hollywood sinemasının usta yönetmeni Steven Spielberg’ün siyah-beyaz olarak çektiği 195 dakikalık bu muhteşem filmi mutlaka bir kez daha izlemelisiniz.

The English Patient | 1996, Anthony Minghella

1996′nın olay yaratan draması The English Patient (İngiliz Hasta), II. Dünya Savaşı’nın son yıllarında bir uçak kazasında ağır yaralanan bir hastanın, bakımını üstlenen hemşireye anlattığı anıları ile ilerliyordu. 1930′larda harita uzmanı Count Almásy’nin birçok kaşifle beraber Sahara Çölü’nde yaşadıklarını, aşk ve ihtiras dolu geçmişini film boyunca geridönüşlerle soluk soluğa izlemiştik. Başrollerini Ralph Fiennes ve Kristin Scott Thomas’ın paylaştığı filmde Juliette Binoche da Oscar’lık bir performans sergilemişti.

The End of the Affair | 1999, Neil Jordan

Julianne Moore’a en çok yakışan türlerden biri olan dönem filmlerinin 90’lardaki en başarılı örneklerinden biri de kendisine ikinci Oscar adaylığını getiren The End of the Affair idi. Ralph Fiennes ve Julianne Moore, filmin başrollerini paylaşıyor ve 40’lı yılların Londrası’nda yeniden alevlenen bir yasak aşkın taraflarını canlandırıyorlardı.

Spider | 2002, David Cronenberg

2000’li yılların David Cronenberg için bilimkurgudan uzaklaşma ve psikolojik drama, suç filmleri ve şiddetin anatomisi gibi tür ve konulara yoğunlaşma dönemi olduğunu söylemek mümkün. Yönetmenin 2000’lerdeki ilk filmi; hasta ve bağımlılara yeniden sosyal yaşama adapte olmalarını sağlamak amacıyla kapılarını açan bir evde yaşayan Spider lakaplı akıl hastası bir adamın psikolojisinin derinlerine bir yolculuk niteliğindeydi. Bu adamın çocukluğunu anımsayarak anılarını canlandırmasını konu alan filmde Ralph Fiennes, Miranda Richardson, Gabriel Byrne ve Lynn Redgrave başrolleri paylaşıyordu.

The Constant Gardener | 2005, Fernando Meirelles

Kenya’nın kuzeyinde bir yardım görevi sırasında vahşice öldürülen aktivist Tessa Quayle’ın cinayetinin ardındaki gizemi inceliyordu The Constant Gardener. Filmde, başta bir meslektaşı tarafından işlenen bir aşk cinayeti olarak gözüken bu vakanın ardında uluslararası örgütler olabileceği ortaya çıkıyor, dul eş Justin Quayle eşinin sadakatsizliklerini bir yana bırakarak cinayetin aydınlanması için olayın peşini bırakmıyordu. Cinayetin gizemini çözmeye çalışırken geridönüşlerle Afrika’da süregelen, sağlık ve ilaç sektörlerinin vahşi icraatlarına da tanık olduğumuz filmde başrolleri Ralph Fiennes ve Rachel Weisz paylaşmıştı.

In Bruges | 2008, Martin McDonagh

Belçika’nın sizi yüzyıllar öncesine götürecek muazzam şehri Brugge’ün tüm güzelliklerini gözler önüne seren, mizah, dram ve aksiyonu harmanlayan bu çok başarılı ilk film, işleri ters giden iki suikastçının kentte sürdürdüğü anlamsız bekleyişe odaklanıyordu. Sessiz, sakin ve sıkıcı olarak tanımladığı kentte kesinlikle bulunmak istemeyen Ray ve ona göz kulak olmakta oldukça zorlanan Ken’i Colin Farrell ve Brendan Gleeson’ın canlandırdığı filmde, kısa ama etkileyici performansıyla Ralph Fiennes’ı ikilinin öfke dolu patronları rolünde izlemiştik.

The Duchess | 2008, Saul Dibb

18. yüzyılda geçen bu film, Devonshire Düşesi Georgiana’nın gerçek öyküsünü anlatıyordu. İngiltere’de politik olarak zorlu bir dönemde kocasına erkek bir çocuk doğuramadığı için özel hayatında birçok sıkıntı çeken, kendini üç kişilik bir evliliğin içinde bulan ve dışlanmış hisseden bir düşesin hayata tutunmasını sağlayanlar moda ve genç bir politikacıyla ilişkisi oluyordu. İngiltere tarihinin moda açısından önemli bir döneminde geçen bu filmde Keira Knightley, Ralph Fiennes, Charlotte Rampling, Dominic Cooper ve Hayley Atwell gibi oyuncular rol alıyordu.

Coriolanus | 2011, Ralph Fiennes

Ralph Fiennes’ı ilk kez yönetmen koltuğunda gördüğümüz Coriolanus, modern ve şaşırtıcı bir Shakespeare yorumuydu. Film ve uyarlandığı oyun, adını Roma’dan atıldıktan sonra şehrin en büyük düşmanlarından biri ile müttefik olan kahramandan alıyordu.

The Grand Budapest Hotel | 2014, Wes Anderson

The Grand Budapest Hotel, 20. yüzyılın başlarında, savaş yıllarında Avrupa’daki hayali bir ülkenin dağlarında yükselen Büyük Budapeşte Oteli’nin ‘concierge’i M. Gustave ve belboy Moustafa’nın maceralarını konu alıyordu. Ralph Fiennes’tan Tilda Swinton’a, Edward Norton’dan Jude Law’a birçok ünlü oyuncunun rol aldığı film, Wes Anderson’ın pastel renkleri ve her daim eğlenceye dönüşen hayal gücünü yansıtıyordu.

The Invisible Woman | 2013, Ralph Fiennes

Ralph Fiennes, yönetmen koltuğunda oturduğu ikinci filmde Charles Dickens’ı da bizzat canlandırmıştı. Ünlü yazarın genç bir kadınla yaşadığı yasak aşka odaklanan filmi, dönem filmleriyle tanıdığımız yazar Abi Morgan, Claire Tomalin’in kitabından uyarlamıştı. Kostümleriyle göz kamaştıran bu ağır biyografik dramda Ralph Fiennes’a Felicity Jones ve Kristin Scott Thomas eşlik etmişti.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN