“Ne oyuncumuz ne de diyaloğumuz var, dolayısıyla görüntü bizim başrol oyuncumuz.” Ron Fricke (Yönetmen).

Bu sene 12. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Film Festivali’nde gösterilen “Samsara” filmini neden izlemeniz gerekiyor? İşte cevabı:

Samsara kelimesi evrende devamlı olarak gerçekleşen “doğum, yaşam ve ölüm döngüsü” anlamına gelmektedir.

Doğum, yaşam ve ölüm, aslında aşina olduğumuz ancak hayatın içinde sıklıkla unuttuğumuz kavramlar… Hepimiz her gün bir bilinmezliğin içinde, günü bitirmeye uğraşıyoruz. Kimimiz hayatın ne kadar kısa olduğunun farkında olup aceleyle koşturuyoruz, kimimiz ise hayatı ağırdan alıp kaderle barışık yaşıyoruz. Tabii  sadece soluk alıp vermek yaşamaksa eğer…

Peki sıradan hayatlarımızdan sıyrılıp, dünyanın içinde 1,5 saatlik hızlı bir tur atsak nasıl olurdu? Patlayan yanardağdan, gecenin maviliğindeki Nemrut Dağı’na, tüm ihtişamıyla Dubai’ye, Kudüs’teki Ağlama Duvarı’ndan, ezan sesleriyle dolu Kabe’nin insan seline, Fransız Sanatçı Olivier de Sagazan’ın etkileyici performansına, ilkel kabilelerden, mekanikleşmiş işçilere, hayvan kesimhanelerin soğukluğundan, tüketici toplumun aşırılığına, ışıl ışıl kentlerden, sefalet dolu sokaklara doğru bir yolculuk olsaydı bu?

Hatta bu yolculuk; ekrandan gözünüzün içine uzun uzun bakan yüzlerden, gece ve gündüzü mükemmel harmanlayan time-lapse’lerden (zaman atlama) ve geniş açılı görüntülerden oluşan, müzikle yoğrulmuş, görsel bir şölen olsaydı?

Peki tüm bunların arkasında “Baraka” filminden hatırladığımız usta yönetmen ve görüntü yönetmeni,  Ron Fricke olsaydı?

Bence artık bahaneniz yok! Lütfen kafanızı resetleyin ve bu belgeseli izleyin!

Özden Akyıldız

Magger, Blogger, Social Media Lover
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Merhaba, Ron Fricke’nin Baraka’sını seneler önce seyrettiğimde, aklım çok karışmıştı. Hayatımda ilk defa “zaman” ve “rutinlik” kavramını orada ciddi bir şekilde sorgulamıştım. İnsanların her gün aynı şeyi yaptıklarını, binlerce insanın sürekli insanın bir rutin haline girip çıktığı metro istasyonları, fabrikalar, hayatın içindeyken asla göremediğimiz acı verici monotonluğu bu kadar net fark etmek çok etkilemişti beni. Daha Samsara’yı seyretmedim, ama neden bahsettiğini, hangi sahnelerle karşılaşacağımı aşağı yukarı biliyorum. Samsara’yı bizimle paylaştığınız için çok teşekkürler; belgeseli en yakın zamanda seyretmeyi diliyorum. Sevgiler…

    • Merhaba Lisma, öncelikle yorumun için teşekkürler :)

      Fırsatı olanlar, Samsara’yı izlemeden önce, Baraka’yı izlemeli, Baraka için yaptığın tanımlama çok doğru. Samsara da Baraka gibi, hep içinde olduğumuz ama asla gerçekten göremediğimiz detayları müthiş görüntülerle veren bir belgesel. İnsanı içine çeken, ne kadar izlenirse izlensin, hep farklı tatlar veren bir film. Eminim !f’te de en çok izlenen filmlerden biri olacak ve herkesin izlemesi gereken belgesel filmler listesinde mutlaka ilk beş içinde yer alacaktır.

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?