Instagram, denilen mobil uygulamayı artık bilmeyen yok… Hayatımızın bir parçası oldu. Malum, içtiğimizi, yediğimizi, gördüğümüzü, sevdiğimizi, giydiğimizi fotoğraflamaya ve bunları sosyal ağlarda paylaşmaya bayılıyoruz. Peki bunu kazanca dönüştürme fikri neden hiç aklımıza gelmedi?

Sertan Özbudun… Kendisi baba mesleğini sürdüren ve sektörde çok iyi bilinen bir iç mimar… Gezmeyi, eğlenmeyi, özgür yaşamayı, yenilikleri seviyor; hatta şöyle diyelim, hayatı hakkını vererek yaşıyor.

Kendisi, diğer insanlar gibi, aktif bir Instagram kullanıcısıyken, farklı bir fikir geliştirdi ve bunun üzerine bir sergi açmaya karar verdi. Facebook’ta yayınladığı Instagram fotoğraflarının aldığı “Like” adedine göre resimleri fiyatlandırarak şu anda Frankie’de devam eden 4. sergisini açtı.

“1 Like 1 Dolar”

Daha önceki sergilerini duymuştum fakat gitme fırsatını bulamamıştım. İş yerimin hemen yanındaki bir mekanda sergisi olduğunu duyunca hemen koştum.

Yoğun çalışma temposundan dolayı kendisine e-mail yoluyla ulaştığım Sertan Özbudun, sergisi ve fikri hakkındaki sorularıma cevap verdi.

Sergideki fotoğrafları incelediğimde, yaz aylarını henüz geride bıraktığımızdan olsa gerek, deniz – içki – mavi yolculuk üzerine oluşturulmuş bir tema gördüm ve bununla ilgili kendisine Frankie’de 18 Ekim’e kadar açık olan sergideki temayı neye göre belirlediğini sorduğumda, bana bir formülden bahsetti: Değer = Algı x Zaman. Sergi için fotoğraf seçerken, kendisinde ağır basan bu kavramları göz önünde bulundurunca çok güzel bir kompozisyon ortaya çıkmış gerçekten. Bununla igili, “Sergi fotoğraflarını, 2009 yılında çektiğim ve o zamanlar benim için çok eğlenceli ve değerli geçen mavi yolculuk fotoğraflarımdan seçtim. Ancak yüzlerce fotoğraf arasından seçtiğim fotoğraflar mavi yolculuğun bendeki algısıydı yani deniz ve içki.. Yani mavi yolculuğun bendeki algısı, zaman geçtikçe değerini katlıyor.” diyor.

Bu projenin,  1 yıl sürecek olup, farklı yerlerde yapılacak sergilerden oluşacağını belirten Sertan Bey, sergi açarken nelere dikkat ettiğini bakın nasıl anlatıyor: “Sergilerdeki fotoğraflar en fazla 3 adet basılıyor ve her sergide satılanların yerine yenileri geliyor… Proje gelişmekte olduğu için, ben de yeni sergileme yöntemleri geliştiriyorum. İlk sergi Karakoy OPS Cafe’deydi ve bütün çerçeveler siyahtı, daha sonraki sergi Bebek Fume’de ve Alaçatı Bu’ra Lokal’de olduğundan ve yaz aylarında gerçekleştiğinden çerçeveleri beyaz yaptım. Frankie gece mekanı ve karanlık bir ortamı olduğu için çerçeveleri ışıklı yaptım; ayrıca fotoğraflar ile ilişkili 4 adet art work denemesi yaptım.”

Kasım ayı içerisinde yine Nişantaşı’da – Juno’da bir sergi açacağını ve sonrasında yurtdışı planları da söz konusu olduğunu ekledi. Bahar aylarında Stuttgart ve Milano’da sergi açmayı ve sonrasında Los Angeles, Buenos Aires ve New York’a kadar gideceğini umuyor fakat kendisi de bu sergi girişiminin nereye varacağını merakla ve heyecanla bekliyor.

Nişantaşı The Sofa Hotel, 8. katta bulunan Frankie‘de 18 Ekim‘e kadar açık olan “Masters of Instagram” adlı sergiyi mutlaka görün.

#instagrexhibition

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?