Artık dünyayı keşfetmek için sokağa çıkmamız ya da bir arkadaşımızın hayatındaki son gelişmeleri öğrenmek için onu aramamız gerekmiyor. Sabah alarmımızı kapatır kapatmaz ekranlarımız bize sınırsız bir dünyanın kapısını açıyor: Tatile çıkan bir arkadaş, tam bizim seveceğimiz bir tasarım markası, birkaç sokak ötede açılmış yeni bir kafe, hızla büyüyen bir girişim, yatırım alan bir şirket… Fark etmeden sadece ne giyeceğimize, nereye gideceğimize değil, neyin “iyi fikir”, hangi markanın “gelecek vadeden” olduğuna da aynı yerden karar vermeye başlıyoruz. Tam da bu noktada insanın aklına şu soru geliyor: Sosyal medya hayatımızdaki bu kadar çok kararı etkiliyorsa, yatırım kararlarımız bundan gerçekten ne kadar bağımsız? Gelin, Odea ile hazırladığımız bu yazıda; finansal duyarlılık hakkında konuşalım. Çünkü hepimiz, etrafımızdakilerden “ekran süremiz” hakkındaki gerçeği saklıyoruz.

Finansal Duyarlılık | Fotoğraf: Getty Images – unsplash.com

Bir zamanlar hayat çok daha basitti. Az çok hepimiz aynı programları izliyor, hatta okuldan mezun olduktan sonra benzer hayatlar yaşıyorduk. Fakat zamanla ulaşabileceğimiz seçenekler çoğalmaya başlayınca, sohbetin parçası olmak zorlaştı. En ilginç tatillere giden, vizyona bir film girdiğinde ilk izleyen olmak istedik. Çünkü elimizdeki sınırsız bilgi, bize nelerin gerisinde kalabileceğimizi gösterdi. Belki bu yeni tutumumuz bize, aklımıza gelmeyecek keşifler kazandırmış olabilir. Fakat dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü dünyaca ünlü yatırımcı Howard S. Marks’ın da dediği gibi yatırımla ilgili yapılan en büyük yanlışlar; bilgi eksikliğinden değil, o bilginin hangi duygularla yorumlandığından kaynaklanıyor. Ve sosyal medya, yatırım dünyasında yaşanan gelişmeleri kapalı kapıların ardından ekranlarımıza getiriyor olabilir. Fakat bu bilgiyi bizim nasıl değerlendirdiğimiz, kritik farkı yaratıyor. Eğer sabah kahvenizden önce yatırım haberlerini sosyal medyadan okumaya başlıyorsanız, bu yazımızı özellikle sizin okumanız gerekiyor.

Finansal Duyarlılık

Finansal duyarlılık kavramı, aslında “duyarlı olmak” dediğimizde aklımıza gelen kavramları yatırım dünyası üzerinden ele alıyor. Finansal duyarlılık kavramını en basit şekilde; bireylerin ve kurumların finansal bilgiye verdikleri tepki ve karar alma süreçlerini etkileyen psikolojik faktörler olarak da özetleyebiliriz. İşte, bu noktada sosyal medyayı nasıl kullandığımız da kritik bir önem taşıyor. Çünkü sadece bir arkadaşımızın gittiği tatilden fotoğraflar görmeye başlayınca, elimiz uçak biletine gidiyorsa; uzaktan tanıdığımız birinin yatırım başarılarını dinlediğimizde bundan nasıl etkileniyor olabiliriz?

Finansal Duyarlılık | Fotoğraf: Jakub Zerdzicki – unsplash.com

Sosyal Medyanın Yatırım Kararlarına Etkisi

Hayatta çok nadiren; siyah ve beyaz anlar vardır. Sosyal medyanın yatırım kararlarımıza etkisi de bu konuda bir istisna değil. Çünkü sosyal medyayı doğru kullandığımız zamanlarda; yatırım hakkında yeni bilgiler edinebilir, gündemi daha hızlı bir şekilde takip de edebiliriz. Sonuçta Z kuşağı hakkında istediğiniz her şeyi söyleyebilirsiniz fakat World Economic Forum’un 2024 yılında gerçekleştirdiği araştırmaya katılan Z kuşağı bireylerin %50’den fazlasının daha iş gücüne dahil olmadan yatırım yapmaya başladığı fark edilmiş. Fakat “baby boomers” yani 1946 ile 1964 yılları arasında doğanlar için bu oran yalnızca %20’yi gösteriyor. Aradaki farkın önemli bir sebebinin sosyal medya ve internetin yatırım bilgisini daha ulaşabilir kıldığından kaynaklandığını fark etmek için uzman olmamız gerekmiyor.

Sosyal medya ve internet; yatırım hakkında bilgiyi daha ulaşılabilir kılmış olsa da madalyonun diğer yüzünü hafife almamamız gerekiyor. Sonuçta “geride kalkma korkusu” çoğumuzun hayatına sosyal medya ile girmiş olsa da daha internetin bile olmadığı dönemlerde yatırımcılar bu konu hakkında sıkıntılar yaşıyordu. Şimdi ise sosyal medya ve yatırımın bir araya geldiği bir dönemde yaşıyoruz. Ve “FOMO” (kaçırma korkusu); dikkat etmemiz gereken noktalardan yalnızca biri.

Finansal Duyarlılık | Fotoğraf: Ryoji Iwata – unsplash.com

Sürü Psikolojisi Tuzağı

Sosyal medyanın yatırım kararlarına dair en büyük tehlikelerinden biri, yarattığı fanus içerisinde “sürü psikolojisi tuzağına” sizi çekebilme ihtimali. Daha önce sosyal medya ile ilgili sıklıkla “yankı odası” dendiğini duymuş olabilirsiniz. Çünkü sosyal medyadaki kullandığınız herhangi bir platform, dikkatinizi tutabilmek için algoritmalardan faydalanıyor ve çoğu zaman karşınıza sizin gibi düşünen insanları çıkarıyor. İşte, bu noktada J. P Morgan Wealth Management yazarlarından Elana Duré, okurlarını “sürü psikolojisi tuzağı” hakkında uyarıyor.

Çoğu yatırımcının, bilgi aldığı sosyal medya platformları arasında YouTube, Facebook, Instagram, TikTok ve Reddit bulunuyor. Economic Times’tan Piyush Jain ise bu platformlarda çok fazla abartı fakat yeterince doğru bilginin olmadığını paylaşıyor. J. P Morgan Private Bank’in davranış bilimi ekibinin başında olan Jeff Kreisler ise sosyal medyadaki sürü psikolojisinin sebeplerini çok basit bir şekilde özetliyor: “Piyasalarda gerçekten ne olduğunu anlamak, bir yatırımın risklerini ve kazançlarını analiz etmek yerine daha kolay seçeneğe yöneliyoruz ve herkesin yaptığını tercih ediyoruz.”

İşte, bu noktada sosyal medya platformlarını karar verici konumuna koymamamız önem taşıyor. Elana Duré; yatırımcılara bilgiyi hangi kaynaktan öğrenirlerse öğrensinler kendi araştırmalarını yapmaları gerektiğini paylaşıyor. Örneğin; bir şirketin raporlarını ve internet sitesini inceledikten sonra o şirketin CEO’sunun LinkedIn paylaşımına bile ekstra bir bilgi olarak yaklaşabilirler.

Duygusal Kararlar

Sosyal medyanın, yatırımcılar üzerindeki potansiyel en büyük tehlikelerinden biri ise duygusal kararlar almalarına sebep olması. Çünkü sosyal medya platformları veya güvenerek takip ettiğiniz isimlerin genellikle tek bir amacı oluyor: Dikkatinizi ellerinde tutmak. Bu yüzden paylaşımlarını yaparken kullandıkları dil veya tasarımlar; sizi etkilemeyi amaçlıyor. Çoğu zaman bu paylaşımlar yatırımcıların başa çıkmakta zorlanacakları duyguları hedefe alıyor: Korku veya hırs. İşte, bu noktada çok dikkat etmeniz gerekiyor. Çünkü yatırımcı Warren Buffett, finans dünyasının nasıl çalıştığını çok iyi özetliyor: “Borsa, sabırsızların sabırlılara para aktardığı mekanizmadır.”

Finansal Duyarlılık | Fotoğraf: Getty Images – unsplash.com

Duygusal kararlardan uzak durabilmek için ilk adım finansal duyarlılığınızı güçlendirmek yani finansal okuryazarlığınızı geliştirmekten geçiyor. Bilgiye ulaşmak size avantaj katarken bu bilgiyi nasıl değerlendirdiğiniz oyunun sonucunu değiştiriyor. Bu noktada yatırım kararlarınızı verirken her zaman uzmanlarla çalışmak, öğrendiğiniz bilginin doğruluğunu kontrol etmek ve kendi araştırmalarınızı yapmak önem taşıyor.

Finansal okuryazarlığınızı geliştirmek ve yatırım dünyasını daha iyi anlamak için Odeabank LinkedIn hesabından Odea Yatırım Odaklı Bülten’e abone olabilir, her 15 günde bir ilham veren ve yol gösteren içerikleri takip edebilirsiniz. Ayrıca, Odea’nın sosyal medya hesaplarında yayınlanan Haftanın Sorusu video serisiyle güncel finansal konulara kısa ve anlaşılır bir bakış yakalayabilirsiniz. Bu seride, Ekonomist Özlem Bayraktar Gökşen ve Dr. Emrah Ahi yatırım dünyasına dair merak edilen soruları sade bir dille ele alıyor.

Özellikle mevduat, fonlar, hisse senedi gibi temel ve finansal okuryazarlık için kritik konuların detaylı şekilde anlatıldığı bu içerikler, finansal kararlarınızı daha bilinçli hale getirmenize katkı sağlayabilir. Hem bülten hem de video içerikleri takip ederek, yatırım yolculuğunuzda daha sağlam adımlar atabilirsiniz.

Odea ile kaleme alacağımız diğer yatırım yazılarında görüşmek üzere!

Kapak Fotoğrafı: Camilo Jimenez – unsplash.com

Bu içerik theMagger.com ve Odea iş birliğinde hazırlanmıştır.

Finansal duyarlılık yazımızda güncel finans konuları hakkında bilgi vermeyi amaçlıyoruz. Sitemizdeki bütün içerikler bilgilendirme amacıyla yazılmıştır. İçeriklerdeki bilgiler konusunda konunun uzmanlarına danışmanızı ve önerileri uygulamadan önce bir uzman görüşü almanızı tavsiye ederiz. Yatırım hakkında detaylı bilgiye Odeabank’ın web sitesinden ulaşabilirsiniz.

***

UYARI NOTU:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yatırım yapmadan önce kendi risk ve getiri tercihlerinizi öğrenmeli ve her halükarda söz konusu faaliyetler için yetkili bir kuruluşu ile çalışmanızı ve diğer kaynaklardan faydalanmanızı öneririz. Zira sadece buradaki bilgilerle yatırım yolculuğunuza başlamanız beklediğiniz sonuçları doğurmayabilir. Beklentileriniz kapsamında bir getiri elde edemeyebileceğiniz gibi, risk algınızın üzerinde bir kayıp yaşayabilirsiniz. Buradaki yazılarda yer alan bilgiler, ulaşılabilen ilk kaynaklardan iyi niyetle ve doğruluğu, geçerliliği, etkinliği velhasıl her ne şekil, suret ve nam altında olursa olsun herhangi bir karara dayanak oluşturması hususunda herhangi bir teminat, garanti oluşturmadan, yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla derlenmiştir. İşbu yazılardaki yorumlardan; eksik bilgi ve/veya güncellenme gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan ve burada yer alan bilgiler dayanarak alınacak yatırım ya da benzeri kararların sonuçlarından Odea Bank A.Ş. ve çalışanları sorumlu değildir.

İlginizi çekebilir: Odea’dan Finansal Dayanıklılık