İkiz kız kardeşlerimden Gülden’in 2013 yılında üniversitede Kore Dili ve Edebiyatı okumaya başlaması, ardından Seul’e bir yıllık değişim öğrencisi olarak gitmesi ve orayı çok sevmesiyle, ailecek Güney Kore’ye gitme hayalimiz 2017 yılında filizlenmişti. Bu hayali, sekiz yıl sonra, ailem (annem, babam, ikiz kız kardeşlerim) ve eşimle, 2025 yazında gerçekleştirme fırsatı bulduk. Kısacası; 130 kilometrelik bir yürüyüş içeren Güney Kore notlarımız, aşağıda!

whatsapp-image-2025-06-24-at-13-03-39
Yolculuk | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Evlerimizden transfer aracına bindiğimiz ilk andan, gezimizin son dakikalarına kadar geçen zaman gerçekten bir rüya gibiydi. Hep birlikte, şükür ve mutlulukla dolu, yurt dışında geçirdiğimiz ailecek en uzun tatilimizi yaşadık. Bu unutulmaz anları fotoğraflarla arşivlemek ve yazıya dökmek için buradayım. Bu yazıda gezilecek yerleri bir araya getirdim. Umarım Güney Kore’ye seyahat etmek isteyenlere ilham verir ve yolculuk planlarını şekillendirirken faydalı olur.

Güney Kore Rehberi

Geleneksel Kore saraylarının zerafeyile modern gökdelenlerin yan yana yükseldiği, teknolojinin sanatla buluştuğu büyüleyici bir şehir düşünün… Seul, tam anlamıyla geçmişle geleceğin kol kola yürüdüğü, her köşesi farklı bir hikâye anlatan bir metropol. Hanok evlerinin huzurlu avlularından ışıklarla dolu alışveriş caddelerine, Budist tapınaklardan minimalist tasarımlı kafelere kadar Seul, ziyaretçilerine hem kültürel bir derinlik hem de dinamik bir şehir deneyimi sunuyor. Bu yüzden gezip gördüğümüz her ilçe, her mahalle bizi bir kez daha büyüledi. Yayaların beklediği kırmızı ışıklarda yaz sıcağından korumak için yerleştirilen dev şemsiyeler, caddeler boyunca uzanan dinlenme alanları, ağaçlıklı bölgeler, parklar ve her otobüs durağındaki gölgeliklerle oturma alanları, kamu alanlarının ne kadar ince düşünülerek tasarlandığını defalarca hissettirdi. Hal böyle olunca, gün boyu elimde soğuk kahvemle sadece sokaklarda yürümek bile başlı başına bir keyifti. Nitekim 11 günlük bu seyahatimizi toplamda 130 km yürüyerek tamamlamışız.

whatsapp-image-2025-06-24-at-16-28-46
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Seul’ü daha iyi keşfedebilmek ve zamanı verimli kullanabilmek için biz gezimizi mahallelere ayırarak planladık. Örneğin Bukchon Hanok Köyü, Changdeokgung Sarayı ve Insadong gibi önemli noktalar Anguk mahallesinde bulunduğu için, bir yarım günümüzü bu mahalleye ayırdık. Aynı şekilde sırasıyla keşfettiğimiz mahalleler şunlardı: Myeongdong, Dongdaemun, Gangnam, Hongdae, Itaewon, Seongsu-dong ve Apgujeong.

Her birinde başka bir atmosfer vardı. İstanbul’un ilçeleri gibi düşünün; birinde geleneksel Kore’yi hissederken diğerinde modern tasarımın ve modanın kalbine düşüyorsunuz. Bu yazının devamında, Seul’de ve Busan’da gezdiğimiz yerlerden aklımda en çok kalanları paylaşacağım.

Bukchon Hanok Köyü (Seul): Geleneksel Kore mimarisini yakından görmek isteyenler için Bukchon tam bir açık hava müzesi gibi. Tahta kirişli hanok evler, dar sokaklar ve tarihi dokusunu koruyan atmosferiyle zamanda yolculuk hissi yaratıyor.

whatsapp-image-2025-06-24-at-16-47-38-1
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Gyeongbokgung Sarayı (Seul): Joseon Hanedanı’nın en büyük sarayı olan Gyeongbokgung, etkileyici mimarisi ve görkemli tören geçitleriyle Seul’de mutlaka görülmesi gereken bir durak. Saray alanı oldukça geniş, dolayısıyla hem tarihi yapıların içinden geçiyor hem de yemyeşil açık alanlarda dolaşma imkânı buluyorsunuz. Eğer hanbok (geleneksel Kore kıyafeti) giyerek giderseniz, giriş ücretsiz! Biz normal kıyafetlerimizle gittiğimiz için kişi başı 3.000 won ödedik. Özellikle sabah erken saatlerde gitmek, kalabalık olmadan gezebilmek açısından iyi bir tercih olabilir.

whatsapp-image-2025-06-24-at-17-27-23
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Namsan Kulesi (Seul): Namsan Kulesi, Seul’deki en ideal şehir manzarası izleyebileceğiniz noktalarından biri. Kuleye yürüyerek ya da teleferikle çıkabiliyorsunuz. Biz akşam üzeri teleferiği tercih ettik. Ancak cumartesi günü olduğu için hem giderken hem de dönüşte en az bir saat teleferik kuyruğunda beklemek zorunda kaldık. O yüzden zamanlamayı buna göre planlamakta fayda var. Zirveye ulaştığınızda, hem manzara hem atmosfer gerçekten etkileyici. Tepedeki Pyeongyeom gibi marketlerden atıştırmalık alıp Seul manzarasına karşı uzun uzun oturabilir, gün batımını izleyebilirsiniz. Gidiş-dönüş iki yönlü teleferik ücreti kişi başı 15.000 won.

namsan-tower
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Kore Ulusal Müzesi (Seul): Kore tarihini ve kültürünü daha yakından tanımak isteyenler için geniş ve etkileyici bir koleksiyona sahip. Mimarisinin sadeliği ve çevresindeki park alanları da oldukça keyifli. Giriş ücretsizdi sadece içerisinde özel bir sergi yer alıyorsa onları ücretlendiriyorlar.

whatsapp-image-2025-06-24-at-16-55-46
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Han Nehri (Seul): Şehrin içinden geçen Han Nehri, Seul’de yaşamın tam kalbinde. Nehir kıyısında yürüyüş yapmak, piknik yapmak ya da bisiklete binmek şehre karışmanın en güzel yollarından biri. Bizim planımızda bisiklet sürmek vardı. Ama hava çok sıcak olduğu için şemsiyelerin altında kahvaltımızı yapıp yolumuza devam ettik. 

whatsapp-image-2025-06-24-at-17-27-12
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Cheonggyecheon (Seul): Şehrin ortasından akan bu yapay dere, gece ışıklandırmaları ve etrafındaki oturma alanlarıyla tam bir kaçış rotası. Hem yerlilerin hem turistlerin nefes almak için tercih ettiği sakin bir yürüyüş yolu. Ayrıca kore kültüründe sembolik anlamlara sahip olduğu için bardaklarda porselenlerde sürekli karşımıza çıkan balıkçıl kuşlarını nehirde avlanırken görmek için mükemmel bir nokta.

Güney Kore | Fotoğraf: Uğur Avşar

HUFS ve Kyung Hee Üniversite ziyaretleri (Seul): Kardeşim Gükden, 1 yıl boyunca değişim öğrencisi olarak HUFS (Hankuk University of Foreign Studies)’ta eğitim görmüştü. Bu yüzden onun okulunu ziyaret etmek bizim için ayrı bir anlam taşıyordu. Kampüse adım attığımız anda Gülden’in anılarıyla bizim heyecanımız birleşti. Bizi kampüste gezdirirken derslerinden, arkadaşlarından ve orada geçirdiği günlerden bahsederken bizi de sanki o dönemi birlikte yaşamışız gibi hissettirdi. Buraya kadar gelmişken yürüyerek Kyung Hee Üniversitesi’ne de gitmeye karar verdik ve gerçekten iyi ki gitmişiz. Kampüs; yeşillikleriyle, mimarisiyle, sakura ağaçları ve geniş açık alanlarıyla adeta büyüleyiciydi. 

whatsapp-image-2025-06-24-at-21-48-21
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Birleşmiş Milletler Kore Anıtsal Mezarlığı (Busan): Kore Savaşı’nda hayatını kaybeden Birleşmiş Milletler askerlerinin anısına yapılmış bu mezarlık, sadece fiziksel bir anıt değil, aynı zamanda insanlık tarihine dair sessiz ama derin bir yüzleşme alanı. Mezarlık; 1950 – 1953 yılları arasında, Kuzey Kore ve onu destekleyen Çin ve Sovyetler Birliği ile, Güney Kore ve ona destek veren Birleşmiş Milletler güçleri arasında gerçekleşen savaşın acı mirasını taşıyor. Kore Savaşı sırasında, BM çatısı altında 21 ülkeden yaklaşık 2 milyon asker Güney Kore’ye destek için gönderildi. Bu ülkeler arasında ABD, Birleşik Krallık, Türkiye, Kanada, Avustralya, Fransa, Hollanda, Yunanistan ve Tayland gibi ülkeler vardı. Savaşta yaklaşık 40.000 BM askeri hayatını kaybetti, binlercesi de yaralandı ya da kayboldu. Busan’daki bu mezarlık, dünyada Birleşmiş Milletler tarafından yönetilen tek anıtsal mezarlık olma özelliğini taşıyor. Mezarlıkta 11 ülkeden gelen toplam 2.300’den fazla şehit askerin mezarı bulunuyor.

whatsapp-image-2025-06-24-at-22-21-49
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Türk askerlerine ait özel bir bölüm de mevcut. Mezarlığın düzeni, sakinliği ve titizlikle korunmuş yeşil alanları, ziyaretçilerine hem saygı hem de derin bir huzur hissi veriyor. Savaşın yıkıcılığına rağmen burada kurulan bu anıt, barışın değerini daha iyi anlamanızı sağlıyor. Eğer Busan’a yolunuz düşerse, bu mekâna uğrayıp birkaç dakikalığına durmak bile çok şey hissettiriyor.

whatsapp-image-2025-06-24-at-22-21-49-2
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Haedong Yonggunsa Tapınağı (Busan): Deniz kıyısına kurulmuş nadir Budist tapınaklardan biri olan Haedong Yonggunsa gerçekten büyüleyiciydi. Güney Kore’deki en güzel budist tapınağı olarak biliniyor. Bu tapınak için hazırladığımız kısa videoyu izlemek için buraya bakabilirsiniz.

whatsapp-image-2025-06-24-at-22-26-07
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Gamcheon Kültür Köyü (Busan): Rengârenk evleri, duvarları süsleyen grafitileri ve el yapımı ürünlerle dolu küçük sanat atölyeleriyle turistleri karşılayan bir köydü. Tepeye kadar minibüsle çıkıp dar ve uzun merdivenlerden yürüyerek geri dönmeyi tercih ettik. Açıkçası, buraya özel bir bağ hissedemedim. Evet, renkli ve fotojenik ama bana biraz fazla yapay geldi. 

whatsapp-image-2025-06-11-at-00-10-17
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Haeundae Plajı (Busan): Busan denince akla ilk gelen yerlerden biri olan Haeundae Plajı, sadece yazın değil yılın her dönemi canlı bir atmosfer sunuyormuş. Bizim otelimiz de bu bölgede olduğu için günün farklı saatlerinde sahilde yürüyüş yapma fırsatımız oldu. Deniz kenarında oturup dalga seslerini dinlemek bile başlı başına bir dinlenme anıydı. Etrafında kafe ve restoran seçenekleri de oldukça fazlaydı; o yüzden zaman geçirmek için çok ideal bir lokasyondu.

whatsapp-image-2025-06-24-at-23-00-46-2
Güney Kore | Fotoğraf: Cemile Avşar Fırat

Güney Kore’de yeme ve içme üzerine kaleme alacağım yazımda görüşmek üzere!

Kapak Fotoğrafı: Cemile Avşar Fırat

İlginizi çekebilir: Ece Taşçıaydemir’den Tokyo Notları