fbpx
theMagger Banner
theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Haberler

Post image Sessiz Lüks: Succession ile Gördüğümüz Doğru 'Styling'
Sessiz Lüks: Succession ile Gördüğümüz Doğru 'Styling'

MODA

Calendar 01 Haz, 2023

Stil tercihlerinin ekranda gördüğümüz karakterlerin hikayelerini yaratmada ne denli etkili olduğunu biliyoruz. Öyle ki moda ve güzellik sektörleri film ve dizilerdeki karakterleri marka iletişimlerinin bir parçası haline getiriyor. Yine de karakterlerin gerçeğiyle uygun tercihler yapmak sanıldığı kadar kolay değil. Yakın zamanda final yapan Succession ise gerçekçi styling’i gösteren bir örnek olarak arşive geçmeyi hak ediyor.

Stili satın alamazsınız.” Succession karakterlerinin stil tercihleri bu klasikleşmiş cümlenin doğruluğunu bir kez daha kanıtlıyor. Ekran için alışılmışın dışında olan bu gerçekçi ‘old money’ estetiği (jenerasyonlardır varlıklı insanların tercih ettikleri sade giyim tarzı) bize ayrıcalıklı kitlelerin giyim tercihleri hakkında gerçekçi ipuçları veriyor. Bundan önceki pek çok örnekte kostüm tasarımcıları varlıklı kişilerin gerçek giyimlerinin temsili için yeterli bütçeye ya da vizyona erişemezken Succession “sessiz lüks” başlığı altında popüler bir kavram haline gelen yüksek bütçeli ancak abartısız giyimi başarılı bir şekilde uyguluyor. Dizi boyunca sessiz lüksün demirbaşları olarak nötr bir renk skalasından seçilen sade parçalar, ‘fitting’i iyi yapılmış takımlar görüyoruz. Görmediklerimizse aslında bu estetiği anlamak için daha önemli: Desenler, pastel ve canlı renkler, büyük marka logoları Succession dünyasının bir parçası değil. Zira tüm bu tercihler daha çok giysiler aracılığıyla varlığını ispatlama ihtiyacı duyan “yeni zengin”lerin eğilimleri arasında değerlendiriliyor. Moda ve güzellik yazarı Millie Roberts Succession’da temsil edilen bu eğilimi şöyle açıklıyor: “Toplumun üst kademeleri, genellikle etiketler olmadan zengin görünerek kendilerini üst orta sınıftan ayırırlar. “Sessiz lüks” veya “gizli zenginlik” olarak adlandırılan şeyde, nereden satın aldıkları hakkında hiçbir fikriniz olmasa bile, birine bakarak basit kıyafetlerinin sadece yüksek kaliteli değil, aynı zamanda pahalı olduğunu anlayabilirsiniz.”

preloader
Post image 'Trad Wife' Trendi: Cinsiyet Eşitliğini https://www.turkiyenewspaper.com/
'Trad Wife' Trendi: Cinsiyet Eşitliğini

GÜNDEM

Calendar 01 Mar, 2024

Son dönemde karşımıza çıkan yeni terimler arasında ‘trad wife’ var. “Geleneksel”(traditional) ve “eş”(wife) kelimelerinin birleşiminden oluşan bu ifade özellikle Amerika’da popülaritesini arttırırken Instagramda bu hastag kullanılarak yapılmış 60.000’e yakın paylaşım bulunuyor. ‘Tradwife’, feminizmi ve cinsiyet eşitliğini daha “geleneksel” bir anlayışla takas eden kadınları anlatmak için...

Son dönemde karşımıza çıkan yeni terimler arasında ‘trad wife’ var. “Geleneksel”(traditional) ve “eş”(wife) kelimelerinin birleşiminden oluşan bu ifade özellikle Amerika’da popülaritesini arttırırken Instagramda bu hastag kullanılarak yapılmış 60.000’e yakın paylaşım bulunuyor. ‘Tradwife’, feminizmi ve cinsiyet eşitliğini daha “geleneksel” bir anlayışla takas eden kadınları anlatmak için kullanılıyor. Bu kadınların cinsiyete dayalı rol: evde kalmak, evi idare etmek, çocuk sahibi olmak ve genel olarak kocasına itaat etmek. Peki bu cinsiyet eşitliğine dair tartışmalar yaratan bu akımı 2024 yılında gündem haline getiren, sebep tam olarak ne?

Hareketteki gerileme hissine rağmen, sosyal medyada #tradwive olarak paylaşım yapan birçok kadın, yaşam tarzlarının feminist bir yaşam tarzı olduğunu savunuyor. Sonuçta çalışmamayı tercih ediyorlar. Gerçeklikse elbette bu kadar basit değil. Zira, ‘tradwife’ sıfatı ile paylaşım yapan bu kadınlar yalnızca günlük yemek pişirme, temizlik ve bakım rutinlerini sosyal medyada belgelemekle kalmıyor; onlardan para kazanıyorlar. Mom-fluencer yani anne influencerlardan önce banner reklamlar, sponsorlu içerik ve ara sıra kitap anlaşmaları satarak bloglarını küçük sektörlere dönüştüren anne blogcular vardı. Bugün bu gelir getirici yollar, Instagram ve TikTok’ta paylaşımlara yol açan ortaklıklarla büyümüş durumda. Başarılı içerik oluşturuculardan bazıları, bu anlaşmalara aracılık etmeye yardımcı olan yöneticiler tarafından bile temsil ediliyor ve bu da en başarılı etki sahibi kişileri yıllık 10.000 ila 100.000 dolar arasında değişiyor.

Günün sonunda, tahmin edilebileceği gibi ‘trad wife’lar iddialarının aksine geleneksel değiller. Süreç daha çok tehlikeli bir imaj yaratımından ibaret. Sosyolog Michelle Janning ‘trad wife’ trendini şu şekilde değerlendiriyor: “Belki bir ürün satmıyorlar, kendilerinin bir versiyonunu satıyorlar ve sponsorluk gelirlerini kocaları alıyor olabilir. Burada bir çelişki söz konusu: Onların işi insanlara bir işleri olmadığını söylemek.”

Post image The Phoenix: Birleşik Krallık'ın En Sürdürülebilir Mahallesi
The Phoenix: Birleşik Krallık'ın En Sürdürülebilir Mahallesi

GÜNDEM

Calendar 22 Şub, 2024

Geliştirme şirketi Human Nature, Lewes’teki eski bir sanayi bölgesini, Birleşik Krallık’ın sürdürülebilir bir mahallesiye dönüştürmek için planlama onayı aldı.

685 evlik Phoenix, Human Nature’a göre işlenmiş ahşaptan inşa edilecek ve Birleşik Krallık’taki en sürdürülebilir mahalle olacak. South Downs Ulusal Parkı’nda yer alan Phoenix, tamamı mühendislik ürünü ahşaptan inşa edilen...

Geliştirme şirketi Human Nature, Lewes’teki eski bir sanayi bölgesini, Birleşik Krallık’ın sürdürülebilir bir mahallesiye dönüştürmek için planlama onayı aldı.

685 evlik Phoenix, Human Nature’a göre işlenmiş ahşaptan inşa edilecek ve Birleşik Krallık’taki en sürdürülebilir mahalle olacak. South Downs Ulusal Parkı’nda yer alan Phoenix, tamamı mühendislik ürünü ahşaptan inşa edilen enerji tasarruflu evleri, kamusal alanları ve sağlık hizmetlerini, dükkanları, konaklama ve endüstriyel alanları içerecek. Human Nature’ın sürdürülebilir inşaat başkanı Andy Tugby, Dezeen’e, burasının birim sayısına göre Birleşik Krallık’taki en büyük yapısal ahşap mahallesi olacağını söylüyor. Projeye göre; bölgedeki endüstriyel yapılar, kantin, etkinlik salonu, fitness merkezi, çalışma alanı ve stüdyolar da dahil olmak üzere toplumsal alanların çoğunu barındıracak şekilde; evlerse enerji açısından verimli olacak ve yenilenebilir enerjiyle çalışacak şekilde tasarlanacak. Ayrıca tüm nesiller ve karma gelirli insanlar için bir yer yaratmayı hedefleyen 685 konutun yüzde 30’u uygun fiyatlı konutlardan oluşacak.

Post image
"Cry Me A Cockroach": San Antonio Hayvanat Bahçesi'nden Zeki Bir Hamle

GÜNDEM

Calendar 09 Şub, 2024

Sevgililer Günü (Valentines Day) ya da yalnızların birbirine destek verdiği ‘Galentines Day’… Hangisini kutlamak istiyor olursanız olun San Antonio Hayvanat Bahçesi romantik geçmişinizin yüklerini atabilmeniz için ilginç bir öneride bulunuyor.

Hayvanat bahçesi, bir hamam böceğine, fareye veya sebzeye eski sevgilinizin veya “pek de özel olmayan birinin” adını sembolik olarak vermenizi...

Sevgililer Günü (Valentines Day) ya da yalnızların birbirine destek verdiği ‘Galentines Day’… Hangisini kutlamak istiyor olursanız olun San Antonio Hayvanat Bahçesi romantik geçmişinizin yüklerini atabilmeniz için ilginç bir öneride bulunuyor.

Hayvanat bahçesi, bir hamam böceğine, fareye veya sebzeye eski sevgilinizin veya “pek de özel olmayan birinin” adını sembolik olarak vermenizi sağlıyor. Ardından, “bu isim” hayvanat bahçesinin hayvan sakinlerinden birine besleniyor! Kampanya böylelikle, gerçek bir kalp kırıklığı şifacısı olarak geçmişinizi yok etmenize yardımcı olmayı amaçlıyor; tabii bu sırada esprisi bir yana bağış toplanmış oluyor. Geçen yıl uluslararası ilgi gören bu zekice bağış toplama etkinliği , bu yıl daha da sansasyonel olacağa benziyor. “Cry Me A Cockroach” kapsamında ayrıca eski sevgilinizin e-mailine onun adına bir hamamböceği, fare ya da sebze isimlendirip bir hava beslendiğinden haberdar olmasını sağlayan dijital bir Sevgililer Günü kartı da gönderilebiliyor!

Post image Andrew Tate Travması: Gen-Z Erkekler Boomer'lardan Daha Muhafazakar Olabilir mi?
Andrew Tate Travması: Gen-Z Erkekler Boomer'lardan Daha Muhafazakar Olabilir mi?

GÜNDEM

Calendar 02 Şub, 2024

Gen-Z sandığımız kadar özgürlükçü olmayabilir mi? Yeni bir araştırma, erkek çocukların ve genç erkeklerin, baby boomer kuşağına göre cinsiyet konusunda daha muhafazakar görüşlere sahip olduğunu ortaya koyuyor.

King’s College Londra Politika Enstitüsü ve Küresel Kadın Liderliği Enstitüsü için Ipsos tarafından 3.600’den fazla katılımcıyla gerçekleştirdiği bu ankete göre; genç...

Gen-Z sandığımız kadar özgürlükçü olmayabilir mi? Yeni bir araştırma, erkek çocukların ve genç erkeklerin, baby boomer kuşağına göre cinsiyet konusunda daha muhafazakar görüşlere sahip olduğunu ortaya koyuyor.

King’s College Londra Politika Enstitüsü ve Küresel Kadın Liderliği Enstitüsü için Ipsos tarafından 3.600’den fazla katılımcıyla gerçekleştirdiği bu ankete göre; genç erkeklerin yüzde 16’sı “feminizmin yarardan çok zararı oldu” ifadesine katılırken, 60 yaş üstülerin yalnızca yüzde 13’ü aynı fikirde… Üzücü veriler bununla da sınırlı değil. Rakamlar, 16 ila 29 yaşları arasındaki dört İngiliz erkekten birinin, erkek olmanın kadın olmaktan daha zor olduğuna inandığını gösteriyor. Üstelik, kadınların dörtte birinin bir tür cinsel şiddete maruz kalmasına ve Birleşik Krallık’ta cinsiyetler arası ücret farkının yüzde 7,7 seviyesinde olmasına rağmen… Anket ayrıca aynı yaştaki kadınların yüzde 68’inin kadın olmanın erkek olmaktan daha zor olduğuna inandığını da ortaya koyuyor. “ZapSu” nickini kullanan TikTok içerik üreticisine göre bu durumda Andrew Tate gibi mizojini söylemleri bol olan influencerların bu eğilimde önemli bir etkisi var. Araştırmanın verileri de bu fikri doğruluyor. Genç erkeklerin beşte biri, kendini kadın düşmanı olarak tanımlayan ve şu anda Romanya’da insan kaçakçılığı için suç çetesi oluşturma suçuna dair yargı süreci devam eden Andrew Tate hakkında “olumlu” bir görüşe sahip.

Post image Sosyal Öğrenme: Eğitim Anlayışında Değişimin Göstergeleri
Sosyal Öğrenme: Eğitim Anlayışında Değişimin Göstergeleri

GÜNDEM

Calendar 23 Oca, 2024

Alıştığımız anlamıyla eğitimin yeni jenarasyonlar için çok da uygun olmayacağının artık farkındayız. Bilgiye erişimin bundan birkaç yıl öncesine kadarkinden bile çok daha hızlı ve kapsamlı olduğu, konsantrasyon sürelerinin düştüğü ve öğrenme biçimlerinin değiştiği bu dönemde farklı prensipler kendini gösteriyor; kolektif deneyimleri eğitim fırsatlarıyla birleştiren sosyal öğrenmeye yönelik alanlar...

Alıştığımız anlamıyla eğitimin yeni jenarasyonlar için çok da uygun olmayacağının artık farkındayız. Bilgiye erişimin bundan birkaç yıl öncesine kadarkinden bile çok daha hızlı ve kapsamlı olduğu, konsantrasyon sürelerinin düştüğü ve öğrenme biçimlerinin değiştiği bu dönemde farklı prensipler kendini gösteriyor; kolektif deneyimleri eğitim fırsatlarıyla birleştiren sosyal öğrenmeye yönelik alanlar da bunlardan bir tanesi.

Sosyal öğrenme kuruluşlarının ‘giderek uzaklaşan uzaktan eğitimin normalleştiği bir dünyada kampüs veya ofisin yerini alabileceği düşünülüyor. Onları özel kılansa bireylerin mesleklerinden ziyade tutkularına ve meraklarına hitap edecek olmaları. Öğrencilerin en özel ilgi alanlarına alan ayırmak, onların benzer düşüncelere sahip topluluklar bulmasına yardımcı olmak bu anlayışın anahtarları arasında sayılıyor. New York City’deki Kaşifler Kulübü gibi köklü örnekler; erişilebilirlik, zevk için öğrenme ve kapsayıcı topluluğa vurgu yapan Z kuşağı anlayışıyla yenileniyor. San Francisco’daki The Commons ve New York’taki Verci’yse bunu çalışma grupları ve tartışma dersleri için hala istekli olan lisansüstü öğrenciler için üniversite benzeri bir ortam sağlayarak başarıyor. Asya şehirlerindeki kitapçı kafelerinin genişlemesi, sosyal öğrenme deneyimlerine olan iştahı temsil ediyor: araştırmalar bu “üçüncü mekan“ların Çinli gençliğin en önemli eğlence ortamını temsil ettiğini öne sürüyor.

Post image Tanıklık: Alışılmışın Dışında Bir Sanat Prensibinden Doğan Sergi
Tanıklık: Alışılmışın Dışında Bir Sanat Prensibinden Doğan Sergi

GÜNDEM

Calendar 19 Oca, 2024

ALİKEV’in Genç Sanatçı Fonu Programı yararlanıcılarının işlerine ev sahipliği yapan “Tanıklık” sergisi Sena Tural ve Deniz Zeybek küratörlüğünde Karşı Sanat Çalışmaları’nda açılıyor.

Tanıklık sergisiyle beraber 4. dönemini tamamlamış olan Genç Sanatçı Fonu Programı, piyasa kaygılarından ötürü çoğu zaman sanat piyasasının önemli bir bölümünü oluşturan galerilerin...

ALİKEV’in Genç Sanatçı Fonu Programı yararlanıcılarının işlerine ev sahipliği yapan “Tanıklık” sergisi Sena Tural ve Deniz Zeybek küratörlüğünde Karşı Sanat Çalışmaları’nda açılıyor.

Tanıklık sergisiyle beraber 4. dönemini tamamlamış olan Genç Sanatçı Fonu Programı, piyasa kaygılarından ötürü çoğu zaman sanat piyasasının önemli bir bölümünü oluşturan galerilerin dışında kalan sanatçılara alan tanıyor. Açık çağrı ile toplanan başvurular arasından seçilen sanatçıların bitmiş işlerini sergilemek yerine süreç içerisinde sanatçıların üreteceği çalışmalar destekleniyor. Sergi steril ve öngörülebilir bir süreç yerine sanatçılara alan açan, birbirlerinden öğrenmelerine imkan sağlayan bir ortam oluşturuyor. ArtDog‘ a göre: “ALİKEV ve GSF ise kendine has bir örnek olarak dikkat çekiyor ve bir model olabilme iddiasını taşıyor. Öncelikle kariyerinin başındaki sanatçılara güvenmek ve onlarla ortada sergilemeye hazır bir işleri olmadan uzun süreçlere girebilmek feyz alınması gereken bir yaklaşım.

Tanıklık sergisi de genç sanatçıları tanıklık kavramı üzerine düşünmeye ve çalışmaya davet ediyor ve dilin yetersiz kaldığı, duyguların, düşüncelerin ve politikanın sıkıştığı anlarda, bir araya gelmek ve birlikte üretmek kavramlarının önemini hatırlatıyor.

Post image Dating App'ler Ölüyor mu?: Millenial'lar Yorgun, Gen-Z İlgisiz
Dating App'ler Ölüyor mu?: Millenial'lar Yorgun, Gen-Z İlgisiz

GÜNDEM

Calendar 12 Oca, 2024

Önce gizlenen, sonra kabul edilen ve sonuç olarak pek faydalı bulunmayan dating app’lerin sonu geliyor olabilir mi? 2023 yılında üniversite ve yüksek lisans öğrencileri arasında yapılan bir anket, öğrencilerin %79’unun ayda bir kez bile flört uygulamalarını kullanmadığını ortaya çıkarıyor.

Geçtiğimiz yıllarda ciddi bir yükselişe geçen dating app’ler son dönemde pek de parlak...

Önce gizlenen, sonra kabul edilen ve sonuç olarak pek faydalı bulunmayan dating app’lerin sonu geliyor olabilir mi? 2023 yılında üniversite ve yüksek lisans öğrencileri arasında yapılan bir anket, öğrencilerin %79’unun ayda bir kez bile flört uygulamalarını kullanmadığını ortaya çıkarıyor.

Geçtiğimiz yıllarda ciddi bir yükselişe geçen dating app’ler son dönemde pek de parlak durumda değil: Match Group (Tinder, Hinge, Match.com ve OkCupid gibi uygulamaların sahibi) geçen yıl hisse senedi fiyatlarının %40 düştüğünü gördü. Bumble’ın kurucusu ve CEO’su Whitney Wolfe Herd, uygulamada geçirdiği 10 yılın ardından Kasım ayında istifa ederken, Feeld felaketle sonuçlanan bir marka değişikliğiyle mücadele ediyor. Sonuç olarak bir 20’li yaşlar deneyimi için tasarlanan bu uygulamaların hedef kitlesini kaybetmekte olduğu açık çünkü 30’larına yaklaşan ‘millenial’lar bu app’lerin yarattığı kaotik ‘dating’ dünyasından rahatsız ve yorgunken onların yerini alması beklenen Z jenerasyonu da app’lere beklenen ilgiyi göstermiyor. Günün sonunda Bustle’a göre dating app’ler, yaratılmasına yardımcı oldukları bir kültürün sonuçlarıyla karşı karşıya olabilir. İtibarlarının azaldığını biliyorlar ve bu hayal kırıklığı karşısında flört dünyasındaki yerleri konusunda stratejik davranmak zorunda kalıyorlar. Örneğin: Tinder, artık aşka odaklanarak, bağlanma karşıtı Z kuşağı için kendini yeniden keşfediyor. Tinder pazarlama şefi Melissa Hobley’e göre kullanıcıların %40’ı uzun vadeli ilişkiler bulmak istiyor; uygulama da artık kullanıcıların ne tür bağlantılar aradıklarını vurgulamalarına olanak tanıyacak şekilde düzenleniyor.

Post image Ozempic Krizi: Diyet Kültürü Tehlikesi Yeniden mi Canlanıyor?
Ozempic Krizi: Diyet Kültürü Tehlikesi Yeniden mi Canlanıyor?

GÜNDEM

Calendar 05 Oca, 2024

Beden olumlama, beden kabulü, sezgisel yeme ve daha fazlası… Son on yılda diyet kültürünün olumsuz etkileri hakkında bilinçlendiğimiz bir süreçten geçtik. Peki süreç tersine dönüyor olabilir mi? Amy Schumer’dan Sharon Osbourne‘a birçok ünlünün kullandığı Ozempic, özünde bir diyabet ilacı olmakla birlikte bir kilo verme aracı olarak kullanılmaya başlamış durumda.

Normalde yalnızca hastalar ve sağlık...

Beden olumlama, beden kabulü, sezgisel yeme ve daha fazlası… Son on yılda diyet kültürünün olumsuz etkileri hakkında bilinçlendiğimiz bir süreçten geçtik. Peki süreç tersine dönüyor olabilir mi? Amy Schumer’dan Sharon Osbourne‘a birçok ünlünün kullandığı Ozempic, özünde bir diyabet ilacı olmakla birlikte bir kilo verme aracı olarak kullanılmaya başlamış durumda.

Normalde yalnızca hastalar ve sağlık çalışanları tarafından bilinmesi beklenen Ozempic, Wegovy ve Mounjaro gibi ilaçlar artık sosyal medya etiketlerine sahip. Çünkü son dönemdeki Hollywood etkisiyle birlikte bu ilaçlar artık alım rekorları kırıyor. Bunu nedeniyse tıbbi sorunların yanı sıra kültürel bir sorunu çözmeyi vaat etmeleri: Zayıf olmayı reddeden ve zayıf kalmayı reddeden şişman vücutların ahlaki krizini tedavi etmek… Özetle: Zayıflatmak! The New York Times’dan Tressie Mcmillan Cottom ilaçların etik dışı popülerliğini şu şekilde özetliyor: “Bu ilaçlar aynı zamanda utanç, damgalanma, statü ve şişmanlıkla ilgili önyargılardan oluşan kodlanmış dilimizin bir kısaltmasıdır. Bu iki işlevin çözülmesiyse, tek bir mucize ilacın çözemeyeceği sosyal bir sorundur.”

Diyabet ilaçlarının zayıflama amaçlı kullanımının yarattığı sorunlar yalnızca diyet kültürünün yeniden geniş kitlelere yayılıp sağlıklı insanların vücut dengesini tehdit etmesi ihtimaliyle sınırlı değil. Berkeley Politic Review’a göre: “2022’nin başından bu yana kronik sağlık sorunları olan binlerce insan, hayatta kalmaları için gerekli olan ilacı bulmakta zorlanıyor. Suçlu? Yeni, popüler bir kilo verme trendi, birçok kişiyi ince bir vücuda ulaşmak için bu ilacı kullanmaya yöneltiyor olması.“. Günün sonunda ilgili ilaçların artan popülaritesi diyabet hastalarının reçeteli ilaçlarını bulabilmelerinin önüne geçiyor.

Post image 'Rizz': 2023 Yılının Kelimesiyle Tanışın
'Rizz': 2023 Yılının Kelimesiyle Tanışın

GÜNDEM

Calendar 08 Ara, 2023

Eğer Z kuşağının bir üyesi değilseniz ‘rizz’ kelimesini henüz kullanmamış olabilirsiniz. “Tarz, çekicilik” veya “romantik/cinsel bir partneri etkileme yeteneği” anlamına gelen “Rizz” kelimesi, Oxford’un 2023 Yılın Kelimesi olarak seçildi.

Peki sürekli öğrenmemiz gereken yeni kelimeler nerden çıkıyor? Yanıt elbette popüler kültür. ‘Rizz’ için spesifik olarak...

Eğer Z kuşağının bir üyesi değilseniz ‘rizz’ kelimesini henüz kullanmamış olabilirsiniz. “Tarz, çekicilik” veya “romantik/cinsel bir partneri etkileme yeteneği” anlamına gelen “Rizz” kelimesi, Oxford’un 2023 Yılın Kelimesi olarak seçildi.

Peki sürekli öğrenmemiz gereken yeni kelimeler nerden çıkıyor? Yanıt elbette popüler kültür. ‘Rizz’ için spesifik olarak açıklamak gerekirse: Oxford’a göre “karizma”nın kısaltılmış hali olan ‘rizz’, internet ve oyun kültüründen ortaya çıktı. 2022’de “rizz ipuçları” videoları yayınlayan YouTube ve Twitch yayıncısı Kai Cenat tarafından da popüler hale getirildi. Aktör Tom Holland’ın Buzzfeed’e verdiği röportajda şunları söylemesinin ardındansa Haziran ayında viral oldu: “Sınırlı bir rizz’im var.” Oxford’un verilerine göre, genel kullanım önceki yıla göre yaklaşık 15 kat arttı. Oxford Languages’ın sözlük bölümü başkanı Casper Grathwohl ise bu yılki seçimin sosyal medyanın dil değişimi hızını katlanarak artırdığını yansıttığını söylüyor.

The New York Times’a göre yılın kelimesi üzerine listeye girmeyi başaran diğer seçenekler arasında; magazin kültünden ‘Swiftie’ ve ‘de-influencing’, kişilerin karakterini yansıtan kelimeler arasından, bir kişinin partnerinin sıkıcı biri olduğunu anlatmak için kullanılan ‘beige flag’ ile ilişkileri anlatmak için kullanılan yeni terimler arasından ‘sittuationship’ vardı. Grathwohl, kazanan kelime olan “rizz’in hem isim hem de fiil olarak kullanılabiliyor olmasının onu daha uzun vadeli yapabileceğini düşündüğünü belirtiyor.

Post image Kiracılık: Ömrü Kısaltan Bir Pratik Olarak Mercek Altında
Kiracılık: Ömrü Kısaltan Bir Pratik Olarak Mercek Altında

GÜNDEM

Calendar 12 Eki, 2023

Son birkaç yıldır özellikle de İstanbul’da yaşıyorsanız en az bir kere “Bu kira işleri beni öldürecek” demiş olmanız muhtemel. University of Essex ve University of Adelaide tarafından UK Household Longitudinal Study ve the British Household Panel Survey (BHPS) dataları üzerinden yürütülen araştırmaya göre haklısınız! Uzmanlar, kiralamayla birlikte gelen stresin sağlık üzerinde önemli etkileri olabileceğini...

Son birkaç yıldır özellikle de İstanbul’da yaşıyorsanız en az bir kere “Bu kira işleri beni öldürecek” demiş olmanız muhtemel. University of Essex ve University of Adelaide tarafından UK Household Longitudinal Study ve the British Household Panel Survey (BHPS) dataları üzerinden yürütülen araştırmaya göre haklısınız! Uzmanlar, kiralamayla birlikte gelen stresin sağlık üzerinde önemli etkileri olabileceğini belirtiyor.

Biyolojik yaşlanma, kişinin gerçek yaşına bakılmaksızın vücudun doku ve hücrelerinin işleyişindeki azalmayı ifade ediyor. İlgili araştırma da, kiralamanın, kendi evinizde veya sosyal konutta yaşamaktan daha hızlı biyolojik yaşlanmaya yol açtığını öne sürüyor. Buna göre; özel sektörde kira ödemenin, ödemelerde gecikmenin veya kirlilikten etkilenen bir evde yaşamanın, getirebilecekleri stres nedeniyle daha hızlı yaşlanmayla bağlantılı. Sosyal konutlarda yaşayanlar, kısmen daha ucuz olması ve daha fazla güvenlik sunması nedeniyle durumdan daha az etki alan grupta olsalar da genel anlamda kiracıların daha hızlı yaşlandığı belirtiliyor. Araştırmada kiracılığın süresi, bina tipi, maliyetler ve ödenmemiş kira borçları gibi faktörler ve DNA metilasyonu inceleniyor.

Bununla birlikte uzmanlar, biyolojik yaşlanmanın geri döndürülebilir olduğunu ve bu nedenle kira artışlarının sınırlandırılması gibi konut politikası değişikliklerinin kiracıların sağlığının iyileştirilmesine yardımcı olabileceğine dikkat çekiyor. Son olarak; araştırmanın Türkiye’de yapılmadığını da hatırlatma fayda var 🙂

preloader Lütfen bekleyin...
theMagger Banner
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement