fbpx
theMagger Banner
Advertisement
theMagger: Keşfedin ve Paylaşın. Nasıl mı?
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement.
Advertisement.
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Haberler

Post image “The Light Phone II
“The Light Phone II": Kendrick Lamar'ın Anti-Smart Telefonu

HABERLER - SLIDER

Calendar 24 Kas, 2023

Akıllı telefonların nasıl bir dikkat dağınıklığı ve erteleme aracı olduğundan bahsetmek artık klişenin de ötesinde gereksiz hale gelmiş durumda. Yine de telefon bağımlılığımızın çözümünü tam olarak bulabilmiş değiliz. Sosyal medya detoksları işlevsel olabilse de kısa süreli çözümler gibi görünüyor. Tüm bu endişelerimizde yalnız olmadığımız açık ki Kendrick Lamar da soruna bir çözüm önerisiyle geliyor: “The Light Phone II”.

Basın bültenine göre: “Light Phone II, mümkün olduğu kadar az kullanılacak şekilde tasarlanmış birinci sınıf, minimal bir telefon. Dikkat dağıtmayan, modern akıllı telefonlarımızın temel özellikleriyle tasarlanan Light Phone II, ‘sadece bir telefon‘” Sadece bir telefon ile kastedilen The Light Phone II’nin yalnızca arama ve görsel bulunmayan mesajlar için kullanılacak olması; yani hiçbir zaman sosyal medya, internette gezinme, e-posta, haberler veya reklamlara yer vermiyor. Kendrick Lamar bu eski tip teknolojiye dönüş konusunda istekli tek isim de değil. Rapçiler ve sanatçıların büyük çoğunluğu, dikkat dağıtıcı şeyleri azaltıyor ve modası geçmiş (bazılarına göre nostaljik diyebilir) yaşam tarzlarının peşinde koşuyor. Örneğin; Jay-Z 90’larda kullanılan çağrı cihazları ve tuşlu telefonları tercih ediyor. Seth Rogen yazıları için Wi-Fi bağlantısı olmayan bir dizüstü bilgisayar kullanıyor. Günün sonunda tıpkı The Light Phone II gibi “mümkün olduğunca az kullanmak için yaratılan teknolojik cihazlar”ın popülaritesi gidecek artacak gibi görünüyor.

preloader
Post image The Movie Critic: Tarantino'nun Veda Filmi Olmayacak
The Movie Critic: Tarantino'nun Veda Filmi Olmayacak

HABERLER - SLIDER

Calendar 18 Nis, 2024

Zekice kurgulanmış intikam hikâyeleri, yaratıcı şiddet sahneleri, geveze olduğu kadar tuhaf karakterler ve hiç düşmeyen tempo… Tüm bu bileşenleri ustalıkla bir araya getiren Quentin Tarantino kariyerini 10 filmle bitireceğini açıklamıştı.

Daha önce “The Movie Critic” projesinde Brad Pitt’in filmin başrolü olacağı ve ikilinin “Inglourious Basterds”, “Once Upon A Time In Hollywood”dan sonra üçüncü kez...

Zekice kurgulanmış intikam hikâyeleri, yaratıcı şiddet sahneleri, geveze olduğu kadar tuhaf karakterler ve hiç düşmeyen tempo… Tüm bu bileşenleri ustalıkla bir araya getiren Quentin Tarantino kariyerini 10 filmle bitireceğini açıklamıştı. Şimdiyse yönetmenin son filmi olması beklenen “The Movie Critic” adını verdiği projeyi iptal edip başka bir film yazacağı duyuruldu.

Daha önce “The Movie Critic” projesinde Brad Pitt’in filmin başrolü olacağı ve ikilinin “Inglourious Basterds”, “Once Upon A Time In Hollywood”dan sonra üçüncü kez birlikte çalışacağı duyrulmuştu. Ancak son filmi için ince eleyip sık dokuyan Tarantino, final işi olması sebebiyle ekstra detaycı ve mükemmeliyetçi davranıyor olacak ki yaklaşık 1 sene önce “The Movie Critic” filminin kendi hayatıyla taşıdığı benzerlikleri ve niye bu filmle bitirmek istediğini anlatmış olmasına rağmen projeyi iptal etme kararı almış durumda. Yeni filme dairse henüz bir bilgi yok. Pulp Fiction (1994) ve Django Unchained (2012) filmleriyle, her ikisi de En İyi Orijinal Senaryo dalında iki Oscar ödülü bulunan yönetmenin son filmini beklerken diskografisine yeniden göz atmak isterseniz sizi buraya alalım.

Post image 'Reality Show'ların Yükselişi: Dahice Bir Formül
'Reality Show'ların Yükselişi: Dahice Bir Formül

ANA SAYFA - SLIDER

Calendar 23 Şub, 2024

Love Island, Too Hot To Handle, Married At First Sight, Love Is Blind, The Ultimatum ve hatta Kısmetse Olur… Yabancıların aşkı bulmasını izlemek söz konusu olduğunda sinema&tv platformlarının toprakları her zaman olduğundan bile daha verimli görülüyor. Pek çok kişi için ‘guilty pleasure’ olan bu programların yüksek izlenirliği onların başka ülkelere özgülenmiş özel versiyonlarının da çekilmesine neden olurken bu...

Love Island, Too Hot To Handle, Married At First Sight, Love Is Blind, The Ultimatum ve hatta Kısmetse Olur… Yabancıların aşkı bulmasını izlemek söz konusu olduğunda sinema&tv platformlarının toprakları her zaman olduğundan bile daha verimli görülüyor. Pek çok kişi için ‘guilty pleasure’ olan bu programların yüksek izlenirliği onların başka ülkelere özgülenmiş özel versiyonlarının da çekilmesine neden olurken bu önüne geçilemez popülariteyi tam olarak ne sağlıyor?

Aslında bu durum çok da şaşırtıcı değil çünkü izleyici çoğunluğunun iyi bir romantik komediyi sevdiği yıllardır bildiğimiz bir gerçek. İşte flört programlarının kökeni “gerçeklik” olsa da, çoğu zaman hepimizi kendine çeken bir dizi kurgusal öğeyle iç içe geçmiş durumdalar. London Metropolitan Üniversitesi’nde Amerikan Film, Televizyon ve Kültür Tarihi alanında uzman olan Dr. Karen McNally’ye göre flört programları, çeşitli arzu ve beklentilerimizi onaylıyor: “Bu şovlar kısmen pembe dizi, kısmen oyun şovu; bu da çok güçlü kurgu ve kurgu dışı unsurları, karakterizasyonu, ilişkileri, melodramı, rekabeti ve tutkuyu birleştirdikleri anlamına geliyor.” Üstelik yapacaklar mı, yapmayacaklar mı diye merak etmek, felaketle sonuçlanan TV ayrılıkları üzerine üzülmek gibi pek çok heyecan verici faktörü de beraberinde getiriyor. Sonuç olarak; realite şovu yarışmacıları hakkında kurgusal karakterlerle aynı şeyleri hissediyoruz ve kısmen sosyal medyaya bağlı olarak neyin gerçek, neyin gerçek olmadığına dair kolektif anlayışımız sürekli bulanıklaşıyor.

Üstelik günümüzde flörtleşmenin çok daha karmaşık bir hal alması, çok daha fazla insanın uzun süreler yalnız olmayı tercih etmesi de bu yarı kurgusal dünyaları birer gözlem aracı olarak cazip kılıyor. Öyle ki Dr McNally’ göre: “Bu tür eğilimlerin arkasında genellikle türün artan çekiciliğini teşvik eden kültürel değişiklikler yatıyor. Flört programları da bu durumu yansıtmak üzere uyarlanıyor. Örneğin; Love İsland isimli programın kurgusu yalnızca görseller üzerinden “Evet” ve “Hayır” seçenekleri ile partner seçilebilen ‘dating app’ler ile benzerlik gösteriyor. Tüm bunlara ek olarak flört programlarında kullanılan dil, kendi kelime dağarcığımıza da sızıyor.

Post image
"Stan": Eminem'den "Süper Hayran" Fenomenine Bir Bakış

SİNEMA & TV

Calendar 16 Şub, 2024

Eğer bu yıl Taylor Swift’in Eras turunu ve Beyonce’nin Reneissance turunu takip ettiyseniz müzik dünyasında “süper fan”lığın ne demek olduğuna hakim olmuşsunuz demektir. 2020’li yıllara geldiğimizde daha kontrollü bir hal alan süper fan’lığın erken 2000’lerdeki karşılığıysa bugünkünden çok daha farklıydı. Yine de konu esasen halen güncel çünkü sosyal medyanın yarattığı ulaşılabilirlik kişilerin...

Eğer bu yıl Taylor Swift’in Eras turunu ve Beyonce’nin Reneissance turunu takip ettiyseniz müzik dünyasında “süper fan”lığın ne demek olduğuna hakim olmuşsunuz demektir. 2020’li yıllara geldiğimizde daha kontrollü bir hal alan süper fan’lığın erken 2000’lerdeki karşılığıysa bugünkünden çok daha farklıydı. Yine de konu esasen halen güncel çünkü sosyal medyanın yarattığı ulaşılabilirlik kişilerin ünlülerle olan ilişkilerine dair algılarını etkileyebiliyor. İşte “Stan” adlı şarkısını bu konu üzerine kurgulayan Eminem’de bu fenomeni ele almak üzere aynı isimli bir belgesel üzerinde çalışıyor.

Yönetmenliğini Steven Leckart’ın, yapımcılığını ise Eminem’in kendi şirketi Shady Films’in üstleneceği belgesel, fanatik ve bazen de hayalperest süper hayranları merkeze alıyor ve ilk tanıtımlarda şöyle özetleniyor: “Dünyanın en ikonik ve kalıcı sanatçılarından biri olan Eminem ve ona tapan hayranlarının merceğinden anlatılan, süper hayranlık dünyasına yapılan açıklayıcı, kişisel bir yolculuk”. Eminem’in uzun süredir menajeri olan ve Sahady Films ekinimde yer alan Stuart Parr ise projeye ilişkin şunları söylüyor: “Stans’ kamerayı çevirip izleyicilere hayranlık hakkında sorular sormamız için bir fırsat oldu. Bu, Eminem’in en büyüleyici şarkılarından birinin ve dünyanın en önemli şovmenlerinden birinin merceğinden hayran kitlesi ve sanatçı arasındaki ilişkiye dair bir çalışma.”

Post image Edith: Edith Piaf'ın Biyografik Animasyonu Yolda
Edith: Edith Piaf'ın Biyografik Animasyonu Yolda

HABERLER - SLIDER

Calendar 17 Kas, 2023

Bir Fransızce playlist hazırlamanız gerekse en başta kim yer alırdı? Çoğumuzun yanıtı şüphesiz Edith Piaf olacaktır. Tam da bu yüzden Warner Music Group sanatçının bir animasyon biyografisi üzerinde çalışıyor.

Piaf’ın1920’lerden 1960’lara kadar olan hayatını New York ve Paris eksenlerinde gösterecek filmde “La Vie en rose” ve “Non, je ne regrette rien” gibi en bilinen şarkılarının kayıtları da yer alacak....

Bir Fransızce playlist hazırlamanız gerekse en başta kim yer alırdı? Çoğumuzun yanıtı şüphesiz Edith Piaf olacaktır. Tam da bu yüzden Warner Music Group sanatçının bir animasyon biyografisi üzerinde çalışıyor. Piaf’ın kendi yapım şirketi Seriously Happy ile birlikte çalışan şirketin açıklamasına göre; “Animasyon yüzlerce ses klibi ve görüntü üzerinde eğitilmiş yapay zeka teknolojisine” sahip olacak!

Piaf’ın1920’lerden 1960’lara kadar olan hayatını New York ve Paris eksenlerinde gösterecek filmde “La Vie en rose” ve “Non, je ne regrette rien” gibi en bilinen şarkılarının kayıtları da yer alacak. Hikayesini ise Piaf’ın kendisi yeniden canlandırılan sesiyle anlatacak. Yapılan açıklamalara göre: “Animasyon, Édith’in hikayesine modern bir bakış açısı getirirken, arşiv görüntüleri, sahne ve TV performansları, kişisel görüntüler ve TV röportajları da izleyicilere Piaf’ın hayatının önemli anlarına otantik bir bakış sağlayacak.” Yapay zekadan destek alarak sanatçının yeni nesile kazandırılması hedeflenen filmin vizyon tarihi henüz belli olmamakla birlikte söylenenler arasında; filmin daha önce; Sting, Stevie Wonder ve Donna Summer hakkında TV belgeselleri hazırlamış olan Julie Veille‘in bir fikrine dayandığı var.

Post image Film Finansmanları: Kadın Yönetmenlerin İşi Neden Daha Zor?
Film Finansmanları: Kadın Yönetmenlerin İşi Neden Daha Zor?

HABERLER - SLIDER

Calendar 03 Kas, 2023

Sinemanın üretimden dağıtıma, festivallerden ödül törenlerine her aşamasında erkek egemen bir endüstrinin önlerine koyduğu fırsat eşitsizlikleri, engeller, taciz, küçümseme ve azımsamalara rağmen başarıları ve yetenekleriyle çok iyi filmler yapmayı başarmış kadınların sayısı hiç de az değil. Bunlardan biri olan Sofia Coppola, yakın zamanda The New York Times’a verdiği röportajda projeleri için finansman...

Sinemanın üretimden dağıtıma, festivallerden ödül törenlerine her aşamasında erkek egemen bir endüstrinin önlerine koyduğu fırsat eşitsizlikleri, engeller, taciz, küçümseme ve azımsamalara rağmen başarıları ve yetenekleriyle çok iyi filmler yapmayı başarmış kadınların sayısı hiç de az değil. Bunlardan biri olan Sofia Coppola, yakın zamanda The New York Times’a verdiği röportajda projeleri için finansman bulmanın kendisi için ne kadar zor olduğunu açıkladı.

Filmlerine ödeme yapacak bir stüdyo bulmanın yanı sıra bakış açısını anlamayan stüdyo yöneticileriyle (genellikle heteroseksüel beyaz erkekler) iletişim kurmakta da zorlanan yönetmene göre: “Kadın yönetmenlerden daha garanti işler yapmaları bekleniyor.” Coppola Apple ile gerçekleştirmeyi planladığı “The Custom of the Country” projesinin iptali nedenini şöyle açıklıyor: “Sevimsiz bir kadın fikri onlara göre değildi. Para vermekten sorumlu kişiler genellikle heteroseksüel erkeklerdir. Alt kademelerde her zaman benim gibi düşünen insanlar olur ama patronların belli bir hassasiyeti var. Tanınmış biri olarak bile finansman bulmak benim için bu kadar zorsa, yeni başlayan genç kadınlar için endişeleniyorum.

Post image Beetlejuice 2: İlk Film Gibi Hissettirmeyi Vadediyor
Beetlejuice 2: İlk Film Gibi Hissettirmeyi Vadediyor

HABERLER - SLIDER

Calendar 14 Eyl, 2023

Remake’ler ve devam filmleri arasında kaybolunan ve büyük bir kısmının başarısız olduğu bir süreçten geçiyoruz. İptal olan How I Met Your Father gibi tatsız denemelerin arasında Tim Burton ve Haris Zambarloukos gibi isimleri bir araya getiren Beetlejuice 2 modumuzu yükseliyor.

Monica Bellucci, Willem Dafoe ve Justin Theroux gibi heyecan verici isimlerin yanı sıra Wednesday olarak...

Remake’ler ve devam filmleri arasında kaybolunan ve büyük bir kısmının başarısız olduğu bir süreçten geçiyoruz. İptal olan How I Met Your Father gibi tatsız denemelerin arasında Tim Burton ve Haris Zambarloukos gibi isimleri bir araya getiren Beetlejuice 2 modumuzu yükseliyor.

Monica Bellucci, Willem Dafoe ve Justin Theroux gibi heyecan verici isimlerin yanı sıra Wednesday olarak tanıdığımız Jenna Ortaga’nın Lydia‘nın kızı olarak ekibe katılacağı proje için geri sayım başlamış durumda. Zambarloukos “rüya gibi bir proje” olarak değerlendirdiği filmin özünde aile hakkında bir hikaye olduğundan ve 30 yıl sonra ailedeki bağları koruyabilmenin ince bir bakış açısı gerektirdiğini söylüyor ve ekliyor: “Kesinlikle her şeyi kamerada ve gerçek olarak çekiyoruz. Bu da cazibenin bir parçası. Tim Burton aynı anda hem vizyoner hem de çok klasik bir sinemacı. Pratik tekniklere güvenmekten son derece keyif aldım. Bence işler kamerada yapıldığında oyunculardan çok farklı bir performans alıyorsunuz ve bence post prodüksiyonda çözülmesinden daha olumlu bir seyirci tepkisiyle karşılaşıyorsunuz.” 6 Eylül 2024 tarihinde gösterime girecek filmle ilgili bildiğimiz en temel şey: Bize ilk film gibi hissettirmek için elinden geleni yapacağı!

Post image Barbie X Bratz: Yeni Bir Dizide Karşı Karşıya
Barbie X Bratz: Yeni Bir Dizide Karşı Karşıya

HABERLER - SLIDER

Calendar 08 Eyl, 2023

Sinema&tv dünyasının yanı sıra, sürecin başarısıyla pazarlama dünyasını ve Barbiecore gibi trendlerle moda dünyasını etkisi altına alan Barbie filminin ardından, Mattel, Barbie ve Bratz ile ilgili bir televizyon serisi üzerinde çalışıyor.

Filmin bazı anlarında Barbie ve Bratz dünyaları arasındaki farklara göndermeler olduğunu belki fark etmişsinizdir. İşte planlanmakta olan...

Sinema&tv dünyasının yanı sıra, sürecin başarısıyla pazarlama dünyasını ve Barbiecore gibi trendlerle moda dünyasını etkisi altına alan Barbie filminin ardından, Mattel, Barbie ve Bratz ile ilgili bir televizyon serisi üzerinde çalışıyor.

Filmin bazı anlarında Barbie ve Bratz dünyaları arasındaki farklara göndermeler olduğunu belki fark etmişsinizdir. İşte planlanmakta olan televizyon serisi de Barbie yaratıcısı Ruth Handler ve Bratz yaratıcısı Carter Bryant’ın hayatlarını ele alacak. Deadline’ın haberine göre, Hukuk Profesörü Orly Lobel’in ‘You Don’t Own Me: How Mattel V. MGA Entertainment Exposed Barbie’s Dark Side’ adlı kitabından uyarlanan seride Barbie’nin doğurduğu kültürel devrime karşı başlatılan oyuncak bebek savaşlarının karanlık tarafı, ardından gelen tepkiyi ve oyuncakların acımasız, riskli dünyası konu edinilecek. Elle’in haberine göreyse; eski bir Mattel çalışanı olan Bryant’ın ilk Bratz çizimlerini Mattel’de çalışırken yaptığı, MGA Entertainment’ın yaptığı açıklamadaysa ilk Bratz çizimlerinin 1998’de ortaya çıktığını söyleniyordu. 2008’de açılan davada Mattel haklı bulunmuştu. Tüm bu detayların hikayeyi kızıştıracağına kesin gözüyle bakılırken, dizide yer alacak oyunculara dair henüz bir bilgi yok.

Post image House of Lee: Anime ve Bruce Lee Tutkunları İçin Güzel Haber
House of Lee: Anime ve Bruce Lee Tutkunları İçin Güzel Haber

HABERLER - SLIDER

Calendar 01 Eyl, 2023

Dövüş sanatlarının ve sinemanın efsanesi Bruce Lee’nin mirası, kızı Shannon Lee’nin girişimi sayesinde House of Lee adlı bir anime dizisiyle yayına giriyor.

Lee’nin dünyanın karanlığa yenik düşmesini önleme görevi üstelenen birleşmiş bir savaşçı birliği kurduğu alternatif bir evreni konu edinen anime, Lee’nin felsefesini yansıtıyor ve onun “Karanlıkta yürüdüklerinin farkında...

Dövüş sanatlarının ve sinemanın efsanesi Bruce Lee’nin mirası, kızı Shannon Lee’nin girişimi sayesinde House of Lee adlı bir anime dizisiyle yayına giriyor.

Lee’nin dünyanın karanlığa yenik düşmesini önleme görevi üstelenen birleşmiş bir savaşçı birliği kurduğu alternatif bir evreni konu edinen anime, Lee’nin felsefesini yansıtıyor ve onun “Karanlıkta yürüdüklerinin farkında olmayanlar, asla ışığı aramayacaklardır.” gibi sözlerinden ilham alıyor. Maneviyata, kişinin içsel karmaşasıyla mücadelesine, Asyalı Amerikalı ve Pasifik Adalı (AAPI) olma deneyimine de yer veren yapım yüzeysel bir dövüş anlatısı olmanın ilerisine geçiyor ve Lee’nin mirasına daha derin bir bakış sağlıyor. Pekin merkezli anime stüdyosu Shockunit Studio ile işbirliği içinde gerçekleştirilmiş serinin tanıtım filmini buradan izleyebilirsiniz. Yayın tarihi ise net olmamakla birlikte 2024/25 sezonu olarak tahmin ediliyor.

Post image Depp V. Heard: Benzer Belgesellerden Ne Farkı Var?
Depp V. Heard: Benzer Belgesellerden Ne Farkı Var?

HABERLER - SLIDER

Calendar 18 Ağu, 2023

Britney Spears’ın babasının vasiliği altında geçirdiği yıllara dair yeni kitabı yolda. Yakın zamanda Pamela Anderson, Anna Nicole Smith ve Janet Jackson gibi isimlerin hayat hikayeleri çeşitli belgesellerle, konusu oldukları olaylardan 20 küsür yıl sonra onların bakış açılarından anlatılmaya çalışıldı. Üç bölümlük yeni Netflix belgeseli Deep V. Heard ise bunlardan farklı olarak yalnızca bir yıl önce yaşanmış...

Britney Spears’ın babasının vasiliği altında geçirdiği yıllara dair yeni kitabı yolda. Yakın zamanda Pamela Anderson, Anna Nicole Smith ve Janet Jackson gibi isimlerin hayat hikayeleri çeşitli belgesellerle, konusu oldukları olaylardan 20 küsür yıl sonra onların bakış açılarından anlatılmaya çalışıldı. Üç bölümlük yeni Netflix belgeseli Deep V. Heard ise bunlardan farklı olarak yalnızca bir yıl önce yaşanmış bir olayı yeniden karşımıza getiriyor. Peki olayların sıcağı sıcağına anlatılıyor olmasının herhangi bir avantajı var mı?

Bustle’dan Scaachi Koul’a göre cevap hayır. “Siz izlemek zorunda kalmayın diye ben izledim” başlığını verdiği yazısında Koul, serinin duruşma detaylarına boğulmaktan olayın özünden uzaklaştığını söylüyor ve belgeseli Amber Heard’ın sözlerine atıfla şöyle özetliyor: “Heard, davaya itiraz etmeyi planladı, ancak sonunda bir anlaşmayı kabul etti. O sırada yaptığı açıklamada, “Korunmasız tanıklığımın eğlence ve sosyal medya yemi olarak kullanıldığı Amerikan hukuk sistemine olan inancımı kaybettiğim için bu kararı verdim” dedi. “Sosyal medyada karşılaştığım iftira, kadınların öne çıktıklarında yeniden mağdur edilme biçimlerinin büyütülmüş bir versiyonu.” diye de ekledi. İşte Deep V. Heard da sadece bir yıl sonra acımasızca aynı şeyi tekrarlıyor.”

Belgeselin neredeyse tamamı, arşiv kaseti, deneme görüntüleri, haber klipleri ve Amber Heard ile alay eden, Johnny Depp’e tezahürat yapan YouTuber ve TikToker videolarından oluşuyor. Aile içi şiddet, medya veya hukuk mahkemeleri sistemi hakkında herhangi bir ilgi çekici fikir ya da uzman görüşüne yer vermeyen belgeselin tam olarak neyi amaçladığı konusunda net bir görüş olmamakla birlikte, davanın sansasyonelliğinin uygun şekilde karar vermeyi imkansız kıldığını göstermeyi amaçladığı düşünülüyor.

Post image Sanat Bir Zaman Kaybı mı?: Xavier Dolan'a Göre Öyle
Sanat Bir Zaman Kaybı mı?: Xavier Dolan'a Göre Öyle

HABERLER - SLIDER

Calendar 07 Tem, 2023

I Killed My Mother, Heartbeats, Mommy gibi filmleriyle tanınan Fransız-Kanadalı yönetmen Xavier Dolan yönetmenlikten emekli olduğunu duyurdu.

Dolan sinemayı bırakma fikrini ilk olarak geçen yıl, arkadaşları ve ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istediğini söyleyerek duyurmuştu. Bu hafta İspanyol El Pais gazetesine verdiği bir röportajda ise kararını şu sözerle doğruladı: “Zar zor kimsenin gördüğü bir...

I Killed My Mother, Heartbeats, Mommy gibi filmleriyle tanınan Fransız-Kanadalı yönetmen Xavier Dolan yönetmenlikten emekli olduğunu duyurdu.

Dolan sinemayı bırakma fikrini ilk olarak geçen yıl, arkadaşları ve ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istediğini söyleyerek duyurmuştu. Bu hafta İspanyol El Pais gazetesine verdiği bir röportajda ise kararını şu sözerle doğruladı: “Zar zor kimsenin gördüğü bir projeye iki yılımı harcamak içimden gelmiyor. İşime çok fazla tutku verdim bu hayal kırıklıkları beni bir yönetmen olarak kötü olup olmadığımı sorgulamaya itiyor ve kötü olmadığımı biliyorum.” Dolan, sorunun bir kısmının dünyanın geldiği değişken hal ve hoşgörüsüzlük olduğunu söylüyor. “Çevremizdeki her şeyin dağıldığı” bir zamanda, hikaye anlatmanın amacını görmediğini söyleyen Dolan’a göre: “”Sanat işe yaramaz ve kendini sinemaya adamak zaman kaybı”.

preloader Lütfen bekleyin...
theMagger Banner
Advertisement
preloader
loading
icon icon icon icon icon
warning

Adblock'unuzu Kapatmaya Ne Dersiniz?

theMagger, sponsorluk ve reklamlarla gelişen bir platform.

AdBlock'unuzu kapatarak beraber büyüdüğümüz markaların yaratıcı reklamlarını görebilir; siz de bizlere dolaylı olarak katkıda bulunabilirsiniz.

Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement.
Advertisement.
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement