Harika Okyanus Yolu’na (Great Ocean Road) gidişimiz, aslında hayatımızda “Hadi bunu gerçekleştirelim” diyerek çıkılan bir maceraydı. Ancak süreç, okul çıkışı bir arkadaşımızın muhabbete dahil olup anında bir turdan bize bilet almasıyla başladı. Ben de hiç sesimi çıkarmadan parayı uzattım. İşin sonunda ise o gelmedi; biz sadece beş Avrupalı ve geri kalan Asyalı insanlarla, İngilizce ve Çince anonslar eşliğinde yağmurlu bir turu tamamladık.

tour-great-ocean-road-the-best-way-stops-12-apostoles-sunset-1
Harika Okyanus Yolu | Fotoğraf: Wikipedia

Öncelikle bu yer Avustralya’nın Melbourne şehrinde bulunuyor ve biz burada dil okulu aracılığıyla yaşamımızı sürdürmekteyiz. Resmî tatil zamanlarında ya da okul tatillerinde mutlaka bir etkinlik ayarlayıp şehri ve kıtayı tanımaya çalışıyoruz. Bu süreçte yapılması gereken “olmazsa olmaz” Great Ocean Road için fikirler beynimizde oluşmaya başladı. Bu yol, deniz kenarında devam eden 243 km’lik bir rotadan oluşuyor ve askerler için iş sağlamak amacıyla yapılmış. Bu arada kısa bir detay: Avustralya’da hep soldan yürünür. Bunu da sağ kolumuzu kullandığımız için savaşta düşmanı daha iyi görmek ve kılıcı daha iyi kullanmak amacıyla olduğunu öğrenince mantık çerçevesinde fikre çok bayıldım. Fakat savaşın insanları bu şekilde yönlendirmesi etik olarak beni biraz sorgulattı.

2009-0825-greatoceanroadsign
Harika Okyanus Yolu | Fotoğraf: vanztravel.com

Konuya geri dönersem, bu yolda belli uğrak noktaları vardı ve turla buna göre hareket edecektik. İlk olarak sabah erkenden tura geldik ve önceden sandviç ve kahvelerimiz hazırdı. Bu yolda otobüsle giderken yolcuların neredeyse tamamının Asyalı, rehberin de Asyalı olduğunu görünce şaşkınlığımı gizleyemedim. Gerçekten bu insanların hayattan aldıkları zevk ve bakış açıları beni bazen öfkelendirirken bazen de içimi ısıttı. Baskı ve keyif almak ne demek, bilmediğimiz bir ülkede biz buralara gelip bu ruh hallerini ve yüzleri görünce ister istemez geçmişi ve yaşamı sorguluyoruz. Bu seyahati bile kendimize gelecek ve iyi bir kimlik katmak için yaparken, “hayattan zevk alarak yaşa” sözünün ne demek olduğunu tam bilmezken bu insanları görünce bu deyim bir anda yüzüme bakar gibi oldu. Bu sebeple içim ısındı ve onlardan öğrenmem gereken şeyler olduğunu fark ettim. Hayat biraz daha netleşti.

5812a3cd7254df3a52f359b3_1e7fc7d24275087d330bb7863657c1af
Harika Okyanus Yolu | Fotoğraf: visitgreatoceanland.com

İlk uğrak noktamız çikolata fabrikasıydı. Burada o kadar tatlı insanlar camın arkasında çikolata yapıyordu ve biz onları izliyorduk. Her yerde olduğu gibi renkli ve farklı boyutlarda birçok çikolata vardı. Çikolata paketlerinin üzerinde ise bu yolun ve ülkenin fotoğrafları, renkli gerçek tablolardan uyarlanmış gibi yer alıyordu; bu gerçekten çok etkileyiciydi.

Bunun haricinde yol boyunca ilerlerken, Ordulu olup Samsun’da yaşamış biri ve Karadeniz’i görmüş biri olarak bu yolu ve anlatıldığı kadar etkileyici bulmadım. Sosyal medyanın ve insanların abartısı bana bu hissi verdi. Okyanusun suyu ve manzarası güzeldi ama aklımdan “karşısı Rusya mı?” düşüncesi çıkmadı; Karadeniz bana bu etkiyi veriyor. Yol devam ederken koala görürüz diye durduğumuz yerde en tepeye bir tane gördük ama sanki ağaca oyuncak koala koymuşlar gibi cansız ve sıradandı; hiç keyif vermedi.

Sadece yeşil ve sarı tonların sağa doğru akmış gibi olduğu bir doğa vardı. İnanın bir ziraat mühendisi olarak Türkiye’de öyle yerler gördüm ki buraya göre Samsun Havza daha renkli ve daha canlı kalıyor. Sonra Apollo Bay adlı bir kasabaya uğradık; bana göre en etkileyici yer orasıydı. O kadar tatlı insanlar, küçük yerleşim yeri, sıcak kafeler, mis kahve kokuları ve sabah huzuru. Şortlar, terlikler, rahat bir hayat, sandviçler. Burası adeta “kal” diyordu. Butik kafeler, sakin sokaklar… Tam anlamıyla huzur dolu bir yerdi.

117640839
Harika Okyanus Yolu | Fotoğraf: booking.com

Buradan sonra Twelve Apostles (12 Havariler) kayalarını görecektik fakat yağmur bizi oldukça üzdü. Her noktada indim ve baktım, toplamda dört farklı yerde durduk ama aşırı yağış vardı. Manzara güzeldi ama deniz, bulutlar ve yeşillikler her yerde zaten güzel görünüyor. Ordu Perşembe ve Yason Kilisesi’ni hatırlatıyor. Bu taşları ilk gördüğümde güzel hissettim ama zamanla çok tekrar ettiği için biraz sıkıcı hale geldi.

33-12
Harika Okyanus Yolu | Fotoğraf: tripadvisor.com

Aslında ben en kötü şeyi bile beğenmeye çalışan biriyim. Ama burada düşündüğüm şey şu oldu: Ülkemizde bir uçtan bir uca kadar zenginliklerle dolu güzellikler varken, bunların dünyaya yeterince anlatılamaması beni üzüyor. Türkiye’nin dünya standartlarında ve bu yüzyılda bile bambaşka anılması gerekiyor. Bence tıpta da müzikte de yazarlıkta da dünya seviyesindeyiz. Doğa, huzur ve temizlik açısından da aynı şekilde.

ordu
Harika Okyanus Yolu | Fotoğraf: Kültür Portalı

Buradaki insanlar çok okuyor. Okumak onlara haz veriyor. Her gün gördüklerine bile hâlâ şaşırabiliyorlar. Ama bizde ise birçok şey sıradan ve düşünülmemiş gibi. Bu durum insana sancı veriyor. Bir gün değil, her gün… Birçok şey beni düşündürüyor ve toprağımıza daha çok sarılmamız gerektiğini hissediyorum. Çünkü burada bir toprak bile alıp bir tohum ekemiyorum.

Kapak Fotoğrafı: Adrenaline

İlginizi çekebilir: Gürkan Sonat’tan Karadeniz’de Tren Yolculuğu