IM BLICK: Gustav Klimt. Die Braut: Çapı Küçük Etkisi Büyük Bir Sergi
Sergi, Klimt’in tamamlayamadığı tablosunu tuvale aktarmadan önce, hazırlık aşamasında figürlerin pek çoğunu ayrıntılı biçimde tasarladığı çok sayıda kurşun kalem çizimini belirli bir tarihsel, kültürel ve sanatsal bağlam içinde ele alıyor. Ressamın vefatından önceki son eskiz defterinde yer alan ilave çalışmaları da kapsayarak onların da bu bağlam ile ilişkisini göstermeye çalışıyor. Söz konusu çalışmaların ilk kez bu kadar geniş bir seçkiyle izleyiciyle buluşuyor olması, Klimt meraklılarına ve sanatseverlere, tabloyla daha yakın bir ilişki kurma ve bu sayede Klimt’in diğer yapıtları ile Schiele, Gerstl ve Moser gibi Viyana Modernizmi’nin diğer önemli isimleriyle doğrudan karşılaştırma imkânı sunuyor. Sergi hazırlıkları kapsamında, esere X-ışını analizi de dâhil olmak üzere derinlemesine teknik incelemeler yapılmış olması ve elde edilen bulguların sergide sunulması da, sanata daha derin ve teknik bir boyuttan yaklaşan ziyaretçiler için sergiyi daha da anlamlı ve çekici kılıyor.
Her sene olduğu gibi 2025’te de Viyana’dayım. Yakın zamanda ‘dünyanın en yaşanılabilir kenti’ tacını Kopenhag’a devreden Viyana, tahtını kaybetmiş bir kral görüntüsünden çok uzakta. Tarihinin en sıcak yazlarından birini yaşarken ve sıcaktan kavrulurken bile hâlâ güzel, cazibeli ve mağrur. Benim açımdan bu ziyareti diğerlerinden ayıran çok önemli bir fark var: Bir gençlik hayalimi gerçekleştiriyorum. Oğlum Kerem de benimle birlikte Viyana’da, bana eşlik ediyor. İki sene önce başladığımız Kerem’in kültürel, sanatsal, coğrafi ve tarihi eğitimine bu sene Viyana ile devam ediyoruz. Bu gezinin Viyana’nın dışında bir diğer özel anlamı da, baba-oğul ilk baş başa seyahatimiz olması.
Viyana’ya Kerem’le gelmişken elbette ağırlıklı olarak ona uygun bir program yapıyoruz. Dünyanın en eski ve otantik eğlence parklarından biri olan Prater, listemizin ilk sırasında yer alıyor. Sık sık -belki çokları tarafından bilinmeyen bir özelliğidir- dünyanın en önde gelen dondurma kentlerinden biri olan Viyana’nın farklı dondurmacılarında mola veriyoruz. Küçük bir gastronomi ustası olan Kerem, hele de konu en çok sevdiği yemeklerden biri olan şnitzel olunca, adeta cennete düşmüşçesine her gün ayrı bir restoranda tadım yapıyor.

Viyana’yı ziyaret sebebimiz sadece Prater, dondurma ve şnitzel ile sınırlı değil. Sanata da elbette ciddi bir zaman ayırıyoruz ve zamanımızın odağında da, 15 Mayıs’ta başlayan ve 5 Ekim’de sona erecek olan Im Blick: Gustav Klimt Die Braut sergisi var. Türkçeye ‘Yakın Bakış: Gustav Klimt – Gelin” olarak çevirebileceğimiz sergi, Klimt’in kariyerinin son senesinde, 1917 yılında başladığı; fakat beklenmedik ölümüyle tamamlayamadığı “Die Braut” (Gelin) tablosu ve bu yapıt etrafında oluşan gizem ve miti konu alıyor. Österreichische Galerie Belvedere (Belvedere Müzesi) ve Klimt-Foundation, Wien (Viyana Klimt Vakfı) tarafından ortaklaşa düzenlenen ve küratörlüğü Franz Smola (Belvedere Müzesi) ve Sandra Tretter (Klimt Vakfı) tarafından yapılan sergi, Viyana’da bu senenin en dikkat çekici sanat etkinliklerinden biri.
Sergi, Klimt’in tamamlayamadığı tablosunu tuvale aktarmadan önce, hazırlık aşamasında figürlerin pek çoğunu ayrıntılı biçimde tasarladığı çok sayıda kurşun kalem çizimini belirli bir tarihsel, kültürel ve sanatsal bağlam içinde ele alıyor. Ressamın vefatından önceki son eskiz defterinde yer alan ilave çalışmaları da kapsayarak onların da bu bağlam ile ilişkisini göstermeye çalışıyor. Söz konusu çalışmaların ilk kez bu kadar geniş bir seçkiyle izleyiciyle buluşuyor olması, Klimt meraklılarına ve sanatseverlere, tabloyla daha yakın bir ilişki kurma ve bu sayede Klimt’in diğer yapıtları ile Schiele, Gerstl ve Moser gibi Viyana Modernizmi’nin diğer önemli isimleriyle doğrudan karşılaştırma imkânı sunuyor. Sergi hazırlıkları kapsamında, esere X-ışını analizi de dâhil olmak üzere derinlemesine teknik incelemeler yapılmış olması ve elde edilen bulguların sergide sunulması da, sanata daha derin ve teknik bir boyuttan yaklaşan ziyaretçiler için sergiyi daha da anlamlı ve çekici kılıyor.
Sergiyi sanat tarihi açısından önemli kılan bir diğer özelliği de, Klimt’in son atölyesinin bu sergiye zemin teşkil etmesi ve sanatçının yaşamındaki önemli figürlerle bu mekânda gerçekleşen karşılaşmalarını mercek altına alması. Bu kapsamda sergiye kaynaklık eden öğeler olarak ressam meslektaşları Egon Schiele ve Felix Albrecht Harta’nın tanıklıkları, dönemin en ünlü yazarlarından Arthur Schnitzler ile Japon sanatçı Kijiro Ohta’nın yazılı belgeleri, Klimt tarafından portresi yapılan Friederike Beer-Monti’nin anıları ve hamisi Eugenia (Mäda) Primavesi’nin kayıtları yer alıyor.
Sanat tarihi boyunca büyük sanatçıların tamamlanmamış eserleri, başyapıtları kadar olmasa da ilgi görür. Dolayısıyla “Im Blick: Gustav Klimt Die Braut” sergisini de ilgi çekici yapan ve yoğun bir ziyaretçi akınına sahip olmasını sağlayan şey, eserin yaratım sürecinden günümüze uzanan tarihsel yolculuğunu belgelemesidir.
Tablonun bu sözü edilen yolculuğuna gelirsek: Yapıt, ilk olarak Klimt’in hayat boyu sadık hayat arkadaşı ve varisi olan Emilie Flöge’nin koleksiyonunda yer almış. Sonrasında, sanatçının evlilik dışı ilk oğlu Gustav Ucicky tabloyu satın alarak 1920’lerden itibaren düzenli olarak sergilerde gösterilmesini sağlamış. 2013 yılında, kâr amacı gütmeyen Klimt Vakfı koleksiyonuna dâhil olmasının ardından da tablo, yolculuğunun son durağı olan Belvedere Müzesi’ne ödünç verilmiş. Tablo 2014 yılından bu yana müzede sergilenmekte.
Klimt, resim tarihinin en büyük dahilerinden biri olmasının yanında, belki de dünya üzerinde Mona Lisa’dan sonra en çok bilinen tablo olan Der Kuss (Öpücük) sayesinde sanatla yoğun ilgisi olmayanlar tarafından bile tanınan bir sanatçı.
Ömrü vefa etmediği için tamamlayamadığı son tablosu Die Braut etrafında oluşan mitos hakkında sanatseverlere bilgi vermeyi amaçlayan sergi, çapı küçük ama etkisi büyük bir sanat etkinliğine güzel bir örnek. Öte yandan, Klimt ile ilişkisi Öpücük ile sınırlı olan bir izleyici kitlesinin sergiden çok zevk alacağını düşünmüyorum. Belvedere Müzesi’ne yolu düşenler zaman ayırabilir. Klimt ile yakından ilgilenenlerse, Viyana’daysalar kesinlikle ziyaret etmeli ve sergide saklı detayların peşine düşmeliler.
Kapak Fotoğrafı: Bülent Tunga Yılmaz
İlginizi çekebilir: Bültent Tunga Yılmaz’dan Öpücük

Bülent Tunga Yılmaz 




Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!