İzmir'in Saklı Rotası: Turistlerin Bilmediği Semtler
İzmir’de yaşayıp da şehri gerçekten tanıdığını söyleyebilen kaç kişi var, bilmiyorum. Ben burada yıllardır yaşıyorum ve hâlâ yeni bir sokağa saptığımda “Bu burası mıydı ya?” dediğim oluyor. Kordon’da yürümek, Alsancak’ta bir şeyler içmek, Kemeraltı’ndan geçmek… Bunlar İzmir’in yüzeyini bile çizmiyor aslında. Bu yazıda size İzmir’in o bilindik rotasının biraz dışına çıkıp keşfettiğim semtleri, sokakları ve mekânları anlatacağım. Turist rehberlerinde bulamayacağınız, ama bir yerel olarak “işte gerçek İzmir budur” diyeceğim yerleri.

İzmir’in Saklı Rotası
Basmane’nin Arka Sokakları
Basmane denince çoğu kişinin aklına tren garı ve biraz da tedirginlik gelir. Haklı bir tedirginlik de değil aslında ama maalesef öyle bir algı var. Oysa Basmane’nin arka sokaklarında, özellikle Anafartalar Caddesi’ne paralel giden dar yollarda, İzmir’in belki de en otantik yüzü saklı. Burada hâlâ eski Rum evlerinin izlerini görebilirsiniz. Demir kapıları paslı, balkonları eğri büğrü ama bir o kadar da karakterli binalar. Sabah erken saatlerde gidin. Fırınlardan gelen simit kokusu, çay ocaklarından yükselen muhabbet, kapı önünde oturup geçenleri izleyen teyzeler… İstanbul’un Balat’ı gibi ama henüz “keşfedilmemiş” ve turistik olmaya başlamamış haliyle.
Bir de şunu söyleyeyim: Basmane’de kahvaltı yapmadan gitmeyin. Şöyle klasik İzmir kahvaltısı, boyoz ve gevrekle başlayan cinsten.
Bornova’nın Levanten Mirası
Bornova deyince aklınıza üniversite geliyordur muhtemelen. Ama Bornova’nın bir de Levanten tarafı var ki İzmir’in kozmopolit geçmişini anlamak için en iyi adreslerden biri. Bornova Büyük Caddesi’nden sapıp eski mahallelere doğru yürüyün. Levanten ailelerin yaşadığı köşkler, taş duvarların ardındaki bahçeler, yüz yılı aşkın çınar ağaçları… Burası İzmir’in Beyoğlu’su gibi bir şey, ama çok daha sessiz ve çok daha samimi.
Ege Üniversitesi kampüsünün içinden geçip botanik bahçesine kadar yürümek de ayrı bir keyif. Kampüsün kendisi zaten bir park gibi. Öğrencilerin arasına karışıp kantinde bir çay içmek, şehrin telaşından sıyrılmanın en kolay yolu.
Güzelbahçe: İzmir’in Sakin Kıyısı
Güzelbahçe, İzmir’in batısında, Urla’ya giden yolun üzerinde biraz gözden kaçan bir ilçe. Ama son birkaç yılda özellikle kahve kültürü ve küçük butik mekanlarıyla sessiz bir dönüşüm yaşıyor. Sahil boyunca yürüyüşe çıkın. Balıkçı barınağının etrafındaki küçük kafeler, taze balık satan tekneler, akşamüstü oltasını atan emekliler… Burası İzmir’in “yavaş yaşam” hali. Urla’nın popülerliği artınca biraz gölgede kaldı ama bence asıl keşfedilmesi gereken yer burası.
Güzelbahçe’den sonra Urla’ya, oradan Alaçatı’ya uzanan kıyı şeridi zaten başlı başına bir gün rotası. Ben bu güzergahı sık sık yapıyorum ve her seferinde farklı bir durak ekliyorum.
Kemeraltı’nın Turistik Olmayan Tarafı
Kemeraltı’nı herkes bilir. Ama çoğu kişi ana caddeyi yürür, birkaç dükkanın önünden geçer ve çıkar. Oysa Kemeraltı’nın asıl ruhu yan sokaklarda. Havra Sokağı mesela. İzmir’in Yahudi mirası burada yaşıyor. Aktif sinagoglar, restore edilmiş binalar ve o sokağa has bir sessizlik var. Anafartalar Caddesi’nin kalabalığından iki sokak sapınca bambaşka bir dünyaya giriyorsunuz.
Bir de Kızlarağası Hanı’nın avlusunda oturup Türk kahvesi içmeyi deneyin. Orası turistik mi? Biraz. Ama han mimarisinin altında oturup yukarı baktığınızda, bu şehrin kaç katmanlı bir tarihi olduğunu hissediyorsunuz. Osmanlı, Rum, Yahudi, Levanten… Hepsi bu birkaç yüz metrekarelik alanda iç içe geçmiş. Kemeraltı’yı doğru keşfetmek için en az yarım gün ayırın. Kaybolmaktan korkmayın. Zaten en güzel keşifler kaybolunca çıkıyor karşınıza.
Bostanlı ve Karşıyaka Sahili
Vapurla Karşıyaka’ya geçmek, İzmir deneyiminin olmazsa olmazı. Ama çoğu kişi iskeleden inip sahilde biraz yürüyüp geri dönüyor. Biraz daha ileriye, Bostanlı tarafına yürümeyi deneyin. Bostanlı’nın sahil bandı son yıllarda ciddi bir dönüşüm geçirdi. Gün batımı iskelesi artık İzmir’in ikonik noktalarından biri. Ama asıl güzellik, sahilden içeri girdiğinizde. Bostanlı pazarı, sokak aralarındaki küçük meyhane ve restoranlar, mahalle bakkalları… Karşıyaka’nın “ben buralıyım” diyebileceğiniz tarafı burası.
Pratik Bilgiler
İzmir’i bu şekilde keşfetmek için arabanıza bile ihtiyacınız yok. İZBAN ve vapur kombinasyonuyla neredeyse her yere ulaşabilirsiniz. Basmane ve Kemeraltı yürüme mesafesinde, Bornova İZBAN’la 15 dakika, Karşıyaka vapur’la 20 dakika. Güzelbahçe-Urla hattı için ise araba veya dolmuş gerekiyor. Hafta sonu bir günlük araba turu olarak planlamak en mantıklısı.
Kapak Fotoğrafı: Abdullah Bozdağ
İlginizi çekebilir: Ayşegül Uslu’dan İzmir’de Lezzet Turu

Abdullah Bozdağ 




Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!