Merhaba sevgili gezi rotası arayanlar, nası’ bi’ yermiş, na’pılırmış bu Tenerife’de merak edenler, ne yazmış bu kadın bi’ bakayım diyenler, merhaba! Sizlere, hayatımda ayak bastığım, nefesini soluduğum en harika topraktan, Tenerife’den bahsedeceğim bu yazıda.

Öncelikle belirtmek isterim ki, İspanya’ya bağlı Kanarya Adaları Özerk Bölgesi’nin en büyük adası olan Tenerife yılda beş milyon civarı turist misafir ettiğinden “turist turist” yerler hakkında illa birkaç yazı bulursunuz, bir fikir edinirsiniz diye düşünüyorum. Ancak ben adayı bir ada yerlisi ile gezme fırsatı elde ettiğim için bu yazı daha çok adanın keyfine adalı gibi varmak konseptinde bir yazı olacak.

16586743_10210165940798987_2141284493_o

Tenerife, yaklaşık bir milyonluk nüfusu ve 2034 kilometre karelik yüzölçümü ile aslında bizim bildiğimiz Bozcaada, Mykonos, Santorini gibi tatil adalarından çok daha fazlasını ifade ediyor. Bir hafta boyunca gündüz güneşlenip yüzmeli, akşam gece kulübüne gitmeli bir tatil aramıyorsanız, e ama yani gelmişiz adaya bi’ okyanus suyu görsün gözeneklerim de diyorsanız, Tenerife sizin için harika bir seçim olabilir.

Not: Kalacak yer önerileri bulmak için Tenerife gezi yazılarına göz atanlar bu yazıya denk geldiyseniz okumayı bırakınız; zira adalı arkadaşımın evinde misafir edildiğimden bu konuda yardımcı olamayacağım :(

Malumunuz ada büyük, gidilen süre de kısıtlı olunca gezinizin konseptine gitmeden karar vermenizin oldukça önemli olduğunu düşünüyorum, aksi halde yorucu ve verimsiz bir tatil geçirebilirsiniz. Gidilecek mevsim konusunda ise yine adada yapmak istediğiniz aktiviteye göre bir sezon seçmeniz uygun olacaktır. Örneğin; her ne kadar coğrafi sebeplerden ötürü ülkemizde dalga sörfü yaygın bir spor olamasa da sörf yapmak istiyorsanız Tenerife’ye yılın her dönemi gidebilirsiniz. Hem hava hem de deniz sıcaklığının elverişliliği Tenerife’yi sörfçülerin favori destinasyonlarından biri haline getirmiş ve ada, yılda binlerce sörfçüyü misafir ediyor.

Not: Ada büyük, görülecek yer çok, toplu taşıma fena, araba kiralayın… Benzinin litresi 0.80 – 0.90 Euro gibi bir şey idi.

İlk Gün Önerisi: La Tejita + La Laguna

Mart ayında gezme imkanı yakaladığım Tenerife, beni beklediğimden daha soğuk karşılamıştı. Ortalama 15 derece olan sıcaklık elbette güneşin altında 25 derece hissediliyordu. Bunun bilincinde olan adalı arkadaşım elbette kolumdan tutup beni adanın güneyindeki, yılın her zamanı bulutsuz, altını çiziyorum bulutsuz <3 olan “La Tejita” plajına götürdü.

Not: Plajın bir çıplaklığın zorunlu olduğu tarafı bir de çıplaklığın zorunlu olmadığı tarafı var. Ancak her ne kadar çıplaklık bir zorunluluk olmasa da insanlar o tarafta da genel olarak çıplak. Yani, nası’, baya çırılçıplak mı? Evet çıplak işte.

Bahsetmiş olduğum La Tejita plajı, Montana Roja’nın (kırmızı dağ) hemen yanında olduğundan kızıl ve ince bir kum yapısı var. Plaj turist turist bir yer olmadığından doğanın ortasında, işletmesiz, sadece güneşin ve okyanusun keyfini çıkarmak isteyen insanlardan ibaret. Kiralayabildiğiniz şezlonglar olsa da tavsiyem elbette güneşin ısıttığı kumların üstünde elektriği atmanızdan yana olur. Plaj her ne kadar işletmesiz olsa da Moda, Caddebostan’da çay-kahve-çekirdek satan amcalar gibi bir amca su-bira-mojito satıyordu ben gittiğimde. Plaj keyfinizi bir mojito ile taçlandırabilme imkanınız da var yani. Okyanusa gelirsek… Okyanus bir harika; ama çok soğuk! Çok! Ben yüzemedim. Ama benim dışımdaki insanlar mutlu mesut yüzdüler elbette.

Montana Roja ve La Tejita plajı

Montana Roja ve La Tejita plajı

Montana Roja'nın diğer tarafı-El Medano

Montana Roja’nın diğer tarafı-El Medano

Biz güneş ve okyanusun keyfini çıkardıktan sonra arabaya atlayıp plaja 15 dakika uzaklıktaki Los Abrigos kasabasındaki Restaurante Los Abrigos‘a gittik. İki tarafı uçsuz bucaksız okyanusa bakan bu muazzam restoranda fiyatları 15-20 Euro arası değişen, hayatınızda yiyip yiyebileceğiniz en güzel balıkların tadını çıkarabilirsiniz. Balığın yanında ise salata ve özellikle Kanarya Adaları’nda sıkça tüketilen haşlanmış tatlı mı tatlı patateslerden yiyebilirsiniz.

Manzaranın ve yemeğin tadını çıkardıktan sonra kaldığınız otele gidip biraz dinlenip gece de benim çok ama çok bayıldığım, adanın kuzey doğusundaki La Laguna şehrine gidip gece hayatının tadını çıkarmaya başlayabilirsiniz. Söylemiş olduğum üzere bu gezi turist turist bir gezi olmadığından size en büyük en kocaman en çılgın gece kulüpleri hakkında bilgi veremeyeceğim ancak La Laguna’da başta oturup akşam yemeği yiyip demlenip daha sonra da eğlenebileceğiniz birçok mekanın olduğunu söyleyebilirim. Bizim gittiğimiz gün Saint Patrick’s Day idi ve bu özel ve güzel günü El Rincon de Tintin ismindeki bir barda kutlamıştık. Günün anlam ve önemine uygun olarak parti düzenlese de Guinness bulundurmayarak beni azıcık hayal kırıklığına uğratan bu bar, sabah dörde kadar çaldığı harika müzikler ve eğlenen mutlu müşterileriyle gönlümü kazanmayı başarmıştı.

İkinci Gün Önerisi: El Teide!

El Teide

El Teide

İspanya’nın en yüksek ve aktif volkanik dağı olma özelliğine sahip El Teide, Tenerife’nin her yerinden, hatta ve hatta bazı çevre adalardan görülebilmesi sebebiyle ada yerlileri tarafından Padre Teide (Baba Teide) olarak da adlandırılmakta. Ada merkezinden çıkıp yaklaşık 2 saatlik araba yolculuğu sonunda El Teide’ye ulaşmanız mümkün. Midlake, Kings of Convenience gibi yolculuk müziği üstadlarının şarkıları eşliğinde, harika bir dağ yolundan tıngır mıngır, bulutları geçtiğinizde de seyir yerlerinde dura dura bir yolculuk geçirmeniz öncelikli tavsiyemdir. Dağa yaklaştıkça artan oksijenden dolayı başınız dönebilir, korkmayın. Ben korkmuştum, grubu geri döndürdüm.

Not: Ulaştığımız son yer zamanında akan lavlar sebebiyle Mars gibiydi!

Padre Teide

Padre Teide

Not: Volkan şu an aktif değil, uyuyor. En son 1909’da patlamış. Uyanınca bilim adamları haber verir diye umuyoruz :’)

Yolculuk, oksijen derken şehir gezmesine mecaliniz kalır mı bilmiyorum. Benim kalmamıştı. Güzel bir uyku çekin derim.

 

Üçüncü Gün Önerisi: Santa Cruz de Tenerife + Garachico

Santa Cruz de Tenerife-Las Teresitas

Santa Cruz de Tenerife-Las Teresitas

Tenerife’nin başkenti ve en büyük şehri olan Santa Cruz de Tenerife, aslında bildiğin şehir şehir bir yer olsa da merkezinin bir tur atmaya değer bir yer olduğunu düşünüyorum. Şehrin beni benden alan tarafı ise çevresindeki restoranları ve şehre çok ama çok yakın plajları olmuştu. Şehre 10 dakikalık mesafedeki seyir tepesi Mirador Las Teresitas‘tan, uçsuz bucaksız okyanus manzarasının keyfini çıkarıp tepenin sağındaki Las Teresitas Plajı‘nın sarı, solundaki Las Gaviotas Plajı‘nın siyah kuma sahip olmasının şokuna girebilirsiniz! Ben doğanın nasıl bu kadar harika olabileceği hakkında derin düşüncelere dalmışken elbette arkadaşım tarafından uyandırıldım. Las Teresitas Plajı aslında Sahra Çölü’nden taşınan kumlarla doldurulduğundan sarı imiş. Üzdü.

Şehri turlayıp, tepede güzel güzel okyanusu ve plajları seyrettikten sonra zaman ahtapot yeme zamanıdır! Şehir merkeziyle Las Teresitas arasında bulunan Yanfi Marina isimli restorana gidip ahtapot ve karides yemenizi şiddetle öneriyorum! Hayatımda yediğim ilk ahtapotu Kanarya Adaları’nda yemiş olmak doğru bir seçimdi diye düşünüyorum; zira ba-yıl-dım!

Yanfi Marina'da ahtapot-karides-bira üçlüsü

Yanfi Marina’da ahtapot-karides-bira üçlüsü

Not: Bizler iştahlı insanlar olduğumuzdan bir günü sırf yemeğe ayırmışız şu an fark ediyorum. Çünkü buradan sonra sizleri yine bir restorana götüreceğim.

Buradan sonra biz çok ama çok şirin bir kasaba olan Garachico‘ya gittik. Aslında gidiş sebebimiz sadece ve sadece barındırdığı meşhur pizza restoranı olsa da kasabanın kıyısı beni kendine aşık bırakmıştı. Pizzeria Rugantino ismindeki bu restoran elbette İtalyanlar tarafından işletiliyor ve adanın en şahane pizzalarını yapıyor. Ne kadar harika olduğu şöyle özetleyebilirim: Restoran haftanın sadece cuma, cumartesi ve pazar günleri 19:00-23:45 saatleri arasında açık ve elbette bu süre zarfında gelen müşteriler çarkı döndürmeye yetiyor da artıyor! İşin kötü tarafı da rezervasyon yapmak mümkün değil. O yüzden tavsiyem elbette ki erken gitmeniz. Biz geç gitme gafletinde bulunup neredeyse yiyemeden dönüyorduk ki sevgili İtalyanlar bize acıyıp siparişimizi aldılar. Afiyetle de yedik.

Garachico

Garachico

Böylelikle yemeli-içmeli, yüzmeli-dans etmeli, sporlu-doğalı üç günlük bir Tenerife tatili yapmış oldunuz! Elbette ki ta Kanarya Adaları’na gidip üç gün kalıp dönmek olmaz, çevre adaları da gidip görmeniz, eşsiz plajlarının tadını çıkarmanız tavsiyemdir. Ben henüz gidemedim ancak gider gitmez oraları da yazacağım.

Mutlu yollar!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Gezi Rehberiniz arkadaşınız olması harika bir paylaşım ortaya çıkarmış..

    Keyifle okudum.. tebrikler.