Bir insan psikolojik bir kitabı neden okur? a) Kendini tanımak için b) Kişisel gelişim için c) Başkalarını daha iyi tanımak için d) Yaşadığı sorunlarda ve çözüm yollarında farkındalık kazanmak için e) Hepsi. Genelde hepimizin cevabı “hepsi” olacaktır, çünkü bir psikolojik kitap tüm bu maddeleri gerçekleştirmek, dolayısıyla da insanın kendisine iyilik yapması için alınır ve okunur. Ben de kendime bir iyilik yapmak için psikolojik kitapları karıştırmayı ihmal etmem. En büyük iyiliği de sanırım Engin Geçtan’ın “İnsan Olmak” isimli kitabı ile yapmış oldum.

Psikiyatrist ve psikanalist Engin Geçtan, ki kendisi bu alanda bir duayen olarak kabul edilir, Ankara’da yaşadığı zamanda ilk kitabının okuyuculardan birinin “lütfen bizim için de yazın” demesiyle İnsan Olmak isimli kitabına başlıyor. İyi ki de başlıyor böylece o zamanın akademik dilinden uzak, ilk kez insanların beklentilerine bu kadar doğrudan cevap veren bir kitap yazılmış oluyor ve yazarla okuyucu arasında daha doğrusu okuyucunun kendisi ile arasında bu derece yoğun bir bağ kuruluyor. Sonuç olarak bu kitap, psikoloji ve psikiyatride kaynak niteliğinde en temel kitaplardan biri haline geliyor.


Kitap, toplam 12 bölümden oluşuyor. Bireyin toplumla ilişkisinden başlıyor. İlk bölümde “zaten bildiğimiz şeyler yine de okuyayım” dedim ve devam ettim. Sonra ana-baba-çocuk bölümüyle  bebekliğime inerek aile kavramının yaşamımızın temeli olmasıyla yeniden tanıştım ve keşke ikinci bölüme geçmeseydim dedim ama artık çok geçti. Yazar, insanın anne karnındaki halinden başlayarak yaşadığı travmaları, bilinçaltına kaydettiği gözlem ve olayları o kadar güzel anlatıyor ki, bilinçaltınızdaki perde birden aralanıyor. Sonrasında insanın korkuları, kaygıları, öfkeleri, sorumluluktan kaçışları tek tek gözler önüne seriliyor. Hemen ardından tüm zamanların en önemli sorunu, çözülemeyen, hakkında sayfalar, ansiklopediler yazılsa bile sonuca varılamayan ilişkiler konusu her iki taraf açısından uzun uzun anlatılıyor. Nevrotik yaşam döngüsü, yaşam ve ölüm kavramları irdeleniyor ve kendini yaşamak bölümüyle son nokta konuluyor.

Kitabın hangi bölümünde olursanız olun benim yaptığımın aynısını yapacaksınız. Sayfayı okurken “aaa, aynı ben” diyeceksiniz, sonraki sayfaya geçeceksiniz ve “ay, gerçekten beni anlatıyor” diye söyleneceksiniz. Sayfaları çevirdikçe “yok canım bu kadar da olmaz, beni bu kadar iyi bilemez’” diye şaşkınlığınızı her sayfada daha çok dile getireceksiniz. Bazı yerlerde sizin de bildiğiniz ama bilmemezlikten geldiğiniz bazı durumları tekrar gördükçe, yaşadığınız travmalar gözünüzün önünden bir film şeridi gibi geçtikçe sinirleriniz iyice bozulacak. Hatta okurken gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız bölümler de olabilir, okuduklarınızın ağırlığıyla ağlayabilirsiniz. Ya da yazılanların kendi açınızdan fazla doğru olduğunu anlayınca yüzleşmemek için kitabı fırlatıp atmanız da mümkün. Özellikle sonlara doğru bu kadar gerçekle yüzleşmek, sizi iyice çileden çıkartacak ama sabreden derviş misali sonuna kadar gelebilirseniz, kendinizi tanımanın ve yazılan tavsiyeleri okumanın huzuruyla kitabı kapatacaksınız.

Kitap, toplam 171 sayfadan oluşuyor. Hızlı okuyan biri olarak en fazla iki-üç akşam oturur bitiririm diye düşündüm ama yanılmışım. Hayatımda en uzun süre okuduğum kitaplardan biri oldu. Dışarıdan ince gibi görünse de aslında içine girince ne kadar yoğun bir kitap olduğunu gördüm. Her sayfanın, her satırının altında bilinçaltımızın kaydettikleri yatıyor. Sonra bu kaydettiklerinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Sorguladığınız her şey sizi başka bir yere götürüyor, gittiğiniz her yer de bilinçaltınızın kilitlerini tek tek açıyor. Farkındalığınız artıyor, arttıkça da duygu ve tutumlarınızla ilgili daha fazla bağlantı kuruyorsunuz ve böylece kendinizi daha da yakından tanımaya başlıyorsunuz. Ayrıca kitabın adından da anlaşılacağı üzere ‘insan olmanın’ tüm inceliklerini de not ediyor ve uygulamak için de elinizden gelen tüm çabayı göstermeye başlıyorsunuz.

Kitapların altını çizerek okuyanlardansınız bence bu kitapta bu alışkanlığınızdan vazgeçin çünkü bitirdiğinizde her sayfası, her satırı çizilmiş hatta bazı yerleri defalarca çizilmiş bir kitap olacak. Tekrar dönüp okumak istediğinizde okuyamayacak, arkadaşlarınıza okuması için isteseniz de veremeyeceksiniz.

“İnsan Olmak”ın Dili Hakkında

Kitabın diline gelince, en başta da belirttiğim gibi akademik dil kaygısı olmadan, herkese bir faydası dokunması amacı taşıyan bir kitap; dolayısıyla dili de oldukça sade ve akıcı. Açıklamalar, gerçek hayattan örneklerle desteklendiği için de ikna edici ve bilgilendirici. Kitabı okurken sanki kendinizi bir terapiye gitmiş gibi hissedeceksiniz, sanki psikiyatristinizin/psikoloğunuz sizinle konuşuyor, bir takım açıklamalar yapıyor. Bu etkiyi devam ettirmek için kitabı divana uzanmış gibi yatarak okuyabilirsiniz. Kitabı okurken yanınızda çayınız veya kahveniz, suyunuz ve bol bol da kağıt mendiliniz olsun. Her an lazım olabilir diye önceden uyarayım istedim.

Kitabı okumadan önce ön hazırlık olması açısından yazarı biraz daha yakından tanımak isteyebilirsiniz. Bunun  için de Ayşe Arman’ın Engin Geçtan ile 15 ve 17 Eylül tarihlerinde yaptığı röportajlar size yardımcı olacak. Ayşe Arman’ın “efsane psikanalist” diye tanımladığı ve şu anda 80. yaşınının keyfini süren Engin Geçtan’ı ve bu alanda neden bir duayen olduğunu anlayacak, hayat ile ilgili bir takım dersler öğrenecek ve yaşamın amacıyla ilgili düşüncelerini rehber olarak kullanacaksınız. Kitabı okuduktan sonra kendisine hayran ve minnettar olmuştum ve röportajdan sonra bu hayranlığım iki katına çıktı. Sizde sıralama sanırım değişecek ama hiç önemli değil, asıl önemlisi böyle bir ‘usta’ ile tanışımak ve onun söylediklerinin izinden gitmek. Engin Geçtan’ın özellikle 17 Eylül tarihindeki röpörtajı yine kitaptan önce altını çizeceğiniz ve kitapla birlikte saklayıp “terapiniz geldiğinde” okumak için camı kıracağınız ve yangında ilk kurtaracağınız kaynak olacak.

İnsan olmanın, mutlu bir insan olmanın, kendini gerçekleştiren bir insanın olmanın detaylarını Engin Geçtan’dan okumak, okurken de kendinizi daha iyi tanımak, çevrenizdekileri tanımak, tutum ve davranışlarınızda daha bilinçli olmak için bu kitap mutlaka okunmalı. Hatta okunduktan sonra bir süre ara verilip yine okunmalı. Her okunduğunda yeni bir bakış açısı yakalanmalı ve yeni farkındalıklar kazanılmalı. Sonra tüm arkadaşlara önerilmeli ve yorumları heyecanla beklenmeli.

Kitabı satın almak için tıklayın. 

Görseller: radikal.com.tr, hurriyet.com.tr

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN