Yine bir futbol akşamındasınız. Eşiniz, oğlunuz veya babanız, abiniz, kardeşiniz kısaca evinizdeki erkekler ve hatta onların arkadaşları evinize doluşmuş birlikte maç izleyecekler. Siz de bir kadın olarak hiç hazzetmediğiniz için onları maçlarıyla baş başa bıraktınız ve başka odaya geçtiniz. Peki şimdi ne yapacaksınız, 90 dakikayı nasıl geçireceksiniz?

Yazar Halil Gökhan’ın projesi “1 Futbol Maçı ve 22 Yalnız Kadın” sizin gibi futbol akşamlarının yalnız kadınlarına arkadaşlık etmek için biçilmiş kaftan. Halil Gökhan bu kitapta “futbol ve kadın” üzerine hikayeleri olan 22 kadını bir araya getirmiş. Bazen futbol hikayenin ana kahramanıyken, bazen erkeklerin fanatikliği, bazen de kadınların bu fanatikliğe karşı dayanma gücü başrol oynuyor. Kahramanlar farklı olsa da hikayelerin hepsinde erkeklerin futbolla yaşadığı tarif edilemeyen ve anlaşılmayan  aşkı ve kadınların futbola bakış açısı çok ilginç hikayelerle anlatılıyor. Gerçek hayatta bizzat yaşadığımız veya çevremizde gördüğümüz bu hikayelerin kimisinde çok gülüyor, kimisinde erkeklerin futbola bu kadar düşkün olmalarına anlam veremiyor, kimisinde de kadınların ne kadar zeki olduklarına ve futboldan da gayet iyi anladıklarına bir kez daha emin oluyorsunuz.

Ali ile Ayşe” isimli hikayede Ali’nin futbol aşkının karısının doğum sancılarının bile önüne geçtiğini görünce “bu kadar da olmaz!” diyorsunuz. “O Gece” ve “Kutsal Dekor” gibi sonu bambaşka biten hikayelerle şaşkınlık yaşıyorsunuz. “Tutku”, “Son 10 Dakika Aşkım”, “Kırmızı Kart” başlıklı hikayelerde futbol ipliğine bağlı ilişkilerin bir gol veya bir penaltıdan ibaret maç sayesinde ne kadar çabuk kopabileceğine şahit oluyorsunuz.

Tabii siz şahit olurken yan odadan da “Topa öyle vurulur mu ya! Hakeme de gözlük!” nidaları yükseliyor ama bu sizi tabii ki hiç ilgilendirmiyor. “Bir Spor Etkinliği”ni okurken kadın-erkek-futbol üçgeninde kahramanlarla birlikte savruluyorsunuz. Özellikle de “Milli Maç” hikayesinde iki genç kadının futbol bilgisi erkekleri ofsayta düşürüyor ve aklınızdan şöyle geçiyor: “Kim demiş kadınlar futboldan anlamaz diye, bal gibi anlıyor işte!”

22 kadın, hikayelerini laf kalabalığı yapmadan, sofistike anlatma veya edebi bir dil kullanma gibi kaygılar gütmeden samimi bir şekilde paylaşmış. Hepsi yazar olmayan ama yazmayı tutku haline getirmiş kadınlardan oluşuyor. Hikayeler o kadar akıcı gidiyor ki bir bakıyorsunuz kitabın sonuna gelmişsiniz. Kapattığınızda 90 dakikayı da bitirmişsiniz. İçeride erkekler coşmuş ya da kahrolmuş, bağırmış, çağırmış ve siz hiç farketmemişsiniz bile. Kesinlikle onlardan çok daha keyifli bir futbol akşamı geçirmişsiniz. Son olarak yan odaya geçip erkekler ne durumdalar diye bakmadan önce şu soruyu soruyorsunuz: “Gelecek ay başka bir derbi var, ben ne yapacağım? Yazar ikincisi için elini çabuk tutsa keşke.”

Künye ve Demo okuma için tıklayın…

 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?