Devrimden sonra Fransa… Baudelaire, Niepce, Arago ile harmanlanmış hayatlar; Paris’in sanat dolu sokakları, cıva ile buharlanmış kafalar, fahişeler… Ve listesindeki 10 kareyi ölümsüzleştirmeye karar vermiş bir adam: Louis Daguerre. Karşınızda Dominic Smith’in kaleminden “Cıva Sanrıları”.

Bu kitap aslında hayal ürünü gibi olsa da gerçeklerden alıntı yapılmış bir kitap. Şair Charles Baudelaire ve Louis Dagurerre’nin (Louis D.) hayatından alıntılarla okuyoruz kitabı. Louis Dagurerre, fotoğrafı ilk bulan insan. Kitapta hikayeye uyulduğu zaman Louis Daguerre’nin hayatından yansımalar görmek mümkün. Siz de Louis D. hakkında bilgi toplamak isterseniz Daguerreian Society’nin websitesinde bulunan yazılardan yararlanabilirsiniz. Ben daha derine inmeden kitaptan bahsedeyim size.

Louis D. Dünyanın sonu gelmeden istediği 10 şeyin listesini yapar. Çünkü ona göre bir sene sonra kıyamet kopacaktır. Listesindeki 10 şey şöyledir: 1) Güzel bir kadın (çıplak olacak) 2) Güneş 3) Ay 4) Mükemmel Paris Bulvarı 5) Pastoral manzara 6) Dörtnala koşan atlar 7) Mükemmel bir elma 8) Bir çiçek 9) Fransa Kralı 10) Isabel le Fourner

Bu listeyi ilk önce yakın dostu Baudelarie’e gösterir. Baudelarie ise fotoğrafçılık mesleğinin ressamları işsiz bırakmak olduğunu düşünür. Yine de her zaman Louis’nin yanındadır. Isabel le Fourner ise Louis’in zihninin derinliklerinde kalmış, hiç aklından çıkartamadığı, ilk aşık olduğu, ilk öpüştüğü kadındır.Bu kadın Louis’nin aklına her geldiğinde Louis acı çeker, bayılır, zaman durur onun için.

Louis Dogurerre fotoğrafçılık mesleğinde aşırı cıva kullanmış, görüntülerinin üzerine milyonlarca cıva damlası yerleştirmiştir. Cıva fotoğrafları daimi olarak sabitliyor, hem fotoğrafa parlaklık kazandırıyor, hem de detay düzeyinin daha titiz halde olmasını sağlıyordu. Ayrıca hayali bir görünüm de veriyordu. Louis daha sonra daha hızlı hareketler çekmek için ölümcül cıva maddesiyle deneyler yapar. Kalp krizinden ölen bu adamın ölmeden önce birçok fiziksel şikayeti olur. Louis D. büyük ihtimalle bu maddelerin ne kadar zararlı olduğunu bilmiyordu. 1847’de degeryotibi icat eden Louis, bir anda tüm dünyanın tanıdığı popüler biri olur. Bu buluşunun bedeli olarak da cıvaya sürekli olarak maruz kalmıştır.

Louis yaptığı listeyi tamamlamak için Nicephore Niepce ve Arago ile birçok arayışa girer. Kısacası, biz bu kitapta Louis’nin yaşamından kesitler, karşılık bulamadığı aşkın sanatsal başarıyla sonuçlanmasını okuyoruz. 1 yıl içinde dünyanın sonunun geleceğine inanan bir adamın geçmişiyle bugününün arasında gelip gitmesine tanık oluyor. Yüzleşmesi gereken olayları, anları izliyoruz. Cıva sanrılarının verdiği sonuçlar, halüsinasyonlar…

Louis Daguerre tarafından 1838′de Paris’te çekilen bu fotoğraf, bir insana ait ilk fotoğraftır. Kalabalık bir sokağın fotoğrafı olmakla birlikte çekim süresi 10 dakikadan fazla olduğundan, trafiğin akışı fotoğrafta görünmek için fazla hızlı kalmıştır. Tek istisna, ayakkabılarını fotoğrafta görünecek kadar uzun süre cilalatan sol alt köşedeki adamdır.

Fotoğrafı ilk bulan adamın hayat hikayesinin hayaller ile bulaşmasını okumak isterseniz “Cıva Sanrıları”na yönelin!

 

Cıva Sanrıları (The Mercury Visions of Louis Daguerre)

Dominic Smith (Çeviren: Dilek Berilgen Cenkciler)

April Yayıncılık, 2011, 360 sf.

 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?