Londra’nın Müzikal Takvimi: Kaçırılmaması Gereken Performanslar yazımı çok beğendiniz, çok teşekkür ederim. Şimdi de malum Noel dönemi. Her yer ışıl ışıl, birbirinden güzel yılbaşı süslemeleri, ışıklandırmaları ve Noel marketleri çoktan başladı! Aynı zamanda Londra’ya en çok turistin geldiği dönem. Şu an bu satırları okuyan siz de eminim Londra planları yapıyorsunuz ve gelmeden önce belki birkaç oyun, müzikal ya da opera planı düşünüyorsunuz. O zaman doğru yerdesiniz! Çünkü yazacaklarımın çoğu yıl sonuna kadar izleyebileceğiniz ama 2026’da devam etmeyecek gösteriler. Tahmin edersiniz ki yine bir yıldızlar geçiti durumu mevcut. Neredeyse her oyunda televizyon ya da dizi/film platformlarından bildiğimiz isimler oynuyor. Önden söylemek isterim ki aralarından seçim yapmak zor olacak. 🙂

Son Defa Oynananlar ile Londra Sahnesi

The Producers, 2 saat 35 dakika

producers-show-poster-1920x1080-new-key-art-aug-25x-1240x698
The Producers | Fotoğraf: London Box Office

Mel Brooks’un ünlü komedisi, tiyatro dünyasının absürtlüğünü sahneye taşıyor. İki yapımcının başarısız bir oyunla para kazanma planı beklenmedik şekilde başarıya dönüşüyor. Müzik, dans ve abartılı mizah, unutulmaz bir Broadway/West End deneyimi sunuyor. O kadar güzel ve komik ki iki kere izledim. Türkiye’den arkadaşlarım geldikçe üçüncü ve dördüncü kez gitmeye de şimdiden hazırım. Oyuncularla tanışıp sahneye bile çıktım! Fotoğraflara buradan bakabilirsiniz. Eğer absürt, enerjik, büyük sahne şovu istiyorsan bu harika bir seçim.

Müzikalin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Choir of Man,1 saat 50 dakika

the-choir-of-man-053d7ab0-5151-11ee-a481-4aa39504d4ea
The Choir of Man | Fotoğraf: London Box Office

Enerjik ve interaktif bir sahne deneyimi sunan Choir of Man, izleyiciyi müzikle dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Dokuz kişilik erkeklerden oluşan kadroda herkes bir enstrüman çalıyor, harika bir şey! Şarkı repertuarında: Queen, Adele, Guns & Roses, Avicii gibi çok tanıdık isimler var. Hem eğlenceli hem de samimi bir atmosfer sunuyor, müzikseverler için kaçırılmayacak bir deneyim. Eğer klasik müzik ya da tiyatrodan ziyade daha samimi, rock/pop yoğun, interaktif bir sahne deneyimi istiyorsanız, bu gösteri tam sizin için.

Müzikalin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Stereophonic, 2 saat 15 dakika

stereophonic-a90ac030-41dc-11f0-9f2c-00163ea7d0cf
Stereophonic | Fotoğraf: London Box Office

Modern müzik ve tiyatroyu birleştiren Stereophonic, Kaliforniya’daki bir kayıt stüdyosunda bir rock grubunun albüm hazırlıkları, grup içi çatışmalar ve müzikle olan ilişkilerini sahneliyor. Türü müzikal olmamasına rağmen tüm şarkılar canlı söyleniniyor, canlıdan ses kaydı alınıp oyunun devamında seyirciye o dinletilmesi oyunu farklı kılıyor. İlk kez dinlememe rağmen birçok şarkıyı çok sevdim. Hem görsel hem işitsel bir şölen sunuyor. Eğer müzik dünyasının perde arkasına meraklıysan ve “oyun” ile “canlı konser” karışımı bir performans arıyorsanız, Stereophonic oldukça ilgi çekici.

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

The Importance Of Being Earnest, 2 saat 30 dakika

the-importance-of-being-earnest-national-theatre-artwork-2000x2000-1
The Importance Of Being Earnest | Fotoğraf: London Box Office

Oscar Wilde’ın bu klasiği, İngiliz sosyetesinin ikiyüzlülüğünü (normal hayatta da İngilizler nazikliğin arkasına gizleniyorlar, bunu başka bir yazıda uzun uzun konuşuruz) ve romantizmini zekice hicvediyor. Karakterler arasındaki yanlış anlamalar, ikili kimlikler ve nükteli diyaloglar seyirciyi hem güldürüyor hem düşündürüyor. Dönem kostümleri ve sahne dekoru ile nostaljik bir atmosfer yaratılıyor. Wilde’ın keskin mizahı günümüzde de tazeliğini koruyor. Daha geleneksel tiyatro isteyen, zekâ dolu kara mizah tadında bir sahne arayanlar için birebir.

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

The Weir, 2 saat 20 dakika

the-weir-4916f286-984c-11f0-a75b-00163ea7d0cf
The Weir | Fotoğraf: London Box Office

The Banshees of Inisherin, Harry Potter, Paddington 2’den bildiğimiz Brendan Gleeson oynuyor. İrlanda kırsalında bir pub’da geçen bu oyun, dostluk ve yalnızlık temalarını derinlemesine işliyor. Karakterler geçmişleri ve sırlarıyla yüzleşirken izleyici de sessiz bir gerilime kapılıyor. Diyaloglar hem sıcak hem dramatik; sahne tasarımı minimal ama etkileyici. Seyirciyi karakterlerin iç dünyasına tamamen dahil eden bir oyun. Daha içsel, dramatik ve “dinlemek için sahnede oturmak” isteyenler için ideal.

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Hamlet, 3 saat

hamlet-5a52d91a-b0a8-11f0-9854-00163ea7d0cf
Hamlet | Fotoğraf: London Box Office

William Shakespeare’in ölümsüz trajedisi, National Theatre sahnesinde çağdaş bir yorumla yeniden hayat buluyor. İntikam, ihanet ve varoluş sorgulaması temalarıyla izleyiciyi derin bir psikolojik yolculuğa çıkarıyor. Sahne tasarımı ve oyunculuklar, Hamlet’i klasik tiyatronun zirvesine taşıyor. Klasik bir Shakespeare metninin modern, güçlü ve sinematografik bir yorumunu izlemek istiyorsan kaçırmaman gereken bir yapım. Özellikle Hiran Abeysekera’nın performansı eleştirmenlerden tam not aldı.

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Stranger Things: The First Shadow, 2 saat 40 dakika

stranger-things-the-first-shadow-8ec3be94-cff3-11ef-ae1a-00163ea7d0cf
Stranger Things | Fotoğraf: London Box Office

Netflix’in fenomen dizisinin sahne uyarlaması, Hawkins kasabasının geçmişine ışık tutuyor. Gerilim dolu sahneler ve özel efektler, izleyiciyi ekran deneyiminden sahne deneyimine taşıyor. Bir Stranger Things fanı olarak söyleyebilirim ki karakterler ve hikâye, hayranları memnun edecek şekilde genişletilmiş. Sahne şovu denilince de West End’in eline su dökülmesi baya zor. ‘Bunu da mı yapmışlar?’ dedirtiyor izlerken. Bu yüzden yapımların oyun ve müzikallerini izlemek için daha istekli ve heyecanlı oluyorum. Şimdiye kadar üzen olmadı. Hazır yeni sezon da geliyorken eğer severek izlediğin bir dizi ise bu gösterim kesinlikle dikkat çekici.

Müzikalin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Clarkston, 2 saat 15 dakika

clarkston-357a94f8-984c-11f0-b928-00163ea7d0cf
Clarkston | Fotoğraf: London Box Office

Joe Locke yine Netflix ve Disney yapımlarında canlandırdığı rollerle bilinen biri. Oyun ise Rural Amerika’da geçen modern bir öncülük hikâyesi: genç Jake, anlam arayışıyla batıya doğru bir yolculuğa çıkar; gece vardiyasında bir “Costco” çalışanı Chris ile karşılaşır. İkili arasında gelişen bağ, birlikte daha fazlasını hayal etme isteğini doğurur. Diyaloglar güçlü, sahne tasarımı sade ama etkili. İzleyiciye hem düşündürücü hem de samimi bir deneyim sunuyor.

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Wendy & Peter Pan, 2 saat 30 dakika

wendy-peter-pan-390a2eb6-b6fc-11f0-a117-00163ea7d0cf
Wendy & Peter Pan | Fotoğraf: London Box Office

Ella Hickson’ın J.M. Barrie uyarlaması, klasik Peter Pan hikâyesini Wendy’nin bakış açısından anlatıyor. Kadın gücü ve cesaret temalarını ön plana çıkarırken, sahnede büyülü efektler ve duygusal anlar yer alıyor. Sahne dekorunu övmek için sayfalarca yazı yazabilirim. Kelimenin tam anlamıyla büyülüydü! Eğer ailecek büyülü ve aksiyon dolu bir sahne deneyimi arıyorsanız, bu yapımı kaçırmamalısınız. Tüm yaş çocuklara hitap ediyor ama içerisinde silah kullanıldığı için 7 yaş sınırı var. Malum daha küçük çocuklar korkabilir.

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Othello, 2 saat 50 dakika

othello-72a3de0c-9aa9-11f0-bbe9-00163ea7d0cf
Othello | Fotoğraf: London Box Office

Shakespeare’in trajedisi, kıskançlık ve ihanet temalarını güçlü sahne performanslarıyla izleyiciye aktarıyor. Karakterlerin içsel çatışmaları, dramatik diyaloglar ve etkileyici sahne tasarımıyla birleşiyor. Sahnedeki gerilim, izleyiciyi derinden etkiliyor ve klasik tiyatronun gücünü hatırlatıyor. Eğer Shakespeare’in trajik eserlerinden birini modern bir yorumla izlemek istiyorsanız, bu prodüksiyonu kaçırmamalısınız.

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

50 First Dates The Musical, 2 saat 40 dakika

50-first-dates-the-musical
50 First Dates | Fotoğraf: London Box Office

Türkiye’de en çok sevilen romantik komedilerden biri desem abartmış olmam. Hatta birçok kişinin en çok izlediği ya da her sene mutlaka tekrar ve tekrar izlediği yapımlardan biri. Şimdi de sahneye uyarlandı. Konusuna yine de kısaca değineceğim: Her sabah hafıza kaybı yaşayan Lucy ve Henry’nin hikâyesi, müzik ve dansla canlanıyor. Komik ve duygusal sahneler, izleyiciyi romantik bir yolculuğa çıkarıyor. Eğer nostaljik bir romantik komediyi müzikal bir formatta izlemek isterseniz, 50 First Dates: The Musical keyifli bir seçenek olabilir.

Müzikalin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Witness for the Prosecution, 2 saat 35 dakika

witness-for-the-prosecution-3839f106-5c93-11f0-86ae-00163ea7d0cf
Witness for the Prosecution | Fotoğraf: London Box Office

Agatha Christie’nin bu gizemli mahkeme draması, zekice kurgulanmış olay örgüsüyle izleyiciyi merakta bırakıyor. Sürprizlerle dolu sahneler, karakterlerin diyalogları ve gerilim, atmosferi güçlü kılıyor. Ama bence asıl ilgi çekici olan seyircilerin bir kısmı mahkemede karar verenler olarak oyunda yerini alıyor (fotoğrafta gördüğünüz sağ ve solda kürsüde oturanlar izleyiciler) ve oyuncularla oyun esnasında diyalog kuruyor. Eğer interaktif, duygusal ve düşündürücü bir tiyatro deneyimi arıyorsanız, kaçırmayın.

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

The Play That Goes Wrong, 2 saat 5 dakika

60b935b107dfc222ba426d22_tptgw
The Play That Goes Wrong | Fotoğraf: London Box Office

The Play That Goes Wrong, Mischief Theatre’ın yaratıcılarından çıkan ve West End’in en uzun süre sahnelenen komedisi olarak tanınan bir yapım. Bu komedi, sahnede her şeyin yanlış gittiği bir tiyatro deneyimi sunuyor. Dekor çökmeleri, unutulan replikler ve aksilikler izleyiciyi sürekli şaşırtıyor ve güldürüyor. Fiziksel mizah ve slapstick ustaca kullanılmış, sahne temposu hiç düşmüyor. İzlerken adeta sahnedeki kaosun bir parçası gibi hissediyorsunuz. Eğer mizah ve absürt komediye ilgi duyuyorsanız tam size göre!

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Paddington: The Musical, 2 saat 10 dakika

paddington-the-musical-image-by-johan-persson
Paddington: The Musical | Fotoğraf: London Box Office

Londra denilince akla ilk gelen şeylerden biri Paddington. Ben de bu sene filmlerini yeğenlerime izlettim ve çok beğendiler. Eminim sizin de yeğenlerinizin, çocuklarınızın favorisidir Paddington. Sevimli ayı Paddington’ın Londra’daki maceraları bu sefer de sahnede hayat buluyor. Sıcacık hikâye ve yaratıcı sahne tasarımıyla, küçükten büyüğe herkesin kalbini kazanacak bir müzikal deneyimi. Hem eğlenceli hem öğretici mesajlar içeriyor ve Paddington’a kocaman sarılmak istiyorsunuz.

Müzikalin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

All My Sons, 2 saat 30 dakika

8212_05_ams_ttg_triptych_1080x1080px
All My Sons | Fotoğraf: London Box Office

Arthur Miller’in drama klasiği eseri, aile, vicdan ve savaş sonrası suçluluk temalarını derinlemesine işliyor. Karakterler arasındaki çatışmalar ve dramatik sahneler, izleyiciyi derin bir psikolojik yolculuğa çıkarıyor.  Duygusal yoğunluk ve gerçekçi diyaloglar oyunun etkileyiciliğini artırıyor. Oyuncu kadrosunda Breaking Bad’den tanıdığımız Bryan Cranston var. Daha ne diyeyim. 🙂

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

The Nutcracker, 2 saat 25 dakika

the-nutcracker-eab57512-5f8c-11ef-b868-00163ea7d0cf
The Nutcracker | Fotoğraf: London Box Office

The Nutcracker izlenmeden geçirilen bir christmas olamaz en azından Londra’da. Bu sebeple de birçok sahne yer veriyor bu muhteşem bale gösterisine. Klasik The Nutcracker’ın Royal Albert Hall’un büyüleyici atmosferinde sahnelendiği versiyonunu izlemenizi öneririm. Görsel efektler, muhteşem kostümler ve zarif dans performanslarıyla tüm aileye hitap ediyor. Klasik bale benim en en en sevdiğim. Bir masal diyarına ışınlanmış hissedeceksiniz. Noel sezonunun en büyüleyici gösterilerinden biri. British rutinlerinden biri olan bu gösteriyi kaçırmamanızı öneririm.

Bale gösterisinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

High Noon, 2 saat 20 dakika

image-384
Billy Crudup & Denise Gough | Fotoğraf: London Box Office

En son The Morning Show’da severek izlediğim Billy Crudup yine bir oyun ile Londra’da. Geçen sene başka bir oyunda daha yer almıştı. Klasik Western filmini sahneye taşıyorlar. Küçük bir New Mexico kasabasının şerifi Will Kane, yeni eşi Amy ile emekliliğe hazırlanırken Will’in gönderdiği tehlikeli bir haydutun hapisten çıktığını ve intikam peşinde olduğunu öğrenir. Will, kasaba halkını kendi tarafına çekmeye çalışır ancak bunu yapamayacak kadar çekingen ve çıkarcıdırlar. Sahneye taşıması zor olan bu yapımı izlerken neler hissedeceksiniz çok merak ediyorum!

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

HMS Pinafore 2 saat 20 dakika

eno-hms-pinafore-2021-ensemble-marc-brenner-37-1440x960
HMS Pinafore | Fotoğraf: London Box Office

Gilbert ve Sullivan’ın bu klasik opereti, mizahi dili ve enerjik müzikleriyle sahnede neşe dolu bir atmosfer yaratıyor. Denizcilik teması etrafında dönen hikâye, hiciv dolu diyaloglarıyla hem eğlenceli hem de zeki bir yapım sunuyor. Kostümler ve koro performansları oldukça etkileyici. English National Opera oldukça seçici bir şekilde eserleri sahneye taşıyor. Rengarenk kostümlere, muhteşem sahne dekorunu görünce bile izleme isteği yaratıyor bence!

Operanın biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Paranormal Activity 1 saat 50 dakika

paranormal-activity-7172cbaa-b567-11f0-ae37-00163ea7d0cf
Paranormal Activity | Fotoğraf: London Box Office

Ünlü korku filminin sahne uyarlaması, izleyiciyi karanlık ve tedirgin edici bir deneyime davet ediyor. Ben film serisini bile çok korkarak izlemiştim. Konusuna kısaca değinmek gerekirse: Amerikalı çift James ve Lou, geçmişlerinden kaçmak için Londra’ya taşınırlar, ancak yeni evlerinin en derin korkularını ve en karanlık gerçeklerini avlamaya çalışan korkunç güçler tarafından ele geçirildiğini fark ederler. Çift, kendilerine eziyet eden şeyin ne olduğunu keşfetmek için bir video kamera kurar, ancak evlerindeki varlıklar kolayca alt edilemeyecek kadar güçlü ve anlaşılmazdır. Bu sefer sahnede gerçek zamanlı sahne efektleri, ışık oyunları ve ses kullanımıyla gerilim dozu hiç düşmüyor.

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Woman in Mind, 2 saat 25 dakika

woman_in_mind_24_09_25_square-800x800_q85_crop-smart_scale
Woman in Mind | Fotoğraf: London Box Office

Woman in Mind, hayatından sıkılmış ve mutsuz bir papaz eşi olan Susan ile sıradan, sefil ailesinin hikâyesidir. Bu gerçeküstü, rahatsız edici oyun tamamen Susan’ın bahçesinde geçer ve gerçek ve hayali hayatlarının şok edici bir şekilde örtüşmesine tanık olurken, bu çatışma onu giderek bir ruhsal çöküntüye yaklaştırır. Gerçeklik ve hayal arasında gidip gelen karakter, izleyiciyi hem güldürüyor hem düşündürüyor. Sahne tasarımı ve diyaloglar, içsel karmaşayı etkileyici bir şekilde yansıtıyor.

Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Perspectives: Balanchine, Marston and Peck2 saat 45 dakika

image-2-39
Perspectives | Fotoğraf: London Box Office

Üç bale, şiirsel bir güzelliğin eşsiz ve göz alıcı bir karışımıyla bir araya geliyor; Serenade, Second World War ve Everywhere We Go eserlerine hayran kalın. Royal Bale & Opera, benzersiz stillerini, koreografilerini ve hikâye anlatımlarını harmanlayarak sizin için muhteşem bir deneyim yaratmak üzere üç farklı ama son derece yetenekli koreografı bir araya getiriyor. Bale severler, dansın en büyük ikonlarından bazılarının sahne alacağı bir akşamı kaçırmak istemeyecekler ve bu, yeni başlayanlar için baleye aşık olmak için mükemmel bir fırsat.

Balenin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Kapak Fotoğrafı: London Box Office

İlginizi çekebilir: Ege Ebçin’den Londra’nın Müzikal Takvimi