Monaco Rehberi: Wings’lenin, Monte Carlo Masters’a Gidiyoruz!
Hayatta bazı anlar vardır, daha o anın içindeyken bile asla unutmayacağınızı bilirsiniz. Mesela günün ilk kahvesinin deniz kokularıyla karıştığı sabahlar, sohbeti güzel diye saatlerce kalkmadığınız masalar, bir de dünyanın sayılı etkinliklerinden birinin tam ortasında olduğunu fark ettiğiniz anlar… Bazı yerler bu duyguları sadece özel günlere bırakır, bazı yerlerde ise bu his gündelik hayatın bir parçasıdır. Güneşin Akdeniz’den doğup toprak kortların üzerinde battığı öğleden sonraları için Monaco’ya gidiyoruz. Wings’lenin, 4 ile 12 Nisan’da gerçekleşen Monte Carlo Masters’a katılıyoruz!
Wings ile yurt dışı harcamalarından %50 daha fazla Mil Puan kazanımı, kazandığınız Mil Puanların yurt dışı uçak biletlerinde 2 kat değerli kullanımı ile ayrıcalıkların zirvesini yaşa.*

Monaco 101
Monaco hakkında herkesin aklında benzer bir sahne var: Lüks oteller, son model arabalar, büyük tekneler… Sanılanın aksine bu ihtişamın ortasında kimse, sizin “kim” olduğunuzla ilgilenmiyor. Bu şehir, gününüzü nasıl geçirdiğinize bakıyor. Çünkü Monaco’da asıl lüks, sahip olunanlar değil; zamanı güzel geçirebilmek ile ilgili. O yüzden burada biraz yavaşlamaya hazır olun. Çünkü Monaco’da insan, bir süre sonra asıl lüksün yaşamın kendisi olduğunu anlıyor.
Seyahat programınızı yapmadan önce hatırlatalım; Wings ile Monaco’nun tüm otellerini %10’a varan indirim ayrıcalığıyla keşfedebilirsiniz.

Nerede Konaklayalım?
Monaco, gerçekten çok rahatlıkla gezebileceğiniz bir yer. Yokuşlarından dolayı yürümek çok kolay olmasa da asansörler ve merdivenler ile bu konuyu da çözmüşler! O yüzden kalacağınız bölgeyi seçerken yalnızca nasıl bir deneyim yaşamak istediğinize karar vermeniz yeterli. Tabii ki bizim ilk önerimiz Monte Carlo Masters’ın da gerçekleştiği Monte Carlo bölgesi. Burası, şehrin en ikonik noktalarından biri. Lüks mağazalar ve hayran bırakan cepheleri ile tam anlamıyla bir Monaco noktası. Fakat şehrin hızını biraz daha kenara bırakarak yerel akışı görmek isterseniz La Condamine’yi de inceleyebilirsiniz. Limana yakın olan bu bölge, gündelik hayatın ritminde ilerliyor. Ayrıca Monaco’dan bir kartpostal görecek olursanız, göreceğiniz resim büyük ihtimalle Monaco – Ville’e aittir. Monte Carlo’nun hızlı hayatının aksine, burası şehrin tarihî atmosferini sunuyor.
Mutlaka Yapılması Gerekenler
Rolex Monte Carlo Masters
Listemize, büyük ihtimalle hayatta çok ender rastlanabilecek kadar önemli bir etkinlik ile başlıyoruz. Sonuçta olağandışı hayatları normalleştiren Monaco’dayız. Bu yıl, 4 ile 12 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Rolex Monte Carlo Masters, tenis dünyasının en prestijli turnuvalarından biri olarak kabul ediliyor. Yalnızca erkek tenis oyuncularının yer aldığı bu turnuva ile yarışlardaki toprak sezonu da başlamış oluyor. Monte Carlo Country Club’ın deniz manzarasına kurulan kortunda oynanan bu yarışlar; Grand Slam’den önceki önemli bir hazırlık olarak da görülüyor.
Monaco – Ville

Monaco’nun en eski yerleşim yeri olan Monaco – Ville, daha önce de dediğimiz gibi tam olarak kartpostaldan çıkmış gibi hissettiren bir nokta. Özellikle de Monaco’nun yalnızca lüks otellerden ve limandan oluşmadığının da bir kanıtı. Buraya geldiğinizde çok daha yerel bir atmosferle karışılacağınızı söylemeliyiz. Monaco Prensi’nin resmi sarayı bu bölgede bulunuyor. Her gün yapılan nöbet değişim törenini izleyebilir, sarayın önünden muhteşem manzaraya bakabilirsiniz. Ayrıca Grace Kelly’nin mezarının da bulunduğu katedrali ziyaret edebilir, dar sokaklarda yürüyerek atmosferi hissedebilirsiniz.
Larvotto Sahili

Şimdi de sizi Monaco’nun denize girilebilen en ünlü sahili olan Larvotto ile tanıştırmak istiyoruz. Burası, şehir hayatı ile sahil kültürünün iç içe geçtiği yerlerden biri. Burada öğle yemeklerinde sahil restoranlarına gidebilir, sabah denize girebilir, akşamüstü ise yürüyüşlere çıkabilirsiniz.
Port Hercule

Gelelim, Monaco’nun kalbine. Port Hercule, arama motoruna “Monaco” yazdığınızda karşınıza sıklıkla çıkan fotoğraflardan biri. Yarım daire şeklinde olan bu bölge; yüksek binalar ile teknelerin buluştuğu bir nokta. Monaco’da hayatın sosyal tarafı büyük ölçüde bu bölgede yaşanıyor. Daha sakin olması amacıyla Port Hercule’ü bir sabah yürüyüşünde keşfetmenizi öneriyoruz!
Okyanus Bilimi Müzesi

Oceanographic Museum of Monaco, belki de dünyanın en etkileyici konumlarından birine sahip olması ile dikkat çeken bir müze. Çünkü burası tam olarak kayalıkların ucuna kurulmuş gibi duruyor. Daha içeriye girmeden terasından görülen manzara bile, unutulmaz bir an yaşatıyor. Prens I. Albert tarafından kurulan bu müze, deniz canlıları ve denizcilik tarihiyle ilgilenenlerin özellikle dikkatini çekecek bir nokta.
Monte Carlo

Son sıraya, Monaco diyince hepimizin aklında aslında ilk canlanan yeri bıraktık: Monte Carlo! Burası Monaco’nun hem en ünlü hem de en ikonik bölgesi. Bu şöhretini ise buradaki Casino Meydanı’na, ikonik Hôtel de Paris’e ve opera binasına borçlu. Buraya geldiğinizde bölgeyi ziyaret ettikten sonra Carré d’Or’da alışverişe çıkabilirsiniz.
Ayrıca…

Yazının başında “Monaco, kim olduğunuzla değil; hayatı nasıl yaşadığınızla ilgileniyor.” demiştik. Hatırlıyor musunuz? İşte, tam da bu noktada Monaco deneyiminizi biraz daha özelleştirebilecek birkaç öneride bulunmak istiyoruz. İlk olarak Monaco’yu ziyaret ederken rotanızı F1 pistine göre planlayabilirsiniz. Ayrıca Monaco’nun en az konuşulan fakat en etkileyici noktalarından biri olan Jardin Exotique’e gitmelisiniz. Burası tamamen kaktüsler ve sukulentlerden oluşan bir bahçe. Kısacası, alışık olduğumuz Avrupa bahçelerinin aksine tam bir Akdeniz ruhu yaşatan sessiz bir dinlenme noktası. Son olarak yalnızca önden randevu alarak ziyaret edebildiğiniz sanat galerisi Hauser Wirth için önden mail atmayı unutmayın!
Monaco’nun bütün lezzetlerini Wings ile %15 ayrıcalığıyla deneyimleyebilirsiniz.
Ne Yenir?
İtalyan ve Fransız etkilerini taşıyan Monaco, tam bir Akdeniz mutfağı ile öne çıkıyor. Burada, yemek sade ama kaliteli malzemeler üzerinden şekilleniyor; romantik veya kalabalık dost masalarında servis ediliyor. Bütün dünyanın sıklıkla konuştuğu restoranlara konuk olmak için hazır olun deriz!
Kahvaltı
Monaco’daki kahvaltılarınız için birbirinden keyifli önerilerimiz var! İlki kahvaltıyı kısa tutup hızlıca keşfetmeye geçmek isteyenlere yönelik. Avrupa’nın farklı noktalarında da bulunan Costadoro Social Coffee’de nitelikli kahvaltılarınızın yanında tatlılar ve sandviçler ile güne başlayabilirsiniz. Kahvaltıda da Monaco’nun ruhuna girmek isterseniz Michelin’li Marcel Ravin’in kahvaltıda “snackonomie” kültürünü başlattığı Mada One’a mutlaka bakmanız gerekiyor. Şık bir restoran olan Robuchon Monaco’nun sabahlara eşlik eden Le Petit Café’sini mutlaka not almalısınız.
Brunch
Monaco’da en ciddiye alınan meselelerden birinin brunch olduğunu söylemeliyiz. Bütün günü dışarıda sosyalleşerek geçirmeye uygun iklimi ile Monaco’da muhteşem brunch’lar bulunuyor. Buradan bizim size önerilerimiz ise muhteşem bir manzaraya genellikle jazz dinletilerinin eşlik ettiği Fairmont Monte Carlo’nun içerisindeki Lobby Lounge Restaurant Bar, pazar günü brunch’larına dj’in eşlik ettiği La Môme Monte – Carlo, sahilde bir jazz dinletisi eşliğinde masalara oturabileceğiniz La Note Bleue ve bölgenin en ünlü şeflerinden Yannick Alléno’nun yalnızca pazar günleri hazırladığı brunch için Pavyllon.
İkonik Otel Lobileri
Şimdi biraz daha ciddileşelim. Çünkü okuduğumuz kitaplarda, izlediğimiz filmlerdeki ikonik otel barlarına tam anlamıyla Monaco’da dahil olmamız mümkün! Bu konuda ise listenin başını dünyanın en ikonik otellerinden biri olan Hôtel de Paris’in içerisindeki American Bar çekiyor. Hôtel Hermitage’ın Belle Epoque mimarisinindeki atmosferinde yer alan Le Limùn, Ayrıca Fairmont’un üst katında yer alan Amu, ikonik bir F1 pisti manzarası sunuyor. Günün kahvesi veya içeceği için mutlaka ikonik otel barlarını listenize almalısınız.
Restoranlar
Monaco’da birbirinden ikonik akşam yemekleri yiyebileceğiniz birçok muhteşem restoran bulunuyor. İlki dünyanın dört bir yanında İtalyan kültürünü devam ettiren Cipriani, diğeriyse bugünlerde Monaco’daki ritmi belirleyen ve tam bir Akdeniz mutfağı sunan Gaia. Son dönemlerde Monaco’ya giden bir tanıdığınız varsa, ismini sıklıkla duyduğunuza emin olduğumuz bir başka önerimiz ise Beefbar. Burası muhteşem manzarasına karşı sunduğu yaratıcı et tabakları ile dikkat çekiyor. Ayrıca Avrupa’nın en ünlü şeflerinden Sébastien Sanjou’nun Akdeniz lezzetlerini tabaklara yaratıcı bir şekilde getirmeyi amaçladığı Marius Monaco’yu da mutlaka listenize eklemelisiniz. Son olarak Monaco’nun en ünlü Çin restoranlarından biri olan Song Qi’yi de yaratıcı tabakları için radarınıza almanızı öneririz.
Michelin Yıldızlılar
Tabii ki Monaco gibi bir yerden bahsedip Michelin’in gözde restoranlarını anlatmamak doğru olmaz. Monaco’da yürürken neredeyse adım başı bir yıldıza denk geleceğinizi bile söyleyebiliriz. Bizim önerilerimiz arasında; yaratıcı mutfak anlayışı ile yemeği bütün duyulara hitap edecek bir deneyime dönüştüren bir yıldızlı La Table d’Antonio Salvotore au Rampoldi, ünlü şef Alain Ducasse’nin Akdeniz mutfağını modern bir şekilde yorumladığı ve üç yıldızı ile bölgenin en iddialı restoranı Le Louis XV, daha önce brunch önerilerimizi verirken kendisinden bahsettiğimiz Yannick Alléno’nun Asya mutfağındaki iddiasını ortaya koyarak iki yıldız kazandığı L’Abysse ve Hôtel de Paris’in içerisinde klasik bir mutfağın da Michelin konusunda ne kadar başarılı olabileceğini gösteren ve özellikle yıldız tabakları olan tavuk yemeği ile dikkatleri üzerine çeken Le Grill bulunuyor.
Bonus: Hediye Köşesi
Tabii ki Monaco’da kendisine veya sevdiklerine hediye almak isteyenleri unutmadık! İlk önerimiz, Monaco’da 1982 yılında kurulan ve bugün şehrin en ikonik markalarından birine dönüşen mücevherci APM Monaco. Bu markayı yalnızca birkaç ay önce Charles Leclerc’in oynadığı reklamından da hatırlıyor olabilirsiniz! Ayrıca genellikle antika ev eşyaları satan Czarina Monte Carlo’yu da mutlaka listenize eklemelisiniz!
Hayalini kurduğunuz bütün seyahatleri gerçeğe çevirmek istiyorsanız Wings’in ayrıcalıklar dünyası ile bütün hayallerinize ve eşsiz deneyimlere ayrıcalıklı bir şekilde tik atabilirsiniz.
*yurt içine kıyasla.
Kapak Fotoğrafı: Tomas Evaristo – unsplash.com
İlginizi çekebilir: Wander Magger’dan Wings’lenin, Nice’e Gidiyoruz!

Wander Magger
İlk yorumu siz yazın!