theMagger.com'a kayıt olduğunuzda,
• theMagger’a keşiflerinizle katkıda bulunarak, yazar olup dilediğiniz konuda yazılarınızı yayınlayabilir ve kendi blog sayfanızı oluşturabilirsiniz,
• Yazılarını kaçırmak istemediğiniz yazarları, sevdiğiniz kategorileri ve ilginizi çeken etiketleri takip edebilirsiniz,
• Takip ettiğiniz yazar, kategori, etiket ve okuduğunuz yazılara göre size özel ana sayfa akışınızı oluşturabilirsiniz,
• İlginizi çeken yazıları sonra okumak için kaydedebilirsiniz,
• Yakınımdakiler bölümünden çevrenizdeki mekanlarla ilgili theMagger.com'da yazılmış yazıları görebilirsiniz,
• Yazılara yorum yaparak merak ettiklerinizi yazara sorabilir; fikirlerinizi yazar ve okurlarla paylaşabilirsiniz,
Bizimle birlikte pek keyifli bir keşif yolculuğuna çıkacağınızdan emin olabilirsiniz. Şimdiden hoş geldiniz!
Kaju humusu çok iyi geliyor kulağa. Deneyeceğim 🙂
Türkiye'den herhangi bir yere gidenler aynı mekanlara gidiyor. Paris'te, Roma'da, Dubai'de... Bunu bu konulara kafa yoran bir arkadaşımla tartıştım. Türkiye'den gidenler yeni ve sürpriz tatlara açık değil. Başkalarının görüşlerine aşırı önem veriyor (onların da kendileri gibi yeni tatlara ve sürprizlere açık olmadığını biliyor) ve temel bilgi kaynağı sosyal medya, daha doğrusu instagram. Londra sık gittiğim bir şehir. Bu söylediğiniz mekanlardan iki-üç tanesine gittim. Gitmediklerimi de listeye aldım. İyi günler...
Geçen gün evde nar soslu ve taneli brokoli yaptım. Üzerine de manchego peyniri rendeledim. Resimde gördüğüm yeşil yemek öyle bir şey mi 🙂)
Geçen senenin önemli olayları programını ben de iple çekerdim. Bir de geceyarısından sonra Peter's Pop Show yayınlanırdı. Hatırladığım kadarıyla 1986, 87 ve 88 yıllarında yayınlandı. O zaman tabi internet yok; o yüzden o sene ne dinlenmiş, ancak onlar sayesinde öğreniyorduk. Karlı yılbaşı dersen açıkcası ne İstanbul'da ne de yurtdışında soğukluğuyla bilinen şehirlede geçirdiğim karlı bir yılbaşı hatırlıyorum. O kadar eskide kaldı. Hele de şimdi Dubai'de insanlar şort-tişört ile kutluyor yılbaşını. Hala alışamadım. İyi seneler diliyorum.
Teşekkür ederim. Sana da bol tiyatrolu bir sene diliyorum. Her şey gönlünce olsun.
Sıkı bir The Cure hayranı olarak eski ruhu bir şekilde yakaladığımız söyleyebilirim. Bir Disintegration olmamış ama gene de başarılı buldum ben de.
Alkol dostumuz değildir; bilinçli tüketelim ve gençleri sanat ve tiyatro adı altında alkole özendirmeyelim 🙂) Şaka bir yana dünyada da bir ilk galiba. Hafta sonu Aslı (karım) Sevgili Arsız Ölüm Oyunu'na gitti. Pek beğenmemiş. Tiyatro işi zor; böyle farklı/yaratıcı çalışmalar ona olan ilgiyi arttıracaktır diye düşünüyorum. Afiyet olsun bu arada 🙂
Dubai'de yaşamaya başladıktan sonra Arap kültürüne ayrı bir ilgi duymaya başladım. Yemek, edebiyat ve müzik. Bu da benim Arap müziği listem https://open.spotify.com/playlist/0bSIYlagJFAgmrDuZ2L2M2?si=0f8fd7d3063d4c06. Daha nostaljik 🙂) Yazınız çok iyi bir seyahat yazısı. Tabi Kahire konusunda biraz farklı düşünüyorum düşünüyorum 🙂) bir daha işim olmazsa gitmem. Benim için İstanbul'dan daha kötü neresi var sorusunun cevabıdır Kahire. Tabi Hindistan, Pakistan ve Afrika şehirleri kategori dışı. Sevgiler
Yorumunuz için çok teşekkürler. Her rol aldığı film Türk Sineması'na iz bırakmış önemli yapıtlardır. İyi seyirler ve sevgiler.
Teşekkür ederim. Bu arada uygunsa sorabilir miyim? Önyargınız kültür-sanat alanı ile mi yoksa şehrin tümüyle mi ilgili? Sevgiler